• Ürdün

Ürdün’e Gitmeden Önce Bilinmesi Gereken Püf Noktaları

Reklamlar

Ürdün çok uzun zamandır gitmeyi istediğim ama bir türlü gidemediğim yerlerden biriydi. Ürdün’ün rüyalarıma giren coğrafyası ve tarihi… Ryanair’den 9 euroluk gidiş biletini de bulunca Ürdün benim için komşu kapısı oldu. Ülkemizden Ürdün’e direkt uçuşlar var ama çok pahalı. Biz Ryanair’le Sofya (Bulgaristan) üzerinden gittik. Bunun için önce Sofya’ya gitmemiz gerekti. 

 

Ürdün Kısa Kısa

Ürdün’e gitmeden önce bilinmesi gereken en önemli husus Ürdün’ün bize vize uygulamıyor oluşu. Pasaportumuzu gösterdiğimiz bir güvenlik görevlisi bizi saçma sapan vize kuyruklarına soktu. Sonra diğer pasaport polisindende o sıraya girdiğimiz için azar işittik. Siz Ürdün’e indiğiniz anda hiç bir kuyruğa girmeden direkt pasaport kontrolüne gidebilirsiniz. 

Ürdün’ün para birimi Jordan Dinarı (JOD), bizim gittiğimiz zaman 2018 kasım da 1JOD=7,5 TL’ydi. Tuvalet 1 JOD, su 2 JOD gibi fiyatları 7,5’la çarpınca oldukça pahalı bir 10 gün geçirdik. Dili Arapça. İngilizce bilen az. Turistik yerlerde İngilizce konuşuyorlar. Pazarlık şart. Rehber almadan köylere bile giremiyorsunuz. Allem ettik kallem ettik girdik biz tabi ki ama ülke insanı çok yorucu. Muhteşem bir coğrafyada durmadan arap insanıyla boğuşuyorsunuz. Bir rahat bıraksalar nasıl güzel olacak.

Ben her gittiğim yerden taş, kum, toprak getiririm hatıra olarak. Tanzanya’da havaalanında çantamdaki tüm taşlarımı almışlardı. Ürdün’de de bu durum değişmedi. Arkadaşımın çantasındakileri görmediler ama benim çantamdakilerin neredeyse hepsi alındı. Ürdün’de Petra dahil pek çok yerde taş satıyorlar. Bunların havaalanında alınacağını göz önüne alarak satın alın. Bence satın almaya gerek yok. Her yerde bulabileceğiniz enfes taşlarla dolu ülke. Ben, Wadirum’da bulduğum kafatasını getirebildim ama taşlarım alındı.

Demlik gibi bir çaydanlığı direkt ocağa koyup, içine çeşitli baharatlar atıp, bolca da şeker kattıktan sonra küçücük bardaklarda size ikram ediyorlar. Direkt dem koyuyorlar. Simsiyah bir rengi olmasına rağmen asla acı yada buruk bir tadı yok. Bal gibi tatlı adaçaylı bir çay. O minicik çaydanlıktan bardaklar dolusu çay çıkıyor. Elifin testisi gibi diye konuşup gülüyoruz. 

 

Hediyelik eşyalar yada başka alışverişleri Madaba’da yapmamızı tavsiye etmişlerdi. Bende çok beğendiğim bir kolyeye 10 JOD vermiştim. Aynı kolye Amman’da 5 JOD’du. Petra’da 10 JOD’a satılan cam içinde kum sanatı Amman’da 2 bilemedin 3 JOD. Fiyatlarda diğer yerlere göre daha makul. Alışverişi Amman’a bırakın. 

Ürdün’e Hangi Mevsim Gidilir? Ne Giyilir?

Ürdün’e gidilecek en uygun tarihler bahar ayları yani nisan-mayıs, eylül-ekimmiş. Biz 18 kasımda Ürdün’deydik. Akabe’de denize de girdik, Lut Gölü’nde de yüzdük. Asla üşümedik. Hatta oldukça sıcaktı. Kış aylarında gerçekten soğuk olabildiği gibi özellikle temmuz ve ağustosta Ürdün’den uzak durmak da fayda var. Ölür insan o sıcakta. Hele ki tüm gün Petra gezdiğimi düşünemiyorum. 

Lut Gölü yani Dead Sea için de mayo, havlu, terlik ihtiyacınız olacak. Dünyanın en çukur yerinde, en tuzlu denizde batmadan yüzmenin, gazete kitap okumanın keyfine varacaksınız. Bu deneyim kaçmaz. Ülkede kuzeye gittikçe hava soğuyor, güneye indikçe hava ısınıyor. Dead Sea deniz seviyesinden aşağıda olduğundan kasım ayında Antalya havası vardı. Akabe’de öyleydi. Wadirum’da gece buz gibiydi. Bu sebeplerden yanınıza inceden kalına kıyafetler alın mutlaka. Bir polar atın çantanıza.

Akabe’de denize girip yüzebilirsiniz. Yanınızda mutlaka mayo, bikini ve bir deniz maskesi olsun. Dalış 90JD, yani çok pahalı. Zaten maskeyle de dalışta gördüklerinizi görüyorsunuz. O kadar para harcamaya gerek olduğunu düşünmüyorum.

Halk turiste alışkın olduğu için kılık kıyafetle ilgili pek sorun yaşamadık. Özellikle Dead Sea taraflarında daha da alışıklar. Bakışlarıyla sizi rahatsız etmiyorlar. Aslında Ürdün halkı İran halkından daha kapalı ama başı açık olmak yada mini etekli olmanız onları rahatsız etmiyor. Ortadoğu’da bir arap ülkesi olmasına rağmen turiste alışmışlar. Akabe’de bir hayli Rus turist vardı ve onların giydiği bikinileri ben giymeye cesaret edemezdim. Hiç bir sorun yoktu. 

Ürdün’de Araç Kiralama

Ürdün’e gitmeden önce bir araç kiralamamız gerektiğini biliyorduk. Ürdün’de toplu taşımanın olmadığını giden arkadaşlarımdan öğrenmiştim. Ürdün’e gittiğimizde kiralama işi zor oluyormuş. Hatta araç bulamama riski oluşuyormuş. Biz Akabe’den giriş yapacağımız için Amman’da ki kadar araç kiralama firması yokmuş. Gerçekten de gittiğimiz de Akaba havaalanında ki araç kiralama firmaları erkenden kapatmıştı. 24 saat açık olan rent a carlar Amman’daymış.

Tüm bu bilgiler doğrultusunda gitmeden bir hafta önce, internet üzerinden araç kiralama işine el attık. Bir araç kiralamak ne kadar zor olabilir? İnternet üzerinden “No Risk Waranty” seçenekli bir araç arıyorduk. Rental Cover Rent A Car’dan önce gayet ekonomik bir araç kiraladık ama kredi kartından çekildiği an 723,81 lira ekstra ödemesi olduğunu görüp anında iptal ettik. Anında iptal edildiği için herhangi bir kesintiye uğramadık.

Daha sonra ikinci ekonomik araç kiralama işini bilindik bir firmadan yapalım, üç kuruş fazla olsun ama garanti olsun diye Holidaycars.com üzerinden AVİS‘ten yaptık. Sonra bekleme sürecine girdik. Bir hafta önceden aracı kiralamıştık. Gitmemize iki gün kalmıştı, parası ödenmişti ama hala mail trafiği devam ediyordu ve araç kiralama işimiz onaylanmamıştı. Çok stresli bir durum.

Bir Araç Kiralamak Hiç Bu Kadar Zor Olmamıştı

Maillere cevap İsviçre’den geliyordu ve Ürdün’de ki lokal araç kiralamadan cevap alamadıklarını yazıyorlardı devamlı. Gittiğimizde araç bulamayabilirdik. Parası ödenmişti. Son dakika iptali için sigortalatmıştık ama gittiğimizde başka bir araç kiralayamayabilirdik. Son gün birden karşı taraftan iptal ediverdi ve ağzım açık kaldı. Arabayı temin edemediklerini yazıyordu. Paranın 20 gün içinde hesabımıza geri döneceğini yazıyordu. Kredi kartımda başka limit olmasaydı arabayı nakit kiralamak zorunda kalacaktık.

Para gerçekten 15 gün içinde geri döndü ama uluslararası bankacılık prosedürleri ve kur farkından 224,81 lira gibi bir mebla arada kayboldu. Hiç kiralamadığımız, binmediğimiz bir araca 225 lira ödemiş olduk. Hemde hiç suçumuz kabahatimiz yokken. Yani bilindik firmalar bile Ürdün mevzu bahis olunca çaresiz kalabiliyor. Son dakika iptaliyle ne yapacağımı şaşırınca Couchsurfing’den bulduğumuz Akaba’da ki ev sahibimiz Anas’a yazdım. Anas çok üzüldü ve araç kiralayan bir arkadaşından hallediverdi.

Aracımız Europecar‘dan geldi. Bizim bulduğumuz ücretlere hemde. Ürdün’de dizel araç pek yok. Gelen araç otomatik ve benzinliydi. No Risk Waranty için 350 dolar daha istedi. Onu yaptıramadık. 10 günlük araç kirasına nakit 250 JD (1 JD=7,5 TL), kredi kartıyla 260JD, depozitosu içinde 350JD ödedik kredi kartıyla. En sonunda bir arabamız oldu. Havaalanından aldığımız aracı yine havaalanında teslim etmek istedik.

Anahtarı üstünde bırak git” dediler ama ben ısrarla havaalanına birilerini getirtip hasarsız teslim ettiğime dair imzalı kağıdı aldım. Daha önce bir başkasından Ürdün’e gidip No Risk Waranti yapılmış bir araçla kaza yaptıklarını ve döndükten sonra kredi kartlarından 1500 lira çekildiği hikayesini dinlemiştim. Arap ülkeleri maalesef böyle. Döndükten sonra da pek bir şey yapamıyorsunuz tabi.

Aslında Ürdün’e Amman’dan girip Akabe’den dönmek daha mantıklı. Araba kiralamayı o şekilde ayarlayabilirseniz boşuna git-gel yapmazsınız. Daha önce gidip araba kiralayanlar rezervasyon yaptırıp gittiklerinde ödeyecekleri firmalardan araba kiralayabilmişler. Onlar Akabe’de bulunmuyor. Amman’da ki firmalardan mümkün ancak. 

Ürdün’de Trafik Kuralları ve Güvenlik

Ülkeyi kuzeyden güneye bağlayan çok modern ve güzel bir otoyolları var. Hız sınırı 70-80km üstüne çıkamıyorsunuz. Tüm ülke kameralarla izleniyor. Adım başı polis kontrolü var. Polis kontrollerinin hepsinde durdurulduğumuz için pasaportu çantamıza sokamadık. Amman’dan Wadirum’a gece geçmiştik. Meğer o yol bizim gibi turistler için çok tehlikeliymiş. Yolda çok fazla araç da yoktu. Türkleri çok seviyorlar. Türk olduğumuzu anladıkları anda “Erdogan” kelimesini yapıştırıyorlar. Çoğu kontrolden bu sayede çok çabuk geçtik.

Ürdün’de trafik sorununu çözmüşler. Hız sınırı zaten 70-80km dedim. Şehir içinde yayaya öyle bir saygı var ki. Bunu birde Gürcistan’da görmüştüm. Yolun kenarında bekleseniz ta öteden görüp size yol veriyorlar. Etkilenmemek elde değil. Bir Ortadoğu ülkesi dersin, arap dersin ama adamlar saygılı. Bizde daha yeni başlıyor bu uygulama. 

Ürdün’de acil çağrı numarası 911. Amerikan vari kocaman 4×4 araçların üzerinde yine kocaman 911 yazmışlar. Arap dünyası Amerika’yı sevmez sanırdım. Normal vatandaştan daha çok polis var bence ülkede. Petra’da gün batımı için gittiğimiz en uzak noktasında bile hediyelik eşyaları toplamamışlardı. Öylece masaların üzerinde bırakıp gitmişler. Ya çalınmayacağından eminler yada kameralarla burası bile izleniyor. Ülkenin geneli öyle. Cezalar çok caydırıcı olmalı ki kimse açıkta olsa bile dokunmuyor. Bedeviler yasal olarak gözünüzün içine baka baka sizi soymayı tercih ediyor. 

Bir kadın olarak tek başınıza tabi ki gezebilirsiniz. Zaten yanınızda bir erkek olması onlar için pek bir fark yaratmıyor. Eğer beğendilerse direkt teklif ediyorlar. Çok rahatsız edici olan da var. Hiç çaktırmadan yapanda. Sizin yarı yaşınızda olmaları da fark etmiyor. O yüzden yanımda bir erkek olsun aman güvende olurum diye düşünmeyin. Aksine kavga çıkıp daha zor durumlara düşme tehlikesi bile olabilir. 

Ürdün’de Konaklama

Biz Ürdün’de Akabe ve Petra’da Couchsurfing(CS) kullandık. Akabe’de ki hostu daha önce giden bir arkadaşımız önerdi. Anas hayatını gezginlere adamış. Evini ranzalarla yatakhaneye çevirmiş. Evi ve yatakları asla boş kalmıyor. Hırsızlık olaylarına karşı bu bizi endişelendirmedi değil. Petra’da CS sitesi üzerinden kendim buldum . Orada bir villada kaldık. Yaşlı ev sahipleri bizi çok güzel ağırladı. Yatacağımız yerden yediğimiz yemeğe kadar ilgilendiler.

Amman’da Hotel Mamaya’da konakladık.Rezervasyonu Amman’a giderken yolda yaptım. Tam merkezde gayet konforlu ve hesaplı konaklayabilirsiniz. Banyolu odaları iki kişi için 20JD, paylaşımlı banyolu odaları iki kişi 12 JD. İnternetteki fiyatları üzerinden pazarlık edip fiyatı birkaç JD indirttik. Dead Sea’de hep büyük ve yıldızlı oteller var. Çok da pahalılar. Orada konaklama yapmadık.

Wadirum muhteşem coğrafyasının yanında orada yaşayan bedevilerle zorlu bir yere dönüşüyor. Akaba hostumuz bize arkadaşı olan bir bedevi kampı ayarlamıştı. WadiRum’da telefon çekmediği için iletişimde zorluk çekince, bookingden kişi başı 9 JD bir yerden rezervasyon yaptım. Benim basiretim bağlandı sanırım. İptal edilemez bir rezervasyondu. Ne olabilir ki? diye düşünmüştüm. Çok yanılmışım. Ürdün’de Abdullah Camping’den uzak durmalısınız. Hem akıl kaçırtma, hem cinnet geçirtme garantileri var. Anas’ın arkadaşının bedevi kampının adı Fire Camping. Gidip kalmadık ama evinde kaldığımız Anas’ın diğer ülkelerden gelen gezginlerinden çok güzel referanslar aldık. Kişi başı günlük kahvaltı ve akşam yemeği dahil 30 JD fiyat vermişti. Normal fiyat 40 JD.

Ürdün’de Yeme İçme Nasıl Halledilir?

Ülke genel olarak pahalı olduğu için öyle restoranlara girip gönlümüzce yemek yiyemedik ama ne yediysek de hepsi çok lezzetliydi. Ülkenin eli lezzetli genel olarak. En çok aklımda kalan lezzetse, Madaba’da bir ara sokakta gezerken gördüğümüz, satın almak istediğimiz ancak özel bir gün için yapıldığından satmadıkları ve bize birer tane ikram edilen minik kıymalı pidelerdi. 

Eğer bireysel gitmişseniz ve araç kiralamışsanız bulabiliyorsanız bir mangal atın bagajınıza. Akabe’de plajda, yerli halk bir taraftan denize girerken bir taraftan ateşlerini yaktılar. Nargileleri hazırlayıp keyif yaptılar. Günlerdir geçiştirdiğimiz öğünlerden dolayı daha da bir özendiğimiz doğru. Denize giren Ürdün’lü adamların donla denize girmeleri sanırım normal. Hiç rahatsız olmuyorlar.

Biz marketlerden, yol kenarlarında ki köylü çocuklardan satın aldığımız yiyeceklerle ve yanımızda götürdüğümüz kahvaltılıklarımızla birkaç öğünü geçiştirdik. Geri kalanda kebaplarından, tatlılarına ülke lezzetlerini denedik. Marketlerinde içinde humusta olan birkaç gözlü kahvaltı setleri satılıyor. Bunlar çok işe yaradı. Hem ucuz hem de lezzetliydi. (1,5 dinar)Ülke pahalı olunca yemek içmek bile sıkıntılı hale dönüşüyor.

Ürdün Telefon Hatları, Orange Mı? Umniah mı?

Ürdün’de arabamızı alır almaz hemen hat almak için Akaba’nın merkezine gittik. Akaba havaalanı çok küçük ve bu tarz hizmetler bulunmuyor. Gitmeden önce Umniah firmasının kartını almamız gerektiği doğrultusunda tavsiye almıştık. Akaba’da ki ev sahibimiz Anas, Orange almamız konusunda ısrar etti. Her yerde çok iyi çekiyormuş. Hakikaten de öyleydi. 20 gb internet olan Orange hattını aldık ve 23 JD ödedik. 10 günde 10gb’ını bile bitirememiştik. Devamlı navigasyon kullandık. Sosyal medya paylaşımları yaptık. Bitiremedik.

Olmazsa Olmaz Jordan Pass

Ürdün’e gitmeden önce internetten Jordan Pass alırsak uzun kuyruklardan kurtulabileceğimizi söylediler. Biz de https://www.jordanpass.jo/buynow.aspx adresinden biletlerimizi aldık. 70 JD Petra ve ülkede ki diğer kale ve müzeler için ödedik. 10 dinar da Jerash için ödemeniz gerekiyor. Aksi halde oraya giremiyorsunuz. Jordan Pass tüm ülkede geçiyor. Sadece Nebo dağına giremedik. Orası da 2 JD’ydi.

Satın aldığınız Jordan Pass biletlerinin çıktısını almalısınız. Bunları ilk gireceğiniz tarihi yerde kaşeletip kullanıma açtırmanız gerekiyor. Bir ay geçerli oluyor. Kısa süreli Ürdün gidişlerinde aynı gün Petra’ya girerseniz 90 JD ödendiğini duyduk. Bunun anlamı “sen benim ülkeme sadece Petra için geliyorsan bunun bedelini ödemelisin” demek galiba. Bu sebepten Akaba Havaalanına iner inmez Jordan Pass biletlerimizi kaşeletmek için çok uğraştık ama bizim satın aldığımız bilet ekstra Jerash’ı da kapsadığı için bu kapsama girmediğimizi öğrendik. Boşuna haavalanlarında bilet kaşeletip bir gün önceden kullanıma açtırıcam diye uğraşmayın.

Petra’da ki gece gösterisi Candel Light için 17 JD ödemek gerekiyor. Bunu internetten alamadık. Petra’nın girişinde sıraya girip extra bilet satın aldık. Jordan Pass çıktılarını kaşeletmek için aynı sıraya girmenize gerek yok. Bir adam bir köşede kaşeliyor zaten. Candel Light biletlerinizi sabahtan alıp Petra’ya girerseniz akşam Petra’dan çıkmanıza gerek kalmıyor. Petra’dan çıkıp biletleri alıp tekrar geri dönmek demek 1,5 kmlik The Siq yolunu gidip gelmek anlamına geliyor. Böylece sabah ilk gelişinizle birlikte 4 defa aynı yolu geçtiğinizde 6 km yol yürümeniz anlamına geliyor.

Tüm gün Petra’nın içinde 42bin adım atmışız. İnsanın hali kalmıyor. Hem kandillerin hazırlık aşamasını izleyebilirsiniz sabahtan alırsanız. O kalabalık basmadan insansız halinin tadını çıkartabilirsiniz ama yanınıza yiyecek ve su almalısınız. Petra’nın içinde yiyecek satan bir yer vardı ama akşam kapandı. Biraz da pahalı dışarıya göre. Biz akşam gösterinin 6,30 da başlayacağını sanıp yanımıza çok fazla yiyecek almamıştık. Biraz aç kaldık anlayacağınız.

Ürdün’e gitmeden önce bize “Ürdün’den çıkış parası varmış” diyenler oldu. Böyle bir para ödemedik. O an da saçma gelmişti. Hala geliyor. Hangi blogdan kim okudu da bunu paylaştı bizimle onu da hatırlamıyorum. Umarım buradan okur ve doğrusunu öğrenir. 

 

Paylaşmak güzeldir!

Reklamlar

İlgili yazı

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *