• Masai Mara yolun başı
  • Masai Mara yolun başı
  • Masai Mara yolunda piknik
  • Masai Mara yerlileri
  • Masai Mara bozkırlarında gün batımı
  • Gitmenin bir yolunu bulmak lazım
  • Yine aracımız bozuluyor
  • Klimanjaro eteklerinde ki çadırımız
  • Öldürülmüş zürafa
  • Aslanların yemek saati
  • Zebralar
  • Yalnız zürafalar
  • Masai Mara büyük göç
  • Mara River
  • Serengeti, Mara River
  • Silahlı korumalar
  • Mara River
  • Serengeti, Mara River
  • Serengeti, Mara River
  • Fil ailesi
  • Kilimanjaro eteklerinde ki çadırımız
  • Masai Mara'da öğle yemeği
  • Masai Mara yolu
  • Belgesel çekimleri
  • Masai Mara yolu
  • Çadırımızın banyo kısmı
  • Masai Mara National Park
  • Masai Mara Usülü Mangal
  • Masai Mara Usülü Mangal
  • Masai Mara Usülü Mangal

Hürriyet Seyahat Gezgin Yazar

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Masai Mara yolundayız. Buraya asıl gelme amacımız Masai Mara National Park’ta bir safari ve Masai Mara yerlilerini görmek. Kenya’da ikinci günümüz. Sabahtan beri o kadar çok şey yaptık ki ama şimdi gerçek maceraya doğru yola çıktık. Böylesi zorlayıcı bir yol daha önce gitmedim. Böbreklerimizin yerinde durduğuna şükrediyoruz da sarsıntıdan nerelerimize ne oldu bilmiyoruz.

 

Masai Mara’nın Tozlu Topraklı Yolları

Ekvatordan sonra Masai Mara‘ya yola çıkıyoruz ve saat birden gece 12’ye kadar süren, bir türlü bitmeyen, Afrika bozkırlarında zıplaya zıplaya, toz toprak içinde bir yolculuk başlıyor. Buraya kadar yollar gayet düzgündü ama dünyanın en büyük ve özel milli parkına giden yol tamamen toprak. Başımıza ne geleceğini bilmediğimiz için yüzler gülüyor. Gerçi ne olursa olsun her şeye güldük, eğlendik.

Masai Mara yolu
Masai Mara yolu

Zamanında buradaki yol yapılsın diye dünya örgütleri para göndermiş ama bu parayı naptılarsa bu yol yapılamamış. Bill Gates‘in oteli var milli parka yarım saat uzaklıkta. Dileyen buraya gecelik 800 dolar verip, helikopterle buraya gelip, bu yola katlanmadan safariye katılabilir.

Masai Mara yolun başı
Masai Mara yolun başı

Ben yine olsa yine ilkini tercih ederdim. Direkt Masai Mara‘ya giden küçük uçaklarda var. Bu zor toprak yol bize unutamayacağımız anılar biriktirmemizi sağlıyor. Yol üstünde durduğumuz bir yer de Afrika ürünleri vardı yine ama çok pahalıydı. Oradan bir şey almayın.

Masai Mara yolunda piknik
Masai Mara yolunda piknik

Yol boyu pek çok kez polis noktalarından geçiyoruz. Yola çivili bir tahta koyuyorlar. Labirent gibi arasından dolanıyorsunuz. İsterseniz durmayın. Çok ilkel ama çok da işe yaradığı kesin. Gayet büyük şehirlerden de geçiyoruz. Teneke barakalardan oluşan kasabalardan da.

Masai Mara yolu
Masai Mara yolu

Böyle bir kasabadan geçerken tuvalet için duruyoruz. Bir kaç kişiye sorunca en sonunda dar bir sokağın içini gösteriyorlar. Kızlar hep beraber sokağa giriyoruz. Yanımızda erkek yok. Hayatımda gördüğüm en korkunç tuvalet sanırım burada. Kapısını kapatamıyoruz çünkü zifiri karanlık. Siyah adamlar dışarıda. İçeriye bakıyorlar. Adamla göz göze geliyorum.

Dışarı çıktığımda çantamda ıslak mendil ararken adam yanıma geliyor. Elini çantama uzatıyor. Koluma dokunuyor. Elinde ne varsa kolum çamur oluyor. Gözleri kan çanağı.

Masai Mara yolun başı
Masai Mara 

Pek kendinde değil. Sanırım ilk defa korktum. Sokağın başında bekleyen ekibimizin bizden haberi bile yok. Lak lak yapıyorlar. Adamı ittirip son hızla çıkıyoruz sokaktan. 

Masai Mara Yolunda Aracımız Bozuluyor

Araçlar bozuluyor. Vahşi doğanın içinde duruyoruz. Bir gün önce Lake Naivasha batan güneş bugün Masai Mara bozkırlarının tozunun toprağının içinde batıyor. Hayat böyle işte. Ne olursa olsun hiç bir şey mutluluğumuzu ve neşemizi bozamıyor. Her durumla eğlenip gülüyoruz.

Yine aracımız bozuluyor
Yine aracımız bozuluyor

Saatlerce aracın yapılmasını bekliyoruz. Araçlar tam bir enkaz. O sarsıntıda nasıl enkaz olmasın. Keffa kasabalardan geçerken mekanik bir parça alayım diye durduğunda aldığı şey yarım daire şeklinde bir teldi. Yine yolun ortasında durup yerden aldığı şey bir vidaydı. Burada hiç bir şey yok. Her şey değerli.

Gitmenin bir yolunu bulmak lazım
Gitmenin bir yolunu bulmak lazım

Normalde araçtan inmemize izin vermiyorlar. Artık vahşi doğanın ortasındayız çünkü. Yol boyunca çocuklar görüyoruz. Bizim inmemize izin verilemeyen yollarda çocuklar çıplak ayak okula gidiyorlar. Geçen her aracın yanından koşuyorlar. Alışmışlar. Biz de araçtan çikolata, kalem, şeker atıyoruz.

Masai Mara yerlileri
Masai Mara yerlileri

Araç öyle bir toz toprak içinde ki, öyle bir sarsıla sarsıla gidiyoruz ki, öyle bir ses var ki. Sarsıntıdan, sesten kafam patlayacak gibi oluyor. Yanaklarımı tutuyorum. Sallanmaktan sarktılar resmen. Normalde 6 dan sonra araçla o yolda kalmak yasakmış ama biz gece 12 oldu hala yoldayız. Ekvator’a uğradığımız için böyle oldu.

Masai Mara bozkırlarında gün batımı
Masai Mara bozkırlarında gün batımı

Kamp alanına yaklaştıkça aracın farının vurduğu ışığa bir Masai yerlisi çıkıyor. Bize yol tarif edip yine aynı karanlığa geri dönüyor. Bir kaç kez tekrarlanan bu olaydan sonra sinirlerim bozuluyor ve gülmeye başlıyorum. Doğal navigasyon dedikleri bu olsa gerek. Tanrılar gerçekten çıldırmış olmalı.

Masai Mara Kamp Alanı

Kilimanjaro eteklerindeki kampımızdayız ve çadırımızın adı da Kilimanjaro. Çadır dediğime bakmayın. İçinde duş wc vs her şey var. Kenya’da cibinliksiz yatak yok. Aşılarımızı olup geldik, sıtma ilaçlarımızı içiyoruz. Enteresan ama sinek yok pek. Kış mevsimi buranın belki ondan. 

Klimanjaro eteklerinde ki çadırımız
Kilimanjaro eteklerinde ki çadırımız

Üstlerine bir örtü alıyorlar ve onunla ısınıyorlar. Bir paltoları yok. Akşamları üşüyoruz bizde ama bir polar yetiyor. Elektrik yok, jenaratör belli saatlerde çalışıyor. Bir saç kurutmayı çalıştıracak güçte değil ama telefonunuzu şarj edebilirsiniz.

Kilimanjaro eteklerinde ki çadırımız
Kilimanjaro eteklerinde ki çadırımız

Şarj demişken buradaki priz sistemi faklı. Benim gibi yanınızda bir fiş getirmediyseniz küçük bir anahtarı sokup çalıştırabiliyorsunuz ama siz uluslararası bir fiş götürün. Masai Mara yerlileri dolaşıyor etrafımızda. Otelde bulamadığım sıcak su bu çadırda var. 12 saatlik stabil yoldaki yolculuktan sonra ortam Tanrılar Çıldırmış olmalı filmlerini aratmıyor.

Hava hayli soğuk. Duş almayı başardık ama elektrik olmadığından saçımızı ateşte kurutuyoruz. Ateş başında, zifiri karanlıkta Masai Mara’da vahşi doğanın koynundayız. Gece çadırımıza vahşi hayvanların gelebileceğini söylüyorlar, içimiz rahatlıyor.

Çadırımızın banyo kısmı
Çadırımızın banyo kısmı, bir korku filmi

Vahşi hayvanlar yok ama fareler dolaşıyor her yerde. Sinek yok ama yine de cibinlik kullanıyoruz bu sebepten. Durum pek iç açıcı değil ama yarın ki safari için çok heyecanlıyız. 

Masai Mara National Park, Safari

Sabah erkenden kahvaltıdayız. Gelmeden önce aşı olmaya gittiğimde açık olan hiç bir suyu içmememiz gerektiği hatta dişimizi bile kapalı sularla fırçalamamız gerektiğini söylemişti doktor. Pişmemiş hiç bir ürünü de yememeniz gerekiyor demişti. Hal böyle olunca geriye pek bir şey kalmıyor.

Bir şey istemek içinde mutfağa şöyle bir uğrayınca gördüğüm manzaradan sonra pek bir şey yemem mümkün olmadı. Bir müddet sonra yediğim her şeyden aynı lezzeti almaya başlayıp yiyememiştim zaten. Meğer bu bağışıklık sisteminin çökmesi anlamına geliyormuş. 

Döndükten sonra ağrılar içinde serumlarla yattım. Siz vitamin almayı unutmayın. Hiç değilse bir şeyler sizi dinç tutsun. Buraya gidinceye kadar yemekle alakalı bir sorunumun olacağını hiç düşünmezdim.

Masai Mara National Park dünyada ki en büyük milli parklardan bir tanesi. Diğeri Tanzanya‘da ki Serengeti Milli National Park. Bu iki milli park sınır komşusu. Arada Mara Nehri var. Şu belgesellerde gördüğünüz hayvanların göç ederken geçtiği ve timsahların saldırdığı Mara Nehri. İki ülke arasında hayvanlar devamlı göç halinde ve bu göçü engelleyecek herhangi bir sınır yok.

HAKUNA MATATA gezinin bir numaralı kelimesi oluyor. Tüm Afrika’da kullanılan bu söz sıkıntı yok anlamında kullanılıyor. Hiç bir şeyi kafalarına takmıyorlar. Aslan Kral filmini bilmeyen yoktur. O kadar gerçekçiymiş ki biz o çizgi filmin içine düşmüş gibiyiz. Böylesi bir deneyim daha önce yaşanmadı.

Masai Mara Göç Zamanı

Şimdi göç zamanı ve biz de bu göçü izlemeye geldik. Milli parkın girişinden kısa bir süre sonra aslanlar tarafından öldürülmüş bir zürafa görüyoruz. Kocaman hayvanı nasıl da öldürmüşler. Sonrası uçsuz bucaksız dümdüz sararmış bozkırlarda, toprak yolda hoplaya zıplaya yol almak.

Öldürülmüş zürafa
Öldürülmüş zürafa

Görüğümüz hayvanları izleyip fotoğraflamak, izlemek. Hayvanlar o kadar kendi halinde ki arabayla aralarında dolaşmanız onları korkutup kaçırmıyor. çok yakınlarına kadar gidip seyredebiliyorsunuz. Tabi ki şemsiyeyle dürtmüyoruz yada rahatsız etmiyoruz. En nihayetinde vahşi hayvan. 

Zebralar
Zebralar

Gidilmemesi gereken yollara bir sopa koymuşlar o kadar. Anlayıp girmiyorsunuz. Her yer ölmüş hayvanların kafatasları ve kemikleriyle dolu. Tek tük ağaçların gölgesinde zebralar gölgeleniyor. Çok az su kaynağı var. 

Yalnız zürafalar

Burada ki zürafaların rengi Graffe Center’dakilerden daha koyu. Doğadaki zürafalar tek geziyorlarmış. Buna çok şaşırdım. Ben hep kalabalık geziyorlar sanıyordum.

Tek başına bir bufalo gördüyseniz bu onun yaşlandığını ve sürüden dışlandığı anlamına geliyormuş. Bizim gördüklerimizin hepsi tek bir taneydi ve çok kızgın bakıyorlardı. İlk dışlanma zamanları çok agresif oluyorlarmış.

Aslanların yemek saati

Erkek aslan göremedik ama bir sürü dişi aslan ve yavrusunu gördük.  Hatta yemek yerken yavrusunu tokatlayan anne aslan gördük. Kendiliğinden ölen hayvanları diğer hayvanlar yemiyor. Hastalıktan ölüyor çoğu. Bunu biliyorlar  ve yemiyorlar.

Fil ailesi

Bir kaç fil sürüsüne de denk geliyoruz. Bufalolar öyle hain bakıyor ki. En tehlikelisi de oymuş. Leopar av peşinde zebralar tetikte. Burada insan vahşileşiyor dostum. Bu masal gerçek ve hiç acıması yok. Çoğu canlı için mutlu sonla bitmiyor.

Masai Mara'da öğle yemeği

Öğlen bir ağacın altında durup araçlardan inmemize izin veriyorlar. Burada piknik yapıcaz. Bir kesekağının içinde tavuk içecek ekmek gibi bir şeyler var. Her şey o kadar fakir, her şey o kadar az ki, tavuk butlarının üstünde bile et yok. Tam bir yoksunluk hissi. 

Masai Mara National Park’ta bir tesis, bir tuvalet yok. Öyle bir durumda sizi doğada çukurumsu bir yere götürüyorlar. Genelde her yer dümdüz bozkır olduğu için umarım sık sık bu ihtiyacı hissetmezseniz. Bizimkiler tüm gün sadece bir kez durdu mesela. 

Tanzanya Kenya sınırında sadece bir taş var. Tam oradan geçerken aracımız bozuluyor. Ön tekerlek Tanzanya’da arka tekerlek Kenya’da. İterek çalıştırıyoruz. Araçların hepsi hurda zaten. Aracımızı yokuş aşağı bırakıp altına taş koyuyoruz mesela.

Belgesellerin Baş Tacı Mara River

En sonunda belgesellerin ünlüsü Mara Nehri’ndeyiz. Buraya silahlı askerler eşliğinde girebiliyoruz. Nehire düşersek ya da bir hayvan saldırırsa vuracaklar. Fikri bile korkunç ama biz de bir neşe aman allahım o ne neşe. Çocuklar gibi şeniz.

Silahlı korumalar
Silahlı korumalar

Nehrin karşısında timsahlar hipopotamlar. İsteyen bu nehrin kıyısında çadırlarda da kalabiliyor. Orası Tanzanya’da.
Afrikadaki hayvanlarin göç yolu burası ve tam göç mevsimindeyiz. Arka fonda antiloplar ve impalaların göçünü izliyoruz. O kadar çoklar ki.

Masai Mara büyük göç
Masai Mara büyük göç

Bir gün önce filler geçmiş. Onları kaçırmışız. Filler geçerken her yeri yıkıyorlarmış. Ağaçlar devrilmiş, dalları kırılmış. Yeşil ot peşindeler. Timsah dolu bir nehirden Serengeti‘ye geçiş. Burada hayat zor.

Mara River
Mara River

Dediklerine göre Tanzanya tarafı bazı bölgeleri yakarak hayvanların göç etmesini engellemeye çalışıyormuş ki hayvanlar onların bölgesinde kalsın. Hayvanlar yeşil ot peşinde olduğundan yanmış yeri görünce geri dönüyormuş. Masai Mara‘da da yanmış bölgeler görüyoruz. Her iki tarafta yapıyor birşeyler demek ki.

Mara River
Mara River

Tüm gün bu şekilde safariyi tamamlamış dönerken yolumuza bir aslan çıkıyor. Daha doğrusu biz onun önüne çıkıyoruz. Geçmesine de izin vermeyince aracımızın yanında biraz yürüyüp arka ayaklarıyla yeri eşelemeye başlıyor. Meğerse avlanma öncesi bunu yaparmış. Ben koltukların üstündeyim.

Serengeti, Mara River
Serengeti, Mara River

Aracımızın açılan tavanından çekim yapıyorum. Arkadakiler “gidelim” diyor ama ben “hayırrrr” diyorum. Bunu görmeye geldik buraya. Meğerse camlar açıkmış ve kapanmıyorlar. Aslan bizden birilerini yiyecekmiş. Bana kalsa aslan şöyle bir aracın üstüne zıplasa, tırmansa falan istiyorum. Ne aksiyon olurdu ama. Beş büyüklerin hepsini gördük. Çok mutluyuz.

Serengeti, Mara River
Serengeti, Mara River

Vurulmadık kafamız, vida girmeyen böğrümüz, ağrımayan, toz kaçmamış yerimiz kalmadı çok şükür. Burnum komple toz konuşamıyorum artık ama Hakuna Matata. Çok güldük çok eğlendik. Aradığım şey buymuş.

Serengeti, Mara River
Serengeti, Mara River

Masai Mara’da Mangal Nasıl Yapılır?

Kurban bayramındayız ve akşam için kişi başı 6 dolara oğlak kesecekler bize. Eğer bir gün yolunuz buraya düşerse Masai oğlağı yemeyi iki kere düşünün. Ne zamanında yapıyorlar, ne pişirme usulleri ne tadı bizim damak tadımıza uygun değil. Olsun, denemeden bilemezdik.

Masai Mara Usülü Mangal
Masai Mara Usülü Mangal

Gece on olmuş biz hala bekliyoruz bir şeyler yiyeceğiz. Sonunda etler geliyor ve ateşler yanıyor. . Bizimkiler her şeye muhalif. Elin Masai Maralı yerlisine mangal öğretiyoruz. Bıraksana adam nasıl yapıyor onu öğrenelim. Zaten ne derseniz deyin onlar kendi bildiğini yaptı.

Masai Mara Usülü Mangal
Masai Mara Usülü Mangal

Çok sert bembeyaz bir et. Önce mangalda mühürleyip sonra kazıklara geçirip ortadaki ateşte çadır gibi dizip çevire çevire pişiriyorlar. Hayatımda yediğim en lezzetsiz etti sanırım. Burada hayvanları kesmeyip boğarak öldürüyorlar.

Masai Mara Usülü Mangal
Masai Mara Usülü Mangal

Sonra boğazından bir delik açıp kanını bir kapta biriktiriyorlar. Sütle karıştırıp içiyorlar. Tamamen proteinle beslendikleri için kadıı herkeği hepsi kas. Gram yağ yok. Bu boğulmadan olsa gerek ciğeri acı.

Belgesel çekimleri
Belgesel çekimleri

Sabah altıda yine kısa bir safari yapıyoruz. Aslan ailesiyle geziyoruz biraz. Sonra National Geographic ve BBC kameraları ve onlarca araçla birlikte dünkü ölmüş zürafanın aslanlar tarafından nasıl yenildiğini izliyoruz. O belgesel çekilirken ben oradaydım. Öyle bir coğrafya ki içinizde ki vahşi ortaya çıkıyor. Belgesellerde izlerken gözünüzü kapattığınız şeyler burada normal. Hatta siz bile oturup o zürafayı yiyebilirsiniz.

  • Rift Valley
  • Keffa aracı kullanmama izin veriyor
  • Hakuna Matata
  • Doha
  • Uçaktan Nairobi
  • Nairobi havaalanı
  • Nairobi
  • Graffe Center
  • Graffe Center
  • Graffe Center
  • Graffe Center, Naiorbi
  • Rift Valley
  • Lake Naishava
  • Lake Naivasha, gördüğüm ilk hipopotam
  • Akbaşlı kartal besleme saati
  • Rift Valley
  • Lake Naivasha Göl Safarisi
  • Lake Naivasha, Maymunlar
  • Lake Naivasha, Günbatımı
  • Lake View Estate, safari
  • Lake View Estate, impala
  • Lake View Estate, safari
  • Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası
  • Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası
  • Hürriyet Seyahat Gezgin Yazar

Hürriyet Seyahat Gezgin Yazar

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

‘’Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik’’ der masalda. Biz de öyle gittik. Bu Kenya’ya gitme özlemi nereden başladı, nedenbaşladı hiç bilmiyorum ama Kenya beni çağırdı. Nisanda bir denedim olmadı. Temmuz da kendiliğinden geliverdi önüme. Ben de gidiverdim. Bu sefer bir kaç ay beklemem gerekti. Dalıştan arkadaşlarım bayram tatili için Kenya, Zanzibar planı yapmışlar. Zaten ben de sadece Kenya’ya gitmek istemiyordum. Gitmişken Tanzanya Zanzibar’a da gideyim istemiştim. Çok ballı olduğumu söylemiş miydim? 

 

Kenya’ya Nasıl Gittik?

Biz Qatar Airways’le Doha aktarmalı uçuyoruz. İki saat aktarma zamanımız var. Bu tür aktarmalı uçuşlarda ilk uçuş yerinden binmezseniz diğer tüm uçuşlarınız yanıyor. Qatar Airways’te devamlı çıkan seçenekli sıcak yemekler çok lezzetli. Yemek zamanı uçağı bir yemek kokusu sarıyor ama rahatsız edici değil, hatta özendirici. Ekip son derece güler yüzlü. 

Kenya
Kenya yolları çok uzak

Atatürk havalimanında güle oynaya bindiğimiz uçağımız 4 saat sonra Doha‘da. Gerçekten muhteşem bir havaalanı. Uçaktan inme diğer uçağa yürüme, bilet vs derken iki saati anlamıyoruz bile ve Nairobi için uçaktayız. Artık ne düşündüysem, yanımda 600 sayfalık tuğla gibi bir kitap var.

Doha                Doha

Arkadaş da beni acil uçuş kapısındaki koltuğa oturtunca, koltuk da asla kımıldamayınca, ben de geri kalan 6 saatlik uçuşu okuyarak geçiriyorum. Gecenin ilerleyen saatlerinde pencereden dışarı bakınca ayı ters görüyorum. Daha önce hiç bu şekilde görmedim. “Bahar bu sefer hakikaten gittin ama ne gittin” diyorum.

Uçaktan Nairobi
Uçaktan Nairobi

Gece bir civarı Nairobi’nin konteynır havaalanına giriyoruz. Bizim indiğimiz kontuar öyleymiş aslında. Dönerken gördük ki kocaman bir havaalanı var ama ne giderken ne dönerken biz bu havaalanına giremedik.

Nairobi havaalanı
Nairobi havaalanı

Kenya vizesi kapıda 50 dolar karşılığı alınabiliyor. Yeşil pasaportlular ayrı bir sırada vize ödemeden giriyor. Bizden önce giden bir kafile var. Onlar bizi almaya gelmiş. Kenya uzun süre İngiliz sömürgesi olarak kaldığı için İngiliz kültürü çok fazla yerleşmiş bir yer. Direksiyon bile sağda mesela.Otelimiz havaalanına pek yakın değil. Güzel bir otel de değil. Sıcak su yok ve ben soğuk suyla duş alıyorum.  

Keffa aracı kullanmama izin veriyor
Keffa aracı kullanmama izin veriyor

Neden? çünkü üç günlük bir safariye çıkıcaz ve duş alma imkanım olmayabilir. Büyük beşliyi görmeye gidicez. The Big Five. Afrikanın keşfinde, beyaz adam geldiğinde avlanmaya çıkmış ve en zor yakalanan bu beş hayvanların peşine düşmüş. Aslan, fil, bufalo, leopar, gergedan. İsmi de öyle kalmış. Neyse ki şimdilerde avlanmak yasak.

Nairobi
Nairobi

Dediklerine göre İstanbul trafiğini aratmayacak bir trafik varmış gündüz. Bana hiç denk gelmedi. Şanslı olduğumu söylemiş miydim?

Graffe Center ve Zürafalar

Kenya‘da sabah kahvaltısında tavuk, kuru fasulye benzeri sıcak yemekler çıkıyor. Bir de tost ekmeği, yumurta, ananas gibi şeyler. Tabiki ikinci seçeneği kullanıyorum. Biraz aç kalıcam sanırım buralarda. Şimdi olsa o sıcak yemekleri de denerdim kahvaltıda. Ön yargılı olmamak lazım aslında.

Graffe Center, Naiorbi
Graffe Center, Nairobi

İlk durağımız Graffe Center. Umbrella Acacia Tree denilen buraya has ağaçları yakından görebilmek, bu ağacın yapraklarını yiyen zürafaları izlemek masal gibi. En sevdiğim hayvanlar zürafalar. Gülen yüzlerine, beneklerine kurban olsunlar. Burası zürafa yetiştirilen bir yer. Gezginlerle bir turda olduğumuz için ve her şey önceden ayarlanmış olduğu için giriş için ücret ödemedik biz. Bizimle birlikte biraz kalabalık oldu burası. Herkes zürafalara hücum etti.

Graffe Center
Graffe Center

Bir bakıcı zürafa yemini iki dudağının arasına koyup zürafayı böyle besleyince dayanamıyorum ve defalarca deniyorum. Her defasında yemeyi başarıyor. Harika fotoğraflarım ve gifler ortaya çıkıyor. Burada hediyelik eşya satışı da var. Daha yolun başındayız alırız başka yerden diye düşünmek Afrika için pek geçerli değil.

Graffe Center
Graffe Center

Beğendiğiniz ne varsa almalısınız. Bir daha rastlama şansınız olmayabilir. Genelde satılanlar el ürünü ya da o bölgeye ait olduğu için başka yerde aynısından bulamıyorsunuz. Hala Graffe Center‘da almadığım oraya özgü örtüler rüyalarıma giriyor.

Graffe Center
Graffe Center

Range Rover’larımıza binip yola koyuluyoruz. Kenya’nın bozkırlarına gidicez. Bu taraflarda kırsal iklim söz konusu. Kenya’da safari için turlar düzenleniyor. Kendi başınıza gidemiyorsunuz. Her şey tura dahil. Siz bir şeyle uğraşmıyorsunuz. Yolda bir yerde yemek yiyoruz.

Nairobi, Graffe Center
Nairobi, Graffe Center

Basit açık büfe şeklinde. Hayatımda içtiğim en lezzetli çorbayı burada içtim sanırım. Yemeğin üstüne bir kase daha içtim ama ne içtiğimi bilmiyorum gerçekten. Sormak aklıma gelmemiş. Yolun yorgunluğu ve ben neredeyim şaşkınlığından olsa gerek.

Hakuna Matata
Hakuna Matata

Dünyanın En Uzun Fay Hattı Rift Valley

Rift Valley‘deyiz. Dünyanın en büyük fay hattı Rift Valley, engin bir coğrafi ve jeolojik şekil. Bir gün büyük bir depremle Afrika‘nın doğusunun kıtadan ayrılacağı düşünülüyor.

Rift Valley
Rift Valley, dünyanın en uzun fay hattı

İsrail’den Mozambik’e kadar 9600 km uzunluğunda olan vadinin genişliği otuz ile 100 kilometre arasında değişiyormuş. Derinliği ise birkaç yüz metreden binlerce metreye değişiyormuş. Adı kâşif John Walter Gregory’den gelmekteymiş. Üstündeyken tedirgin olmamak mümkün değil.

Rift Valley
Rift Valley

Bir seyir terasından uçsuz bucaksız topraklara bakıyorsunuz. Bir kaç baraka da hediyelik eşyalar satılıyor. 40 dolar dediği şapkayı 5 dolara alıyorum. Pazarlık şart bu topraklarda.

Rift Valley
Rift Valley

Lake Naivasha, Göl Safarisi

Yol neredeyse bütün gün sürüyor. Akşam saatlerine doğru Lake Naivasha’ya ulaştık sonunda. Burada bir göl safarisi yapıcaz. Bize can yelekleri giydiriyorlar. Hava artık biraz serince. İç kesimlerde karasal iklim hakim. Hipopotamları ve akbaşlı kartalları görücez. Kanoların içindeyiz.

Lake Naivasha, gördüğüm ilk hipopotam
Lake Naivasha, gördüğüm ilk hipopotam

Devrilsek, suyun soğukluğunu geçtim her yer hipopotam ve başka bir sürü şey dolu. Hipopotam dünyada ki en ölümcül hayvanlardan. Düşmeyi hiç istemeyiz. Bizim düşmek istemediğimiz suyun içinde neredeyse boynuna kadar suların içinde olan balıkçılar vardı yalnız.

Akbaşlı kartal besleme saati
Akbaşlı kartal besleme saati

Kano rehberimiz havalara balık attıkça akbaşlı kartallar kapıp duruyor ama çok da istekli değilller. Anlaşılan biz gelinceye kadar bütün gün bu şovu yapmışlar ve yemekten çatlamışlar. Hayatımda ilk defa hipopotam gören ben bir masalın içinde gibiyim.

Lake Naivasha Göl Safarisi
Lake Naivasha Göl Safarisi

Masalda hissedebiliyorum yalnız. İnce giyinmişim. Donuyorum. Kano rehberimiz bana rüzgarlığını verince rahatlıyorum. O kadar kocaman ki can yeleğimle birlikte giyince bile hala bol.

Lake Naivasha, Maymunlar
Lake Naivasha, Maymunlar

Safari sonrası oradaki maymunlarla oynuyorum. Çok yakınıma kadar geliyorlar. Yakınıma kadar gelse de dokunmak mümkün olmuyor. Aslında karşılıklı olarak ikimizde birbirimizden çekiniyoruz.

Lake Naivasha, Günbatımı
Lake Naivasha, Günbatımı

Muhteşem bir gün batımı yaşıyoruz. Her şey çok masalsı. Orada olduğum ve bunları yaşıyor olmama hala inanamıyorum. Rüzgar ılık ılık, biraz da olsa ısırarak tenime dokunmasa, saçımla oynaşmasa bir rüyadayım sanabilirdim. 

Lake Naishava
Lake Naivasha

Akşam otelde alınan yemekten sonra uyumaya çekiliyor herkes. Ben lobi de internette gezinmeyi tercih ediyorum. Açık olan tüm tvlerde National Geograik’in Afrika belgeseleri açık hep ve ben o belgeselin içindeyim.

Lake Naivasha

Lake Nakuru Safari

Sabah erkenden Lake Nakuru’da ki  Lake View Estate kapısındayız. Yine bir göl ama bu sefer karadan bir safari yapıyoruz. Burada yaşayan hayvanlarda insanlarda çok şanslı. Her yer yemyeşil ve bol su var.

Lake View Estate, impala
Lake View Estate, impala

Bir sürü impala görüyoruz. Maymunlar her yerde zaten. Ve bir ara bir gergedan görüyoruz. Bir hayli uzakta yalnız. Profesyonel bir kameram yok. Zaten daha safarimizin ilk günleri nasılsa görür de çekeriz dediğimiz gergedanı ilk ve son görüşümüz oluyor ama fotoğrafı yok. Olsun. Önemli olan görmüş olmamız.

Lake View Estate, safari
Lake View Estate, safari

Flamingoların gölüne gidiyoruz. Çok uzaklarda birkaç tane var ama dürbünle bile çok net görmek mümkün değil. Bu arada yeri gelmişken yanınıza mutlaka dürbün alın. Rehber de bir tane oluyor genelde ama o kadar kişi sıra beklemeniz gerekecek. 

Lake View Estate, safari
Lake View Estate, safari

Ekvator Çizgisi, Dünyanın Tam Ortası

Araç rehberlerimiz kişi başı 5 dolar verirsek bizi Ekvator çizgisine götürebileceğini söyleyince gidip gitmemeyi tartışıyoruz. Bunun nesi tartışılır bilemiyorum. Tabi ki gidicez. Ekvator çizgisinin olduğu yerde barakalar kurulmuş. Her birinde çok değişik Afrika’ya has ürünler satılıyor.

Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası
Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası

Bizim aracımız her zaman ki gibi en son giden araç. Nereye gidersek gidelim en az kalabilen biziz. Geç gitsek de aynı anda hareket ediyoruz. Bir yarım saatim daha olsaydı oradan çok güzel şeyler alabilirdim. En ucuz yer orasıymış aslında.

Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası
Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası

Bir kadın bize su deneyi yapıyor. Çamurlu bir su dolu çanaktaki tahta parçası bir adım sağa geçince sağa bir adım sonrası sola dönüyor. Tam çizginin üstünde ise hareketsiz kalıyor. Kitaplardan okuduğumuz şeylerin gerçekleriyleyiz.

  • Sharm El-Şeyh
  • Sharm El-Şeyh Dalış
  • Sharm El-Şeyh Dalış
  • Sharm El-Şeyh Shark
  • Sharm El-Sheik 10 Kasım
  • Sharm El-Sheik Dalış
  • Sharm El-Sheik
  • Sharm El-Sheik Jackson Reef
  • Sina Çölü ATV Safari
  • Sina Çölü ATV Safari
  • Sina Çölü
  • Sharm El-Sheik Hollywood
  • Sharm El-Sheik Hollywood
  • Sharm El-Sheik dalış
  • Sharm El-Sheik dalış
  • Kızıldeniz Vatos

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Sharm El-Sheikh‘e dalış için turla gitmek mantıklı mı?

Yine bir bilinmeze yolculuk. Hiç tanımadığım insanlarla, bilmediğim, görmediğim bir masalı yaşamaya, hayali gerçekleştirmeye. Kızıldeniz’in muhteşem su altını keşfe Sharm El-Sheikh’e gidiyoruz. Sharm El-Sheikh’in fırtına dönemi olması nedeniyle ben açıkçası biraz endişeliyim. Bu mevsim fiyat bakımından uygun olduğundan çok tercih ediliyor. Dalışa turla gitmek çok mantıklı. Fiyatlar daha ekonomik oluyor. Her şey önceden ayarlandığı için o kadar malzemeyle oradan oraya koşturmayla uğraşmıyorsunuz. Türkiye’de pek çok dalış klubü  Sharm El-Sheikh’e dalış turları düzenliyor. Ben de öyle yapıp Türkiye’den giden bir dalış turuyla gittim. Sharm El-Sheikh’e direkt uçuş var ve ulaşım kolay. 3 saat uçuşla ulaşabilirsiniz. Kızıldeniz biz dalıcıların hayali, benim dalışa başlama sebebim ve bir hayali gerçekleştirme zamanı şimdi.

Sharm El-Şeyh
Sharm El-Şeyh

Sharm El-Sheikh Dalış Öncesi

Sabaha karşı vardığımız otelde Avrupa saati otelin dışında Mısır saati bizde Türkiye saati mevcut olduğundan bir hayli komik buluşma macerasından sonra dalış turumuz başlıyor. Dalış için gittiğinizde genelde her şey sizin için hazırlanmış oluyor. Eğer ekipmanınız yoksa dalış klübü size herşeyi sağlıyor ve tur ücretinize dahil oluyor. Biraz eskiler ama iş görür. 

Sharm El-Şeyh Dalış
Sharm El-Şeyh Dalış

Kendi maskenizin olması konforunuz için önemli bence. Biz otel konaklamalı gidiyoruz ama bu dalışların tekne konaklamalıları da var. Ekipmanlarımızı tamamlayıp tekneye geçtiğimizde çok neşeli, kurallardan asla taviz vermeyen bir ekip bizi karşılıyor. Günde üç nitrox dalışı yapmayı hedefliyoruz.

Sharm El-Sheik dalış
Sharm El-Sheikh dalış

Genelde Mısır gibi ülkelerde her  şey gecikmeli olsa da bizde her şey dakik, herkes profesyonel. Biz kasım başında gittik ve Mısır‘da kış ayı, hava 30 derecelerde. Su sıcak, shorty veya 3 mm elbiseyle dalış yapabilirsiniz. Ben iki gün sadece şort ve tişörtle daldım.

Sharm El-Şeyh Dalış
Sharm El-Şeyh Dalış

Sharm El-Sheikh Dalış

Ve sonunda hayallerim gerçekleşiyor ve suyun altındayım. Çeşit çeşit mercanları, bin bir çeşit renkteki balığı, kayıp balık nemoyla oynamayı, kırmızı anemonları, benekli vatozları, batıkların içindeki zehirli aslan balıkları.. aşık oluyoruz. En sonunda kaplumbağa görmeyi de başardım ama gözüm hep derinlerde koyu dipsiz sularda. 

Sharm El-Şeyh Shark
Sharm El-Şeyh Shark

Shark (köpek balığı) arıyorum ve hocamız görüyor. Shark kovalayıp çarpışmaya ramak kala duruyorum. Hayatımın en büyük pişmalıklarından olacak.

Sharm El-Sheik dalış
Sharm El-Sheikh dalış

Kızıldeniz de On Kasım

Ateş mercanları için hep uyaran ben son dalışta ateş mercanlarının tadına bakıyorum. Bıçakla kesilmiş yada yanmış gibi bir acı duyuyorum. Zamanla geçiyor ama çok can yakıcı ve kızarıklığı geçmiyor hemen. Daha fazla mazur kalırsanız yanık gibi iz kalıyor vücudunuzda. Dalışımız 10 kasıma denk geldiğinden su altında bayrak açıp atamızı anıyoruz.

Sharm El-Sheik 10 Kasım
Sharm El-Sheikh 10 Kasım

İlk yurt dışı dalışımı Zanzibar‘da yapmış olan ben bir kıyaslama yapmadan bitiremem bu yazıyı. İlk olması sebebiyle mi yoksa daldığımız yerin özel olması mı bilmiyorum ama Zanzibar beni daha çok etkilemişti. İnsanoğlu alışıyor mu hemen her güzelliğe bilemiyorum. Muazzam bir belgeselin içindeyiz adeta.Ekibimiz harika..

Sharm El-Sheik Dalış
Sharm El-Sheikh Dalış

Bir gün bize bir sualtı kameramanıda eşlik ediyor. 20 dolar karşılığı fotoğraflarınızı ve videoyu alabiliyorsunuz. Benim gibi namı diğer tembel dalıcı Kızıldeniz‘de lazy jacke terfi ediyor ama her gün günde üç dalış her biri en az 60 dakika hepsini tamamlıyoruz. Kaptanımız Kızıldenizde tekneyi kullanmama izin veriyor. Çok mutluyum. Dalış liderlerimiz Mustafa ve Muhammet, kaptanımız, ahçımız ve muhteşem dalış arkadaşlarımla bol kahkahalı, eğlenceli tadına doyamadığımız beş gün geçiriyoruz.

Sharm El-Sheik
Sharm El-Sheikh

Dalış yapmasanız bile otelin önünden maske şinorkelle baktığınızda bizim dalışta gördüğümüz mercanları, rengarenk balıkları görmeniz mümkün. Dalışta göremediğimiz mor mercanları otelin önünde bir karış suda gördük mesela. Ateş mercanları da oradaydı. Teknede Mısır’a özel yemekler çıkıyor. Gayet lezzetli. Otelimizde çok fazla restoran var. Hepsi açık büfe.. Gayet lezzetli, aç kalma olasılığınız yok. Mısır’ın hijyenden uzak otel ve yemeklerinin hikayesini bilmeyen yoktur ama biz İtalyan tatil köyünde (Domina Coral) kalıp tüm bunlardan uzak bir tatil geçiriyoruz. Geceleri İtalyan şarkılarıyla eğlenebilirsiniz. Animasyon ekibi çok neşeli.

Sharm El-Sheik Jackson Reef
Sharm El-Sheikh Jackson Reef

Sharm El-Sheikh merkeze gidiyoruz. Kiraladığınız araç hiç bir zaman zamanında gelmiyor, anlaştığınız parayı ödeyemiyorsunuz. Hatta sizin aracınıza başkalarını bile almaya kalkabiliyor. Far yakmadan öndeki aracın ışığıyla gitmek çok moda. Sharm El-Sheikh merkezde sıkı pazarlık şart. 20 dolar dediklerini beş dolara alabilirsiniz. Sonradan keşfettiğimiz otelimizdeki çarşılarda hiç pazarlıksız beş dolarları görüp etkileniyoruz. Genelde otellerde pahalı olur ya burada değil.

Sharm El-Sheik dalış
Sharm El-Sheikh dalış

Sina Çölü’n de ATV Safari

Uçuşumuzdan 24 saat öncesinde dalış yapmamamız gerekiyor, sağlığımız için. Son gün atv çöl safarisine gidiyoruz. Deveye biniyoruz. Sina çölünün tozunu toprağını her bir zerremize bulaştırıp göz gözü görmez bir safari yapıyoruz.

Sina Çölü ATV Safari
Sina Çölü ATV Safari

Normalde turların içinde 50 dolar olan çöl safarisi direkt yerine gittiğinizde 10 dolara yapılabiliyor.Çöl safarisinde de bir kameraman sizi çekiyor. Biz sualtı görüntülerini izleyip öyle almıştık. Burada öyle bir şeye vaktimiz olmadığından otele göndereceklerini söylüyorlar.

Sina Çölü ATV Safari
Sina Çölü ATV Safari

5 dolara çakma papirüs baskılı fotoğrafta alabiliyorsunuz. Cd otele geliyor, fotoğraflar yok. Parası ödenmiş. Şaşırmamak lazım aslında. Asıl süpriz videoda. Döndüğümüzde izleme şansımız oluyor ve video tam bir fiyasko. İzlemeden almayın derim. Videoya verdiğimiz 10 dolarda çöpe gidiyor.

Sina Çölü
Sina Çölü

Sharm El-Sheikh Hollywood

Son gecemiz, uçağımız sabaha karşı. Otelimize yakın Mısır’ın Hollywood’u var. Dansöz seyretmeden dönemeyiz. Kişi başı 10 dolara bir içecek dahil dansöz seyretmeye giriyoruz. Grubumuzun erkekleri dansözü beğenmiyor.

Sharm El-Sheik Hollywood
Sharm El-Sheikh Hollywood

Dansöz Rus, oynayamıyor ancak Hollywood hakikaten gidip görmeniz gereken bir yer. Çok güzel bir eğlence merkezi yapmışlar. Mısırda bir kadın olarak tek başına dolaşmak biraz sıkıntılı. Erkekler ısrarcı.

Sharm El-Sheik Hollywood
Sharm El-Sheikh Hollywood

Ve maceramızın sonunda havaalanındayız. Resmen herkesin gözü önünde tacize uğrarcasına kadın erkek herkes elle aranıyor. Her dakika herkese pasaport göstermekten yoruluyoruz. Aramalardan uzun kuyruklar oluşuyor. Sandaletlerimi bile çıkarttırıyorlar. Son tacizimi pasaportumu gösterdiğim görevliden yaşadıktan sonra suratım beş karış ilerliyorum. Her ne olursa olsun ben yine gelicem.. siz de gidin görün bu güzellikleri. Tek başına çıktığım bu yolda hayatıma bir dolu sevgi dolu insan katıp dönüyorum.