• Masai Mara kadınları
  • Masai incik boncuk
  • Masai yerlisi Ken ve ben
  • Masaili Ken
  • Masai yerli çocuklar
  • Masai çocukları
  • Masai çocukları
  • Masai kadınları
  • Masai Mara okul
  • Masai erkekleri
  • Ken ve aslan yeleli fotoğrafı
  • Masai Mara okul
  • Masai Köyüne gidiyoruz
  • Masai Mara boynuzdan çalgı
  • Masai Mara yerlisi
  • Masai Mara çocuklarla
  • Masaili kadın, kulaklara dikkat
  • Masai Mara yerlileri kadınlar şarkı söyleyip dans ediyor
  • Masaili koruyucu meleğim
  • Masai Mara yerlileri ateş yakıyor
  • Ateş yakma denemem
  • Masai yerli evi
  • Kan ve sütü karıştırdıkları kap
  • Masai Mara pazar
  • Meşhur aslan yeleli şapka
  • Masai Mara
  • Masai yolunda yakıt böyle alınıyor
  • Yine aracımız bozuluyor
  • Masai Mara okul

Hürriyet Seyahat Gezgin Yazar
Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Masai Mara Tanzanya ile Kenya arasında kalan savanna, sulak ve ormanlık alandan oluşan bir bölge. Burada yaşayan halk da Masai yerlileri. Kenya hükümeti sadece Masai yerlilerine kendi kıyafetleriyle dolaşma, çalışma ve kama gibi silah taşıma serbestliği vermiş. 

Masai Mara Köyün de Yaşam

Masai Mara Köyü kamp alanımıza çok yakın. Giderken bozkırlara bakınca her minik çalıya bir poşetin takılmış olduğunu görüyorum. Çıkıp temizlemek istiyorum. Köyde bizi çocuklar karşılıyor. Hangisini kucaklayacağını bilemiyor insan. Bir bir dokunup güzel bir hayatları olsun diye dua ediyorum.

Masai çocukları

Öyle bir sefalet içindekiler ki. Yüzündeki gözündeki sinekleri kovalıyorum. Buralarda insan hayallerinden utanıyor. Ayaklarımızın altındakiler toprak değil bildiğin kuru tezek. Bir tohum düşse havada filizlenir o derece.

Masai çocukları

Köyde biri çıkıp bizi bilgilendiriyor. Burada belli yaşa gelmiş erkekler aslan avlayıp yelesini yüzüp getirmezse evlenemiyor. Günümüzde avlanmak yasak ve eğer birisi aslan falan öldürürse ve yakalanırsa direkt idam ediyorlarmış. Ölüsünü bile ailesine vermiyorlarmış. Sadece üstünden çıkan eşyaları veriyorlarmış. Ama onlar hala böyleymiş gibi anlatıyor.

Meşhur aslan yeleli şapka

Sadece Masai yerlileri yerel kıyafetiyle dolaşıp çalışabiliyor. Kama taşıyabiliyor. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanmış olan “Out of Africa” Türkçe ismiyle “Benim Afrikam” filminde Masai yerlileriyle ilgili kısa ama çok çarpıcı bilgiler bulunuyor. Sömürge zamanları Afrikalı yerlilerini asımile edip köleleştiren sözde gelişmiş ülkeler sadece Masai yerlilerini ehlileştirememiş.

Masai kadınları

Masai yerlileri için dün ya da yarın yok. Hayat andan ibaret. O sebepten bir Masai yerlisini hapsettiğiniz zaman o hapisten bir gün çıkabileceğini düşünemediği için kısa sürede ölüyorlarmış. Bu sebepten onlar hep özgür kalmış. Ben filmin yalancısıyım. Günümüzde hala aynı şekilde mi düşünüyorlar bilemiyoruz tabi.

Masai Mara yerlisi

Çok iyi İngilizce bilmesini küçükken misyonerlerden öğrendim diye açıklıyor. Çok gereksiz bir açıklama çünkü Kenya’nın resmi dili İngilizce ve Swahili yerli dili. Aynı zaman da Kikuyuca gibi 48 ayrı dil konuşuluyormuş. Her kabilenin ayrı dili var. Okullarda eğitim İngilizce.

Masai Mara

Anlatan kişi bize erkek çocuklarının belli bir yaşa geldiğinde evlenebilmek için bir aslan öldürmeleri gerektiğini ve yelesini yüzüp köye getirmesi gerektiğini anlatıyor. Senelerce bozkırda kalan insanlar oluyormuş. Şuan hala bu gelenek devam ediyor gibi anlatıyorlar ancak avlanmanın yasak olduğunu daha önceden öğrendiğimiz için ikilemde kalıyoruz.

Masai Mara yerlileri ateş yakıyor

Ateş olmadan ateş yakmayı öğretiyorlar. Onların bir dakikada yaktığı ateşi ben on dakika uğraşıyorum yakamıyorum. Burada yaşamak zor olacak.

Masai Mara yerlileri kadınlar şarkı söyleyip dans ediyor
Masai Mara yerli kadınlar şarkı söyleyip dans ediyor

Erkekler ayrı kadınlar ayrı bize kendi dillerinde şarkılar söyleyip dans gösterilerinde bulunuyor. Erkeklerin çıkardığı ürkütücü seslerden sonra kadınların sesleri kuş sesi gibi. Masai bölgesinde pek çok kabile var ve bu kabilelerin kullandıkları örtülerin desenleri bölgesine göre değişiyor. 

Masai Mara kadınları

Masai Mara Yerli evi

Çamur ve samandan oluşan evi yapmak kadının işi. Evlenilecek kadını aile seçiyor ve evi çamurdan kadın yapıyor. Kaç ineğiniz varsa o kadar kadın alabiliyorsunuz. Zor işleri kadın yaptığı için bir nevi dayanışma diyebiliriz aslında. Ne kadar çocuk o kadar iyi. Amaç soyu devam ettirmek. Orada yaşamadığıma şükrettim.

Masai yerli evi
Masai yerli evi

Köy meydanında hayvanları barındırdıkları bölümü dikenli çalılarla çevirmişler ki vahşi hayvanlar saldırmasın. Yavru olanları evlerin içindeki bir bölümde barındırıyorlar. Bunlara ev demek ne kadar doğru bilmiyorum.

Kan ve sütü karıştırdıkları kap
Kan ve sütü karıştırdıkları kap

Evin kapısından içeri girince bir ahır var. Mutfağında olduğu bir ortak alan oturmak için bir bank ailenin ve çocukların uyuyabileceği kapısı olmayan, perdeyle ayrılmış bölümler var. Hapishane penceresi gibi minicik bir yerden ışık geliyor. Göz gözü görmüyor içeride, çok karanlık. Ortada yerde ateş yanıyor. Birkaç leğen, bir kaç örtü. Tüm eşya bu.

Ateş yakma denemem
Ateş yakma denemem

Masai Mara’da Alış-veriş

Masaili bir yerli tüm köyde bana eşlik ediyor. Köy meydanı diyebileceğim bir yerde kadınlar pazar kurmuş. İncik boncuk satıyor. Orada benimle dolaşıp benim adıma pazarlık ediyor. Kaç inek ettiğimin kaçıncı karısı olacağımın merakıyla dolaşıyoruz köyde.

Masaili koruyucu meleğim
Masaili koruyucu meleğim

Genelde küçük takılar için 5 dolar istiyorlar ama 1 dolara verdiğinizde kabul ediyorlar. Gerçek aslan dişinden kolye diye sattıkları takıların gerçekliğini bilemiyoruz ama çok güzel oldukları kesin. Umarım gerçek aslan dişi değildir. Masai yerli çocuklar

Kişi başı beş dolar verip bu köyü gezebilirsiniz. Dediklerine göre buralardan toplanan paralar tüm köylere eşit dağıtılıyormuş. Öyle bir havuz oluşturulmuş. Sizi evleri gezdirmek için 4 kişilik gruplar halinde bölüyorlar ve anlatırken mutlaka bir şeyler satmaya çalışıyorlar. Bizim evde satış için çok ısrarcı olmadılar ama arkadaşlarım yardım olsun diye çok pahalıya almışlar.

Masai Mara pazar
Masai Mara pazar

Gitmeden internetten bu yönde bir şeyler okuduğum için ben hazırlıklıydım. Ben, bizim gezdiğimiz köyde yaşayanların olduğunu düşünmedim. Bizim gibi gelen turistler için düzenlenmiş bir köy olduğu izlenimi edindim. Yerli halk yerel kıyafetlerinin altına şort tişört giyiyor zaten. Kollarında takıların yanında dijital saatleri var. Cep telefonları kullanılıyor. Örtüyü kaldırıp cebine koyuyor.

Masaili kadın, kulaklara dikkat
Masaili kadın, kulaklara dikkat

Masaili kadınların kulakları bebekken deliniyor ve seneler içinde devamlı tahta parçaları konularak delik büyütülüyor. Yetişkin olduklarında o deliklere boncuklar takıyorlar. Masaili bir kadın olduğu hemen anlaşılıyor böylece.

Masai Mara çocuklarla
Masai Mara çocuklarla

Bunları göz ardı eder görmemezlikten gelirseniz ortam geçmişe bir yolculuk. Ben turistik bir gezi harici gerçekten burada yaşayan insanların köylerine gitmeyi çok isterdim ama bu kadar insanla oralara gidemeyiz. Bir gün bunu da yapacağımı biliyorum.

Masai erkekleri
Masai erkekleri

Köye ilk geldiğimizde erkekler bize dans edip şarkı söylüyor. En yukarı kim zıplıyor onu gösteriyor. Evleri gezmeden önce de kadınların şarkıları ve danslarını izliyoruz. Erkeklerin ürkütücü sesleri kadınların şen seslerine karşı.

Masai Mara boynuzdan çalgı
Masai Mara boynuzdan çalgı

Bir yerli boynuzdan yapılmış çalgıyı tam kulağımın dibinde öyle bir öttürüyor ki onlardan daha yukarı zıplıyorum. Burada en yükseğe zıplayan bedel ödemeden kadın alabiliyor. Havada asılı kaldığına gözlerimle şahit oldum. Kadınlar dünyanın süper gücü bence. Uçurur adamı böyle.

Masai yolunda yakıt böyle alınıyor
Masai yolunda yakıt böyle alınıyor

Masai Mara Okul Ziyareti

Şimdi bir okulu ziyaret edeceğiz. Okula gittiğimizde bir törene denk geldik. Burada okullar hiç kapanmıyormuş. Üç aydan üç aya karne alıyorlar ve iki hafta tatil oluyor. Yanımızda götürdüğümüz yardımlardan bir kısmını buraya bırakıyoruz.

Masai Mara okul
Masai Mara okul

Para yardımı da yapıyoruz ama büyük kısmını Zanzibar‘a ayırdık. Oradakilerin daha çok ihtiyacı varmış. Törendeki çocuklara kaynıyorum. Sarılıyorum. Buradaki insanlar normalde gülerken fotoğraf çekileceği zaman hemen ciddi insan olup somurtuyor.

Masai Mara okul
Masai Mara okul

Demek ki moda böyle ama ben güldürmeyi başarıyorum. Her şey bittiğine göre dönüş yolundayız. Stabil yol aklımıza gelince tüylerimiz bir diken diken oldu ama yol enteresan bir şekilde kısa sürüyor.

Masai Mara okul
Masai Mara okul

Ekvatora gittiğimiz için stabil yol iki katına çıkmıştı giderken. Yorgunuz, toz toprak içindeyiz ama çok mutluyuz biz. Çok güldük, çok eğlendik.

Yine aracımız bozuluyor
Yine aracımız bozuluyor

Masai Yerlisi Ken ve Ben

Yine bir yerden geçerken incik boncuk satan kadınlar arabanın etrafını sarıyor. Aracın içine atıyorlar. Sonra parası için bir savaş başlıyor. Bütün kadınlar bende. Ben incik boncukla uğraşırken arkadaşlar bizim rehber Keffa‘nın başka bir rehber arkadaşının fotoğrafını çekmişler. Kızlar Ken‘e bayılmış.

Masai incik boncuk
Masai incik boncuk

Fotoğrafına bakınca bekar mı diye soruyorum. Keffa gülüyor. Masai Mara’lı beyaz kadın olursun diyor. Ben burada yaşayamam alır götürürüm diyorum. Ve günlerce sürecek olan muhabbet böyle başlıyor. Ben hep işin şakasındayım.

Masaili Ken
Masaili Ken

Aldığım her şeyde “oo çeyizi düzdüm. Boncuklar tamam” diyorum. Kına gecesini konuşuyoruz kızlarla. Ben kaç inek ettiğimi soruyorum. Hep şakalaşıp gülüyoruz. Dönüş yolunda Ken‘i benimle tanışmaya getiriyorlar.

Masai yerlisi Ken ve ben
Masai yerlisi Ken ve ben

Adam gözümün içine bakamayınca anlıyorum ki benim için şaka olan şey onlar için çok ciddi. Üzülüyorum. Meğer ben evet desem benimle gelecek. Bu devirde hala gözünün içine bakmaya utanan adam görmek çok şaşırtıcı.

Ken ve aslan yeleli fotoğrafı
Ken ve aslan yeleli fotoğrafı

Döndükten sonra uzun süre whatsapptan bana aslan yeleli fotoğraflarını gönderdi. Bu kadar ciddiye almalarını yaşadıkları coğrafyadan kurtulmaya çalışmalarına yordum. 

  • Halkidiki
  • Halkidiki
  • Selanik, Rembetiko bar
  • Rembetiko bar
  • Kavala
  • Nostos Taverna
  • Sirtaki
  • Sirtaki arkadaşlarım
  • Şifalı olduğu söylenen çeşme
  • Aya Dimitri Kilisesi alt kat
  • Beyaz Kule kapısı
  • Aristoteles Meydanı, Galerius Kemerleri
  • Selanik, Atatürk'ün evi
  • Kavala
  • Halkidiki Yunanlı arkadaş
  • Beyaz Kule
  • Aya Dimitri Kilisesi üst kat
  • Aristoteles Meydanı, Galerius Kemerleri
  • Selanik Kalesi
  • Atamızın evindeyim
  • Beyaz Kule
  • Kavala
  • Beyaz Kule manzarası

Selanik’e iki defa iki farklı etkinlik için gittim. Biri sirtaki yapmak diğeri sizi şaşırtacak olan horon oynamaya gittik. Selanik Atatürk’ün doğduğu yer olmasıyla da bizim için ayrı bir önemli. Selanik’te gezilecek çok güzel yerler ve lezzetlerle çok güzel anılarım var.

Mübadelede Gönderilen Pontus’lu Dostlar ve Horon

selanik’e ilk gezimin sebebi horon gecesi içindi. ikincisi Sirtaki dansı. Karadeniz de ki Pontus Rumları mübadelede Selanik‘e gönderiliyorlar ve Menemeni bölgesine yerleştiriliyorlar. Onlar oraya gidiyor ama yetiştikleri kültürü unutmuyorlar. Dernekleri var ve sabahlara kadar horon yapıyorlar. Türkiye’de duymadığım kadar Karadeniz müziği dinleyip, horonlarını izledim sabahlara kadar. Horon barları var. Mahallenin papazıyla Şarap içip horon yapabiliyorsunuz.

Selanik, Rembetiko bar
Selanik, Rembetiko bar

Selanik’teki bir derneğin  davetlisi olarak sabaha karşı 5’te yola koyuluyoruz. Hafta içi olması sebebiyle yollar açık, gümrükte hiç beklemeden 5 saatte Selanik’teyiz. Yol boyunca otobanlarda adım başı para ödüyorsunuz. Otomatik geçiş yok. Çok az benzin istasyonu var ve wcler çok temiz değil. Nerdeyse hiç birinde klozet kapağı, tuvalet kağıdı, sabun yok. Bu durumlara hazırlıklı olmanızda fayda var.

Aristoteles Meydanı

Selanik’te ki arkadaşlarımız bizi karşılıyor. Selanik Osmanlı izlerini çok fazla taşıyan bir şehir. Siesta saatleri 2 ile 5 arası biraz durgun olan şehir akşam saatlerinde çok canlanıyor.İzmir kordon boyunu anımsatan sahilde bir sürü kafe var. Her türlü börek var Üsküp gibi. Kahvaltıda börek ve kahve var genelde.

Aristoteles Meydanı, Galerius Kemerleri
Aristoteles Meydanı, Galerius Kemerleri

Aristoteles Meydanı, Galerius Kemerleri ve üstündeki taş oymaları görülmeye değer. Selanik’in tam ortasından geçen Ancient Agora muhteşem ışıklandırmasıyla özellikle gece çok güzel gözüküyor.

Aristoteles Meydanı, Galerius Kemerleri
Aristoteles Meydanı, Galerius Kemerleri

Benim gibi tarih kokan şehirleri seviyorsanız koşan atları görebilir bir an da eski Roma’ya ışınlanabilirsiniz. Trafiğe kapalı olan bu yolda size antik kalıntılar eşlik ederken sağlı sollu dükkanlar, hediyelik eşyalar, cıvıl cıvıl bir cadde var.

Atatürk’ün Evi

İlk Atamızın doğduğu evi geziyoruz. Genç Mustafa halini bile yapmışlar. Çok değişik duygular. Müze olarak düzenlenen evde Türk görevliler var.

Selanik, Atatürk'ün evi
Selanik, Atatürk’ün evi

Eskiden atamıza ait eşyalarda varmış ama restorasyondan sonra sadece canlandırmalar var. Kapıda önce sıraya giriyorsunuz. Daha sonra görevliler sizi gruplar halinde içeri alıyor. Genelde de çok kalabalık oluyor. 

Atamızın evindeyim
Atamızın evindeyim

Çok işlek bir caddede ve araba parkı büyük sorun. Kendi aracıyla gidenler Bu caddede olduğu gibi Selanik’in diğer yerlerinde de araç parkının bir sorun olduğunu unutmamalı. Kalabalık bir şehir.

Beyaz Kule

Beyaz Kule en ünlü yapısı, Selanik’in simgesi. Yunanca adı Lefkos Pyrgos. İlk yapımı Bizans zamanı olan yapı zaman içinde yıkılmış ve viran şekilde kalmış. Ta ki Kanuni Sultan Süleyman‘a kadar. Muhteşem Süleyman kuleyi görmüş ve yeniden yapılmasını emretmiş.

Beyaz Kule
Beyaz Kule

Bir rivayete göre Beyaz kule’yi yapan Mimar Sinan‘dır ancak bu kanıtlanamadığı için kayıtlara Venedikli mimarlar tarafından yapıldığı kaydedilmiş. Kule Osmanlı zamanı Kale, garnizon ve hapishane olarak kullanılmış.

Beyaz Kule kapısı
Beyaz Kule kapısı

1912’de Balkan Savaşların da Selanik Yunanlıların eline geçince kule beyaza boyanmış. Kuleyi vaftiz amacıyla bunu yapmışlar. Zamanla kule eski rengine dönmüş ama adı Beyaz kule olarak kalmış. 

Beyaz Kule
Beyaz Kule
 

Giriş 3 euro. Kordon boyunda yürürken her yerden görülebiliyor. Selanik zaten İzmir’in kopyası gibi. Yukarıdan manzarası muhteşem. İçeriyi dolaştıkça sergi alanlarından geçiyorsunuz. Tırmandığınızı anlamıyorsunuz bile. Manzarası harika. 

Beyaz Kule manzarası
Beyaz Kule manzarası

30 metre yüksekliğe 70 cm çapa ve 6 kata sahip müze pazartesileri kapalı. Diğer günlerdeyse 8:30-15:00 arası açık. Eskiden kapısının üstünde Türkçe olarak Kanuni’nin yaptırdığı yazıyormuş ama şimdilerde bu tabelayı kaldırmışlar. 

Selanik Kalesi

Tepelere çıktığınızda Selanik Kalesi’ne ulaşıyorsunuz. Normalde manzarası çok güzel ama Selanik bize güzel yüzünü göstermiyor, sislerin arkasına saklanıyor. Kaleden sadece surları kalmış.

Selanik Kalesi
Selanik Kalesi

Etrafında hediyelik eşya alabileceğiniz dükkanlar var. Bana Ankara kalesi ve çevresini anımsatıyor. 

Aya Dimitri Kilisesi

Selanik’te Osmanlı mimarisi birkaç tane cami var ama hepsi kapalı yada restore ediliyor. Bir tanesini geziyoruz, sergi alanı olarak kullanılıyor. Bana en ilginç gelen yapı Aya Dimitri Kilisesi Osmanlı zamanındaki adıyla Kasımiye camisi.

Aya Dimitri Kilisesi üst kat
Aya Dimitri Kilisesi üst kat

Aziz Dimitri’nin şehit edildiği Roma hamamı kalıntılarının üstüne inşa edilen kilise Osmanlı zamanında cami olarak kullanılıyor ve zamanla hamam unutuluyor. Büyük Selanik yangınında cami yanınca altındaki hamam gün yüzüne çıkıyor. Sonrasında üstüne kocaman bir kilise inşa ediyorlar.

Aya Dimitri Kilisesi alt kat
Aya Dimitri Kilisesi alt kat

Alt katı da müze olarak kullanılıyor. Kilisenin girişinden girip daracık bir merdivenden aşağı indiğinizde karşınıza çeşmesiyle ve ,surlarıyla roma sokakları çıkıveriyor. Benim gibi yeraltı şehirlerini seviyorsanız buraya bayılacaksınız. Aziz Lahiti ve şifalı olduğu söylenen çeşmesiyle sizi bekliyor.

Şifalı olduğu söylenen çeşme
Şifalı olduğu söylenen çeşme

Selanik’i gezmeniz için bir iki gün yeterli olacaktır. Her yer de bizden birileri karşınıza çıkıyor. Çoğu Türkçe konuşuyor. Şehri gezdikten sonra kendimizi Selanik’li dostlarımızın önerdiği çok şirin bir restoran olan Nostos Taverna’nın deniz mahsulleri mutfağına teslim ediyoruz.

Nostos Taverna
Nostos Taverna

Kaleden inerken ara sokakların birinde. Ambiansı, çalan müzikleri ve enfes lezzetleriyle hala unutamadığımız bir yer oldu bizim için. Genelde her restoranın kendine özgü yemekleri var. Orada yediğiniz şeyi başka bir yerde yiyemiyorsunuz. Akşam horon gecesindeyiz. Gözlerime inanamadım. Her şey Karadeniz ama biz Selanik’teyiz. Sabah 4’de kadar derneğin düzenlediği gecede horon yaptıktan sonra sabaha kadar açık olan tavernalara gidip horon oynuyorlar. Ben onları seyrediyorum. Ben Selanik’i gezmeye geldim onlarla birlikte.

Kavala

Ertesi sabah şirin kasaba Kavala‘ya hareket ediyoruz. Minicik bir sahil kasabası. Kavala‘nın girişinde seyir terasından bu şirin kasabayı seyrediyoruz.Tepede ortaçağdan kalma kalesi, sahilde küçük küçük balıkçı restoranları, mavi örtüler, yunan müzikleri, şirin mi şirin bir yer.

Kavala
Kavala

Hemencecik geziliveriyor. Her yer de meşhur Kavala kurabiyeleri satılıyor. Sadesi, limonlusu, bademlisi. Hediye götürülebilecek en güzel şey. Aşağılarda kutusu 5 euroya satılırken yukarılara çıktıkça 2 euroya bile bulunabiliyor. Muhteşem deniz mahsullerinin tadına bakmaya devam ediyoruz. Fiyatlar çok ucuz.

Kavala
Kavala

Kalamarı, karidesi, cacikisi, ünlü kabakisi, uzosuyla en fazla 15 euroya kalkabiliyorsunuz. Her yerde fiyat neredeyse aynı ve servisleri yavaş. Kalabalık grup gidiyorsanız ne derseniz deyin tek hesap geliyor. Ayrı hesap istiyorsanız masaları birleştirmeyin derim. Kimsenin acelesi yok, relaks. Beklemeyi öğrenmeniz için güzel bir fırsat.

Kavala
Kavala

Selanik Sirtaki

İkinci Selanik gezimizin amacı sirtaki yapmak. Yunan yemekleri ve müziklerini seven ben, kışı boş geçirmeyip sirtaki öğreniyorum. Öğrendiklerimizi deneyimlemeye gidiyoruz.

Halkidiki Yunanlı arkadaş
Halkidiki Yunanlı arkadaş

Yunanistan’da yerel halk sirtaki yerine hasapiko yada zeybekiko yapıyor. Sirtaki yapan bizleri belgesel izler gibi izliyorlar. Çünkü Yunanistan’da sirtaki yapan yok. Zaten sirtaki de ünlü Zorba filminden sonra gelişmiş bir dansmış. Taverna bizim için sirtaki çalıyor. Normalde sirtaki müziklerini de pek çalmıyorlar.

Sirtaki
Sirtaki

Yolda, Halkidiki sahillerinde, otobanda nereyi bulursak hemen sıralanıyoruz ve sirtaki yapıyoruz. Çok eğleniyoruz.

Halkidiki

Halkidiki Selanik’e çok yakın. Haritada üç parmak gibi gözüken bölgenin adı bu. Avrupa’nın Maldivler‘i diyorlar. Deniz tatili için çok uygun. Havanın soğuk olması bizim denize girmemize engel oluyor ama ormanların içinde kaybolmuş güzellikteki otelleri vaha gibi.

Halkidiki
Halkidiki

İnce kum sahili uçsuz bucaksız mavilikleri arka fondaki ormanları yeşili maviye katıştırması, yol boyunca minik yunan köyleri, köylerdeki küçük dükkanlar, hep arka fonda çalan rembetikolar, küçük mavi sandalyeli restaurantlarıyla rüya gibi. Yemek harici şeyler ucuz değil.

Sirtaki arkadaşlarım
Sirtaki arkadaşlarım