Vardzia Mağara Manastırı, Gürcistan

Reklamlar

Vardzia güney Gürcistan’daki bir mağara manastırı ve şehri. Kura Nehri’nin sol tarafında bulunan Erusheti Dağı’nın altlarına kazılmış olan Vardzia, Aspindza’ya otuz kilometre uzaklıkta bulunuyor. Ana inşaat dönemi on ikinci yüzyılın ikinci yarısında Kraliçe Tamar ve babası III. Goerge zamanında yapılmış. (1156 – 1203 yılları arası) Moğol ve Pers saldırılarına karşı halkı korumak için yapılmış. Zamanla manastıra dönüştürülmüş ve ülkenin önemli politik, ekonomik merkezi olmuş. Kraliçe Tamar başa geçtikten sonra ülke en şaşaalı dönemini yaşamış. En geniş sınırlara kavuşmuş. En son çıktığı İran seferinde ölmüş. Bu güçlü kadının ayak bastığı yerleri gezmek, yaşadığı yerleri görmek çok heyecan verici.

Beni instagram hesabımdan takip etmeyi unutmayın. Hikayeler ve öne çıkanlarda çok şey anlatıyorum 😉

İnstagram: Nerdesinbahar

Vardzia’nın manzarası

Ahıska – Akhaltsikhe

Vardzia yolunda ilk durak Akhaltsikhe yani bizim bildiğimiz adıyla Ahıska oluyor. Kocaman sevimsiz bir şehir. İnsanlar kaba tüm Gürcistan’da ki gibi. “Ahıska Türklerine denk gelemedik sanırım” diyoruz. Yoksa severlerdi bizi. Okuduklarıma göre bölge ruslara bırakıldıktan sonra bölgedeki türkler gönderilmiş. Hala yaşayan var mı bilmiyorum. Bilen varsa yorumlara yazarsanız yazıya ekleyebilirim. Ahıska’da durmamızın amacı kendimize hat alabilmek, para bozdurabilmekti ama hiç birini yapamıyoruz. Günlerden pazar olduğunu unutmuşuz. Yolda pazar pazartesi olmuyor. Hergün aynı… Siz geçtiğinizde eğer pazar değilse Türkgözü sınır kapısından çıktıktan sonra Ahıska’da tüm bizim yapmak isteyip de yapamadıklarımızı yapabileceksiniz. Hat alma, para bozdurma vs…

Vardzia’nın girişinde yerde, bu eserler karşılıyor sizi

Gürcistan’a Türkgözü Sınır Kapısı’ndan nasıl geçilir diyorsanız, şuradan okuyabilirsiniz.

Vardzia’ya Nasıl Gidilir?

Gürcistan denilince akla hep Batum yada Tiflis gelir. Üç kafadar arabayla Gürcistan’a geçerken az bilinir yerlerine de gidelim demiştik. Sınır geçişi de milli bayrama denk gelince yolumuzu Türkgözü Sınır Kapısı‘na çevirmiştik. Bir Gürcistan rotamız yoktu. Sınırdan geçmeden önce öylesine Gürcistan’da gezilecek yerler diye aratmıştık. Çıkanları not etmiştik. Gürcü hattımız yoktu. İnternetimiz yoktu. Haritamız yoktu. Bir fotoğraf görmüştük, onun peşinden güneye doğru gidiyorduk. Ona sor buna sor şeklinde gidiyorduk ama ne sorduğumuz da belli değildi. Bu fotoğrafın o aramayla da hiç alakası yoktu. Anlayacağınız Vardzia’ya bilerek gitmedik ve bize de sürpriz oldu. Bence çok da güzel oldu.

Vardzia- Türkgözü sınır kapısı arası kaç km?

Eğer kendi arabanızla giderseniz yola dikkat edin. Yol güzelmiş gibi görünebilir ama birden kot farkı çıkabiliyor karşınıza. Küt diye düşebiliyorsunuz. Gürcistan’ın kırsal kesiminde ki yollar hakikaten kötü. Sanırım su altını oymuş zamanla ve yol çökmüş. Çok hızlı gitmeyin. Belli de olmuyor ileriden.

Vardzia Çanlar

Yol üstünde bir derenin kenarından gidiyoruz. Kura Nehri’ymiş o nehir. O an bilmiyoruz. Herşeyden bir haberiz. Böyle de gezilir mi demeyin. Beklentisiz gezince herşey çok büyük süpriz oluyor. Birkaç yerde mola verip aradığımız kanyon manzarasını arıyoruz ama yok değil. Bir gün önceden yağan yağmurdan dolayı çamur akıyor zaten. Yine arabada uyumuşuz. 20 gündür yoldayız. Uykusuz ve yorgunuz. Hava da inadına sıcak. Her birimizin aklından geri dönelim geçmiş ama hiç kimse kimseye diyememiş.

Vardzia Mağara evleri

Karşı da Birşey Var?

Böyle bir haldeyken birkaç fotoğrafını görüp önemsemediğim Vardzia mağaralarını görüyorum. Suyun ötesindeyiz. Birkaç fotoğraf çekiyoruz. Sonra bir tur otobüsü geliyor. Bolca fotoğraf çekiyor ve gidiyor. Bakıyoruz neyi çektiler. Derken bir otobüs daha geliyor. Diyorum “Koşun. Bari şu kalabalığın önüne geçelim. “ Böyle başlıyor Vardzia’yı keşfetmemiz. Bildiğimizden değil yani. Dediğim gibi Gürcistan’da bir rotamız yoktu. Gürcistan’a gitmeyecektik hatta. Aklımız bir karış havada olunca bir saat içinde geçelim dedik ve buradayız işte. Sora sora da bulunabiliyor yani ama sizin internetiniz yada çevrimdışı haritalarınız olacaktır. Daha kolay gidebilirsiniz. Gerçi Gürcistan haritasını çevrimdışı indirmiştim ama kırsalda pek işe yaramadı. Vardzia- Türkgözü Sınır Kapısı arası aşağı yukarı 81,5 km.

Vardzia Mağara Manastırı Kura Nehri’nin karşısından böyle gözüküyor

Vardzia Mağara Manastırı Neymiş?

Burası antik bir kent orası belli. “Daha önce nasıl duymamışım?” diyorum. Normalde asla kaçırmam böyle yerleri… Kapıda hikayesini okuyoruz. Aynen de şöyle yazıyor:

“Tanrının eseri bir harika” – 16. yüzyılda yaşayan İranlı bir tarihçi dağdan oyulmuş Vardzia şehrini bu şekilde tanımlamıştır. Vardzia mimarisinin artistik ve tarihsel önemini gösteren bir harikadır. Gürcü kral 3. George 12. yüzyılın ikinci yarısında şehri inşa etmeye başladı ve kızı olan Kraliçe Tamar şehrin inşaatini bitirdi. Vardzia bir uçurumun yamacının içinin oyulmasıyla inşa edilmiştir; 600’den fazla odadan oluşmakta ve birçok kat bulundurmaktadır. Kraliyet odaları, yaşama alanları, ibadet odaları, mutfaklar, ahırlar, şaraphaneler, bu odaları birbirine bağlayan galeriler, normal ve gizli tüneller, su havuzu ve su sağlama sistemlerinin hepsi Üst Vardzia kasabasının 4 kilometre uzağında bulunmaktadır… Manastır kompleksinin ana yapıtaşı ise Kutsal Bakirelerin Yurtları kilisesidir. Dini sahnelerle birlikte, Giorgi Chari tarafından yapılan fresco resmi 3. George, Tamar ve Tamar’ın subayı Rati Surameli’nin simalarını korumuştur. Taş oymaları ile süslenmiş çan kulesi bilinen en eski çan kulelerinden biridir; tarihi 13. yüzyılın ikinci yarısıdır. Ananuri bölgesinde ise bir başka boyalı kilise bulunur. Bu kilisenin duvarları 13. ve 15. yüzyıl resimleri ile donatılmıştır. Vardzia manastırı İranlı Şah Tamaz tarafından 1552’de yağmalanmıştır. Bu olaydan sonra manastırdaki ruhsal yaşam biraz azalmıştır, tamamen bitmese de. Vardzia Gürcistan’daki ilk rezerve-müzelerden biridir ve halka 1938’da açılmıştır. Manastır hayatı 1988’e dek sürdürülmüştür.

Vardzia’nın ilk girişinde başlıyor eğlence

Vardzia Mağara Manastırı’na Ulaşabilmek

Minik çarşı gibi bir yere geliyoruz. Acıktıysanız birşeyler yiyebileceğiniz, magnet alabileceğiniz hatta yamaç paraşütü yapabileceğiniz turizm ofisleri var. Zaten bizi görünce peşimize takılıyorlar. Birşeyler satmaya çalışıyorlar. Tandem atlayışı 250 Lari. Dolar yada Euro’yu Lari’ye çeviriyorlar ama TL’yi çevirmiyorlar.  Aklınızda olsun. Türkgözü’nde bir döviz bürosu yok. Türkgözü Sınır Kapısı’ndan geçme yazımı şuradan okuyabilirsiniz. Vardzia’ya giriş biletini de buradan alıyorsunuz. Vardzia Cave Monastery’nin giriş ücreti yetişkin 7 Lari, öğrenci 1 Lari yazıyor (Ağustos 2018). Saat 10-19 arası gezebilirsiniz.

Vardzia Çan Kuleleri

Oldukça dik bir yokuş tırmanarak asıl gezilecek yerlere varılıyor. Dedim ya biz çok yorgunuz. Bir minübüs bizim gibi yorgun savaşçıları çıkarmak için bekliyor. O sıcakta bence en akıllıca verdiğimiz karar bu oluyor. 1 Lari ücreti var ve o sıcakta 1 Lari için o yokuş yürünmez. Önümüzden giden otobüs vardı ya hani. Onlar yolu tırmanırken biz hop diye yukarı çıkıveriyoruz.

Vardzia Tüneller

Vardzia Mağara Manastırı, (Vardzia Cave Monastery)

Oldukça sıcak bir Ağustos’un pazar günü öğleden öncesi dalıyoruz Vardzia’ya. Kapadokya’ya benzetiyorum. Kapadokya’da insanlar saldırılardan korunmak için yerin altını oymuş, burada ki insanlar dağın içini. Bir kilise de var içinde. Sanırım hala kullanılıyor. İçeride bir rahibe güle oynaya dolanan bize “şişştttt“ diyor. O zaman görüyoruz sessiz olun tabelalarını. Kilisenin içinde fotoğraf çekmek yasak ama geri kalan her yerde fotoğraf çekebilirsiniz. Bu kilisenin içinde ki boyamaların benzerini daha sonra Kazbek yolunda ki Ananuri’de görüyoruz. Aynı usta yapmış. Aynı renkleri kullanmış. Orada fotoğraf çekmek yasak değildi. 

Vardzia’nın içinde ki kilisenin oradaki tavanlar

Vardzia Unesco Dünya Kültür Mirasları listesinde. Dağın içi labirent gibi. Ne çok severim böyle yerleri. Toprak zeminden yapılmış merdivenler, kafamız çarpmasın diye eğilerek yürümeler, ışıklandırılmış bu dar koridorlar… Tanıdık geldi mi? Kraliçe Tamar küçük bir kız çocuğuyken bu mağaralarda kaybolmuş. Amcası onu bulduğunda “nerdesin” diye sormuş Kraliçe Tamar “ak var dzia” demiş. Yani buradayım demiş gürcüce. Şehrin adının buradan geldiği söyleniyor.

Vardzia, dağın içinde ki tüneller

Vardzia’ya bir uçtan girip diğer uçtan aşağıya inebilirsiniz. Bu arada tünelleri, eskiden yaşanmış evleri gezebilirsiniz. Bir bölümü hala restorasyon aşamasında. Bir adam kafamıza yerleri süpürüyor mesela. Sonra yerleri yıkıyor. Hiç özür de dilemiyor. Tüm şehri gezip bitirdiğinizde çıkış tabelalarını da görebiliyorsunuz. Çıkışa giden tünel çok dik. Yerler topraktan kaygan. Zor yani. Ben düştüm o merdivenlerden inerken. Birşey olmadı gerçi. Demek istediğim Vardzia’nın geneli böyle tüneller ve merdivenlerle kaplı ama son çıkış daha da bir zor. Ayağınızda toprakta kaymayan bir ayakkabı olsun.

Vardzia

Vardzia’ya Kendi Aracınız Hariç Nasıl Gidebilirsiniz?

İndiğiniz yerden dümdüz ana kapıya ilerleyebiliyorsunuz. Bir saatten biraz fazla bir zamanda gezebildik biz burayı. Çıkarken o kadar çok tur otobüsü gördük ki… Daha önce nasıl duymadığıma hayret ettim. Kalabalığa şaşırdım. Daha sonra gittiğim Tiflis’te ve Batum’da buraya düzenlenen turların ilanlarını gördüm. İlla arabayla geçmeniz gerekmiyor yani. Tiflis’e oldukça uzak bence. O kadar uzak yere tur ancak kalmalı olur diye düşünüyorum ama günübirlik gibi gözüküyor. Batum’dan daha kolay gidebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey havanın sıcaklığı ve pazara denk gelmemesi… Biz sabah saatlerinde girdik. Öğlene doğru çıktığımızda sıcaktan bayılacak gibi olduk. Bunları halletiniz mi gerisi sizi başka çağlara ışınlayacak.

Vardzia Mağara Evleri

Rabati Castle – Rabati Kalesi

Yol üzerinde, Ahıska’da gezilecek tek yer olarak Rabati Castle’ı gösteriyorlar. Biz çok yorgun olduğumuz için ve de çok yer gezdiğimiz için dönüş yoluna bırakmıştık ama takatimiz kalmadı, gezemedik. Siz gezmemezlik etmeyin. İlk olarak 9. yüzyılda Lomisa Kalesi olarak inşa edilmiş. Daha sonra Osmanlılar tarafından yeniden yapılmış. Yapının ayakta kalan kısımları 17. ve 18. yüzyıldan kalmaymış. Kale hakkında okuduklarıma göre, kale daha sonraları Türkiye’nin de katkılarıyla restore edilmiş. Gezenler hiç bu kadar yeni ve bakımlı bir kale gezmediklerinden bahsetmiş. Yol üstünde durup dışarıdan seyrettim ben. Kaleye giriş ücretliymiş. Aklınızda olsun.

Rabati Kalesi, Gürcistan

 

Paylaşmak güzeldir!

Reklamlar

İlgili yazı

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *