Elevit Yaylası, Karadeniz Yaylaları

Reklamlar

Elevit Yaylası Rize’de Çamlıhemşin’e bağlı yaylalardan bir tanesi. Bölgede muhtarlığı olan tek yayla olan Elevit Yaylası bu sebepten de yayla köyü olarak geçiyor. Zaten Rize’nin her yaylası dillere destan. İnsan hangi birine gideceğine karar veremiyor. Çat Vadisi’ne gelince Elevit Yaylası tabelaları aklımızı çeliyor. Aslında başka yaylalara gitmeye karar vermiştik. Elevit Yaylası’nın içinden dere geçiyormuş. Sular şakır şakır akıyormuş. Hal böyle olunca gitmeye karar veriyoruz.

Beni instagram hesabımdan takip etmeyi unutmayın. Hikayeler ve öne çıkanlarda çok şey anlatıyorum 😉

İnstagram: Nerdesinbahar

Elevit Yaylası’na Nasıl Gittik?

Elevit Yaylası’na gidebilmek için navigasyon açmanıza gerek yok. Zaten Çat Vadisi’nde ne internet ne de telefon sağlıklı çalışıyor. İnternet neredeyse hiç yok. Böyle durumlar için internetin çektiği yerde navigasyona gideceğiniz yeri girerseniz, internet olmasa bile sizi gideceğiniz yere kadar götürüyor.  Yapmanız gereken tek şey navigasyondan çıkmamak, geri tuşuna basmamak. Tüm Karadeniz’de karşınıza çıkan tabelalar sizi yönlendiriyor aslında… Çat Vadisi’nden geçtikten sonra sağda müthiş güzellikte bir tarihi taş köprü göreceksiniz.

Elevit Yaylası yolunda ki taş köprü

Tüm Karadeniz ve o muhteşem taş köprüler insan istilası altındayken burası kimsesiz ve öyle güzel ki. İnanılır gibi değil. O insanlarla savaşacak halimiz olmadığı için tüm köprüleri uzaktan seyretmiştik. İnip taş köprüye koşuyoruz. Sağına soluna bakıyoruz. Kim yapmış? Ne zaman yapmış? Yazmıyor bir şey. Öylesine bir taş köprü işte… Köprüden karşıya geçtiğimizde yemyeşil bir alana çıkılıyor. Eski terkedilmiş bir yapı da var. “Burada ne kamp yapılırdı ama” diyoruz. Tüm Karadeniz’de aklımıza gelen her yerde kamp yaptık. Neredeyse 10 gündür Kaçkarlar’dayız. Doyamadık. Eğer vaktiniz varsa burada kamp yapmayı düşünebilirsiniz yani.

Çamlıhemşin, Rize

Bu güzel süprizli moladan sonra tekrar Elevit yoluna düşüyoruz. Yayla yolları tarladan hallice olduğu için hızlı gidemiyoruz. Çoğu yerde 10 km 20 km. Öyle bozuk. Yol yok aslında. Yer yer yola akan sulardan geçiyoruz. Buralarda bir arabanız olacaksa 4×4 olmalı. Bizde ki normal araba tabii… Yavaş yavaş giderken manzaralar müthiş. Sisler basıyor. Hava soğuyor. Sanırsın sırlar odasına gidiyoruz. Sonra yol yapım çalışması görüyoruz. İçim cız ediyor. İyi ki gelmişiz. Bu yol bittikten sonra Elevit Yaylası’nda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, biliyorum. Bu hüzünle, en azından, Uzungöl’e dönmeden önceki halini görebildiğime şükrediyorum.

Güncelleme: O yol bitti ve Elevit’e gitmek artık bu kadar zor değil…

Elevit Yaylası yolu

Muhteşem Elevit Yaylası’ndayız

Denizden 1884 metre yükseklikte bulunuyor Elevit Yaylası. Güzel Elevit’imize Hoşgeldiniz tabelasını görüyoruz. Nufus belirsiz yazıyor. Yaylalar genelde yaz aylarında kullanıldığı için nüfus belirsizmiş. Ağustos ayında yapılan şenlikleri de çok ünlüymüş. Elevit Yaylası bizi sislerle karşılıyor. Hava nasıl buz gibi oldu anlatamam. Ağustos ayı halbuki. Nedir bu dağların hırçınlığı bilmem. Hep bir estirir, hep bir serttir.

Elevit Yaylası

Nasıl bir bahar havası var. Renk renk çiçek her yer. Tepelere çıkıp yaylayı seyrediyoruz. Koskoca yaylada evler neredeyse bitişik nizam. İlk defa böyle bir yayla görüyorum. Genelde evler birbirinden uzak ve tek tek olur. Burada o yaylaların ahşap evlerinden oluşan apartmanlara benzer dip dibe, ara sokakları olan bir mahalle gibi. Bir tarafta o dediğim gibi tek tek evler de var.

Elevit Yaylası’nın muhteşem çiçekleri

Sağdan soldan her yerden çağıl çağıl dereler akıyor. Sisli dağlar, yemyeşil çiçekli yamaçlar, ahşap yayla evleri, o çağlayan derelerin üstünde derme çatma tahta köprüler… Bir kartpostalın içinde gibiyim. Arkadaşlarım ahududu bulmuş bana getiriyor. Bir taraftan donuyorum. Uzaktan sesler geliyor. Bir grup bizim gibi gezmeye gelmiş kızları inekler kovalıyor. Çığlık çığlığa kaçıyorlar. Oturup onları seyrediyoruz. Öyle komik ki. Bir inek neden insan kovalar onu da anlamıyoruz. Hakikaten komik.

Çağıl çağıl sular akıyor yaylanın ortasından

Elevit Yaylası’na Ne Oluyor?

Çiçek, böcek, fotoğraf derken zaman geçiyor. O kovalanan kızlar yanımıza geliyor. Hep beraber gülüyoruz bu sefer. Sıra o şehir gibi olmuş evlerin yanına inmeye geliyor. Yürüyerek inerken birkaç kadınla karşılaşıyoruz. Hemen Karadeniz insanı sıcaklığıyla “ Hoş geldin” diyorlar ve böyle başlıyor sohbet. Normalde İstanbul’da yaşıyormuş Zeynep abla. Yöresel kıyafetle görünce hep Karadeniz’de yaşıyor sanmıştım. Meğer sadece yazın iki ay geliyormuş. Burada ki evleri bir inşaat firması satın almaya başlamış. Ev otel yapacakmış. Yolu da o yapıyormuş. Çok dertliler. Haklıymışım o yol inşaatını gördüğümde. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak Elevit Yaylası’nda.

Elevit Yaylası

Hemen yanından geçen derenin üstündeki Elevit Yaylası denildiğinde görebileceğiniz tahta köprüyü görüyorum. Zeynep abla ve yanında ki tatlı kadınlar bize eşlik ediyor. Zeynep ablanın başında ki örtüyü çok beğenince çıkarıp kafasından bana bağlıyor. Biz o köprüde fotoğraf çekerken sabırla bekliyor. Seviyorum Karadeniz insanını.

Aysel Abla ve arkadaşları

Elevit Yaylası’nda Konaklama Nasıl Oluyor?

İsterseniz Elevit Yaylası’nda konaklayabilirsiniz. Yayla evlerini kiraya verenler var. Otel de var. İsteyen kamp da yapabilir. Ekipmanınız eğer soğuk havalara uygun değilse donma garantilli bir kamp olur yalnız. Demedi demeyin. Gündüz donduk polarlarla. Gece çadırda yattığımı düşünemiyorum. Yazlık sıradan kamp malzemesiyle gelmeyin sakın. Biz kalmadık. Çat Vadisi’nde ki unutulmazlarım arasına giren kampımızdan sonra yola düşme zamanı. Yolumuz uzun…

Elevit Yaylası

Yazıyla ilgili eklemek istediğiniz birşey olursa lütfen yorum olarak yazın. Daha çok tecrübe daha çok fayda sağlar.

Paylaşmak güzeldir!

Reklamlar

İlgili yazı

Kıyıköy Korsan Koyu Treking

Kıyıköy Korsan Koyu Treking

Kıyıköy Korsan Koyu yürüyüş rotası seneler önce yürüdüğüm ve çok beğendiğim bir rota. Kıyıköy, Pabuç…

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *