Blue Lagoon & Mytvatn Nature Baths Deneyimi

Reklamlar

İzlanda fotoğraflarına bakan herkes Blue Lagoon fotoğraflarına denk gelmiştir. Masmavi sularıyla İzlanda’ya damgasını vuran Blue Lagoon rengini “silika” denilen bir maddeden alıyormuş. Suyun dibi de çok yoğun bembeyaz kireç olduğu için suyu berrak değilmiş. Fotoğraflarını görüp aşık olduğum bu masmavi suların gerçekten bu renkte mi yoksa fotoğraf filtresi mi olduğunu çok merak ediyorum. İzlanda rüyasında ki en özel, dünyanın başka bir yerinde yapamayacağım deneyim için çok heyecanlıyım. 

Beni instagram hesabımdan takip etmeyi unutmayın. Hikayeler ve öne çıkanlarda çok şey anlatıyorum 😉

İnstagram: Nerdesinbahar

Blue Lagoon Mu? Myvatn Mı?

Blue Lagoon nerede? Nasıl gidilir? Kaça malolur? diye bir araştırma yaptığımda karşılaştığım bilgiler karşısında ulaşmanın kolay ama hayallerimi gerçekleştirmenin zor olduğunu görüyorum. Blue Lagoon Reykjavik’e 1 saat uzaklıkta bulunuyor. Bu sebepten kısa süreliğine İzlanda’ya gelenler kolayca gidebiliyor. Ülkenin altı kaynadığı için sıcak sulardan kaplıcalar çok ünlü. Blue Lagoon demek para demek. Paradan haber ver sen. Gitmeden birkaç ay önce rezervasyon yapmanız gerekiyor. Şuradan sitesine göz atabilirsiniz.

Etrafı lav taşlarıyla kaplı Blue Lagoon

Bizim gittiğimiz dönem en basit paket 78 Euro’dan başlıyordu. Bu pakette sadece duşlar, sauna ve göle girmek var. Eğer bir bira içeyim derseniz fiyat 100 Euro’ya çıkıyor. Zaten bir biradan daha fazlasını içmenize de izin vermiyorlar. Sıcak sudan etkisi fazla oluyormuş. Eğer sabah 8’den yada akşam 18’den sonra girerseniz fiyatlar biraz düşüyormuş ama hava hakikaten soğuk. Sabah asla yapamam ama akşam gün batımı düşünülebilir. Kısıtlı zaman için İzlanda’ya gidenler diğer önereceğim Myvatn’da ki Lagoon’a gidemez. Bu masmavi sularda yüzmeden de dönemeyiz.

Blue Lagoon bitki örtüsü

25 Ağustos 2019’da Blue Lagoon yakınlarında görüldüğümüzde bir gün öncenin nefis güneşli havasının aksine baya bildiğiniz fırtına vardı. Yağmur desen var. Çamur desen var. Hele rüzgar ayaklarımı yerden kesiyor. Bir önceki günün pamuk pamuk bulutlu, güneşli havası sanırım reklamlar kısmıydı. Ara yüzdü. Bir daha kesintisiz o kadar gün güneşi göremeyeceğimizi o an bilmiyoruz tabii…

Blue Lagoon, İceland… 

Blue Lagoon’da yüzmeye niyetimiz yok. Zaten rezervasyonumuz da yok. Bu sebepten otoparka arabayı bırakıp biz fakirler için “bari mavi suları görsünler” diye ayırdıkları kısımları gezmeyi düşünüyoruz. Ana kapının sol tarafında baktığınızda görebileceğiniz yürüme yolundan mavi sulara ulaşıyoruz. Etrafı lav taşlarıyla ve üzeri değişik bir bitki örtüsüyle kaplı. Üstüne basmamak gerekiyormuş. Biz yürüdükten sonra gördük tabelayı. Vallahi… 

Blue Lagoon, İzlanda

Bembeyaz bir zeminle kaplı suyun dibi. Burada ki su tabi ki soğuk. Sıcak olsa bizim gibiler soyunup atlayıverir. Sıcak olmaması çok mantıklı. Öyle bir rüzgar var ki… Arada da yağıyor. Burnumun ucu dışarı da almış. Donuyor. Ağustos ayı ağustos… Öyle güzel bir mavi ki… İnsan masaldan bir dünyaya ışınlandı sanıyor. Gerçeğe döndüren tek şey muhteşem manzaraya rağmen insanın burnunu sızlatan sülfür kokusu ve ayağını yerden kesen rüzgar. Hoşgeldim İzlanda. Ben de seviyorum seni…

Blue Lagoon’un Fakirleri…

Uça uça buraları dolanıp içeriye giriyoruz. Oldukça kalabalık. Bornozla dolaşan mutlu bir çoğunluk hakim etrafta. Az önce donuyorduk ya şimdi yanıyoruz. Ağustos ayında üstümde kayak montu ayağımda dağcı botları, botların içinde de termal çorap var. Ben pişmiyim kim pişsin? Allahtan ülkede bakteri yok. Hastalanmıycaz. Restoran kısmını geçip havuzları daha iyi gören kısma gidiyoruz. Güvenlik üstünde üniforma yeleğiyle havuzda yüzüyor. Görev aşkı işte. Görev tanımına bunu nasıl yazdılar acaba? “Gün içinde havuzda yüzecek eleman aranıyor.

Blue Lagoon, İzlanda

Havuzun içinde bar var. Mutlu azınlık havuzun içinde ellerinde kokteyllerle poz veriyor. Ama nasıl soğuk, nasıl fırtına var. Üşümüyorlar mı acaba? Üşüyorlardır. Bu havada girilir mi diye kendimizi teselli ediyoruz. Tamamen fakirlikten. Oraya ayıracak para olsa hiç affetmiycez. Restoran kısmını kaplayan yemek kokuları da fena ama fiyatlarına bakmadık bile. Yazar arkadaşım Melih, kuzeyde yarı fiyatına başka bir Blue Lagoon daha var demişti. Hevesimizi oraya saklıyoruz. Tüm ümidim orası…

Myvatn Nature Baths İçin Rezervasyon Gerekiyor Mu? Fiyatı Ne?

Myvatn Doğal Kaplıcaları İzlanda’nın kuzey doğusunda daha az bilinen, Blue Lagoon’un daha küçüğü ama geri kalan herşeyi aynı başka bir termal kaplıca. Myvatn Nature Baths Myvatn’a 13 km uzaklıkta bulunuyor. Navigasyona yazdığınızda kapısına kadar gidebiliyorsunuz. Sitesinde şu aşağıda ki bilgileri okuyorsunuz;

Myvatn Doğal Kaplıcaları dünyaca ünlü bir turist noktasıdır. Bu sadece dünyanın en soğuk noktalarından birinde bulunan sıcak kaplıca deneyimi değil, aynı zamanda Myvatn sularının sülfür en başta olmak üzere birçok mineralle dolu olmasından kaynaklanır. Sülfürün özellikle cilt ve solunum sistemine faydaları bilinir, Ayrıca kaplıca alkalidir ve böylece banyo yapmak için idealdir.

Myvatn Nature Baths nerede? Kırmızı işaretli yer…

Kuzeye çıktıkça ve Myvatn’a yaklaştıkça sabırsızlanıyorum artık. Yola çıkalı bir hafta olmuş. Dünya kadar şelaleden, plajdan geçmişiz ama şelalelerin ve yağmurun ıslatmasından başka suyla temas edememişiz. Bulduğumuz hot springler de ya su bulamamışız ya da beğenip girmemişiz. Hava da buz gibi açık havada termal keyfi için. Suyu bu kadar seven biri için ızdırap dolu satırlar bunlar.

Mytvatn Nature Baths girişi

En sonunda dünya kadar yoldan sonra, bir Pazar sabahı Myvatn Nature Baths’ın kapısındaydım. Pazar sabahı saat 10’da benden başka rüyasında gören olmamış tabii.  Müsaitliği ve fiyatı soruyorum. 5300 ISK yani 40 euro civarı. Blue Lagoon’un yarı fiyatı. 40 Euro’da olsa TL’ye çevirince can sıkıyor ama olsun. Kaç kere İzlanda’ya gelir insan? (Böyle böyle batırdı kendini) Hiç rezervasyonsuz girebileceğimi öğrendiğim an koşarak arabadan cüzdanımı ve havlu, terlik ne bulursam alıyorum. Havlu, terlik vs. herşey ekstra ücret, aklınızda olsun. Hava soğuk, hava kapalı ama bunu gözüm görmüyor artık Zaten başkada şansım yok. Ben hızlıca içeri girerken, yol arkadaşım Batın restoranda bir priz yanına yerleşiyor. İnternet şifresini de alınca, o mutlu ben mutlu.

Mytvatn Nature Baths, İzlanda

İlla randevu alayım yada fotoğraflarını bir göreyim yada fiyatları ne bunun kardeşim derseniz şuradan bir göz atabilirsiniz.

Myvatn Nature Baths

Duş almadan lagoona giremiyorsunuz. Her yerde yazıyor. Ayakkabılarla da dolapların olduğu bölüme girilemiyormuş ama vallahi görmedim. O bölümün önünde ayakkabılık varmış. Kadınları çoraplarla ıslak zemin üstünde gördüğümde bu ne böyle derken anladım. Neyse ki o ana kadar terlik kısmına geçebilmiştim. Hemen gidip bırakıyorum koridorda ki yere. Resepsiyonda ki kız bana bozuk paraya benzer bir şey vermişti. Onu dolap kilidinin arkasına koyuyorsunuz. Kapağı kapatıp anahtarı çevirince metal düşüyor ve kapı kilitleniyor. Bizim termallerde şifrelidir dolap kapakları.

Myvatn Nature Baths, İzlanda

Bir sürü ülkede termal gezdim en gelişmişi ve konforlusu Türkiye’dekiler. En vasat Yunanistan’da. Tecrübeyle sabit. Kapıda ki görevli size bir sürü şey anlatıyor ve bir kağıt imzalatıyor. Muhteşem İngilizcemle yarısını anladım, diğer yarısını sıcak su hayalinden dinlemedim. Geri kalan yarısında takıları çıkarmam gerektiğini anladım. Termallerde genelde gümüşler kararır. Bende de gümüş yok. Sadece kulağımda 10 tane küpe var. Preicingleri çıkarmaya kalksam gün biter. Ben o riski alıp çıkarılamayan tüm takılarla girdim suya. Hatta havuzun içinde biri beni uyardı. Dedim “no silver” İngilizcem muhteşem derken inanmamıştın değil mi? Ünlü düşünür Cem Yılmaz’ın da dediği gibi gramer parçalamaya gerek yok. O Türkçe biliyor mu? Bilmiyor. O zaman eşitiz.

Myvatn Nature Baths, İceland

10 Yıldır su görmemiş gibi…

10 yıldır su görmemiş gibi duşlara saldırıyorum. Saçım dahil yıkıyorum. Siz YIKAMAYIN. Dışarısı BUZ gibi. Küpe falan derken hemen girmişim suya diye yazmışım da bunun o ıslak kafayla, peştamele sarılmış bikinili halimle az önce kayak montuyla dolaşırken donduğum açık havaya çıkma kısmı var. Ölmedim ama bazı hücrelerim ölmüş olabilir. Şimdi ben muhteşem kısma geçmeden önce tüm negatifliği yazayım da sıcacık suyun içinde pamuk gibi olmamı bana hak vererek okuyun. “Ya kızın başına da neler geldi. Üşüdü yazık. Haketti” deyin. Vallahi hakettim.

Myvatn Nature Baths, İzlanda

Havlumu bir sandalyeye bırakıp, ayağımda ki terlikleri tepip havuza bir koşuşum var. Keşke görebilseydiniz performansımı. Ben de isterdim kuğu gibi süzüldüm, masmavi suları görünce büyülendim, rüyada gibiydim falan yazmayı ama gerçekler bir taraflarımın buz tuttuğuydu. Böyle yazılar okudum da arkadaş o soğukta nasıl böyle edebiyat parçaladınız?

Havluyu sandalyeye bırakır bırakmaz birileri uyarıyor. “İçeri bırak, buhardan ıslanıyor” diye. Ağla bahar ağla. Ayağım sıcacık suya değdi değmedi. Bu nedir arkadaş? Havluyu alıp içeri koşup dolaba kilitliyorum ve son hız geri o soğuğa, bu sefer sadece bikiniyle çıkıyorum. Gezgin olmak çok zor. Böyle zamanlarda kendime başka meşgaleler bulmak konusunda kafama “kanaviçe işliyim, evimde oturup fasulye pişireyim” fikirleri hücum ediyor.

Myvatn Nature Baths, İzlanda

Ve Sonunda Masmavi Sularla Kavuşma Anı…

Havuza doğru inen eğimli kısma plastik kaydırmaz bir şey sermişler. Trabzan da var tutunmak için. İlk başta çok sıcak geliyor su. Bedeninizin dışarıda kalan kısmı donarken suya giren kısmı yanıyor. Tam da İzlanda gibi. Yerin altı kaynarken dışarısı tufan. Alıştıktan sonra gel keyfim gel. Bu arada yanınıza mutlaka bere alın. Siz bu yazıyı okuduktan sonra saçınızı ıslatmayacaksınız ama oluşan buhardan yine kafanız ıslanıyor. Benimki kadar olmaz tabi ama kafa üşüyor arkadaş her halükarda. Pozdan poza girerken kenara koyduğum berem de suya düşüyor. Şaşırtacak şekilde ıslanan bere daha güzel ısıtıyor kafamı. Sıcak sulara girip girip çıktığından belki.

Ben yalnız olduğum için bulduğum herkesin eline telefonu tutuşturup fotoğraf çılgınlığına da kapıldım. İyi düşürmediler. Çünkü gölün zemini doğal. Taş kum yani. Etrafı lav taşlarıyla döşenmiş. O telefonu sağa sola dayayıp video ve fotoğraf da çektim. Ortam öyle nemli ki devamlı buhar haldeyiz. İyi kayıp düşmedi. Telefon kılıfı da alın yanınıza yani. Ben şansa yaşıyorum herşeyi. Şerbetliyim. Sizin telefon zayi olmasın.

Myvatn Nature Baths

Su hakikaten masmavi. Fotoğraf filtresi değil. Biraz suya daldırınca insan ellerini göremiyor. Zemin beyaz kireç kaplı. Sanırım kireç o şey. Masmavi suyun masalımsı görüntüsünün yanında korkunç bir koku da var. Termal suyun kokusu ama bir müddet sonra alışıyor insan. “Saçınızı sokmayın sakın” diye okumuştum bloglarda. Bahar nasıl dursun kafasını sokmadan. Ben soktum vallahi. Daldım bile hatta. Saçımda ki mavi boyaların akması dışında negatif birşey yaşamadım. 

Bu Masmavi Sularda Birşeyler İçebilmek…

İçeri girerken resepsiyonda hangi paketi alacağınıza karar veriyorsunuz. Zaten tek içecek içebiliyorsunuz. Demiştim sıcak sudan etkisi fazla oluyormuş diye… Havuzdaki güvenliklere söyleyince içeceğiniz geliyor. Bunun ödemesini önceden yapmış olmanız gerekiyor. İçeri girerken kolunuza bir bileklik takıyorlar. Güvenlik o bilekliği kesip çıkarıyor ve içeceğinizi içeriye telsizle haber veriyor. Kısa sürede geldiğini gözlemledim. Blue Lagoon’da havuzun içinde bir bar görmüştüm. Burada o yok. 

Myvatn Nature Baths, İceland

Yapılmayacak herşeyi yaptıktan sonra sıra geldi keyfe ve etrafa bakmaya. Gölün dışında bizim çeşmelere yapılan hayvanların su içtiği yere benzeyen yalaktan büyük bir yere insanların devamlı girip çıktığını görünce bende giriyorum. Meğer gölden daha sıcak bir su varmış ve insanlar onun için oraya giriyormuş. Hani ilk girerken yanmıştım ya, bir müddet sonra vücut alışıyor ve ılık gelmeye başlıyor su. Bu küvetimsi yalağın içine girip ısınıyorsunuz. Burada yüzemiyorsunuz. Sadece oturup ayaklarınızı uzatıyorsunuz ama çok dinlendirici.

Ben bir orası bir burası derken saatler geçiriyorum içeride. İlk girerken bir saate çıkarım diye düşünmüştüm. Yok arkadaş o masmavi suyu bırakıp çıkamıyor insan. En son zorla artık “yeter bahar” deyip kendimi söktüğümde saunayı görüyorum. E oraya girmeden kemiklerimi ısıtmadan gidemem tabi ki. Sauna göle bakıyor. Pencerenin çerçevesinden dışarıda ki canlı tabloyu seyrediyorum. Bunu nasıl anlatayım ki? O manzarayı gidip yaşamanız lazım. Gözlerimi kapattığımda hala hafızamda çektiğim o manzarayı görebiliyorum.

Myvatn Nature Baths, İceland

Duş Bölümü Nasıl?

Duşların bazıları bölmeli, çoğu açık. İstediğinize girip duş alabilirsiniz. Şampuan saç kurutma makinası var. Herkes birbirine saygılı. Ben erken girdiğim için o kalabalığa denk gelmeden mavi sularda vakit geçirip yine onlara denk gelmeden çıkıyorum. Kalabalık dediysem Blue Lagoon’la kıyaslanamaz. Hele ki Pazar günü gittiğimi düşürsek. Orada yaşayanlar Pazar günü gelmiyordur gerçi ama hepimiz turist olamayız.

Mavi suların tüm mineralleri vücuda alınmış, tüm elektrik suya bırakılmış, yorgun beden dinlendirilmiş, sinirler pamuk gibi olmuş yeni Bahar’ı İzlanda’ya salmanın zamanı geldi. Verin eline direksiyonu vursun kendini yola…

Myvatn Nature Baths, İceland

Bu arada üşenip çıkarmadığım küpelerim ilerleyen günlerde metal yerlerinden koptu. Sanırım göldeki su metalleri eritiyor. Gümüşler kararmakla kalıyor belki ama diğer metaller resmen eriyor. Üşenmeyin çıkarın.

Diğer İzlanda yazılarıma ulaşmak için;

  • İzlanda’ya ekonomik yoldan gidebilmenin yollarını merak ediyorsanız buraya tıklayın. 
  • Keflavik Havaalanı’nda sizi ne bekliyor. Okumak için buraya tıklayın.
  • İzlanda’da araç kiralamayı nasıl yapacaksınız? Detayları okumak için buraya tıklayın.
  • Yollar nasıl, hız sınırı ne öğrenmek için şuraya tıklayın. 
  • İzlanda’da yeme içme rehberi için buraya tıklayın.
  • İzlanda’da konaklama meselesini nasıl çözeceğinizi öğrenmek için burayı tıklayın.
  • İzlanda’da hayatta kalmak adlı şahane yazımı okumak için buraya tıklayın.

 

Beni sosyal medya hesaplarımdan takip etmeyi unutmayın. Daha çok fotoğraf ve hap bilgiler için;

Paylaşmak güzeldir!

Reklamlar

İlgili yazı

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *