• Adaca Kanyonu, Bilecik
  • 5. takım
  • 5. takım
  • 5. takım
  • Bilecik, İnhisar
  • Bilecik, İnhisar
  • Kamp alanımız
  • Isırganlar sonrası acımı hafifletme çalışmalarım
  • İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar
  • İnhisar
  • İnhisar
  • İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar
  • Adaca Kanyonu kamp alanı
  • Adaca Kanyonu kamp alanı
  • İnhisar
  • Adaca Kanyonu kahvaltı
  • Adaca Kanyonu Başlangıcı
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu'na yürüyoruz
  • Adaca Kanyonu, Çok seviliyorum
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu ilk iniş
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu çıkışı
  • Adaca Kanyonu ilk iniş
  • Adaca Kanyonu Delikli Şelale de sular tepeme iniyor
  • Adaca Kanyonu Delikli Şelale de suların içinden geçiyoruz
  • Adaca Kanyonu Delikli Şelale
  • İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu
  • İnhisar yoldan çıkmış 5.grup
  • İnhisar yoldan çıkmış 5.grup
  • İnhisar, odun toplama ekibi
  • Ahçı oldum
  • Nusret gibi tuz dökmelerimin fotoğrafı yok
  • Yemekler hazırlanıyor
  • Sonunda bizde yiyebiliyoruz
  • İnhisar, kamp ateşi
  • İnhisar kamp
  • KAD kahvaltı da
  • İnhisar Yolu
  • Adaca Kanyonu
  • İnhisar Kamp alanımız
  • İnhisar şelale yolu
  • Adaca Kanyonu girişine giden son iniş

Birkaç hafta süren hava muhalefetinden dolayı tamamlayamadığımız son aşama için Bilecik’in İnhisar ilçesinde bulunan Adaca Kanyonu için yollara düşüyoruz. Adaca Kanyonu bizim gibi çaylaklara göre. Adaca Kanyonunu bizim hocalarımız bulmuş. Aylardır süren kanyon eğitimlerin son aşamasındayız. Suyla olan bağımı bilenler kanyon sporunda olmama hiç şaşırmadılar. 

 

Bilecik Yolları

Bir cumartesi sabahında Mecidiyeköy’e nasıl gideceğimi düşünürken  Metehan beni almaya geliyor ve ne de iyi yapıyor. O kadar çok eşyam var ki. Saat 8,30 civarı servisimiz bizi Mecidiyeköy’den alıyor. Oldukça güzel bir hava var dışarıda. Öyle güzel bir yolculuk yapıyoruz ki. Erdal tef ve ziller getirmiş. Çalan müziklerimiz, oynayan arkadaşlarımızla çok eğleniyoruz.

5. takım
5. takım

Gerçi bir kısım arkadaş ve hoca diğer araca kaçtı eğlencemizden. Kalan sağlar bizim oldu. Kahvaltı durağımız ailemizin köftecisi Köfteci Yusuf’tayız. Kavurmalı yumurta 14 lira, çaylar ücretsiz. Bunu nasıl başardıklarını gerçekten çok merak ediyorum.

5. takım
5. takım

Bu sefer yemek sorumlusu beni yapmış Meral Hocam. Ben sadece makarnayı yaparım demiştim oysa ki. “Elini veren kolunu kaptırır bana” deyip gülüyor. “Hocam akşam açız açız. Ben bari kebap falan yaptırayım yedek de dursun” diyorum. Güle oynaya gidiyoruz yani. Bir taraftan da liste yapıyorum. Ne yiyeceğiz, kim ne alsın, ne kadar alsın?

5. takım
5. takım

Hayatımızda hiç 35 kişiye yemek yapmadık hiç birimiz. Hocalarım bize bu konuda çok yardımcı. Çünkü miktar konusunda bir fikrimiz yok. Köftelerimizi Köfteci Yusuf’tan aldık. Pamukova da durup dört tarafa dağılıyoruz. Herkes hummalı bir şekilde yaptığım listeyi tamamlamaya çalışıyor.

KAD kahvaltı da
KAD kahvaltı da

Yemek takımı benim kafada. Yumurtanın gezeni, tereyağın organiği, sebzelerin en tazesi alınıyor çabucak. Yemeği bana bırakmak demek sabaha kadar yiyeceğimiz anlamına geliyor. Ateşin hakkını vermeliyiz. Son medeniyet durağımız İnhisar oluyor. Oradan da son ekmek ve sularımızı alıyoruz.

Bilecik, İnhisar
Bilecik, İnhisar

Köy kahvesinin oradaki malta eriklerini görünce dayanamayıp dalıyoruz. İzin aldık tabi. Dalını kırmadığımız sürece kimsenin itirazı yok. Kocaman olmuş eriklere kimse dokunmamış. Öyle güzel bir şehir ki zaten tüm yol kiraz bahçeleriyle doluydu. Bir yerden sonra nar çiçekleriyle dolu bir yoldan gitmeye başladık.

İnhisar Kamp Alanımız

Kıvrıla kıvrıla toprak yollara girdik artık. Karşımızda ki dağların ve bulutların dansı öyle güzel ki. Bir yerde durup manzaranın tadını çıkarırken sayısız boomerang ve fotoğraf çekiyoruz. Kamp alanımız İnhisar ilçesinden Çalkara köyüne çıkan yol üzerinde.

İnhisar Yolu
İnhisar Yolu

Harmankaya Kanyonu‘na bakan tepelerdeyiz. Öyle güzel bir yeşillik var ki. Havanın yağışlı olacağını biliyorduk zaten de kamp alanına ulaşır ulaşmaz yağmasını beklemiyorduk. Orası mı burası mı derken en sonunda herkes bir tarafa dağılıyor ve çadırlarımızı kuruyoruz. Müthiş bir nem var havada. Yapış yapış olduk.

İnhisar Kamp alanımız
İnhisar Kamp alanımız

Hocalarımız zor bir treking rotası belirlemişti önceden ama benim katılmaya niyetim yoktu. Dizlerimi çok zorlamak istemiyorum çünkü. Tüm gücümü kanyona sakladım. Önceden kamp alanına yakın bir dere olduğunu öğrenmiştim. Tek amacım oraya ulaşıp dereye kendimi basmaktı. Başlangıçta bunu yapmayı planlayan Gül ve bendik. Sadece iki kişiydik yani ama kamp alanına gelip de yorgunluktan bitince çoğu insan bizimle gelmeye karar verdi.

İnhisar
İnhisar

Suya Koşan Arılar Gibiyiz

Çadır için yer ararken bir şelale de gördüm. Beni kimse tutamaz artık. Hedefe kitlendim. Herkes “o kadar yolu yürüyebilecek misin?” diye soruyor. Arkadaşlar ben de sizin gibi kanyon geçiyorum.

İnhisar şelale yolu
İnhisar şelale yolu

Suya gireceğimizi düşünerek bikinimizi giydik, üstüne şort ve tişörtü çektik çekmesine de bu tür yürüyüşlerde uzun paçalı ve uzun kollu bir şeyler giyin siz yinede. Hafif yağan yağmurdan yer çamur oldu. Tepelerden dik bir yokuştan şelaleye doğru ilerlerken ısırgan otları bacağıma değmesin derken ayağım bir kayıyor.

Isırganlar sonrası acımı hafifletme çalışmalarım
Isırganlar sonrası acımı hafifletme çalışmalarım

Ben komple ısırgan otlarının arasına yuvarlanıyorum. Arkadaşlarımın yorumu “oh şifadır şifa. Bu sene hasta olmazsın” Allah razı olsun. Tüm yanan yerlerin yanında dirseğim de ki yara sabaha kadar zonklayıp duruyor.

İnhisar

Şelale yolunda hava kasvetli, tepemizdeki kara bulutlar arada bir yağmur döküyor. Biz birkaç kişi önden gidiyoruz. Arkadakiler bizden koptu. Şelaleye oldukça yaklaştığımız bir yerde öyle bir yağmur iniyor ki. Biz ağaçların altındayız. Bizden kopan arkadaşlar bir kovuk bulmuş ona sığınmışlar. Sonradan gördüğüm fotoğraflar çok komik.

İnhisar

Biz öncü grup dört kişiyiz. Üstümü çıkarmama gerek kalmıyor. Zaten sırılsıklam oldum. Minnak bir şelale bulur bulmaz elimdeki telefonu arkadaşa emanet edip suya yöneliyorum. “girecek misin?” diyor hayretle. “eveettt… Bunun için gelmedik mi?” diyorum. Ben suya girince bir alkış kopuyor. Yerim ben sizi.

İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar
İnhisar, yoldan çıkmış bir Bahar

Ardımdan onlar da gelince başlıyor bir su savaşı. “Su soğuk mu?” diyenlere, geçen hafta İstanbul adalarına yüzmeye gitmiştim. Deniz daha soğuktu. Biz suyla oynarken arkadaşlarımız da yetişiyor bize. Onlarda gelince kuru olanları ıslatma işi bana kalıyor.

İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar
İnhisar, yoldan çıkmış bir Bahar

Neşemizi kahkahalarımızı uzaklardan öyle bir duymuşlar ki nasıl geleceklerini şaşırmışlar. Ömer hocamız bizi gülerek ve hayretle izliyor. Aylardır bu suya girebilmek için kanyon eğitimindeyim ama su göremedik daha. Güldük eğlendik tamam ama artık dönmeliyiz.

İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar

Yemek yapmamız gerekiyor. Telaşım büyük. Kimseyi aç bırakamam. Şelaleye gelirken biz kolay bir yoldan gelmiştik. Direkt dere kenarına inip düz yoldan gitmiştik ama yolu bildiğini düşündüğümüz hocaların peşine takılınca bir hayli dik yollarda tırmanıp inmek durumunda kaldık.

İnhisar yoldan çıkmış 5.grup
İnhisar yoldan çıkmış 5.grup

Bu da çok güzel yollardan geçmemize sebep oldu. İnerken zorlandığımız bir hayli dik yokuş şimdi tırmanmak için bizi bekliyor. Hepimiz ıslağız. Allahtan hava soğuk değil.

İnhisar yoldan çıkmış 5.grup

Ne Yiyecek Bu Millet?

Yukarılara çıktıkça ardımızdaki trekinge çıkan grubu görüyoruz. Beni bir telaş alıyor. Koşar adım kamp alanına ulaşınca ıslak ıslak yemek olayına girişiyoruz. Ateş yanıyor Allahtan. Tüm ekip güle oynaya biri soyuyor, biri doğruyor, biri karıştırıyor.

Kamp alanımız
Kamp alanımız

En büyük destek Bursa’dan gelen Bursa Arama Kurtarma ekibi BAKUT’tan geliyor.Halay bile çekiyoruz. Bir saatte o kadar yemeği nasıl yaptık bilmiyorum ama iftara her şey hazırdı. Allah’dan kimseyi aç bırakmadık.

İnhisar, odun toplama ekibi
Adaca Kanyonu, odun toplama ekibi

Patlıcan salatam elimde herkesi dolaşıp dağıtırken Meral hocam diyor ki: “İlk defa bir kampta hiç bir şey yapmadan oturuyorum“. Bu bana yetti de arttı bile. “Ohh hocam sefanız olsun” diyorum. Şimdiye kadar ki her kampta baş aşçı Meral Hocamdı.  

Ahçı oldum
Ahçı oldum

Ateşimizin etrafında çalan müziklerimizle, hafiften kararan hava da dağların arasında, ılık bir havada 35 kişi yemeklerini yiyor. Hoş sohbetler başlıyor.

Nusret gibi tuz dökmelerimin fotoğrafı yok
Nusret gibi tuz dökmelerimin fotoğrafı yok

Gündüz yaptığımız şelale yürüyüşünde yaşadıklarımız tüm geceye damgasını vuruyor. Volkan diyor ki; “bir daha Bahar ve Metehan’ın peşine şortla takılmıycam“. Kesinlikle haklı. Aylardır sulu kanyon için eğitimdeyiz ama hep dağ da taş da dolanıp durduk. Tüm yol boyunca kendimi dereye basma hayaliyle bir kısım arkadaşı yoldan çıkarmış olabilirim.

Yemekler hazırlanıyor
Yemekler hazırlanıyor

Sonrasın da şortla ısırgan otlarına yuvarlanmış olabilirim. Yağmura yakalanıp sırılsıklam ıslanmış da olabilirim ama hepsine değdi mi değdi. Yağmur da buz gibi sular da yüzdük. Çok güldük çok eğlendik. Kahkahalarımız dağı taşı inletmiş. Öyle dediler. O kahkahaya gelenleri de ıslaktık mı ıslattık. Son zamanlarda hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum.

Sonunda bizde yiyebiliyoruz
Sonunda bizde yiyebiliyoruz

Hep birlikte söylediğimiz şarkılarımıza kahkahalarımız karıştı. Bu kampta tüm biz çaylak öğrencilere görevler dağıtılmış. Elimizden geleni yaptık ve çok da geç olmadan uyumaya çekildik. Gece yine yağmur yağıyor, hem de şakır şakır. Sabah yedi uyanma saatimiz.

İnhisar kamp
Adaca Kanyonu kamp

Bu Sabahların Bir Anlamı Olmalı

Şener Şen’in “inek obası, uyannn” sesiyle uyanıyoruz. Tüm arkadaşlar müthiş bir mizah duygusuna sahip. Müthiş güzel bir güne uyandık. Geceki yağmurdan eser yok. Hülya’yla Ersan erkenden kalkıp kahvaltıyı hazırlamış.

Adaca Kanyonu kamp alanı
Adaca Kanyonu kamp alanı

Saat dokuzda her şeyimiz hazır giyinmiş olarak Adaca Kanyonu yolunda olmalıyız. Çadır topla, wetsuiti giy hem de bu sıcakta, hatta scuba çorabı üstüne bot giy. Üstüne Can yeleği giy. Sıcaktan ölmeden önceki son dakikalarımız.

Adaca Kanyonu kamp alanı
Adaca Kanyonu kamp alanı

Dalış eğitimlerimden öğrendiğim en hayati şey dalış elbiseleri güneş altında asla tam giyilmez. Bel seviyenizin atında tutmanızın hayati önem taşıdığı defalarca anlatılır. Nasıl soğuktan hipotermiye giriliyorsa aşırı sıcaktan da hipertemiye girilir ve her ikiside hayati önem taşır.

Adaca Kanyonu kahvaltı
Adaca Kanyonu kahvaltı

Herkes kendini o kadar sakınıyor ki ısrarla elbiseleri tam giyiyorlar. Ne desem fayda etmiyor. O sıcağa nasıl dayandıklarını asla anlayamıyorum.

Adaca Kanyonu Nerede?

Vakit gelince servis bizi belli bir yere kadar götürüyor. Kanyona yaklaşma mesafemiz 1 km. Adaca Kanyonu İnhisar ilçesinden Çalkara köyüne çıkan yol üzerinde solda. Koordinatları buraya ilk başta yazmıştım ama Ömer hocam’dan son dakika gelen mesajdan sonra silmeye karar veriyorum.

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Bizim gittiğimiz yerler kimsenin bilmediği, el değmemiş, bakir yerler. Buraların da piknikçi akınına uğrayıp kirletilmesi en son isteyeceğimiz şey. Bu uyarı bana çok mantıklı geliyor. Son zamanlar da gittiğim bakir yerlerin nasıl gidilir tarifini vermekte pek gönüllü değilim. 

Adaca Kanyonu Başlangıcı
Adaca Kanyonu Başlangıcı

Burayı KAD Derneği hocaları keşfetmiş. Bu tür kanyonların, burada yaşayan halk tarafından bilindiği ama oraya giren ilk keşif ekibi kimse, onların kayıt altına aldığından bahsediyorlar. Adını nasıl koyduklarını merak ettiğimdeyse, yakın köylerde yaşayanlarla konuşup halk arasında oraya ne isim veriliyorsa onlarında aynı ismi koyduklarını öğreniyorum.

Adaca Kanyonu girişine giden son iniş
Adaca Kanyonu girişine giden son iniş

Adaca Kanyonu Yolların da Telef Olanlar

Adaca Kanyonu için öyle bir yola dökülüyoruz ki. Dağlar tepeler aşıyoruz. Hava bunun için çok sıcak. Dalış elbisem yarı belime kadar inik olsa bile ayağımda 3mm scuba çorabı, üstünde bot var. Ayaklarımız su içinde.

Adaca Kanyonu'na yürüyoruz
Adaca Kanyonu’na yürüyoruz

Adaca Kanyonu’na ulaşamadan orada buharlaşıp yok olacak gibiyiz. Nasıl bir susamak, nasıl bir yorgunluk. Kırk yıl düşünsem bir dalış elbisesiyle dağlarda yürüyeceğimi düşünemezdim.Adaca Kanyonu’na inen son çarşak kaplı inişte bir ipe tutunarak iniyoruz. Oldukça zor olduğunu söyleyebilirim. En sonunda dere tepe düz gidip kanyonun girişine geliyoruz.

Adaca Kanyonu girişine giden son iniş
Adaca Kanyonu girişine giden son iniş

Adaca Kanyonu

Bu sporun özeti beklemek. En son gruptayız bu sefer. Kanyona bir şelaleden inerek başlıyoruz. İndiğimiz yerde baya derin bir gölcük oluşmuş. Çamurlu bir su akıyor. Büyük ihtimal bir önceki geceki yağan yağmurdan kaynaklanıyor. En sonunda suyu bulduk. Çok mutluyuz. Çocuklar gibi şeniz.

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Bu kadar giysiyle yürümek, ipe girmek, aşağılara inmek hiç kolay değil. Ayvaini Mağarasında düştüğümden beri dizliksiz asla girmem kanyona. Sulara gire çıka çoğu yerde şelalelerden inerek ilerliyoruz. Bastığımız yerde yürümek kolay değil. Çakur çukur bir kanyon içindeyiz.

Adaca Kanyonu, Çok seviliyorum
Adaca Kanyonu, Çok seviliyorum

Genişçe bir alanda mola veriyoruz. Atıştırmalıklarımız ortak alındı. Fındık hurma ve incirden oluşuyor. Nasıl becerdiysem oraya kadar cam şişe bir maden suyunu kırmadan getirdim. Öndeki gruplar bir bir ayrılıyor. Biz kahve içicez.

Adaca Kanyonu ilk iniş
Adaca Kanyonu ilk iniş

Normalde kahve sevmeyen ben bayılıyorum bu kahve faslına. Ersan’la Hülya üşenmeyip hazırlıyorlar bize. Kahvenin yanına lokum bile getirmişler. Hemde ıslatmadan. Mola süresinden kısa bir süre sonra önden giden grubun bir yerde beklediğini görüyoruz.

Adaca Kanyonu ilk iniş
Adaca Kanyonu ilk iniş

Delikli Şelaleden Nasıl indik

Onlar gitmeli ki biz geçebilelim. Bir saate yakın beklerken hafif bir uyku bile çekiyoruz. Diğer gruplar geçip gidince gördüğümüz yer neden bu kadar beklendiğinin cevabını veriyor. Ortada sıkışmış bir taşın altından, bir şelalenin içinden sular beynimize vururken inmemiz gerekiyor.

Adaca Kanyonu Delikli Şelale
Adaca Kanyonu Delikli Şelale

Aradığımız ekşın bu olmalı. Uyuklarken ve mola sonrası beden soğumuş patatese dönmüşken aradığımız adrenalini bulmak gerçekten güzel bir şey. İpe girip aşağı inerken o taşın arasına sığmaya çalışıyorum.

Adaca Kanyonu Delikli Şelale de sular tepeme iniyor
Adaca Kanyonu Delikli Şelale de sular tepeme iniyor

Buz gibi sular kafama son hızla vurmaya başladığında, küçük nefes boşluğumda son ses çığlıklarım etrafa yayılıyor. Eğleniyorum. İşte bu. Kanyonun sonuna doğru son ekşın bizi çok mutlu ediyor. Kanyona girmeden Meral Hocam’dan öğrendiğim kaskın içine şapka takıp, şelalelerden inerken kendimize nefes boşluğu yaratma fikri burada çok işime yarıyor. 

Adaca Kanyonu Delikli Şelale de suların içinden geçiyoruz
Adaca Kanyonu Delikli Şelale de suların içinden geçiyoruz

Bir yer var ki birkaç metreden kaydırak gibi kaymak gerekiyor. Yapamayan tek kişi benim. Herkes atlıyor ama ben ipe girmeyi tercih ediyorum. Yükseklik korkusu mu dersin ne dersin bilemedim. 600 metre uzunlukta kısa bir kanyon diye çoğu kişi beğenip gelmedi ama biz bittik. Biraz daha devam etse yürüyecek dermanımız kalmadı.

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Üstümdeki can yeleği, ıslak elbiseler, dizimdeki dizlikler robot gibiyim. Hareketlerim o kadar kısıtlı ki. Biz yorgun savaşçılar yeni bir zafer kazanmış edalarıyla çıktık kanyondan. Biraz daha devam etse biz nasıl devam ederdik bilmiyorum.

Adaca Kanyonu çıkışı
Adaca Kanyonu çıkışı

Yorgunluktan bitmiş bir edayla çıkışımızı daimi şöförümüz Coşkun abi görüntülüyor. O bizi, biz onu çok seviyoruz. Bir şöför değil ekibin bir parçası. Ateşi yakar, odun toplar, çayı demler, etrafı toparlar, bizi toplar. Hatta geç saat oldu mu evimize bile bırakır. Kanyon ekibimizin jokeri kendisi. 

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Adaca Kanyonu Dönüş Yolu

Araçlarımız kanyon çıkışına bizi almaya gelmiş. Kızlı erkekli dağılıyoruz. Üstümüzdeki ıslak elbiselerden kurtulmamız gerekiyor. Bu sefer hazırlıklıyım. Yanıma kocaman çöp poşetleri aldım. Kuru giysilere kavuşup kamp alanımıza geri dönüyoruz. Sabah topladığımız eşyaları araca yerleştirmemiz gerekiyor. Acele yok. Sakin sakin güle oynaya hazırlanıyoruz. 

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Kanyonda fotoğraf çekmek için su geçirmez telefonumu kanyona sokmuştum ama daha başlarda su alıp pert oldu. Su geçirmez diye satılan telefonları çift taraflı bir bantın tuttuğunu öğrendim. O zaman nasıl 6 metreye kadar suyun altında video ve fotoğraf çeker diye lanse ediyorlar bilemiyorum. Fotoğraf ve videolar için arkadaşlarıma teşekkür ederim. 

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Ben telefonla uğraşıyorum yani. Bir arkadaşımız telefonu tekrar suya koymam gerektiğinden bahsediyor. Oksitlenmeyi geciktiriyormuş. Ben de öyle yapıyorum. Yedi kat poşetin içindeki telefon arkadaşlarımı çok güldürüyor. Balığın nasıl esprileri havada uçuşuyor. 

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Akşamın son demlerinde yola çıkıyoruz. Aracın içinde bir çekirge görüyorum. onu evinden ayırmayalım, doğaya geri bırakayım istiyorum. Elimle yakalıyorum o bir yerden kaçıyor. Onunla uğraşırken ayağımı öyle şiddetli bir şekilde çarpıyorum ki. Böyle bir acı yok. Hiç bir şey olmamış gibi çekirgeyi doğaya salıyorum ve korkarak ayağıma bakıyorum.

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Tabi ki kan içinde. Aracımızın egzosu kopmuştu. O boruyu aracın içine koymuşlar. Bende farketmediğim için çarpmışım. Hani et tırnaktan ayrılmazdı. O kadar tehlikeli işler yaptık birşey olmadı. Aracın içinde yaralandım. O nazar bir yerlerden çıkacaktı. Bu kadarına şükrediyorum. 

  • Çınarcık Günbatımı
  • Çınarcık, Yapay şelalenin yukarısındaki gölet
  • Erikli, Çifte Şelale Yolu
  • Çifte Şelale
  • Erikli, Çifte Şelale yolu
  • Sudüşen Şelalesi
  • Erikli, Çifte Şelale Yolu
  • Sudüşen Şelalesi
  • Yalova Termal
  • Yalova Termal
  • Yalova Termal ve zavallı papağanlar
  • Yalova Termal
  • Yalova Termal açık havuz
  • Çiftlikköy, Kara Kilise
  • Çiftlikköy, Kara Kilise
  • Çiftlikköy, Kara Kilise
  • Çiftlikköy, Kara Kilise
  • Çiftlikköy, Kara Kilise
  • Çınarcık
  • Çınarcık, Günbatımı
  • Şenpınar Koca Çınar
  • Sudüşen Şelalesi yolu
  • Sudüşen Şelalesi
  • Yalova Termal Ayak Suyu
  • Sudüşen Şelalesi
  • Çınarcık, Yapay Şelale
  • Çınarcık, Çifte Şelale
  • Erkli Şelalesi
  • Teşvikiye Köyü
  • Erikli, Çifte Şelale Yolu
  • Erikli Çifte Şelale Asma köprü
  • Yalova Termal açık havuz
  • Yalova Termal
  • Şenköy Koca Çınar
  • Çınarcık, Erikli, Çifte Şelale

Kurşunlu ve Çifte şelaleler, Su düşen Şelalesi’ne bir kaç gündür bakarken bir arkadaşım arayıp gidelim diyor. Evrene nasıl bir haber gönderdiysem gerçekleşmesi 24 saati buluyor. Yaz kış ne zaman olsa şelale dense yerimde duramam. Havalarda hafif ısınmaya başlayınca kendimizi Çınarcık da ki sayısız şelalenin yolunda buluveriyoruz.

 

Erkli Şelalesi
Erkli Şelalesi

İki günlük, hafta sonuna sığabilecek bu rotaya şelale sevenler bayılacak. Sabah yola çıkma planı, hava bulutlu olunca öğleni buluyor. Çınarcık’a geçmek için Topçular feribotunu kullanıyoruz. Gidiş dönüş 100 TL ödüyoruz. Dönüşü bir yıl içinde istediğiniz zaman yapabilirsiniz. Size verilen kartı ve bileti kaybetmeyin yeter. 

Normalde evlerde ve kapalı alanlarda 100-200 adet cm3 te. bahçeler ve kırsal alanlarda parklarda yeşil oranına ve çoğrafyaya bağlı olarak. 500-1000 adet negatif iyon bulunur. Dağlar ve ormanlarda 5000 adete kadar çıkar bu rakam. Su kenarları, deniz, gö,l şelalelerde 10-15000 adet negatif iyon bulunur. Yalova’da ki şelale bölgelerinde  suyun bol olduğu zaman 30.000 adete kadar çıkıyor. Bu ise tam bir doping etkisi yaratır ve bir çok hastalığın tedavisinde temel faktör olur. Yalova ve çevresi hava kalitesi açısından çok iyi. Özellikle Samanlı Dağları, yaylaları ve şelaleleri yüksek negatif iyon değerlerine sahip. Bu ise gerçek bir hazine .İnsan sağlığı için çok gerekli olan havanın vitaminleri dediğimiz negatif iyonlar olmazsa biz saksıda susuz kalmış çiçekler gibi solar, kururuz.

İnternette dolanırken karşıma çıkan bu bilgiler doğaya olan aşkımı, ruhumda ne zaman bir çalkantı olsa kendimi doğaya salışımı açıklıyor. Ben bilmiyordum tabi bu sebepleri ama her doğaya çıkışımda taşı toprağı sevip okşamadan, dokunmadan dönmezdim. “Doğa beni tedavi eder, yollar bana bakar” derdim. Meğer bilimsel bir açıklaması varmış. Boşuna sallamıyormuşum. Her doğaya çıkış sonrasında kendime reset attığımı söylerdim. Meğer doğruymuş. Hadi o zaman bol bol negatif iyon almaya ve resetlenmeye gidiyoruz.

Teşvikiye Köyü
Teşvikiye Köyü

Çiftlikköy Kara Kilise

Gideceğim yer için her zaman şöyle bir internette arama yaparım.Bu sefer yaptığım da Çiftlikköy civarında Kara Kilise adında eski bir yapıya denk geliyorum. Geçerken mutlaka görmeliyiz. Navigasyona yazmayın, yanlış yere götürüyor. Kara Kilise Yalova istikametine giderken deniz tarafında kalıyor. Topçular feribotundan indikten sonra Yalova istikametinde Çiftlikköy’e geldiğinizde Özdilek’ten sağa dönün.

Çiftlikköy, Kara Kilise
Çiftlikköy, Kara Kilise

Dümdüz gittiğinizde solda bir kahve göreceksiniz. İşte o kahvedeki emmimgillere sorduk. Bize yerini tarif ettiler. O kahveden sonraki soldan dönün, karakolu geçin, Başkent 1 sitesinin içinde bu Kara Kilise. Tarihi yapıların ve sit alanının üstüne site yapan ve otoparka çeviren başka millet var mı bildiğiniz? Site güvenliği sorunsuz sizi içeri alıyor.

Çiftlikköy, Kara Kilise
Çiftlikköy, Kara Kilise

Sol tarafa doğru yürüyünce sizi bir süpriz bekliyor. Etrafı binalarla çevrilmiş Ani Harabeleri’ndekine benzeyen bir yapı görüyoruz. Gerçekten çok güzel.Arkadaşım benden daha şaşkın. “20 senedir gelir geçerim. Basmadığım yer kalmamıştır. Bilmiyorum” diyor. Etrafına arabalar parkettiği için temiz bir fotoğraf almak çok zor oluyor. İçine çim ekmişler. Yemyeşil çok güzel gözüküyor. Etrafında apartmanlar var.

Çiftlikköy, Kara Kilise
Çiftlikköy, Kara Kilise

Böyle bir yapının hemen yanına nasıl bir site yapılmasına izin verilmiş, kim vermiş anlamak mümkün değil. Site güvenliğinin anlattığına göre bu kalan yapı aslında kiliseye gidenlerin toplandığı yermiş. Asıl kilise yıkılmış. Ne kadarı doğru bilemiyorum tabi. Ani Harabelerine benzeten bir tek ben miyim??

1097 yılında haçlı seferleri sırasında Latin ordularının bir kısmı İznik Yolundan geçerken bu belde içinden de geçmiş. Çiftlikköy, eski Roma İmparatoru Büyük Constantinus’in annesi Helena’nın doğduğu ve adını verdiği Helenopolis Şehri’nin bulunduğu yer olduğundan tarih açısından aslında önemli bir yer.

Çiftlikköy, Kara Kilise
Çiftlikköy, Kara Kilise

Yalovaya indikten sonra hep yanından geçip gititğimiz Çiftlikköy’e bakar mısınız hele. Bu site yapılırken, buralar kazıldıkça kim bilir neler çıkmıştır ve kazılmayan yerlerin altın da kim bilir nasıl bir tarih yatıyordur. Hava bir yağıyor bir açıyor. Bizde de nasıl bir şans varsa arabaya bindiğimiz an müthiş bir yağmur, inince damla yok. Şanslı olduğumu söylemiş miydim?

Çiftlikköy, Kara Kilise
Çiftlikköy, Kara Kilise

Çınarcık da Günbatımı

Akşam olmadan Çınarcık’a ulaşmak istiyoruz. Muazzam bir gün batımı varmış. Onu yakalamak istiyoruz. O kadar gezdiğim halde hiç Çınarcık’a gelmemişim. Ne tuhaf. Yalova’dan sonra Çınarcık tabelalarını takip ederseniz sizi götürüyor.

Çınarcık
Çınarcık

Tepeden öyle güzel bir manzarası var ki. Aşağılara inmeden mutlaka orada durup bir izleyin, bir fotoğraf çekin. Arkadaşım benim bu isteğimi anlamayınca biz geçip gidiyoruz. Oradan manzarayı izlemek hayal oluyor.

Çınarcık Günbatımı
Çınarcık Günbatımı

Çınarcık’ın eski sokaklarında dolanıp tepelere çıkıp yukarılardan bakıyoruz. Deniz uçsuz bucaksız gözüküyor. Aşağıya inip sahilden de yakalıyoruz günün son saatlerini. İnsanın içi huzur doluyor. Ertesi gün şelale yollarına düşüyoruz.

Çınarcık, Yapay Şelale
Çınarcık, Yapay Şelale

Teşvikiye Köyü’nü geçince Erikli Şelalesine giderken sağa değil de sola gidince yapay şelalelere ulaşıyoruz. Evet yapay bir şelale ama güzel. Yukarıda bir de gölet var. Suyun karşısı Zindan cafe. Motorcu olanlar anladı. Bir dönem motorcuların kahvaltı rotasıydı bu Zindan Cafe.

Çınarcık, Yapay şelalenin yukarısındaki gölet
Çınarcık, Yapay şelalenin yukarısındaki gölet

Erikli ve Çifte Şelaleler’e Nasıl Gidilir?

Sırada Erikli ve Çifte Şelale var. Çınarcık Teşvikiye Köyü’nü geçince sağa Erikli ve Çifte Şelaleler tabelasına sapın. Oldukça bozuk bir yoldan gidiyoruz. Daha sezon açılmadığı için yollar bir hayli bozuk. Toprak kaymış, yollar delik deşik, hatta yer yer yol kaymış ama ulaştığınız nokta buna değiyor.

Erikli, Çifte Şelale yoluErikli, Çifte Şelale yolu

Dikkat etmezseniz dört tekeriniz ayrı çukura düşebilir. Hal böyle olunca bir hayli yavaş gidiliyor. Bu da doğanın tadını çıkartmak ve hiç bir manzarayı kaçırmamak anlamına geliyor. Neyse ki benim minik kız bizi yarı yolda bırakmadı.

Erikli Çifte Şelale Asma köprü
Erikli Çifte Şelale Asma köprü

Vardığımız noktada gözlemeler yapılan bir restoran var. Oraya arabayı bırakıp geri kalan yolu yürümeliyiz. Asma bir köprüden Erikli Şelalesine doğru yürüyorum. Asma köprülere olan aşkımı bilmeyen var mı? Buraya daha önce de geldim ama köprü de bir fotoğrafım yoktu. Olmasın mı ama şu güzellikte?

Erikli, Çifte Şelale Yolu
Erikli, Çifte Şelale Yolu

Çok güzel ormanlık bir alandan yukarıya doğru kolay bir patika da ilerliyorsunuz Sağ tarafınızda dere size eşlik ediyor. Henüz havalar ısınmadığı için kimsecikler yok bizden başka. Hayal ettiğim huzur ve kafa dinginliği. Çok güzel bir yürüyüş yolundan sonra peş peşe iki kocaman şelale sizi bekliyor.

Erikli, Çifte Şelale Yolu
Erikli, Çifte Şelale Yolu

En fazla 15 dakika yürüdük buraya. Ciğerlerime çektiğim mis gibi hava, gürül gürül çağlayan sular… Yukarılara doğru ulaştığımız da çok sevimli merdivenleri tırmanın ve Kurşunlu Şelalesiyle tanışın. Debi oldukça yüksek. Kıştan yeni çıktık çünkü.

Erikli, Çifte Şelale Yolu
Erikli, Çifte Şelale Yolu

Bir kaç merdiven daha tırmanınca da Çifte Şelale tüm heybetiyle karşınızda. Senelerce önce burayı çok merak ettiğim için gelmiştik ama yanımdaki arkadaşım “hadi hadi” yaptıkları için ve yukarıda ki şelaleden haberimiz olmadığı için görmeden gitmişiz.

Çifte Şelale
Çifte Şelale

Ne saçma değil mi? Üst kat komşusu kadar yakın. Hadi hadi kelimesi kadar nefret ettiğim bir şey yok sanırım. Şelalelere karşı ayrı bir aşkım var. Anlatılacak gibi değil.

Çınarcık, Erikli, Çifte Şelale
Çınarcık, Erikli, Çifte Şelale

Şenköy Koca Çınar

Bir sürü fotoğraf çektikten sonra biraz oturup su sesleri içindeki sessizliği dinliyorum. Mis gibi havayı ciğerlerime çekiyorum. Ayrılmak kolay olmadı.. Bugün daha yapmak istediğimiz şeyler var.

Şenpınar Koca Çınar
Şenpınar Koca Çınar

Onun için kalkıyoruz ve bozuk yollardan kıvrıla kıvrıla tekrar aşağıya iniyoruz. Yolumuzun üstünde bir köyden geçiyoruz. Adı Şenköy. Kocaman bir çınar var. İçi oda gibi. İçine girip çıkıp fotoğraf çekiyoruz. Dediklerine göre bir zamanlar bir köfteci buraya yerleşmiş. Zor çıkartmışlar.

Şenköy Koca Çınar
Şenköy Koca Çınar

Sudüşen Şelalesi’ne Nasıl Gidilir?

Sudüşen Şelalesi‘ne gitmek için önce Yalova’ya bağlı Termal‘e ulaşmak gerekiyor. Oradan da Üvezpınar tabelasını takip edin. Yol da bir yerlerde tabela var ama bence yeterli değil.

Sudüşen Şelalesi yolu
Sudüşen Şelalesi yolu

Buranın yolu da Çifte Şelaleler yolunu aratmıyor. Hatta daha berbat. Sis bulutu manzaraları eşliğinde kıvrıla kıvrıla gidiyoruz. Müziğimizse Sonbahar Fiminin müzikleri. Hey gidi Karadeniz’le başlayan bir müzik şöleni. Ortama çok uyuyor. O filmin içine düşüvermiş gibiyiz.

Sudüşen Şelalesi
Sudüşen Şelalesi

Yol manzarası öyle güzel. Termal’e 8 km uzaklıkta ki Sudüşen Şelalesi’ne giriş ücretsiz. Bir tane cafe yapılmış. Yemek de var sanırım. Erikli Çifte Şelale de nasıl hiç kimse yoksa burası da bir o kadar Arap turist barındırıyor.

Sudüşen Şelalesi
Sudüşen Şelalesi

İnsansız fotoğraf çekmekte biraz zorlansakta, şelalenin şiddetinden ıslansakta gördüğümüz manzara hepsine değdi. O kadar yüksekten dökülüyor ki su üstümüze toz gibi yağıyor. Islanıyoruz ama anlamıyoruz. Arkadaşım şelaleye geçiş için konulan merdivenli geçişin yeni olduğunu söylüyor.

Sudüşen Şelalesi
Sudüşen Şelalesi

Eskiden yokmuş. Geçiş kolay ama doğayı biraz bozmuş sanki. Üstüne de bir platform yapmışlar. Oturup çay çorba içilebilsin diye sanırım. Artık akşam olmak üzere.

Sudüşen Şelalesi
Sudüşen Şelalesi

Yalova Termal

Bölgeden ayrılmadan son olarak sıcacık termal sularda yüzmek istiyorum. Yalova’nın termallerini duymayan yoktur. Ben de öyle ama bir türlü gelememiştim. 4000 yıllık tarihiyle sit alanı ilan edilen alanda pek çok tarihi eser var. Hamamlar bile tarihi eser. Kocaman kapısı olan yemyeşil bir alanda serpiştirilmiş hamam, havuz ve çeşitli banyolardan oluşan bir yer.

Yalova Termal
Yalova Termal

Atatürk zamanında burayı keşfedince buraya otel yaptırtmış. Pek çok ağaç diktirmiş. Ağaçların üstünde ne oldukları ve yaşları mevcut. Aracınızla 7 lira verip içeri girebilirsiniz. Araç için çok yer yok ama. Önce etrafta biraz dolaşıyoruz. Yemyeşil alan çok hoşumuza gidiyor. Çeşitli banyolar var.

Yalova Termal
Yalova Termal

Üşenmeyip ayak banyosunu deniyorum. Tünel gibi bir yerin altından su geçiyor. Ayağınızı suya sokmanız gerekiyor. Buz gibi bir derenin içinde kaynayan sudan ısınan kayaya dokunmak mümkün değil. Oradan çıkan su kaynar, taş alev gibi, etrafındaki su buz gibi. Çok acayip.

Yalova Termal Ayak Suyu
Yalova Termal Ayak Suyu

Bir de bu soğukta bir elektrikli soba karşısında tir tir titreyen papağanlar var. Biz 20 lira verip bir fotoğraf çektiricez diye tropikal hayvanlar bu soğukta elektrikli sobayla ısınıyor. Sudüşen Şelalesi’n de de vardı papağan. İçim acıdı hallerine.

Yalova Termal ve zavallı papağanlar
Yalova Termal ve zavallı papağanlar

Yalova Termal, Açık Havuz

Göz banyosu ayak banyosu derken sıra termal sularda yüzme kısmına geliyor. Biz biraz geç gittiğimiz için çoğu kapalı. Benim gözüm zaten açık havuzda olduğu için sorun yok. Hamamlar değişik fiyatlarda. Salı perşembe Sultan Hamamı’nın halk günüymüş. Sabah 7,30 akşam 10,30 saatleri arasında açık. Açık havuz 40 lira. 3 saat kalabiliyorsunuz.

Yalova Termal
Yalova Termal

38 derece sıcaklığı var havuzun. Dışarısı buz gibi olsa da buharlaşan su sizi üşütmüyor. Sıcak suları sevmeme rağmen bana bile çok sıcak geldi. Açık havuzun kapalı olan bölümleri de var. Havlu istemezseniz vermiyorlar. Siz isteyin. Soyunma kabinlerinin kapıları kilitlenemiyor. Eşyalarınızı orada bırakıp çıkmanız gerekiyor. Kadın erkek karışık olduğu için çok rahat edemedim.

Yalova Termal açık havuz
Yalova Termal açık havuz

Asıl şifalı dedikleri kapalı havuza girmek mümkün değil. Sadece erkek var içeride, tek kadın yok. Hamam kısmı da öyle. Çok fazla arap var. İçeride hiç rahat edemeyince “zaten açık havuz istiyordun” deyip kendimi havuza atıyorum.Buraya 15 günlük gelenler var tedavi amaçlı. Pek çok şeye iyi geliyor.

Yalova Termal
Yalova Termal

Otel fiyatları çeşitli. Arayıp öğrenmekte fayda var. Havuz da orada kalanlarla sohbet ediyoruz. Genelde 60 yaş civarı bir kitlenin yanın da çocuklu aileler de vardı. Ben buz gibi havada sıcak suların içinde su balesi yapıyorum. Fazla hareket etmemek gerekiyor. İnsanın kalbi sıkışıyor. Fazla uzun kalmak da iyi değil. Gitme zamanı gelince hazırlıklar başlıyor. İçerisi adam kaynadığı ve rahatsız edici şekilde baktıkları için duş alıp kaçasım var.

Yalova Termal açık havuz
Yalova Termal açık havuz

Onda bile kapıda bekleyip rahatsız ediyorlar. Saç kurutma makinaları var. Her şeye rağmen iki günümü çağıl çağıl sularda ve finalini de sıcacık sularda yaptım. Pamuk gibi oldum. Acıkan karnımızı Köfteci Yusuf’a emanet edip yavaştan evinizin yolunu tutuyoruz. Küçük bir kaçamak daha son buluyor.

  • Ayvaini Mağarası Çıkış
  • Ayvaini Mağarasından dış dünyaya bakış
  • Ayva Köyü
  • Ayvaini Mağarası
  • Fotoğraf: Pan Derneği, Ayvaini Mağarası
  • Ayvaini Mağarası çıkışı
  • Ayvaini Mağarası çıkışı
  • Uluabat manzarası ve Gölyazı'ya kuş bakışı
  • Ayvaini Mağarası aşağıdan dış dünyaya bakış
  • Ayvaini Mağarasını ilk görüşüm
  • Ayvaini Mağarası yolu
  • Ayvaini Mağarası Kamp alanı
  • Bakut'un bize ikramı kavurma ve pilav
  • Ayvaini Kamp
  • Ayvaini Mağarası Kampın da kahvaltı
  • Kamp Alanı
  • Ayvaiini Mağarası iniş hazırlıkları
  • Ayvaiini Mağarası iniş hazırlıkları
  • Ayvaini Mağarası
  • Ayvaini Mağarası
  • Ayvaini Mağarası mola
  • Ayvaini Mağarası
  • Ayvaini Mağarası, her taşa sarılıyorum, öpüyorum
  • Ayvaini Mağarası
  • Ayvaini Mağarası çıkış
  • Ayvaini Mağarası
  • Ayvaini Mağarası mola
  • Ayvaini Mağarası mola
  • Ayvaini Mağarası mola
  • Ayvaini Mağarası
  • Ayvaini Mağarası
  • Ayva Köyü, ardı bizim geçtiğimiz mağara
  • Ayvaini Mağarası aşağı inme stresi
  • Ayvaini Mağarası'nda aşağıya bakış
  • Sonunda atladım
  • Ayvaini Köyü
  • Ayvaini Mağarası çıkışı eğleniyoruz
  • Ayvaini Mağarası çıkışı eğleniyoruz
  • Ayvaini Mağarası

Kanyon eğitimi kapsamında Bursa da ki Ayvaini mağarasına gidiyoruz. Olağanüstü sarkıt ve dikitlerle kaplı, duvar damlataşları, sulu damlataş havuzları ve gölcükleri, el değmemiş yapısıyla gerçek bir doğa harikası  Ayvaini Mağarası. Ayvaini mağarası yer altında 5,5 km gidiyor. Yeraltı sularında yüzücez yani. Mağaralar her zaman hep ilgimi çekmiştir. Bunu kaçıramazdım.

Ayvaini Mağarası’na Nasıl Ulaştık?

Harika güneşli bir havada bir cumartesi günü Mecidiyeköy’den bizi alan servisle başlıyor maceramız. Öğlen saatleri olması sebebiyle İstanbul’dan çıkmak bir hayli sıkıntılı oluyor. Kamp yapacağımız yer tamamen doğayla başbaşa. Bursa da Ayva Köyü’nün yukarısında Ayvaini Mağarasına çok yakın bir yerde kamp yapıcaz. Bu sebepten alış verişinizi Bursa’dan yapmanız gerekiyor. Biz de öyle yapıyoruz.

Uluabat manzarası ve Gölyazı'ya kuş bakışı
Uluabat manzarası ve Gölyazı’ya kuş bakışı

Akşam saatlerine doğru hala yoldayız. Yolumuz bir yerden sonra Uluabat ve Gölyazı’ya kuş bakışı bakıyor. Harika manzaralardan geçiyoruz. Yolculuğumuz tam altı saat sürdü. Tüm gün yolda geçti. Normalde en fazla 3 saatte burada olmalıydık ama trafik bizi mahvetti. Gelir gelmez hemen çadırlarımızı kuruyoruz. Ortaya ateş için yer hazırlanıyor ve akşam yemeği için hummalı bir çalışma başlıyor.

Ayvaini Mağarası Kamp alanı
Ayvaini Mağarası Kamp alanı

Ayvaini Mağarası’nı İlk Görüşüm

Yemeklerimizi ortak hazırlıyoruz. Birileri derede kap kacak ve sebze yıkamaya gidelim deyince peşlerine takılıyorum. Mağaranın girişi de oradaymış. Mağarayı ilk görüşüm beni çok ürkütüyor. Ben düz ayak giricez sanıyordum ama bir iple beşinci kattan aşağı bir kara deliğe inmemiz gerekiyormuş. Hiç hoşlanmadım.

Ayvaini Mağarasını ilk görüşüm
Ayvaini Mağarasını ilk görüşüm

Tüm gece nasıl ineceğimizi düşünüp duruyorum. Ertesi gün vazgeçebileceğimden bahsediyorum. Kamp alanımızda pişen tarhana çorbamız, salatamız var. Bizi misafir eden Bursalı grup Bakut yani Bursa Arama Kurtarma ekibinin bize ikramı kavurma ve pilavı da var.

Bakut'un bize ikramı kavurma ve pilav
Bakut’un bize ikramı kavurma ve pilav

Bu sefer ki menü dört dörtlük. Bize bunlar yeter mi? Bizim yeme turumuz gece üçlere kadar ızgara köfte, böbrek ve sucukla devam ediyor. Muhteşem bir dolunay var tepemizde. Dağın başındayız ama o kadar aydınlık ki ortalık. Kısa bir yürüyüş bile yapıyoruz hatta. En son ateşin başında sohbet ederken uyuyanların kovması sonucu yataklarımıza gidiyoruz.

Ayvaini Kamp
Ayvaini Kamp

Ayvaini Mağarası’na Giriş Hazırlıklarındayız

Sabah erkenden ayaktayız yine ama bu sefer saat altı değil, dokuz. Ateş yanmış, menemen pişiyor. Kahvaltı sonrası wetsuitlerimizi giymek için çadırlara yöneliyoruz. Kırk yıl düşünsem dalış elbisemi bir dağ başında, ormanda kuru kuru giyeceğim aklıma gelmezdi. 

Ayvaini Mağarası Kampın da kahvaltı
Ayvaini Mağarası Kampın da kahvaltı

Dalış elbiseleri genelde ıslak giyilince daha kolay oluyor. Bir kısmını çadırda giymeyi başarsam da geri kalanını giymek için dışarı çıkmalıyım.Ben yine iyiyim. Hülya’nın elbisesi kendine ait değil ve birkaç beden küçük sanırım. Kendi bedenimizde olsa dahi çok zor giyilen bu elbiseye Hülya nasıl sığacak?

Kamp Alanı
Kamp Alanı

Çadırdaki içler acısı durumuna gülmemek elde değil. “Çık dışarı, bu bir spor, kimse sana bakmaz, işin doğasında bu var” desemde çadırdan çıkartamıyorum. Sonra olaya oba başımız Meral hanım ve Meryem dahil oluyor.

Ayvaiini Mağarası iniş hazırlıkları
Ayvaiini Mağarası iniş hazırlıkları

Hayatımda görmediğim bir sabır ve uğraşmayla Hülya’yı elbiseye sokmaya çalışıyorlar. Uzaktan gelin ve nedimeleri gibiler. Sanırım bir gülme krizine girdim. Böyle bir eğlence yok. Hiç bir şey fayda etmeyince Meral Hanım basıyor bulaşık deterjanını. Başka çare yok.

Ayvaini Mağarası yolu
Ayvaini Mağarası yolu

Ayvaini Mağarası’na İniş Çabalarım

En sonunda giyinmeyi başarmış, çadırları toplamış, araca yerleştirmiş zavallı bizler mağaranın yolunu tutuyoruz. Bir bilinmeze gidiyoruz. Ekibin çoğu yok. Mağara kelimesini duyan gelmemiş. Mağaranın başında 40 kişiye yakınız. İlk önce Ender Hocam atlıyor. Aşağıda bir emniyetçi de yok.

Ayvaiini Mağarası iniş hazırlıkları
Ayvaiini Mağarası iniş hazırlıkları

Emniyeti o alacak. Sol karşı duvara bir istasyon çakılmış. İp oraya bağlı. Oradan ipe girdiğiniz de öyle bir sallanıyorsunuz ki. Boşuğa atlıyorsunuz yani. Aşağısı kapkaranlık ve çok yüksekteyiz. Çok endişeliyim.Gülüp duruyorum ama her an kaçasım var. Bizim gruptan ilk önce kızları indiriyorlar. Bir tek ben kaldım.

Ayvaini Mağarası aşağı inme stresi
Ayvaini Mağarası aşağı inme stresi

En sonunda beni zorla da olsa ipe girmeye ikna ediyorlar. Bir uçurumun başında karanlık bir çukura atlamak üzere bir ipin ucundayım. Arkam dönük olsa ve görmesem yapıcam. Daha önce yükseklik korkumu yendim. Artık bunları düşünmüyorum ama burası öyle böyle değil.

Ayvaini Mağarası'nda aşağıya bakış
Ayvaini Mağarası’nda aşağıya bakış

Çoğu insan vazgeçeceğimi düşünmüş. Buna ben de dahilim. Son dakikalarımı çeken arkadaşlarım olmuş. Ben bir şeyin farkında değilim. Daha sonra izlediğim videolardan kendime inanamadım. Baya bir beklemeden sonra buraya kadar gelip de vazgeçmeyi kaldıramayacağımı düşünüp, yaradana da sığınıp salıyorum kendimi. Atlıyorum. Beni tuttukları için pek sallanmıyorum.

Sonunda atladım
Sonunda atladım

Herkes beni alkışlıyor. Ağzımdan “Kolay oldu aslında” diye de bir cümle çıkınca herkes basıyor kahkahayı. Nasıl indim, naptım bilmiyorum. Aşağı da diğer arkadaşları beklerken su falan içiyorum. Kendime gelmeye çalışıyorum. Orada naptığımı ve neden yaptığımı, kendimle ne zorumun olduğunu düşünüyorum. Aşağıda ki karanlıktan yukarıda ki ışığa bakıyorum. Aşağısı soğuk.

Ayvaini Mağarası aşağıdan dış dünyaya bakış
Ayvaini Mağarası aşağıdan dış dünyaya bakış

Ayvaini Mağarası’ndayız

Ayaklarımızda botlar var ama ıslağız. Beklemek bu sporun kısa bir özeti gibi. Pek sesim çıkmıyor. Her zaman gülen eğlenen ben pek iyi değilim. Klostrofobik durumumdan kapalı ve karanlık yerlerde pek duramıyorum. Ayvaini Mağarası’ysa 5,5 km’lik bir yeraltı nehri adeta. 

Ayvaini Mağarası
Ayvaini Mağarası

İki girişi varmış. Biri Bursa’nın Mustafa Kemalpaşa’ya bağlı Kazanpınar ve Doğanalan Köyleri arasındaymış. Bir yerde yer altından çıkıp bir çay gibi aktıktan sonra Ayva Köyü’nün yukarılarından bir şelale gibi bu mağaraya dökülüyormuş.

Ayvaini Mağarası
Ayvaini Mağarası

Yer kabuğunun kırıklarla parçalanarak ayrı kıtalara bölünmeye başladığı ‘Mezozoik Zaman’dan günümüze gelen Ayvaini Mağarası, 1970 yılında 3 kişilik bir İspanyol ekip tarafından keşfedilmiştir.

Ayvaini Mağarası
Ayvaini Mağarası

Hidrolojik olarak etkin durumda olan mağaranın Ayva Köyü’ndeki ağzından yeraltı suları çıkıyormuş. Uzunluğu 5,5 kilometreyi bulan mağaranın içinde yer yer 3-4 metreye ulaşan 60 adet gölcük yer alıyormuş. Düşünsenize çoğu boyu geçiyor ve biz onları yüzerek geçicez. 

Ayvaini Mağarası
Ayvaini Mağarası

Mağaracılar bizim yüzerek geçtiğimiz yerleri botla geçiyorlar. Onlar bizim gibi dalış elbisesi giymiyor.Hiç yeraltı sularında, göllerinde, nehirlerinde yüzdünüz mü? Ben yüzmedim. Fazla düşünmeye gerek yok artık. Hep mağara sevmez misin? Gittiğin her yerde sualtında bile tüm kovuklara girmez misin? Kaç insan yaptı bunu? Haydi Bahar görelim seni… 

Ayvaini Mağarası
Ayvaini Mağarası

Herkes de indiğine göre yürüyüşümüz başlıyor. Kafamızda ki fenerlerden her yer aydınlık. Karanlık değil. Daha sonra fotoğraflara baktığımda aslında zifiri bir karanlıktaymışız ama anlamamışız diyorum. Yerler de taşlar var. Dikkatli yürümek lazım derken sol ayağım bir kayıyor, sağa tutunayım derken sağ ayak da kayıyor. Bu sol sağ sol derken artık bozulan dengeme yapacak bir şey yok.

Ayvaini Mağarası
Ayvaini Mağarası

Mağara da Nasıl Düştüm?

Suların içinde iki dizimin üstüne öyle bir düşüyorum ki acısı aklıma geldikçe hala ürperiyorum. Kalkıp yürümeye devam ettim ama öyle bir acı yok. Tuhaf olan kimseye bir şey söylemiyor olmam. Normal de söylemek gerekiyor. Siz başınıza böyle bir şey gelirse mutlaka söyleyin. Soğuk sular biraz iyi geliyor. Acı her adımda azalıyor derken önümdeki çocuk “su taş” derken tak diye sol dizimi suyun içinde bir kayaya geçiriyorum. 

Ayvaini Mağarası, her taşa sarılıyorum, öpüyorum

Ağlasam ağlıycam. “Tamam, anladım ne demek istediğini” diyorum. Grup öyle hızlı gidiyor ki. Biz; Bursalı ekip, Meral hocam ve artçı Yüksel Hocamla geriler de kaldık. İlk başladığımız da ben de koşmuştum onlarla ama sonra “nereye koşuyorum ki” dedim. Başladım etrafıma bakmaya, o muhteşem sarkıtlara dokunmaya, gördüğüm kayalara sarılıp öpüp konuşmaya. 

Ayvaini Mağarası

Negatif İyonlar Şifa olsun

Öyle muhteşem sarkıtlar var ki. Mezozoik dönemden gelmiş düşünsenize. Bakmadan dokunmadan geçilir mi? Bu tür insanların az uğradığı yerlerde negatif iyon denilen bir enerji var. Bu negatif iyon bizi iyileştiren, doping etkisi yapan bir enerji. Tüm bu enerjileri almaya çalışıyorum. Çıplak elle dokunuyorum. Her geçtiğimiz yerdeki sarkıt farklı ve değişik. Bir yerde altın gibi işlemeli bir duvar gördük mesela. Ortam karanlık ve bizim makinalarımız yetersiz olduğu için çok güzel fotoğraflarımız yok mağarada. 

Ayvaini Mağarası mola

Ben de su geçirmez bile olsa telefonu yanıma almıyorum. Cebim yok. Elimde taşımak ve uğraşmak istemiyorum. Fotoğraf peşinde değilim. Doğa en büyük şifa kaynağı değil mi? Dokundum bol bol. Şifa diledim. Dua ettim. Anın tadını çıkarma derdindeyim. Öyle bir su var ki…

Ayvaini Mağarası çıkışı

Mavi ve cam gibi. Öndekiler yürürken bulanan su 30 saniye hareket etmezseniz anında berraklaşıyor. Çok derin sularda bile dibini görebiliyorsunuz. Çok fazla yarasa var. Hep ellerimizle tutuna tutuna indiğimiz için çoğu yerde yarasa gübrelerine bulanıyorum. Bir yarasa pisliğine bulaşmamıştım o da oluyor çok şükür.

Fotoğraf: Pan Derneği, Ayvaini Mağarası
Fotoğraf: Pan Derneği, Ayvaini Mağarası

Bir yerde su kaynağı varmış. “Oradan su içeriz” demişti Yüksel hocam ama oraya bile bu pislik karışmış. Bu sefer su falan içilemez buradan. Kayalar pütürlü. Elbiselerimiz parçalanmasın diye dikkatli iniyoruz. Dalış elbiselerimizin üstüne bir de şort giydik bu sebepten. Biri kontrol etmeden sulara atlamıyoruz. Su da sivri bir taş olabilir. Çoğu yerde su boyumuzu geçiyor. Üstümüzde bir de can yeleği olduğu için yüzüyorum. Ters, düz, su balesi yapıyorum. Nasılsa batmıyorum. Yok böyle bir keyif.

Ayvaini Mağarası mola

Sonun da Arkadaşları Yakalıyoruz

Çoğu yerde eğilerek geçmemiz gerekiyor. Ön grup koptu gitti. Normalde herkes bir arkasındakinden sorumlu. Derslerde böyle ama pratikte pek işe yaramıyor. Daha çaylağız çünkü. Biz eğlene eğlene gidiyoruz. 4 saat gibi bir sürede mağarayı geçmeyi planlıyoruz. Saat daha öğlen bile değil. Mola yerinde diğer arkadaşları yakalıyoruz. Yüksekçe bir yerden aşağıda ki suya atlıyorlar. Bakıyorum öyle ama atlayamıyorum. Çok emniyetli gelmiyor.

Fotoğraf Pan Derneği, Ayvaini Mağarası
Fotoğraf: Pan Derneği, Ayvaini Mağarası

Genelde kimse atlamasa ben atlarım böyle yerlerden ama bugün günümde değilim. Burada mutlak karanlık dedikleri şey için bir dakikalığına tüm ışıkları söndürüyoruz ama gproların kırmızı ışıkları bile etrafı aydınlatmaya yetiyor. Öyle bir karanlıkta, yerin yedi kat dibinde, bir mağarada, yer altı nehrindeyiz. Şaka gibi.

Ayvaini Mağarasından dış dünyaya bakış
Ayvaini Mağarasından dış dünyaya bakış

Bir ara Hülya’yı görüyorum. Nasıl beceriyorsa wetsuit ve can yeleğine rağmen o sulara gömülmeyi beceriyor. Ersan ensesinden tutup çıkartıyor. Bulaşık deterjanı kokuyor. İlk girdiğinde köpürdüğünden bahsediyor. Komedi filmi halt etmiş. Sonlara doğru bir yerde mola veriyoruz. Kocaman bir açıklık, oldukça yüksek bir duvar ve tam tepesinden gökyüzü ve ağaçlar gözüküyor.

Ayvaini Mağarası mola
Ayvaini Mağarası mola

Ayvaini Mağarası Mola

Biz yine dünyayla bağlarımızı koparmış, İstiklal caddesinde yürümektense yerin kırk kat altında yeraltı sularında yürümüş, üstüne bir de yüzmüşüz. “Manyak mıyız biz?” diyorum. “Sıradışıyız” diyorlar. Evet sıradışıyız ve iyi ki öyleyiz. Rutin kadar beni sıkan bir şey yok. Biri bana gel “cafeye gidelim oturalım” deyince öyle bir vakit kaybı geliyor ki bana anlatamam. Son durağımızda su kaynatıp sıcak çikolata içiyoruz. Atıştırmalıklarımızı yiyoruz. Al sana cafe işte. 

Ayvaini Mağarası çıkışı eğleniyoruz
Ayvaini Mağarası çıkışı eğleniyoruz

Dinleniyoruz ve ben yine patates oluyorum. Dinlenmeden direkt geçmem lazım. Dizlerimi vurduğum için sol bacağım bükülmüyor. Vücut soğudu, kaskatı kesildim. Ön grup yine alıp başını gitti. Bizse son çıkıştaki Pamukkale Travertenlerini anımsatan havuzlarda, buz gibi sulara atlayıp yüzüp şarkılar söylüyoruz. Fotoğraflar çekiyoruz. Eğleniyoruz.

Ayvaini Mağarası çıkışı eğleniyoruz
Ayvaini Mağarası çıkışı eğleniyoruz

Ayvaini Mağarası’ndan Çıkış

Ben, mağara düz bir yola çıkıyor sanırken yine yanılmışım. Böyle yerler için yeterli bilgi yok. Böyle bir yazı yok. Yine uçurumlara çıktık. Mağara da çok iyi iş çıkaran botlarım toprakta kayıyor. Dizim bükülmüyor. Üstüm bu işleri yapmak için çok fazla kalabalık. Can yeleğim hareketlerimi kısıtlıyor. Arkadaşlarımın yardımıyla iniyorum ama çelik ip çekili olmasa o yoldan inmesi çok zor olurdu.

Ayvaini Mağarası
Ayvaini Mağarası

Köye bir girişimiz var. Ekip olarak zafer kazandık yine. Hele ben. Aşağı inerken yaşadıklarımla rekor bende. Yüksel hocam bir ara “eyvah inemeyecek, vazgeçti” demiş. “Ama seni bırakmazdım buraya kadar geldikten sonra. Ben indirirdim” dedi. Öyle bir yerden indik işte.

Ayvaini Mağarası Çıkış
Ayvaini Mağarası Çıkışı

Ayva Köyü

Köy kahvesinin önünden sırılsıklam saçlar ve kıyafetlerle geçip muhtarlığın bizim için tahsis ettiği oda da üstümüzü değiştiriyoruz. Güneşte saçlarımızı kurutuyoruz. Çok değişik bir ruh hali içindeyim. Heyecanlıyım hala. Hayatımı ve verdiğim kararları çok fazla sorguladığım bir gün geçirdim. Köy kahvesini işleten Mehmet abimin mutfağını ele geçirip çayları doldururken ellerim titriyor hala.

Ayvaini Mağarası çıkışı
Ayvaini Mağarası çıkışı

Aklımda hala “Bahar sen ne yaptın, neden yaptın, neden ya neden?” cümleleri hiç bitmiyor. Köyden çıktığımız yere bakınca hiç bir şey anlaşılmıyor. O dağın içinde 5,5 kmlik bir yeraltı nehri ve mağarası olduğunu kimse anlayamaz. Gizlemiş doğa kendini. İnternetin çok zayıf olduğu bir köy. Yeşil erikleriyle ünlüymüş. Eriklerimizi de alıp yola koyulma zamanı.

Ayva Köyü, ardı bizim geçtiğimiz mağara
Ayva Köyü, ardı bizim geçtiğimiz mağara

Köfteci Yusuf’a Ulaşmak Hiç Bu Kadar Zor olmamıştı

Güzel bir yemek hayali kuruyoruz. Köfteci Yusuf planımız varken şöförümüzün tavsiyesi olan başka bir köfteciye giden grubu bırakıp üç kişi Orhangazi de yürüyerek Köfteci Yusuf’a ulaşmaya çalışıyoruz. O kadar efordan sonra da pek kolay yürünmüyor.

Ayva Köyü
Ayva Köyü

Yolun karşısına geçelim de otostop yapalım diyoruz. Önce kimse durmuyor. Yol bomboş yürürken bir ara arkamı dönünce yanımızdan hızlıca geçen bir kamyon görüp kaldırıyorum parmağı. Adam öyle bir fren yapıyor ki 500 metre ötede durabiliyor. Oğuz’u şöförün yanına oturtayım, Hülya’yı emniyete alayım derken en sona ben kalıyorum ve o şöför ben binemeden hareket ediyor.

Ayvaini Köyü
Ayvaini Köyü

Son kalan tırnağımda kamyonda kırılıyor, sürükleniyorum çünkü. Nedir bu bizim çektiğimiz? Çilemiz hiç bitmiyor ama çok eğlendiğimiz kesin. Köfteci Yusuf’un pirzolalarına ve ekmek kadayıfına gömüyoruz kendimizi. Neyse ki servis bizi almaya geliyor ve geri kalan yolda uslu birer çocuk olarak, maceralarımızı anlatırken güle oynaya sorunsuz evimize ulaşıyoruz.

Ayvaini Mağarası çıkış
Ayvaini Mağarası çıkış

Ayvaini Mağarası’na Girerken Yanımıza Almamız Gereken Malzemeler:

Ayvaini Mağarası’na giderken biraz araştırma yapayım dedim. Bizi neler beklediğini öğrenmek istiyor insan. Ayvaini Mağarası’yla ilgili teknik raporlar var ama orayı geçen bir insanın yaşadıklarını anlatan bir yazı yok. Yanımıza ne malzeme almamız konusunda bir bilgi kirliliği de olunca kendi tecrübelerime göre yanınıza almanız gereken malzemeleri listeledim:

  • 5mm scuba elbisesi, komple kapalı olanından. Shorty olmaz. Su ve mağaranın içi çok soğuk zira
  • Sadece tek bir iniş olduğu için bence ekstra eldivene gerek yok. Bir tane de scuba eldiveni yeterli. Normal eldiven ıslandığında ellerimi dondurdu. Scuba eldivenleri kanyon inişlerinde kolay parçalandığı için pek tercih edilmiyor.
  • Su geçiren, bilekleri saran bir bot. Su geçirmesi çok önemli. Ülkemizde kanyon ayakkabısı pek bulunmuyor. Normal botlar da suların içinde kolay parçalandığından en ucuzunu almamızı önerdiler.
  • Botun içine bir scuba çorabı. Ben 3mm tercih ediyorum genelde. Siz çok üşüyorsanız 5mm almalısınız.
  • Şort veya bir tayt. Kayalar çok pütürlü olduğu için wet suitinizin üstüne bir şort giymenizde fayda var. Yırtılmayı ve zedelenmeyi önler. Malum elbiseler çok pahalı. 
  • Kızlar için bikini ya da mayo. erkekler için şort. Elbiseyi ortalık yerde giyeceğinizi unutmayın. 
  • Kask
  • Su geçirmez bir kafa feneri, yedek pil
  • Can yeleği. Alttan bağlamalı olanı tercih edilmeli. Çoğu yerde suyu yüzerek geçiyorsunuz. 
  • Su geçirmez bir çanta çok iyi olur. Ben de yoktu. Atıştırmalıklarımın hepsi ıslandı ama zaten paket içindeydiler. Yiyebildik. Hurmalar soğuktan dondu. Yemek zor oldu
  • Varsa küçük bir termosta sıcak su hayat kurtarabiliyor. Hipotermiye karşı bu sıcak suyun yanımızda bulunmasının hayat kurtardığını söylediler.
  • Atıştırmalıklar. Hurma, ceviz gibi enerji verecek şeyler
  • Cep telefonlarınızı yanınıza almamalısınız. Su geçirmez kıflıfla alın desem de pek fotoğraf çekilemiyor. Yeterli ışık yok. Mağara fotoğrafları özel tekniklerle çekiliyor. Bu sebepten mağara içinde çok güzel fotoğraflarımız yok.
  • Düdük. Aşağı da çok fazla yankı ve su sesi var. Ne dediğiniz anlaşılmıyor. Grubun önündekilerle haberleşebilmek için düdük çalmak gerekiyor.
  • Bence dizlik olmazsa olmazlarda. Dizlik olmadan mağaraya girmeyin derim. Suyun içinde göremediğimiz pek çok kaya var ve nasıl oluyorsa her seferinde dize denk geliyor.  Motosiklet için kullanılan plastik dizlikler bence ideal.  

 

 

  • Akçakese Deniz Sezon açılışı
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Akçakese Deniz Sezon açılışı
  • Akçakese Ateş Bizi Çağırıyor
  • Akçakese Mangal Zamanı
  • Akçakese Mangal Zamanı
  • Şile Akçakese Köyü
  • Akçakese Sahil
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Akçakese Köyü Sahil
  • Akçakese Köyü Sahil
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • nerdesinbahar
  • nerdesinbahar
  • Akçakese Köyü, Şile

nerdesinbahar
nerdesinbahar

 

Hürriyet Gazetesinde yayımlanan yazımın daha detaylı hali

İstanbul’a çok yakın hala çok güzel sahilller var. 25 seneden beri gittiğim Akçakese Köyü bunlardan biri. Akçakese Köyü’ne o kadar eski zamandan beri gidiyorum ki. Hani derler ya buralar hep dutluktu.  Hakikaten öyle. Akçakese artık sezonda, özellikle haftasonları çok kalabalık olabiliyor.

 

 

Akçakese Köyü’ne Nasıl Gidilir?

Akçakese, Ağva yolunda. Şileyi geçtikten sonra yola devam edin. Yol geliş gidiş tek yola düşüyor. Yolunuzun üstünde ki Kabakoz’u geçeceksiniz. En son Ağva-Kandıra tabelasından sola Kandıra’ya doğru ayrılmalısınız. Bir sonraki köy Akçakese. Navigasyon sizi sahile kadar götürüyor.

Akçakese Köyü Sahil
Akçakese Köyü Sahil

Toplu taşımayla; Üsküdar 139A, Şişli/Mecidiyeköy Otobüs – 252 ve 139A, Sabiha Gökçen Havaalanı, Pendik E-3 ve 139A, Kadıköy Metro M4 Metro – M4-Otobüs ve 139A, Taksim Otobüs 66- otobüs – 522ST ve otobüs – 139A yollarını izleyerek Akçakese Köyüne ulaşabilirsiniz. Köyden sahile yürümek için biraz yolunuz var. Tahmini 20 dakika da sahilde olursunuz diye düşünüyorum

Akçakese Köyü Sahilinin Eski Hali Nasıldı?

Eğer İstanbul’daysam her 1 mayıs mutlaka Şile de ki Akçakese Köyü‘ne gitmeye çalışırım. Bundan 25 sene öncedir ilk gidişim. Temmuz da ağustosta bile gitseniz birkaç kişiden başkası olmazdı o zamanlar. Muhtarlığın işlettiği bir kamp alanı da vardı. Yemyeşil çayırların üstüne kurduğunuz çadırınız muhteşem bir manzaraya bakardı.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Elektrik direklerinin üzerinde bulunan prizlerden elektrik alırdınız. Denize nazır akşam üzeri saçınızı bile kurutabilirdiniz. Kamp ortamında böyle bir şey lüks tabi. Duş alacak yerler vardı. Küçük bir çeşmesi vardı. Çok cüzzi fiyatlara gelip burada birkaç gün kafayı dinlerdiniz. Şimdilerde bu anlattığım şeyler yok. Sahil kısmına arabayla geçiş yasak. Arabaları dışarıda bırakıyorsunuz ve yürüyorsunuz.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Çardaklar yapmışlar şimdilerde. Bir restoranda var. Mevsim itibariyle şimdilerde açık değil. Sezon da açık olur tahminimce. Yeşim Camping bu sahilin girişinde bulunuyor. 30 lira tam gün araç bırakmak. Karavanla da gelebiliyorsunuz. Küçük tatlı ahşap bungalovları vardır buranın ama pahalıdır. Seneler önce gelip kalmıştım.Biraz yukarısında Woodywill diye bir kamping alanı daha vardı.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Aşağıdan bakınca yukarıda ki karavanlar görüyorum. Nasıl güzel bir manzaraya bakıyor görmeniz lazım. Baktığı manzara İstanbul’a bu kadar yakın olmasıyla daha çok şaşırtıyor. Akçakese Köyü’nün İstanbul’a bağlı olması bile enteresan. 

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Dediğim gibi ben her 1 mayıs Akçakese yollarına düşerim. Sezon açılmadan, kalabalık düşmeden bu sahilin tadını ben çıkartırım. Her 1 mayıs nasıl denk geliyorsa o hava da bulutlu olur ve ben her şeye rağmen denize girip sezonu açarım. Bu 1 mayısta değişmedi. 

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Akçakese Köyü’ne Gitmeden yapılması Gerekenler

Arkadaşlarımı da alıp Akçakese yollarına düşüyoruz. İstanbul Şile arası bir buçuk saat arası. Bu tabi İstanbul trafiğiyle doğru orantılı. Sahilde alışveriş yapılacak bir yer yok. Eskiden yol köylerden geçerdi ve biz tarladan toplanmış taze sebze meyve alırdık ama artık yol üstündeki marketlerden alabiliriz.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Sezon da açılmadığı için o marketlerde birşeyler bulamayabiliriz. En son seçenekte Sahile inmeden Akçakese Köyü‘nden alışveriş yapmak. Biz İstanbul çıkışında alışveriş için duruyoruz. Sahilde mangal yapmayı planlıyoruz ve işimizi şansa bırakmadan alışverişi hemen halediveriyoruz.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Yol Üstü Şile Gözlemecileri

Hiç birimiz kahvaltı etmedi. En sevdiğim yol üstündeki herkesin bildiği Şile gözlemecileri. Bu yol motorcu rotası da olduğu için eskiden beri gittiğimiz Hanım Ağa‘da mola veriyoruz. Ispanaklı kaşarlı gözlemeyi tavsiye ederim. Tatil günü olduğu için İstanbul’un bir kısmı Şile de ki bu gözlemeciler de kahvaltı etmek için akın etmiş durumda. Çok kalabalık.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Ben her zaman olduğu gibi mutfakta alıyorum soluğu. Önce gözlemeler yapılırken biraz sohbet, biraz yardımla hızlı hazırlanmalarını sağlayıp, pişen gözlemeleri kapıp, arkadaşlarımın yanına dönüyorum. Çay istemek bile sorun bu kalabalıkta. Normal zamanlarında burada kuymak yemenizi öneririm. Gerçekten çok güzel yapıyorlar.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Akçakese Köyü Sahili

Bir hayli geç çıkmamıza rağmen öğlen saatlerinde Akçakese Köyü‘ne ulaşıyoruz. Köyden sahile kıvrıla kıvrıla inerken yemyeşil doğa ve ağaçlar bize eşlik ediyor. Hey gidi Karadeniz türküsünü dinleyerek yol alıyoruz. Gerçekten yol müthiş. Sonbahar ve ilkbaharda Şile yolları görsel bir şölene dönüşür. Görmelisiniz.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Sahile kadar indikten sonra arabayı yola bırakıypruz. Geri kalan yolu yürümek zorundayız. Arabadan çantalarımızı sandalyelerimizi alıp sahile çıkıyoruz. İşte eski sevgili en güzel haliyle karşımda. Kimseciklerde yok. Havanın bulutlu olmasının da faydası sanırım. Sahile çıkan yolda kocaman bir kaya var. Onun oradan plaja iniyoruz. Kumlar sıcacık. Sonunda kış bitti ve biz sıcacık kumlara ayak basabiliyoruz. Şükür.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Öyle güzel bir manzarası var ki her seferinde olduğu gibi bu seferde ilk kez gelmiş gibi hissediyorum. Karış karış denizin altını bilirim buranın. Denizin ortasında ki kayalıkların altında bir su altı tüneli vardır mesela. Bir taraftan dalıp diğer taraftan çıkabilirsiniz.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Normalde altın kumları olan plaj da denizin ilk girişi taşlık sonrası yine kum olarak devam eder. Karadeniz burası. Ne zaman hırçın dalgaları olacağını bilemezsiniz. Oldukça uzun bir sahil burası. Pek çok klip, film ve reklam çekimine ev sahipliği yaptı. Birkaç tanesine de bizzat şahit olmuşluğum var.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Eskiden olduğu gibi sezonda buraya gelemiyorum pek kalabalıktan ama hala hafta içi oldukça az insan olabiliyor. Karşı tepelere de bir site yapmışlar. Eskiden onlar da yoktu ama dünya değişiyor. Buranın o eski halleri de mazide kaldı ama hala inanılmaz şekilde 25 sene öncesiyle aynı.

Akçakese Köyü, Şile
Akçakese Köyü, Şile

Bu yazıyı yazmakta ve yer göstermekte oldukça tereddüt ettim aslında. Burası benim en eski sevdam, tutkum. Buraya yerleşmeyi bir aralar çok istemiştim.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Ve Yılın İlk Denizle Buluşması

Havanın bulutları biraz aralanınca kendimizi sulara atıyoruz. Biraz soğuk olabilir ama bu beni durduramayacak. Yaz aylarında olduğu gibi uzun uzun yüzemedim ama tuzlu suya kavuştuk yinede. Biraz güneş biraz deniz, biraz muhabbet, biraz müzik ve arınan bir ruh, mutlu bir kafa. Kafamıza reset atmaya geldik.

Akçakese Sahil
Akçakese Sahil

Birkaç insan da sağa sola serpiştirdi kendini. Komple yanlızlığı sevmiyoruz zaten. Uzun plajda yürüyüş çok keyifli geliyor. Böyle zamanlar gözüm hep yerlerde oluyor. Kıştan yeni çıkmış bir sahil size çok güzel deniz kabukları, tahta parçaları verebilir. Tüm sahili bir boydan bir boya yürüyoruz. Fotoğraf çekmek öyle keyfli ki.

Akçakese Deniz Sezon açılışı
Akçakese Deniz Sezon açılışı

Sahilin en tepesine çıkan merdivenlerden tırmanıyoruz. Sahile kuşbaşı bakmak çok güzel olacak. Günü bu şekilde batırmayı planlıyoruz. Çok fazla konuşmaya gerek yok. Sessizlik, dalgaların sesi, yüzümüze çarpan ılık rüzgar ve dost muhabbeti yetiyor bize.

Akçakese Deniz Sezon açılışı
Akçakese Deniz Sezon açılışı

Birkaç tane de gelin geliyor. Fotoğraf çekimi için burayı seçmişler. Arka fon güzel kayalıklarıyla uzak doğu izlenimi veriyor.

Mangal Zamanı

Akşam olmaya başladı ve biz çok acıktık. Gidip arabadaki malzemeleri taşıma ve mangal için hazırlıklara başlamak lazım. Denize dökülen bir de çay var burada. Tam orada oturduğumuz için getirdiklerimizi yıkamak da çok kolay oluyor. Plajdaki bu kuytu yer de ateşi yakmaya uğraşıyoruz.

Akçakese Ateş Bizi Çağırıyor
Akçakese Ateş Bizi Çağırıyor

Ateş yakmak ıslak çıra ve kömürle pek kolay olmuyor. İki kız koca sahilde tek başımızayız. Arada gelip geçen gelinlerle şakalaşıyoruz. Ben hep aynı gelin gidip geliyor sanıyordum. Bu kadar mı benzer bu kızlar birbirine.

Akçakese Mangal Zamanı
Akçakese Mangal Zamanı

Çıralar yanmayınca sahilden topladığımız tahta parçaları imdadımıza yetişiyor. Hayatımızın ilk bir başına mangalıyla başbaşayız. Mangalı biraz erkek işi olarak görmüşüz hep. Pek ilgilenmemişiz ama biz güçlü kadınlarız. Tabi ki yaktık o ateşi ve tabi ki çok lezzetli etler pişirdik. Mantarımız bile vardı.

Akçakese Mangal Zamanı
Akçakese Mangal Zamanı

Öyle güzel bir kor var ki… Dalga sesleri, tepemizde ki dolunay ve Cem Karaca’nın sesiyle saatin farkına bile varmamışız. Saat gece on olmuş. Hızlı bir şekilde toparlanıp aklım burada kalarak ayrılıyorum sığınağımdan. Lütfen son kalan yerlerden olan bu cennet gibi yere iyi bakın. Gizli sığınağıma hor davranmayın. Çöp bırakmayın.

Akçakese Köyü Sahil
Akçakese Köyü Sahil
  • Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi
  • Van Tatvan arası
  • Tatvan couchu Hasan
  • Tatvan Tren garı
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi kuşetli vagon
  • Van Gölü Ekspresi Restoran
  • Van Gölü Ekspresi Kahvaltı
  • Van Gölü Ekspresi Kahvaltı
  • Van Gölü Ekspresi Kahvaltı
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi
  • Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi
  • Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Tatvan
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Van Gölü Ekspresi
  • Tatvan Sahili
  • Nerdesinbahar
  • Van Gölü Ekspresi

Nerdesinbahar

Hürriyet Seyahatte yayımlanan yazımın daha detaylı hali

 

Doğu ekspresiyle Kars macerası maratonuna kapılmayan insanoğlu kalmadı bu sene. Yer bulmak ne mümkün. Geçen kış Doğu ekspresiyle Kars’a giderken planım Van’a gitmek ve oradan da Van Gölü Ekspresi’yle dönmekti ama gerçekleştirememiştim. Aslında Van Gölü Ekpresiyle Van’a gitmeyi istemiştim. Van’a gitme girişimlerimin hepsi sonuçsuz kalınca çat diye aldım uçak biletini direkt gittim.

 

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Van Gölü Ekspresi Bilet Alma

Van da çok güzel zamanlar geçiriyorum. Biraz erken dönmem gerekiyor. Neden? Çünkü her gün tren yok.
Ankara: 11:00 Tatvan: 12:09 Ankara’dan: Salı, Pazar. Tatvan: 07:00 Ankara: 07:20 Tatvan’dan: Salı, Perşembe

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Yani salı yada perşembeden birini seçmem gerekiyor. Tren bileti alabilmek için TCDD’nin uygulamasını indirirseniz işlemleri çok kolay yapabilirsiniz. Ben kuşetliden salı günü için bir bilet alıyorum. Uygulamada kuşetli vagon bileti 64,5 lira. Akdamar Adası’nın tepelerinde gerçekleştirdiğim bilet alma işleminde paranın çekildiğine dair bir uyarı balonu çıkıyor ancak sonrasında herhangi bir mesaj gelmiyor.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Uygulamaya baktığımda da aldığım koltuk dolu gözüküyor. Bileti alabildim mi alamadım mı bilmiyorum. Van Gölü ekspresinde yer bulmak oldukça kolay. Sivas’a kadar da kompartımanda tek başınıza seyahat edebiliyorsunuz. Orada tren tam doluyor.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Van Gölü Ekspresi Nereden Kalkıyor?

Tren Tatvan’dan sabah 7’de hareket ediyor. Van da kalırsam sabah trenini yakalamam mümkün değil. Bir gün önceden Tatvan’a gidip o gece orada kalmalıyım ki sabah trenini yakalayayım. Ben de kendime kalacak bir yer ayarladıktan sonra öğlen saatlerinde Tatvan için Van otogarına gidiyorum.

Van Tatvan arası
Van Tatvan arası

Van’dan diğer şehirlere giden otobüsler Tatvan’dan geçtiği için her saat ulaşım var. Ben Van Gölü Turizmden 20 liraya bir bilet alıyorum. Van çıkışında ve Tatvan girişinde iki ayrı noktada jandarma kontrol bölgesi var. Tüm araçta bir saat arayla iki defa gbt yapılıyor.

Tatvan Tren garı
Tatvan Tren garı sabah 6:45

Tatvan Couch’u Hasan

Ben seyahatlerimde orada yaşayan insanlarda kalıyorum. Uluslararası adıyla couchsurfing uygulaması, Türkiye de ise couchrail face grubundan referansları sağlam ev sahiplerim de kalıyorum. Bu seferki koçum Tatvan 3 nolu Aile Sağlığı Merkezi Doktoru Hasan.

Tatvan couchu Hasan
Tatvan couchu Hasan

Tatvan’dan trenle dönenler genelde Hasan’da kalıyor. Tatvan’ın tek couch’u. Yol boyu kendisiyle devamlı irtibattayız. Van Tatvan arası 2,5 saat sürüyor. Bana inmem gereken yeri söylüyor. İstersem çantamı bırakabileceğimi ve Tatvan’ı gezebileceğimi söylüyor. Eviyle sağlık ocağı arası beş metre yok. Couchsurfingden de yabancı gezginleri çok ağırlamış. Bu konuda çok tecrübeli bir ev sahibim var. Tatil zamanlarında otostopla geziyor ve benim gibi seyahat ediyor.

Tatvan Sahili
Tatvan Sahili

Sağlık ocağını kolayca buluyorum. Zaten mesaisi biten Hasan bana Tatvan sahilini gezdiriyor. Nirvana Ev Yemekleri diye bir yerde diğer doktor arkadaşlarıyla yemek yiyoruz. Porsiyonlar kocaman. Tatvanlı kadınlar resmen döktürmüş. Bana hesap ödettirmedikleri için fiyat hakkında bir fikir sahibi olamıyorum. Halbuki beni misafir ettiği için ben ısmarlamak istemiştim. “Sen daha doğuyu öğrenememişsin hocam” diyorlar.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Tatvan da gölde kadın erkek karışık yüzme olayını sorunca “oooo hocamm” diye sesler yükseliyor. “Asla olamaz öyle şeyler ama kadın ayrı erkek ayrı plajlar var” diyorlar. Hasan Van gölü manzaralı bir evde yaşıyor. Ben de o manzarayı seyrederek uyuyorum ve sabah da o güneşin doğuşunu izleyerek uyanıyorum.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Hasan tüm yorgunluğuna rağmen sabah 6 da beni gara bırakıyor. Artık Tatvan 3 nolu Aile Sağlığı Merkezin de bir sürü doktor arkadaşım var. Bu şekilde seyahat etmeyi çok seviyorum.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Tatvan Tren Garı Bilet Kaosu

Tren garında beni bir süpriz bekliyor. Bileti alamamışım. Para kartımdan çekilmiş ancak bilet yok. Tatvan tren garında pos cihazı yok. Bu şekilde ortada kalan tek kişi de değilim. Bir grup genç çocuk daha vahim durumda. Toplu olarak bilet almışlar. Yüklü bir miktar tek bir kredi kartından çekilmiş. 

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Pos cihazı da olmadığı için aralarında para denkleştirmeye çalışıyorlar. Neyse ki bilet var. Gişe memuru bana para çekilse bile geri ödendiğini, geri kalanını bankayla halletmem gerektiğini söylüyor ama “sen yine de Ankara garda bir sor” diyor. Döndükten birkaç hafta sonra hesabımda hala çekilen bilet parasını göremeyince orayı ara burayı arayıp en sonunda Ankara da bir telefon numarasına ulaşıyorum.

Van Gölü Ekspresi Restoran
Van Gölü Ekspresi Restoran

0312 309 05 15 nolu telefondan dahilisi 71791 da ulaştığım Sebahattin Bey bana tüm sorularımın cevaplarını veriyor. Sistem de işlem sırasında internet zayıflarsa bu tarz hatalar olabiliyormuş. Tüm işlemler yapılıp bilet alma kısmına gelindiğinde oluşabilen bir kopmada işlem yarım kalıyormuş. İşlem tamamlanamadığındaysa  normalde 2 saat içinde sistem parayı geri gönderiyormuş.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Bende Akdamar adasının tepelerinde cılız internetle bilet almaya çalışırken sistem kopuvermiş herhalde. Sistem işlem sırasında 20 dakika bileti sizin için tuttuğu için de koltuk dolu gözükmüş. Kontrol ettiğimde almaya çalıştığım koltuk dolu gözükmüştü. Satın aldım herhalde diye düşünmüştüm.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Yani sistemde bilet alırken paranın çekildiğine dair gelen mesajı takiben PNR numaralı TCDD’den bir mesaj almadan bileti satın almış olmuyorsunuz. Sistem alınmayan biletlerde 20 dakika içinde parayı geri gönderiyormuş ancak bankadan bunun bizim hesabımıza geçmesi 3 iş gününü bulabiliyormuş. Birkaç hafta oldu ama hala nereye geldiğini çözemedim gerçi.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Yapıkredi ve maaş kartlarında bu sorunun daha çok yaşandığını söyledi. Benim kartımda Yapıkredi’ydi. Ankara Gar da ki gişe memurunun bu “artık bankayla sizin aranızda” dediği şeyin açılımı da buymuş. 

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Van Gölü Ekspresi

Van Gölü Ekspresi az ötemde duruyor. Eski bir sevgiliye kavuşmuş gibiyim. Nasıl özlem dolu bir bakıştır bu. Kavuştuk mu sevgilim? Çok mu bekledin? Yollarda kendimi kaybettiğimden beri hep seni özledim. 27 saat birlikteyiz. Sonrası yine tufan.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

27 saat bu trende olucam. Geçen seferki yolculuğum da kar manzaraları vardı. Şimdi bahar manzaralı olacak. Kuşetli vagonuma yerleşiyorum. Benden başka kimse yok. Bu sefer alışverişimi yaptım. Kahvaltımı hazırlıyorum. Restoran bölümünden bir çay alıp tıngır mınır giden trende müzikler eşliğinde kahvaltıma başlıyorum.

Van Gölü Ekspresi Kahvaltı
Van Gölü Ekspresi Kahvaltı

Tatvan’da tost ekmeği bulamayınca onların çörek dediği yuvarlak bir ekmek almıştım. Kars da yediğim keteyle aynı şey. Çok lezzetli bence. Giderseniz mutlaka deneyin. Bakkaldan aldım ben.Trende kahvaltı da çok güzel gidiyor.  Gençler de beni kahvaltıya çağırıyor ama ben yalnızlığımla çok mutluyum. Muhteşem manzaralar eşliğinde Cem Karaca söylüyor, ben dinliyorum. Ama öğlen yemeği için sözleşiyoruz.

Van Gölü Ekspresi Kahvaltı
Van Gölü Ekspresi Kahvaltı

Trenlerdeki kompartıman görevlileri orada ki ev sahiplerim. Çok uzun saatler o trende seyahat ettikleri için sanki evlerine misafir gitmişiz gibi bizi ağırlıyorlar. Kompartımanıma gelip sohbet ediyor abim. Torunlarının, çocuklarının fotoğraflarını gösteriyor. Yıllardır nasıl bu işi yaptığını anlatıyor. 30 yıldır bu trendeymiş düşünebiliyor musunuz?

Van Gölü Ekspresi Kahvaltı
Van Gölü Ekspresi Kahvaltı

Eskiden Van Gölü Ekspresi İstanbul’a kadar gidermiş. Adı da Şark Ekspresiymiş. İstanbul İran arası çalışırmış. Öyle şeyler anlatıyor ki küçük bir kız çocuğu gibi ağzım açık masallar dinliyorum sanki. Eski döneme ışınlanıp İran’a giden bir trende olmak istiyorum. Hayaller Paris ama biz Bitlis’ deyiz.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Van Gölü Ekspresiyle sabahın erken saatlerinde başlayan yolculuğum manzaradan manzaraya girerken günlerin vermiş olduğu yorgunluktan hafif bir şekerlemeyle devam ediyor kısa bir süre de olsa. Kompartıman görevlim perdemi çekmiş, kapımı kapatmış. Evine gelen bir misafir edasıyla sanki parmak uçlarında yürüyor uyanmayayım diye.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi Kuşetli Vagon

Van Gölü Ekspresi Doğu Ekspresiyle aynı. Prizlerin yeri, tuvaletler, tüm şartlar aynı.  İnternet Doğu ekspresinde ki gibi yer yer çekiyor.

 

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Van Gölü Ekspresi’n de Ortam

Artık trende biraz dolaşıp insanlarla tanışma zamanı. Van Gölü Ekspresi daha çok keşkedilmedi. Doğu Ekspresi’nde ki kadar gezgin kitle henüz yok. Daha çok ulaşım için kullanılıyor ama bir grup benimle birlikte binmişti trene. Gelip geçerken de devamlı şakalaşıyorduk.

Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi
Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi

Üniversite gençlik kollarından olduklarını, her üniversiteden bir kız bir erkek seçildiklerini ve belediyelerin davetlisi olarak gezdiklerini öğreniyorum. Türkiyenin dört bir tarafından gelmişler. Cıvıl cıvıl gençlik neşesi bana çok iyi geliyor.

Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi
Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi

Acıkınca Sivas civarında dışarıdan Adana Kebap söylüyoruz hep birlikte trene. Doğu Ekspresi’nden cağ kebabı ritüeline alışık olanlar bunu pek denemesinler. Doğrusunu söylemek gerekirse pek lezzetli bulmadı kimse ama doyduk mu doyduk. Gerçi bizim söylediğimiz restoran güzel yapamamıştır. Trende de Doğu ekspresindeki kadar yemek çeşidi yok. Porsiyonlar 15 lira.

Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi
Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi

Sivas da birden bire kuşetli vagon doluveriyor. Binen teyze de beni pek sevmedi sanki. Her zamanki trende kadın erkek ayrı kuralı burada da geçerli. Evli çiftler aynı soyadıyla iki bilet alabildiği için kadın erkek bilet almaya müsade etmeyen sistem sınıfta kalıyor ve başlıyor karmaşa. O kadın 3 erkekle aynı kuşetli vagonda yatıp uyuyamayacağı için ilk boş yatağa yönlendiriyorlar.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Tabi ki o boş yer de benim tepemdeki yer oluyor. Trene bindikten yarım saat sonra da hepsi yatıp uyuyuveriyor. Ben de gençlerle eğlenceye gidiyorum. O kadar uzun saatler trende olunca insan devamlı yiyor. Kendini tutamıyor. Çekirge sürüsü gibiyiz. Ya konuşuyoruz ya gülüyoruz ya yiyoruz. Hal böyle olunca uyumak isteyenler tarafından kovuluyoruz. 

Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi
Van Gölü Ekspresi Eğlence Timi

Birkaç arkadaşı Kayseri de uğurladıkdan sonra biz de uyumaya çekiliyoruz. Kulaklığımı takıp müzikler eşliğinde uykuya dalıyorum. Irmak istasyonuna 1 saat kala kompartıman görevlisi herkesi uyandırıyor. Bize verilen çarşaf, yastık ve pikeyi toplayıp teslim ediyoruz. Bir buçuk yıl önce bir gece vakti Kars için yola çıktığım Irmak’a sabahın erken saatlerinde varıyorum. Biraz yorgun ve uykusuzum artık. Servisler bizi Ankara gara götürüyor.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi

Kars’a trenle gidip gelmiştim. Van’a uçakla gittim, dönüşüm trenle. Bir tercih yapılması gerekirse giderken tren kullanmanın daha heyecan verici olduğunu söyleyebilirim. Bir masal daha bitiyor. Ben tekrar doğuyu ve trenleri özleyinceye kadar hoşçakal sevdiğim.

Van Gölü Ekspresi
Van Gölü Ekspresi