• Kasımiye Medresesi
  • Kasımiye Medresesi
  • Kırklar Kilisesi ve Edi
  • Kırklar Kilisesi yolu
  • Zinciriye Medresesi
  • Zinciriye Medresesi önünden Mezopotamya manzarası
  • Mardin gece manzarası
  • Kasır Rabi de ki mağaralar
  • Hasankeyf
  • Hasankeyf- Dicle Nehri
  • Hasankeyf
  • Zeynelbey Türbesi
  • Mardin
  • Hasankeyf
  • Mor Gabriel Manastırı
  • Mor Gabriel'in mezarı
  • Mor Gabriel Manastırı
  • Mor Gabriel Manastırı
  • Mor Gabriel Manastırı
  • Dinamitle patlatılıp yok edilen Hasankeyf
  • Mardin horozlu kapı tokmağı
  • Mor Gabriel Manastırı
  • Mardin sokakları
  • misafir kaldığım evdeki nene Türkçe bilmiyor
  • Önder bize Mardin'i gezdiriyor
  • Mardin bakırcılar
  • Çöpçü eşek
  • Daracık sokaklar
  • Dara Zindan kızlarım
  • Dara Antik Kenti köprü
  • Deyrulzafaran
  • Mardin gece
  • Dara Köyü, Zindan
  • Dara Köyü, Zindan
  • Dara Antik Kenti
  • Dara Toplu Mezar
  • Dara Antik Kenti mezar odası
  • kaburga dolması
  • Deyrulzafaran
  • Müze mozaik
  • Mardin taş işçiliği
  • Mardin Kasımiye Medresesi

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Gündüzü mezarlık, gecesi gerdanlık, taş diyarlar şehri; Mardin… Dünyada iki şehrin tamamı sit alanı olarak ilan edilmiş. Biri Venedik diğeri Mardin. Şehir Unesco koruması altında. Mimari, arkeolojik, tarihi ve görselliğiyle zamanın durduğu izlenimi veren masallar şehri, bir zamanlar İpek yolu üzerindeymiş.

Mardin gece
Mardin gece

Kasımiye Medresesi

Kürtler, Hristiyan süryaniler, sünni araplar, türkler, ezidiler ve ermeniler Mardin‘de bir arada faklı dinlerin mozaiğinde kardeşçe yaşıyorlar. İki tane de yahudi aile olduğu söyleniyor.

Kasımiye Medresesi
Kasımiye Medresesi

Öğleden sonra vardığımız eski Mardin‘de önce Kasımiye Medresesi’nin masalımsı görüntüsüne ek ana rahminden doğuma, yaşama ve yaşılıktan ölüme giden, suyla anlatılan hikayelerini dinliyoruz.

Mardin Kasımiye Medresesi
Mardin Kasımiye Medresesi

Kafesli pencerelerinden buğulu Mezopotamya uçsuz bucaksız. Artukluların başladığı Akkoyunlu Timur Han‘ın bitirdiği medrese taş işçiliğinin nefes kesen bir örneği. Yanında bulunan zaviye-türbeden buranın medrese değil de külliye olarak inşaa edildiği düşünülüyor.

Kasımiye Medresesi
Kasımiye Medresesi

Kırklar Kilisesi

Kırklar Kilisesi‘nin bahçesinde oyun oynayan Edi ve Mariana‘yla tanışıyoruz. Süryanice konuşup bisiklete biniyorlardı. Kilisenin içinde fotoğraf çekmek yasak. Daracık sokaklardan tırmanıyoruz.

Kırklar Kilisesi ve Edi
kıKırklar Kilisesi ve Edirklar kilisesi ve edi

Genişçe bir avlusu var. Son dakika geldiğimiz kiliseyi bizim için bir kaç dakika daha açık tutuyorlar. Akşam saati olması sebebiyle alaca karanlık var. Avlu çok büyüleyici gözüküyor. Mor Behnam ile kız kardeşi Saro adına yapılan bu kilise Kırklar Kilisesi olarak biliniyor.

Kırklar Kilisesi yolu
Kırklar Kilisesi yolu

Zinciriye Medresesi

Mardin’de ki son Artuklu Sultanı olan Melik Necmettin İsa bin Muzaffer Davud bin El Melik Salih tarafından 1385 yılında yaptırılmış. Hatta Timur‘la savaşan Melik Necmettin İsa kısa bir süre olsa da bu medreseye hapsedilmiş.

Zinciriye Medresesi önünden Mezopotamya manzarası
Zinciriye Medresesi önünden Mezopotamya manzarası

Zinciriye Medresesi Mardin tepelerinde kaleye yakın. Kaleye çıkış yasak, tel örgülerle kapalı. Kasımiye Medresesi‘nde çıkamadığımız kubbelere burada çıkabiliyoruz.

Zinciriye Medresesi
Zinciriye Medresesi

Gün batımına karşı Mardin‘i seyretmek doyumsuz oluyor. Buradan gün batarken, Ulu caminin ve şehrin ışıklarının yanmasıyla deniz kenarındaki bir masal diyarına dönüşmesini görmeniz lazım. Uzakta Suriye’nin ışıklarını izlemek, aradaki köylerin ışıklarının gemi ışıklarına dönüşüvermesini görmek enfes.

Mardin gece manzarası
Mardin gece manzarası

Mardin’de nerede kaldım?

Biz eski Mardin‘de bir evde kalıyoruz. Mardinli gibi yaşayıp bakıcaz dünyaya birkaç gün. Damda uyuma hevesiyle geldik ama hava biraz serince. Odamdan bir tarafta eski Mardin’i, Ulu Cami’nin minaresini diğer tarafta Mezopotamya‘yı görüyorum.

Önder bize Mardin'i gezdiriyor
Önder bize Mardin’i gezdiriyor

28 yaşındaki arkadaşım Önder’in annesi benden 3 yaş büyük sadece. Hiç okula gitmemiş ama üç dil bilen okusaydı nolurdu acaba dedirten, ilerleyen günlerde bize içli köfteler, mantılar yapan bu kadını unutmam mümkün değil.

Mardin
Mardin

Eski Mardin’de oteller pahalı ama yeni Mardin’dekiler daha hesaplı. Ben yine de eski Mardin’de kalmayı tercih ederdim. Tarihi dokusu, tarihi binaları, daracık sokaklarıyla Mardin’i yaşamak istiyorsanız burada kalmalısınız. Yeni Mardin bildiğimiz apartmanlardan oluşuyor. 

misafir kaldığım evdeki nene Türkçe bilmiyor
Misafir kaldığım evdeki nene, Türkçe bilmiyor

Hasankeyf

Ertesi gün erkenden kalkıp Hasankeyf‘e gidiyoruz. Baraj çalışmalarından dolayı çok az su kalmış Dicle‘de. Köprünün suda kalan ayaklarının üstünü betonla kaplamışlar. Hasankeyf Batman‘a bağlı bir ilçe aslında.

Hasankeyf
Hasankeyf

12 bin yıllık tarihinde kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Antik kentin çevresinde 6 bine yakın mağara bulunuyor.Köprünün diğer tarafındakilere yazlık mağaralar diyorlar. Bu mağaralar suyun gücüyle doğal olarak oluşmuş.  

Zeynelbey Türbesi
Zeynelbey Türbesi

Zeynel Bey Türbesi yeni şehrin o tarafa taşınmış. Şantiye alanına girmek yasak. Uzaktan görebiliyoruz sadece. O kadar yoldan gelip dokunamamak sinir bozucu.

Kasır Rabi de ki mağaralar
Kasır Rabi’de ki mağaralar

Hasankeyf‘de tepelere tırmanıyoruz. 1 lira verip Kasır Rabi‘den en iyi manzarayı görebiliyoruz. Bir de mağara var içinde.

Hasankeyf
Kasır Rabi de ki mağaralarHasankeyf

Hasankeyf‘in bir yanı basından da okuduğum gibi dinamitlerle patlatılmış. Zaten buraya biran önce gelme isteğim yok olmadan görme isteğimdendi.

Hasankeyf- Dicle Nehri
Hasankeyf- Dicle Nehri

Yüzyıllara dayanıp günümüze kadar gelebilmiş eserleri baraj suları altında bırakmak, o eserlerin üstünü betonla kaplamak, dinamitlerle patlatıp yıkmak bizim nesile nasip oldu. Tarih bizi böyle hatırlayacak.

Dinamitle patlatılıp yok edilen Hasankeyf
Dinamitle patlatılıp yok edilen Hasankeyf

Mor Gabriel Manastırı

Hızlıca Mor(aziz) Gabriel Manastırına doğru yola koyuluyoruz. Yolumuz Midyat‘tan geçiyor. Küçük bir Mardin burası. Şehrin içindeki kazılardan daracık arka sokaklarda araçlarla kilit oluyoruz. 

Mor Gabriel Manastırı
Mor Gabriel Manastırı

Mor Gabriel tüm manastırlar gibi şehrin oldukça uzağında. Giriş 5 lira öğrenci 3 lira.Bir rehber içerideki insanlar çıktıktan sonra gelen diğer insanlarla birlikte sizden bir grup yapıp anlatarak sizi gezdiriyor. 

Mor Gabriel Manastırı
Mor Gabriel Manastırı

Bence çok faydalı. 14 rahibe, çalışanlar, bölge okullarda okuyan öğrenciler ve rahiplerle birlikte 60 kişi yaşıyor. Biz gezerken odalarından çıkmıyorlar.

Mor Gabriel Manastırı ve muazzam taş işçliği
Mor Gabriel Manastırı ve muazzam taş işçliği

Bir rahip içeri girerken fotoğraf çekme isteğimi kibarca reddediyor. Saygı duyuyorum. Uçsuz bucaksız kurak toprakların ortasında muhteşem bir mimari ve akıl almaz bir yaşam stili.

Mor Gabriel Manastırı
Mor Gabriel Manastırı

Burada ilk defa azizlerin öldüklerinde bir taş sandalyeye yüzleri doğuya dönük şekilde oturtularak, İsa’nın yeniden geleceğini ve bunun doğudan olacağına inanarak, o geldiğinde hazır olmak için bu şekilde gömüldüklerini öğreniyorum.

Mor Gabriel'in mezarı
Mor Gabriel’in mezarı, yan duvarların içinde azizlerin mezarları var

Sadece Mor Gabriel‘in mezarı yerde. O herkesin ayaklarının altına gömülmek istemiş.

Mardin Yeme İçme

Mardin beni kendine hayran bırakıyor. Sanat atölyesi sokaklar, kafeler, masalcı dedeler. . Mardin’in daracık sokakları festival alanı gibi, çok modern, ışıl ışıl heryer.

Mardin sokakları
Mardin sokakları

Eski Mardin’de kazıklanmanız an meselesi. Girdiğimiz Sinek barda yarım saat oturmanın ve iki küçük biranın bedeli 80 lira. Fiyat sormadan bir yere oturmayın.

Daracık sokaklar
Daracık sokaklar

Bunların yanında her geceye özel performanslarıyla Leylan Cafe ve özel sinema salonuyla Pause Cafe yıldızımız oluyor. Saat 6 dan sonra acıkmayın. Cadde üstündeki restoranlar kapanıyor ama cafelerde yemek oluyor ya da yeni şehirde her şey var. Oraya da araçla gitmelisiniz.

Çöpçü eşek
Çöpçü eşek

Sokaklar daracık olduğu için araç giremiyor, kadrolu eşeklerle temizliyorlar. Kapıların tokmaklarına dikkat edin. Ben horozlu olanını çok sevdim ve uzun pazarlıklar sonucunda alabildim ama uçakta kabine almıyorlar. Bagaja vermek zorunda kaldım.

Mardin horozlu kapı tokmağı
Mardin horozlu kapı tokmağı

Turist olduğunuz belli olduğu için her şey size çok pahalı ama isyan ederseniz hemen doğunun misafirperver insanı olup size yardımcı oluyorlar. Badem şekerleri efsane. Gümüşçülerini mutlaka gezin.

Mardin bakırcılar
Mardin bakırcılar

Kaburga dolması bulmak pek kolay değil ama Recep hocaların kalabalık grubunun avantajıyla yemeyi başarıyorum. Yeni şehir Al Sahan Restoran‘da harika sunumuyla diğer Mardin lezzetlerini de tatma fırsatı bulduk.

kaburga dolması
kaburga dolması

Dara Antik Kenti ve Zindan

Dara da önce köyde Zindan denilen bir yere gidiyoruz. Küçük sarışın kızlar karşılıyor. Handan bize şiir okuyor. “sıkı durun söylüyom, sizi çok seviyom“la bitirdikten sonra bize evin altında bir kapı açıyor.

Dara Köyü, Zindan
Dara Köyü, Zindan

Ben yine bir mağara beklerken yerin kaç kat altına girdiğimizi bilmediğim İndiana Jones filmlerinden birinin içinde buluveriyorum kendimi.

Dara Köyü, Zindan
Dara Köyü, Zindan

Dikkatli yürüyün, düşmeyin” diyen küçük kız çocuğu bu merdivenleri koşarak iniyor. Burası eskiden su sarnıcıymış. Üstündeki evde dedesi yaşıyor.

Dara Zindan kızlarım
Dara Zindan kızlarım

Büyük büyük dedesinin tavuğu kaçınca kazıp bulduklarını anlatıyor. Afrikalı çocuklarım gibi kolumdaki incik boncuk ilgi odakları. Simsiyah çocuklarıma sarılıyordum bir sene önce şimdi sapsarı çocuklarım.

Dara Antik Kenti köprü
Dara Antik Kenti köprü

Dara şehir merkezine bir saat uzaklıkta. Biz araç kiraladık.  Tarihte  Mezopotamya’nın en önemli yerleşim yerlerinden biriymiş. Doğu Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırını Sasanilere karşı korumak için kurulmuş. Yapılan arkeolojik kazılarda dünyanın ilk su barajına ait kalıntılara rastlanmış.  Dara oldukça geniş bir alana yayılıyor.

Dara Antik Kenti
Dara Antik Kenti Toplu mezar giriş kapısı

Dara Antik Kent saat 9,30’da açılıyor. Giriş ücretsiz. Dara Antik Kent bir mezarlık, ölüler şehri bir diğer adı. Savaşta ölen Sasanileri buraya koymuşlar tekrar dirilecekleri inancıyla. İskeletleri görebiliyorsunuz.

Dara Toplu Mezar
Dara Toplu Mezar

Mezar odalarına girebiliyoruz. Köylü çocuklar bize rehberlik ediyor. Tüm köyü gezdiriyor. Tarihi köprülerin altından iki sene öncesine kadar su akarmış ama diğer köyler suyu kesmiş. Şu an su yok.  

Dara Antik Kenti mezar odası
Dara Antik Kenti mezar odası

Burada İstanbul’dan gelen fotoğraf klübünden Recep hocam ve arkadaşlarla karşılaşıyorum. Mardin bu mevsim, özellikle haftasonları fotoğraf klüplerinin istilasında.

Deyrulzafaran

O gün onlara katılıp Deyrulzafaran manastırını ve şehri tekrar geziyorum. Deyrulzafaran Mor Gabriel gibi. Giriş 6 lira. İsa’dan sonra 5. yüzyılda inşaa edilmiş. Mardin’e 4 km uzaklıkta.

Deyrulzafaran
Deyrulzafaran

Süryani Kilisesi’nin önemli bir merkeziymiş. 640 yıl boyunca da Süryani ortodoks Patriklerinin ikamet adresiymiş.  

Deyrulzafaran
Deyrulzafaran

Mardin meydanındaki müze şu aralar ücretsiz. Şimdiye kadar gezdiğim en iyi müze olduğunu söyleyebilirim. Bakmalara, okumalara, fotoğraf çekmelere doyamadım. 

Müze mozaik
Müze mozaik

Sık sık kesilen elektriklerden saçımı bir Mardin evinin damında, Mezopotamya‘ya karşı güneşte kuruttuğum, farklı kültürleri tanıdığım, daracık sokaklarında durmadan tırmandığım, tarih kitaplarımın içinde bir doğu masalı yaşadığım Mardin‘i ve evinde kaldığım bu harika insanları asla unutmam mümkün olmayacak.

Mardin taş işçiliği
Mardin taş işçiliği

Hoşçakal Mardin, yüreğim seni çok sevdi…
Bir öneri: Biz Mardin’i araç kiralayarak gezdik. İkinci alternatif meydandaki THYnin bilet satış ofisindeki turu kullanmak. Bizim araba kiralayarak gittiğimiz uzak mesafelere sabah 8 akşam 8, öğle yemeği ve tüm giriş ücretleri dahil 80 tlye gezebilirsiniz. Biz Beyazsu’ya gidemedik mesela. Bu turda orası da var. Şehir içini de yürüyerek gezebilirsiniz. 

  • Göbeklitepe
  • Göbeklitepe
  • Mahmut amca
  • Şanlıurfa Balıklı Göl
  • Şanlıurfa Balıklı Göl
  • Şanlıurfa Balıklı Göl ve yörenin kadınları
  • Pamuk tarlaları
  • Halfeti
  • Halfeti
  • Halfeti
  • Halfeti
  • Halfeti
  • Halfeti
  • Halfeti

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Geçtiğimiz yıllarda Şanlıurfa’da bulunan insanlık tarihi adına şimdiye kadar bildiğimiz tüm bilgileri yeniden gözden geçirmemize sebep olan dünyanın ilk tapınağı Göbeklitepe’yi meraktan ölüyorum. Biraz çetrefilli yollarda küçük bir yön kaybıyla üç beş haneli Mello köyü üzerinden ulaştığımız Göbeklitepe’ye girmek yasak. Daha açılamadı çünkü.

Göbeklitepe

Şanlıurfa’ya 15km uzaklıkta olan bu arkeolojik site üzerinde yapılan çalışmalarda ortaya çıkan sonuç çok şaşırtıcı. Herbiri 40-60bin ton ağırlığında T şeklinde heykellerle dolu olduğu söyleniyor. Bu heykellerin insan figürü olduğu düşünülüyor.

Göbeklitepe
Göbeklitepe

İlkel el aletlerinden başka bir aletin olmadığı o dönemde sütunların nasıl taşındığı ve dikildiği arkeologlar tarafından henüz çözülemedi. İnsanlığın avcı toplayıcı döneminde yerleşim ve tarım kavramlarından çok uzak olduğu 12000 yıl öncesinde bu yapıların nasıl tasarlandığı sorusu da henüz cevaplanmadı, neden gömüldüğü de.

Mahmut amca
Mahmut amca

Belki tüm bu sorular cevabını bulduğunda insanlık tarihi yeniden yazılacak. Şu an Alman kazı ekibi hummalı bir çalışma içerisinde. Arazinin sahibi Mahmut amca bize burada ilk önce küçük heykellerin bulunduğunu, sonra bunları müzede gören alman arkeologların bulunan yeri kazmalarıyla ortaya çıktığını anlatıyor.

Göbeklitepe
Göbeklitepe

Görebilmek için biraz daha beklemek ve sabretmek zorundayız. Benim gibi sabredemeyenler özel izinle girse bile tamamen kapalı inşaat alanında birşey göremiyor. Bu tarihlerde açık olacağı duyurulan Göbeklitepe‘nin Alman arkeologlarının çok titiz çalışmaları sebebiyle açılışı uzamış. Şuan buraya sadece özel araçlarla gidilebiliyor. Göbeklitepe‘ye yaklaştıkça yol boyunca T şeklinde bloklar görüyorsunuz. Kazıda bulunan heykellere atfen konulmuş diye düşünüyorum.

Şanlıurfa

Şanlıurfa merkezde bir yemek molasından sonra Balıklı göle koşuyoruz. Cami içinde ufak bir tadilat var. İbrahim peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen göl, kutsal olduğu düşünülen balıklarla dolu. 

Şanlıurfa Balıklı Göl
Şanlıurfa Balıklı Göl

Ezan sesleri altında balık havuzunu, kocaman balıkları seyrediyoruz. Bu göl kutsal balıkları ve çevresindeki tarihi eserleriyle Şanlıurfa‘nın en çok ziyaretçi çeken yerlerinden. Lokal halkın yöreye özel kıyafetleriyle havuzun etrafında dolaşmalarına bayılıyorum. 5 liraya aldığımız yemlerle balıkları besliyoruz.

Şanlıurfa Balıklı Göl
Şanlıurfa Balıklı Göl

Hava çok güzel. Burada fotoğraflarımızı çekip doyduktan sonra Şanlıurfa çarşısının içinde dolaşıyoruz. Çeşit çeşit isotlar, salçalar, baharatlar, kumaşçılar… İnsan kendini kaybediyor gerçekten. Taşıyamam diyenlere kart veriyorlar, kargoyla yolluyorlar. Aklınızda bulunsun.

Şanlıurfa Balıklı Göl ve yörenin kadınları
Şanlıurfa Balıklı Göl ve yörenin kadınları

Halfeti

Çarşıyı da hızlıca gezdikten sonra iki kadın Halfeti yolundayız. Asıl yola çıkma amacım Halfeti’yi görmek.  Arabamızın olması çok büyük şans. Şanlıurfa‘dan yaklaşık iki saat mesafedeki eski Halfeti’ye gidiyoruz. Yolda tabelalar sizi yönlendiriyor.

Pamuk tarlaları
Pamuk tarlaları

Yolda ilerlerken ilk defa dalında pamuk görüyoruz. Pamuk tarlaları uçsuz bucaksız. Hemen tarlaya dalıp elimizle dokunup fotoğraflar çekiyoruz. Marketten paket içinde alınan bir ürünü daha dalında görmenin mutluluğu bir başkaymış.

Halfeti
Halfeti

Halfeti‘ye inerken bir seyir terası var. Oradan manzara müthiş. Kıvrıla kıvrıla indiğimiz yolda aracımızı parkeder parketmez hemen gönüllü rehberler yanınıza gelip anlatmaya başlıyorlar. Sürekli göstererek burası okuldu, şurası evdi diye anlatıyorlar.

Halfeti
Halfeti

Halfeti deyince paylaşılan fotoğraflar hep sular altında kalmış bir cami ve minaresinden oluşur ya, aslında orası Savaşan köyü. Oraya tekne turuyla gidebiliyorsunuz. Kişi başı 15 lira ödeyerek bindiğiniz tekne turunda biraz ilerleyince Ankara havalarından ve pek çok yöreden şarkılar türküler eşliğinde ilerliyorsunuz.

Halfeti
Halfeti

Rum Kale‘nin oraya gelince sizi bilgilendiren bir bant kaydı devreye giriyor. Dicle nehrinden sonra Fırat nehrinde olmanın keyfini çıkartıyorum. Bu zamanlar biraz rüzgarlı olurmuş buraları. Üşümemize bir şal yeterli oluyor.

Halfeti
Halfeti

Suların içinde kıvrıla kıvrıla ilerleyip fotoğraflarda Halfeti deyince görmeye aşina olduğumuz minareyi görüyoruz. Burada bir bant kaydı daha devreye giriyor. “Gün gelecek bu caminin üstünde rakı sofraları kurulacak, gün gelecek buradan çıplak yüzenler olacak” diye anlatmaya başlıyor. Çok garipsiyoruz.

Halfeti
Halfeti

Kimsenin öyle şeyler yapacağını düşünmüyorum. Çok kısa kalıyor asıl görmek istediğimiz yerde ve devamlı hareket halinde. Düzgün bir fotoğraf çıkartabilmek pek mümkün olamıyor. Gün batımına denk gelip manzaraların tadını çıkartıyoruz.

Halfeti
Halfeti

Toplam bir saat sürüyor. Teknelerin kalktığı yerde pek çok balık restoranı var ama yazın giden arkadaşlarımdan dinlediğim bir kahvaltıya, üç beş zeytine 90 lira ödediklerini ve sakın orada bir şey yeme demelerini hatırlayıp, yol boyunca fıstık ağaçlarının eşiliğinde manzaralara doya doya Halfeti’ye veda ediyoruz. Umarım Göbeklitepe açılacağı zaman Şanlıurfa’ya daha uzun süreli gelebilirim.

Halfeti
Halfeti