• Kos, Yunanistan

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Kos’a Ulaşım

Turgutreis’ten bakınca elini uzatsan tutacakmışsın gibi bir mesafeseki Kos’a gidiyorum. Hergün Bodrum ve Turgutreis’ten feribotlar var. Günübirlik 19€, kalmalı 30€. Bizim feribotunuz 9.30da. Mevsim itibariyle az insan olacağını düşünmüştüm ama çok giden vardı. İşlemler çok kısa sürdü. 30 dakikada adadaydık. Pasaport işlemleri de kısacık sürdü. Daha önce Kos merkezde otelimizi  Booking’den ayarlarmıştık. Otel aramakla zaman kaybetmek istemedik çünkü.

Feribot
Feribot

Kos’ta Otel ve Araç Kiralama

İki gün kalmayı ve adanın her yerini gezmeyi planlıyoruz. Otelimize ulaşmamız, motor kiralamamız, hepsi yarım saatte halloluyor. Otel kahvaltı dahil 32 €. Daha ucuz otellerde var tabi. Biz plajlara yakın bir yer seçtik. Motor kirası günlük 20 €. Akşam 8’e kadar diyorlar ama siz aynı ücrete sabaha kadar olması için ısrar edin. Çünkü biz Zia’da ki gün batımını kaçırmak istemiyoruz. Gün de 8,30 da batıyor. Oradan geri gelmesi de bir yarım saat en az. Eğer 80€’ yu gözden çıkarırsanız buggy denilen garip araçlarla gezebilirsiniz ancak oldukça yavaşlar.

Buggy Denilen Araç
Buggy Denilen Araç

Tuz Gölü

Şehir merkezinden çıkarken biraz bocaladık ama ada yolları fena değil. Her yerde tabela var. Kaybolmak imkansız gibi. İlk durak yolumuzun üstündeki Tigaki’deki Tuz Gölü. Pelikanlar çok uzakta. Fazla zaman harcamaya gerek yok. Denize döküldüğü yer güzel. Sivrisineklerden kendinizi koruyun, çok fazla var.

Tuz Gölünün denizle kavuştuğu yer
Tuz Gölünün denizle kavuştuğu yer

Kefalos Agorası ve Ag.Stefanos Kilisesi

Ordan hemen Kefalos bölgesine adanın en uzak köşesine gidiyoruz. Kefalos’ta sezon daha tam açılmış değil. Sokaklarında şöyle bir motorla turladıktan sonra Ag. Stefanos Kilisesi’nin bulunduğu bir ada ve bir agoranın bulunduğu koyu buluyoruz. 

Ag.Stefanos Kilisesi arkadaki adada
Ag.Stefanos Kilisesi arkadaki adada

 Ag.Stefanos kilisesinin olduğu adaya yüzmek gibi bir planımız var. Adaya bakan koyda antik kalıntılar beni benden alıyor. Adaya yüzerek çıkmak çok zor değil. Biraz akıntı vardı sadece. 

Yüzerek adaya çıkıyoruz
Yüzerek adaya çıkıyoruz

Kiliseye tırmanmak iki dakika sürmüyor ama ayağınıza bir deniz ayakkabısı giymenizi tavsiye edebilirim. Denizden adaya çıkarken ve adada yürürken ayağınıza bir şey olmaması için bence şart. 

Ag.Stefanos Kilisesi

Adanın manzarası muhteşem. Kilise faal halde. Bir tavus kuşları bile var. Yüzerek çıktığımız için kıyafetsiz bir şekilde kiliseyi ziyaret etmiş olduk ama başka çaremiz yoktu. Adayı gezip, fotoğraflayıp manzaralara doyduktan sonra yüzerek karaya çıkıyoruz.Dönüş daha zor oluyor. Akıntı bu sefer daha kuvvetli. 

Bu plaj kapsamlı bir plaj değil. Sandaviç ve içecek alabileceğiniz bir food truck vardı ama biz güzel bir şeyler yemek istediğimiz için biraz açlığı göze aldık. Agora o kadar güzeldi ki zamanımızı fotoğraf çekmeye, yüzmeye ve güneşlenmeye ayırdık.

Adanın her tarafı beachlerle çevrili. En güzelinin Paradise Beach olduğunu duyduk. Tepeden hepsine bakıp manzaraların tadını çıkarıyoruz. Uzun uzadıya deniz keyfi yapmak için bugün vaktimiz yok. Ben çok fazla kumluk plaj sevmediğim için de olabilir. Yukarıdan manzara muhteşem ama dibi kum olan bir deniz benim için oldukça vasat. Maskemi takıp devamlı balık kovaladığım için ve balıklarda kayalık yerlerde beslendikleri için benim denizimde kayalar olmalı.  

Paradise Beach

Kardemena

Kardamena da sahil boyunca bir sürü taverna var. Rastgele bir tanesine giriyoruz. Yemekler her zamanki gibi nefis. Burası bence gece daha da güzel olur. Sokaklardaki hediyelik eşyacıları geziyoruz. Hiç bir ürün birbirine benzemiyor.

Vakit olsa, beni bıraksalar saatlerce gezerim burada. Teknelerin bağlı olduğu bir liman köyü burası. Çok fazla zaman geçiremediğim Kardamena’yı bir sonraki gelişim de daha uzun süre geçirmek için kafama yazıyorum.

Gündüz olmasına ve insanların denizde olmasına rağmen sokaklar yine de cıvıl cıvıl. Her bir dükkandan yunan şarkıları sokaklara taşıyor. Ne alacağımızı nereye bakacağımızı şaşırıyoruz.

Therma Spring Hot

 Kardamena’yı gezdikten sonra doğru Therma plajına. İnternetten görüp merak ettiğim, sıcak deniz suyunda yüzmek için heyecanlıyım. Kardamena aslında Therma plajına çok yakın ama yol yok. O sebepten önce Kos merkezden geri dönülüyor ve Therma’ya doğru tabelalar takip ediliyor. Eskiden yolu çok kötüymüş ama otoban gibi yapılmış durumda şuan. Çok etkileyici bir yer.

Therma Spring Hot

Dev kayaların dibinden kaynayan sıcak bir denizde yüzüyorsunuz. Su oldukça sıcak. Girmekte zorlanıyorum. Kükürt kokusu hakim. Oldukça turist var. Kapsamlı bir plaj değil. Şuan için yeme içme duş hayali kurmayın ancak sezon için çalışmalar var.  Sıcak sudan denizin buz gibi sularına atlamak çok güzel. Denizde de yer yer sıcak suya denk geliyorsunuz.

Sıcacık deniz suyu

Suyun sıcaklığından dolayı sabah yada aksam saatlerini tercih etmelisiniz. Tüm gün motorun üstünde çok yorulan bana sıcak su şifa oluyor ve tüm yorgunluğum geçiyor. Sıcak suları çok sevdiğimden midir nedir çıkmak istemiyorum bir türlü.

Zia Köyü Günbatımı

Fazla oyalanmadan çokça “mutlaka gidin gün batımını görün” dedikleri Zia köyüne doğru yola koyuluyoruz. Geldiğimiz tüm yolları gerisin geri dönüp Zia köyüne ulaşıp gün batımını yakalıyoruz. Muhteşem bir manzara ve çok şirin bir köy. Gece ışıkları da yanınca mucize gibi bir masal diyarına dönüşüveriyor. 

Zia Köyü gün batımı, karşımızda Bodrum manzarası

Hediyelik eşyaları ve tavernalarıyla daha uzun zaman ayrılması gereken bir yer. Zia’nin yolları oldukça virajlı. Gece karanlığını düşünüp Kos’a dönüyoruz. Yunan adası deyince deniz mahsulleri ve gece eğlenceleri kaçınılmaz. Nic The Fisherman tavernada nefis lezzetlerin tadına doyuyoruz. Sokak sağlı sollu tavernalarla dolu. Genelde Türklerin gittiği Caravelle taverna ama biz ada halkının gittiği yeri tercih ediyoruz. Günün yorgunluğu ve ertesi gün Kos’un merkezini gezme planımızdan eğlence kısmını es geçiyoruz.

Zia Köyü

Kos Şehir Merkezi

Yunan otellerinden çok fazla birşey beklememem gerektiğini çok önce öğrenmiştim ama hiç beklenmeyen şekilde nefis bir kahvaltı güne güzel başlamamızı sağlıyor.

Kos Merkezi

Şehir merkezindeki antik roma kalıntıları, Hipokrat‘ın ağacı, pek çok Osmanlı eseri, camisi, çeşmesi , kiliseler, kalesi, hediyelik eşyaları derken şehirde bir orada bir burada atlayıp zıplıyoruz.

Kos merkez

Burası Hipokrat’ın memleketi. O ağacın altında ders verdiği söylentileri ağacın yaşını öğrenince yalan oluyor ama ben ders verdiğine inanmaya daha meyilliyim.

Hipokratın ağacı

Tüm bunları gezebileceğiniz minik trenlerden var, 7 euro ama bence gerekli degil. Heryer birbirine yakın zaten.

Dotto Train

Son depremde yıkılan Defterdar caminin minaresi artık yok. Depremden hemen önce gittiğim için ve görebildiğim için şanslıyım. Hayat hakikaten andan ibaret. O an sıradan gibi gözüken şeylerin yok olması an meselesi.

Defterdar cami ve depremde yıkılan minaresi

Her yerde olduğu gibi burada da bir kale var. Hipokrat ağacının olduğu meydandan çok güzel bir köprüyle ana kapısına ulaşılıyor. 

Kale

Tam şehrin göbeğinde bir Agora var. Bakımsızlığı insanı hayrete düşürüyor. Her tarafı otlar bürümüş. Bir kapısı yok. Herkese açık. İnsanlar işe gidip gelirken bu yolu kullanabiliyor. Haliyle ücretsiz. Otları yara yara sütunlara ulaşıp fotoğraf çekiyorum. 

Agora

Kiliselerle camiler yan yana neredeyse. Bu saydıklarımın hepsi birbirine çok yakın. Tam da şehir merkezindeler.

Öğleye kadar şehir merkezini geziyoruz. Bir sürü dükkana girip çıkıp, tarihi eserleri görmek için yeterli oluyor. Belki de ben artık hızlı gezebiliyoum.

Şehir bizim oyun alanımız artık. Eğlene eğlene kendimizi hangi plaja atsak diye bakınıyoruz. 

Kalan zamanımızı dinlenmek ve egenin serin sularında geçirmek için Tarzan Beache’e atıyoruz kendimizi. Sahibi de mekanda çok ilginç. Mojitosu enfes. Adanın dört tarafı plaj zaten. Deniz her yerde güzel olunca ruhunuza hitap eden bir plaj seçmek kalıyor geriye. Bir şeyler atıştırmak için Old River Beach Tavernaya gidiyoruz. Yemekler nefis. Her iki plajda da Türkçe konuşuluyor. Dil bilmeyenler için büyük kolaylık.

Tarzan Beach ve ilginç sahibi

Geri Dönüş Anı

Feribotumuz 6 da. Siz yarım saat önce gidin nolur nolmaz. Bizde her zamanki gibi son dakika varıp gelirken olduğu gibi feribota son binen kişiler oluyoruz. Bir gün kaçacak o feribot biliyorum ama heyecan seviyorum sanırım. Muhteşem anılarla adadan tekrar gelmek üzere ayrılıyorum. Benim avantajım adayı bilen bir arkadaşımla gezmek ve motorla yolculuk. Yoksa bu kadar şeyi iki günde yapamazdım. En az iki gece üç gün kalınırsa her yer rahat rahat gezilebilir ve denizin keyfi çıkarılabilir.

Karşımız Bodrum
Adadan aklımda kalanlar: Ag.Stefanos kilisesi,  adası ve agorası, sıcak deniz suyuyla Therma hot spring, muhteşem gün batımı ve şirin kasabası Zia, Tarzan Beach, Kos merkezinin tarihi. Kos’taki tarihi kalıntıların bakımsızlığı. 
 
Aklımda kalan lezzetler: Tarzan beachteki mojito, Nich the fiserman tavernadaki deniz mahsulleri, Old Riverdaki saganaki
 
  • Bansko Zirve
  • Bansko Telesiyej
  • Bansko Zirve
  • Bansko Yolları 17 saat
  • Bansko Kayak
  • Bansko Spa
  • Bansko Kayak
  • Bansko Gondola
  • Bansko
  • Bansko
  • Bansko
  • Bansko Zirve
  • Bansko
  • Bansko Quinns
  • Bansko Quinns
  • Bansko Flash
  • Bansko Mehana Restoran
  • Bansko
  • Bansko

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Bansko’ya nasıl gidilir? Bansko’ya turla gitmek mantıklı mı? Bansko pistleri nasıl? Bansko da zirveye nasıl çıkılır? Bansko’da yeme içme alternatifleri neler? Bansko’da ki gece hayatı ve eğlence durumları nasıl? Bansko’da nereden alış-veriş yapılmalı? Tüm bu sorularıma yanıt aradığım Bansko maceramdaki tecrübelerimi sizinle paylaşmak istedim. Bu beş günde neler yaptım, neler ettim?

Bansko Zirve
Bansko Zirve

Bansko’ya Turla Gitmek Ekonomik mi?

Daha önce gitmediğim, ucuz olduğunu arkadaşlarımdan dinlediğim, en basit pistlerden inmenin bile en az yarım sürdüğü dünyaca ünlü bir kayak merkezi Banskoya nasıl gitmeliyim? diye araştırmaya başladığımda düzenlenen kayak turlarının çok ekonomik olduğunu gördüm. Kayak, dalış gibi sporlarda bireysel gitmek çok ekonomik olmadığından turlarla gitmek mantıklı. Ancak internetten tam araştırmadan bu turları satın almayın.  Akşam yemeği dahil değil 199 euroya gittim ben. 5 gece, 199 eurodan 150 euroya kadar değişen fiyatlar duyduk, hem de akşam yemeği dahil. Bizim ülkemizde de böyle fiyatlara kalabilmek ve kayabilmek en büyük dileğimiz. Biz Mountain Paradise Apart Hotel‘de kaldık. Odamızda mutfak vardı ama ekipman yoktu. Gondolaya 10 dakika yürüme mesafesindeydi. Turlar yolda çok az duruyor. Ona göre önleminizi almalısınız. Yiyecek içecek gibi servisleri pek yok. İhtiyaç molaları bile koşa koşa. Fazla sallanmayın, beklemiyorlar.Bansko

Bansko Yolları Taştan

Sömestre tatilinin başlamasıyla çocuğunu alan karla buluşturmak için Bansko yollarına düşmüş durumda. Konaklama, kayak ve yemek konusunda bizim ülkemize göre oldukça ekonomik olan en yakın yurt dışı kayak merkezi Bansko, gece eğlenceleriyle de gençlerin gözdesi. Hem kayak öğrenmek, hem eğlenmek, hem karla kaplı dağlarda kara doymak için tüm Türkiye Bansko’ya akın etmiş durumda. Okullar kapanır kapanmaz cuma akşamı kayak yolundayız. Son gün tur gidiş saatini bir buçuk saat geri çekince otobüse nasıl yetiştiğimi bilemiyorum ama başkaları yetişemiyor ve biz bir saat İstanbul’da bekleyip bir türlü şehirden çıkamıyoruz. Hayatımın en büyük ikinci bavuluyla yollardayım. Bir dalış, bir kayak böyle olmak zorunda. Ekipmanım tam olmazsa gittiğim yerde sıkıntı çekebilirim.

Bansko Yolları 17 saat
Bansko Yolları 17 saat

Daha önce Uludağ’a gittiğim gençlerle birlikteyim. Arka koltuklara yerleşip açıyoruz müziği, boş koltuklara yayılıyoruz. Her zaman ki gibi dört ayak üstüne düşmüş durumdayım. Vee uzun bitmek bilmeyen yolculuğumuz başlıyor. Saat 9,15 de bindiğimiz otobüs saat 2 de Kapıkule’ye ulaşıyor. 70 otobüs varmış bizimle birlikte. Okulların kapanmasıyla herkes yollara düşmüş. Otobüslerden herkes iniyor, tek tek pasaport kontrolüne giriyor. Bu tam 7 saat beklemek anlamına geliyor. Yatıyoruz, kalkıyoruz, uyuyoruz hala aynı yerdeyiz. Neyse ki bize sıra gelince her şey hızlı ilerliyor ve sorunsuz sınırdan geçiyoruz.

 

Bansko

Otele tam 17 saatte ulaşarak bir rekor kırıyoruz. Kayak turu düzenleyen firmalar bu 17 saatte bir sefer kek ve sudan başka bir şey vermiyor. Sınırı geçer geçmez mola verdiğimiz yerde mercimek çorbasından işkembeye her şey var. Orada bir şeyler yememiş olsak mahvolmuştuk.  İnsanlar bu kadar sürede kıta değiştiriyor. 

Bansko
Bansko

Otelimizde spa hizmeti olunca o kadar yorgunluğu atmak için kendimizi saunaya ve jakuziye atıyoruz. Masaj 100 leva 100 dakika. 5 gün buralardayız. Turumuz ekipman kiralayabilmemiz için Thasakiris‘le anlaşmış. Thasakiris gondolanın hemen karşısında. Kayak, bot ve batonlar için günlük 15 leva ödüyoruz. Hangi turdan olduğumuza dair kolumuzda bir bilekliğimiz var. Onların da elinde adımızın olduğu bir liste. Ne aldıysanız ve ne ödeyecekseniz oraya kaydediliyor. Giderken hesabınızı kapatıyorsunuz. Thasakiris’in sahibi Yorgo bir Yunan ama çok güzel Türkçe konuşuyor. Akşam ekipmanlarınızı teslim ederken yarın kayacağınızı söylerseniz sizin için aynı malzemeyi ayırıyorlar.

Bansko Spa
Bansko Spa

Bansko’da ki nüfus şu dönem Türk, biraz Bulgar, birkaç tane de diğerden oluşuyor. Sırada dağa çıkmak var. İlk gün Thasakiris’in servisini kullanıp kişi başı 10 leva verip gondolanın götürdüğü yere ulaşıyoruz. Orada tanıştığımız Burcu ve oğlu Demir kayak dersi alacaklar. Kayak evinden hoca bulabileceğiniz gibi dağa çıktığınızda yanınıza gelen hocalardan da öğrenebilirsiniz. İki saati iki kişi için 130 leva. Eğer tek kişi alacaksanız 100 leva. İki saat ders dağdan aşağı inmeniz için asla yeterli değil. Hocayla birlikte mutlaka aşağı inmelisiniz.

Bansko Kayak
Bansko Kayak

Gondola da Nerede İnmelisiniz?

Ben arkadaşımın kızı Yağmur’a kaymayı öğreteceğim için servisle çıktık. Gondola iki duraktan oluşuyor. Sakın ilk durakta inmeyin. Orada çok Türk’ün telef olduğu söyleniyor. Çok dik bir pist. Gondolanın son durağından aşağı inilen en kolay piste ski road diyorlar. İlk başları ve sonları oldukça düz ama aralarda güzel pistler var. Belli bir noktada yol ikiye ayrılıyor. Eğer soldan giderseniz yol üstünde bir cafe var ve bu yol gondolanın başlangıç noktasına gidiyor. Sağdan giderseniz güzel virajlı pislerden sonra sola saparsanız diğer yolla birleşip gondolanın başlangıç noktasına ulaşıyorşunuz ama sağa saparsanız telesiyeje ulaşıp oradan gondolanın ara istasyonuna ulaşıp aktarma yapıp tesislerin olduğu bölüme geri gidebiliyorsunuz.

Bansko Gondola
Bansko Gondola

Gondolanın son durağında restaurant ve cafe var. Aşağıdakinden birkaç leva daha pahalı. Dağda wifi internet mevcut. Gondola tek çıkış 28 leva. Eğer kaymayacaksanız sakın servisleri kullanıp 10 levaya çıkarım diye düşünmeyin, geri dönemezsiniz. Yarım gün 48 leva, tam gün 58 leva. Birkaç günlük aldığınızda gün başına 2 leva karınız oluyor ama kaymama durumunuzda o para yanıyor. 

Bansko
Bansko

Otelimiz Bansko merkeze 10 dakika yürüme  mesafesinde. Yolumuzun üstündeki Guinness Hotel’den skipass alabiliyoruz. Skipass kart depozitosu 5 leva. Kartla işiniz bittiğinde  gondolanın bulunduğu yerdeki makinalardan iadesini yapıp paranızı almayı unutmayın. İadesi sadece gondolanın orada. Gondolaya binilen yerden saat 12,30 dan önce yarım günlük skipass satmıyorlar ama otelden satılıyor. Zaten oradan yürümek, ekipmanları kiralayıp giymek ve gondolaya yürümek 12,30’u buluyor.

Bansko
Bansko

Her gün kayamam diyerek çıktığım yolda tüm sızlayan kemiklerime inat her gün kayıyorum. İlk gün yoğun tipi altında kayıp, devamlı “önüne bakma ileri bak, beni takip et Yağmur” diye bağırmaktan sesim kısılmış. Hafif bir grip durumum var. Kaymaya giderken mutlaka yanınıza grip için bir ilaç, ateş düşürücü, kas gevşetici, ağrı kesici almalısınız. Sabahları bir yerim ağrımasa bile mutlaka bir ağrı kesici içip kaymaya gittim. Bizim snowboard yapan çocuklardan öğrendim. Gerçekten işe yarıyor.Bansko

Bansko’da ki Kolay Pistler

Bansko’da zirvedeki mavi pistlerin zor olduğunu söylediler. İlk günden o kadar yoruldum ki çıkmaya cesaret edemedim. Kolarski denilen telesiyejden 6-4-1 rotasını takip edince, eğer dizlerinizi çok yormamışsanız oldukça dik pistlerden kayabilirsiniz. Ben dağdaki kafede kızlarla karşılaşıp bu rotayı öğrendikten sonra hangi telesiyeje bindiğime bakmadan Banderitza-1 telesiyejine binip, indiğim yerde buradan nasıl inicem dehşetine kapıldım. Allahtan kızlarla yine karşılaştım da yanlış geldiğimi söylediler. O an biri bana bir fiske dokunsa o dik pistten aşağı uçmam an meselesiydi. Gerisin geri nasıl kaçtığımı bilmiyorum. Kırmızı pistmiş. Hangi telesiyeje bindiğinize dikkat edin.

Bansko Zirveye Nasıl Çıkılır?

İlk gün tipiden göz gözü görmezken sonunda güneş açıyor ama bu seferde deli soğuk var. Her şeye rağmen zirveye çıkıp o dağlara adım atmalıydım. Banderitza-1den bineceğiniz telesiyejden inince etrafından küçük bir turla Banderitza-2 telesiyejine aktarma yapıyorsunuz. Orası da sizi zirveye götürüyor.  Hava günlük güneşlik, dağın zirvesindeyim ve karşımda karlı dağlar. Muhteşem manzarasıyla, mis gibi dağ havasıyla asla unutamayacağım anılarım arasında yerini alıyor.

Bansko Zirve
Bansko Zirve

Bizim çocukları bir sabah görüyoruz. Onlar hep buralarda, zirvelerde snowboard yapıyorlar. Pirin dağının ormanlarına dalıp kayboluyorlar. Akşam geldiklerinde Pirin dağının çam parçaları koyunlarından çıkıyor. Snowboard yapmadığıma lanet ediyorum.

Bansko Zirve
Bansko Zirve

Bansko’da Yemek

Tatilimin ilk bölümünde orada tanıştığım çocuklu tek yetişkinlerle sakin zamanlar geçiriyorum. Her gün kayak, sonrası spa ve yemek döngüsü birkaç gün peşimi bırakmıyor. Oda arkadaşım Pınar’la karşılaşamıyoruz bile. Yemek yediğimiz yerler arasında Queen’s Pub canlı müzik ardından her gece ayrı gösterileriyle ve güzel yemekleriyle en sık gittiğimiz yer oluyor. Çocuklu aileler en çok burayı tercih ediyor. Burada müzik oldukça yüksek. Sohbet etmek ve daha sakin bir yer arıyorsanız Euphoria bar&grill aradığınızı verebilir. Tiramisusuna bayıldım ben. Porsiyonlar oldukça büyük. Genelde bir porsiyon isteyip ikiye böldük hep. Bir kilo et geliyor. İnsan yiyecek bunu cümleleri dökülüyor ağzımızdan hep.

Bansko Quinns
Bansko Quinns Pub

Thasakiris‘in karşısında bir börekçi var. Sıcak çayı da var her zaman. Şiddetle tavsiye ederim. Hem ucuz hem lezzetli. Dönerci Hasan Usta‘da lezzetli ve ucuz şeyler var. Krepi waffle gibi yaptıkları bir tatlıları var. Son sabaha sakladım yemeyi ve dehşet lezzetliydi. 

Bansko Quinns
Bansko Quinns Pub

Bansko’da Gece Eğlencesi

Turumuzun verdiği broşürde nerede indirimli yemek yiyebileceğimiz yazıyor. Bize verdikleri bileklikleri gösterdiğimiz de liste üzerinden %10 indirim alıyoruz.  Tatilimin ikinci yarısında bizim çocuklarla odalarda toplaşıp, gecenin dörtlerinde gece cluplerin de sabahlayıp aradığım kanı buluyorum. Flash en çok tercih ettikleri clup oluyor. Gelen dje göre giriş ücreti değişiyor. Kalabalık grup olunca sıkı pazarlıkla  10 levaya girmeyi başarıyoruz.

Bansko Flash
Bansko Flash

Bin kaplan gücünde bir eğlence hakim içeride. Kızlar sahnede gösteri yapıyor. Perun otelin casinosunun ücretsiz servis veriyor. Son gün son sürat düşüşümün ardından Old Town‘a salıyorum kendimi. Asıl aradığım kanı son gün keşfetmenin şaşkınlığındayım. Otantik Bulgar tavernaları, geyik etinden yapılmış yöresel yemekler, bulgar müziklerinin taştığı sokaklar… Geyik eti ve şarap 25 leva. Uzun uzun dolaştım sokaklarında. 

Bansko Mehana Restoran
Bansko Mehana Restoran

Uykusuz geceler, dur durak bilmeyen kayma ve spa günlerimizden sonra dönüş yolundayız. Bansko denildiği kadar ucuz bir yer değil. Bansko yerine sınıra yakın Mustafa’nın yerinden alışveriş yapmalıymışız. Her şey çok daha ucuz. Kuru etleri ve sucuğu beni hayal kırıklığına uğrattı ama aldığım diğer ürünler nefis çıktı. Herşey Mustafa’nın yerinde ucuz olabilir ama kesinlikle yemek yemeyin. Üç köfteye 25 lira ödedik.

Bansko Telesiyej
Bansko Telesiyej

17 saat gidişimizin aksine güle oynaya sorunsuz dönüyoruz. Tek heyecan ekip arkadaşlarımızdan birinin pasaportunu kaybetmesi oluyor. O da kısa sürede bulunuyor. Sanırım sonunda bu sene kara doydum

 

  • Sharm El-Şeyh
  • Sharm El-Şeyh Dalış
  • Sharm El-Şeyh Dalış
  • Sharm El-Şeyh Shark
  • Sharm El-Sheik 10 Kasım
  • Sharm El-Sheik Dalış
  • Sharm El-Sheik
  • Sharm El-Sheik Jackson Reef
  • Sina Çölü ATV Safari
  • Sina Çölü ATV Safari
  • Sina Çölü
  • Sharm El-Sheik Hollywood
  • Sharm El-Sheik Hollywood
  • Sharm El-Sheik dalış
  • Sharm El-Sheik dalış
  • Kızıldeniz Vatos

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Sharm El-Sheikh‘e dalış için turla gitmek mantıklı mı?

Yine bir bilinmeze yolculuk. Hiç tanımadığım insanlarla, bilmediğim, görmediğim bir masalı yaşamaya, hayali gerçekleştirmeye. Kızıldeniz’in muhteşem su altını keşfe Sharm El-Sheikh’e gidiyoruz. Sharm El-Sheikh’in fırtına dönemi olması nedeniyle ben açıkçası biraz endişeliyim. Bu mevsim fiyat bakımından uygun olduğundan çok tercih ediliyor. Dalışa turla gitmek çok mantıklı. Fiyatlar daha ekonomik oluyor. Her şey önceden ayarlandığı için o kadar malzemeyle oradan oraya koşturmayla uğraşmıyorsunuz. Türkiye’de pek çok dalış klubü  Sharm El-Sheikh’e dalış turları düzenliyor. Ben de öyle yapıp Türkiye’den giden bir dalış turuyla gittim. Sharm El-Sheikh’e direkt uçuş var ve ulaşım kolay. 3 saat uçuşla ulaşabilirsiniz. Kızıldeniz biz dalıcıların hayali, benim dalışa başlama sebebim ve bir hayali gerçekleştirme zamanı şimdi.

Sharm El-Şeyh
Sharm El-Şeyh

Sharm El-Sheikh Dalış Öncesi

Sabaha karşı vardığımız otelde Avrupa saati otelin dışında Mısır saati bizde Türkiye saati mevcut olduğundan bir hayli komik buluşma macerasından sonra dalış turumuz başlıyor. Dalış için gittiğinizde genelde her şey sizin için hazırlanmış oluyor. Eğer ekipmanınız yoksa dalış klübü size herşeyi sağlıyor ve tur ücretinize dahil oluyor. Biraz eskiler ama iş görür. 

Sharm El-Şeyh Dalış
Sharm El-Şeyh Dalış

Kendi maskenizin olması konforunuz için önemli bence. Biz otel konaklamalı gidiyoruz ama bu dalışların tekne konaklamalıları da var. Ekipmanlarımızı tamamlayıp tekneye geçtiğimizde çok neşeli, kurallardan asla taviz vermeyen bir ekip bizi karşılıyor. Günde üç nitrox dalışı yapmayı hedefliyoruz.

Sharm El-Sheik dalış
Sharm El-Sheikh dalış

Genelde Mısır gibi ülkelerde her  şey gecikmeli olsa da bizde her şey dakik, herkes profesyonel. Biz kasım başında gittik ve Mısır‘da kış ayı, hava 30 derecelerde. Su sıcak, shorty veya 3 mm elbiseyle dalış yapabilirsiniz. Ben iki gün sadece şort ve tişörtle daldım.

Sharm El-Şeyh Dalış
Sharm El-Şeyh Dalış

Sharm El-Sheikh Dalış

Ve sonunda hayallerim gerçekleşiyor ve suyun altındayım. Çeşit çeşit mercanları, bin bir çeşit renkteki balığı, kayıp balık nemoyla oynamayı, kırmızı anemonları, benekli vatozları, batıkların içindeki zehirli aslan balıkları.. aşık oluyoruz. En sonunda kaplumbağa görmeyi de başardım ama gözüm hep derinlerde koyu dipsiz sularda. 

Sharm El-Şeyh Shark
Sharm El-Şeyh Shark

Shark (köpek balığı) arıyorum ve hocamız görüyor. Shark kovalayıp çarpışmaya ramak kala duruyorum. Hayatımın en büyük pişmalıklarından olacak.

Sharm El-Sheik dalış
Sharm El-Sheikh dalış

Kızıldeniz de On Kasım

Ateş mercanları için hep uyaran ben son dalışta ateş mercanlarının tadına bakıyorum. Bıçakla kesilmiş yada yanmış gibi bir acı duyuyorum. Zamanla geçiyor ama çok can yakıcı ve kızarıklığı geçmiyor hemen. Daha fazla mazur kalırsanız yanık gibi iz kalıyor vücudunuzda. Dalışımız 10 kasıma denk geldiğinden su altında bayrak açıp atamızı anıyoruz.

Sharm El-Sheik 10 Kasım
Sharm El-Sheikh 10 Kasım

İlk yurt dışı dalışımı Zanzibar‘da yapmış olan ben bir kıyaslama yapmadan bitiremem bu yazıyı. İlk olması sebebiyle mi yoksa daldığımız yerin özel olması mı bilmiyorum ama Zanzibar beni daha çok etkilemişti. İnsanoğlu alışıyor mu hemen her güzelliğe bilemiyorum. Muazzam bir belgeselin içindeyiz adeta.Ekibimiz harika..

Sharm El-Sheik Dalış
Sharm El-Sheikh Dalış

Bir gün bize bir sualtı kameramanıda eşlik ediyor. 20 dolar karşılığı fotoğraflarınızı ve videoyu alabiliyorsunuz. Benim gibi namı diğer tembel dalıcı Kızıldeniz‘de lazy jacke terfi ediyor ama her gün günde üç dalış her biri en az 60 dakika hepsini tamamlıyoruz. Kaptanımız Kızıldenizde tekneyi kullanmama izin veriyor. Çok mutluyum. Dalış liderlerimiz Mustafa ve Muhammet, kaptanımız, ahçımız ve muhteşem dalış arkadaşlarımla bol kahkahalı, eğlenceli tadına doyamadığımız beş gün geçiriyoruz.

Sharm El-Sheik
Sharm El-Sheikh

Dalış yapmasanız bile otelin önünden maske şinorkelle baktığınızda bizim dalışta gördüğümüz mercanları, rengarenk balıkları görmeniz mümkün. Dalışta göremediğimiz mor mercanları otelin önünde bir karış suda gördük mesela. Ateş mercanları da oradaydı. Teknede Mısır’a özel yemekler çıkıyor. Gayet lezzetli. Otelimizde çok fazla restoran var. Hepsi açık büfe.. Gayet lezzetli, aç kalma olasılığınız yok. Mısır’ın hijyenden uzak otel ve yemeklerinin hikayesini bilmeyen yoktur ama biz İtalyan tatil köyünde (Domina Coral) kalıp tüm bunlardan uzak bir tatil geçiriyoruz. Geceleri İtalyan şarkılarıyla eğlenebilirsiniz. Animasyon ekibi çok neşeli.

Sharm El-Sheik Jackson Reef
Sharm El-Sheikh Jackson Reef

Sharm El-Sheikh merkeze gidiyoruz. Kiraladığınız araç hiç bir zaman zamanında gelmiyor, anlaştığınız parayı ödeyemiyorsunuz. Hatta sizin aracınıza başkalarını bile almaya kalkabiliyor. Far yakmadan öndeki aracın ışığıyla gitmek çok moda. Sharm El-Sheikh merkezde sıkı pazarlık şart. 20 dolar dediklerini beş dolara alabilirsiniz. Sonradan keşfettiğimiz otelimizdeki çarşılarda hiç pazarlıksız beş dolarları görüp etkileniyoruz. Genelde otellerde pahalı olur ya burada değil.

Sharm El-Sheik dalış
Sharm El-Sheikh dalış

Sina Çölü’n de ATV Safari

Uçuşumuzdan 24 saat öncesinde dalış yapmamamız gerekiyor, sağlığımız için. Son gün atv çöl safarisine gidiyoruz. Deveye biniyoruz. Sina çölünün tozunu toprağını her bir zerremize bulaştırıp göz gözü görmez bir safari yapıyoruz.

Sina Çölü ATV Safari
Sina Çölü ATV Safari

Normalde turların içinde 50 dolar olan çöl safarisi direkt yerine gittiğinizde 10 dolara yapılabiliyor.Çöl safarisinde de bir kameraman sizi çekiyor. Biz sualtı görüntülerini izleyip öyle almıştık. Burada öyle bir şeye vaktimiz olmadığından otele göndereceklerini söylüyorlar.

Sina Çölü ATV Safari
Sina Çölü ATV Safari

5 dolara çakma papirüs baskılı fotoğrafta alabiliyorsunuz. Cd otele geliyor, fotoğraflar yok. Parası ödenmiş. Şaşırmamak lazım aslında. Asıl süpriz videoda. Döndüğümüzde izleme şansımız oluyor ve video tam bir fiyasko. İzlemeden almayın derim. Videoya verdiğimiz 10 dolarda çöpe gidiyor.

Sina Çölü
Sina Çölü

Sharm El-Sheikh Hollywood

Son gecemiz, uçağımız sabaha karşı. Otelimize yakın Mısır’ın Hollywood’u var. Dansöz seyretmeden dönemeyiz. Kişi başı 10 dolara bir içecek dahil dansöz seyretmeye giriyoruz. Grubumuzun erkekleri dansözü beğenmiyor.

Sharm El-Sheik Hollywood
Sharm El-Sheikh Hollywood

Dansöz Rus, oynayamıyor ancak Hollywood hakikaten gidip görmeniz gereken bir yer. Çok güzel bir eğlence merkezi yapmışlar. Mısırda bir kadın olarak tek başına dolaşmak biraz sıkıntılı. Erkekler ısrarcı.

Sharm El-Sheik Hollywood
Sharm El-Sheikh Hollywood

Ve maceramızın sonunda havaalanındayız. Resmen herkesin gözü önünde tacize uğrarcasına kadın erkek herkes elle aranıyor. Her dakika herkese pasaport göstermekten yoruluyoruz. Aramalardan uzun kuyruklar oluşuyor. Sandaletlerimi bile çıkarttırıyorlar. Son tacizimi pasaportumu gösterdiğim görevliden yaşadıktan sonra suratım beş karış ilerliyorum. Her ne olursa olsun ben yine gelicem.. siz de gidin görün bu güzellikleri. Tek başına çıktığım bu yolda hayatıma bir dolu sevgi dolu insan katıp dönüyorum. 

  • Lindos Athena Tapınağı
  • Marmaris Yalancı Boğaz
  • Yelkenliyle Rodos yolu
  • Arkada yelkenlimiz
  • Mandraki Limanı yeldeğirmenleri
  • Old Town saat kulesi
  • Rodos, Firdevs
  • Panorama Taverna
  • Büyük Üstadlar Sarayı
  • Büyük Üstadlar Sarayı
  • Rodos Kelebekler Vadisi ağacın üstü kelebekle kaplı
  • Lindos Athena Tapınağı
  • Rodos Limanı
  • Rodos Ekaterinis Kapısı
  • Old Town sokakları
  • Büyük Üstadlar Sarayı
  • Rodos yelkenli
  • Anthony Quinns's Bay
  • Anthony Quinns's Bay
  • Anthony Quıinn's Bay
  • Wellcome to Haven plajı
  • Seven Spring
  • Şövalyeler Yolu
  • Büyük Üstadlar Sarayı
  • Rodos Kelebekler Vadisi
  • Seven Spring
  • Lindos'ta ki eşekler
  • Lindos'a tırmanırken
  • Lindos yolu
  • Old Town sokakları
  • Macao Lounge Bar
  • Lindos Athena Tapınağı
  • Lindos Athena tapınağından gözüken göl gibi deniz
  • Rodos sokakları
  • Lindos tepeden göl gibi gözüken deniz
  • Mandraki Limanı, Büyük İskender'in heykelinin olduğu düşünülen yer
  • Old Town sokakları
  • Rodos Acropolis
  • Rodos Kelebekler Vadisi

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Tarih kitaplarımın Rodos’una gidiyorum.Hadi yunan adalarına gidelimtelefonuyla toplanmamız, yola çıkmamız, Dalaman oradan Marmaris’teki yelkenliye ulaşmamız göz açıp kapayıncaya kadar sürüyor. İlk yelkenli deneyimim olacak. Rüzgarsız bir havada çıktığımız gidiş yolunda yelken açmak mümkün olmuyor. Marmaris Rodos limanı arası 3,5 saat sürüyor. Uluslararası limanla aynı koyda küçük bir balıkçı barınağı var. Biz de oradan Rodos’a çıkıyoruz. Okuduklarımdan Rodos’un şövalyeler adası olduğu, Unesco Dünya mirası listesinde olduğu ve ortaçağ mimarisinin hiç bozulmadan günümüze kadar geldiğiydi.

Marmaris Yalancı Boğaz
Marmaris Yalancı Boğaz

Rodos

Denizden gördüğüm boylu boyunca surlar vardı. O hevesle kalenin ve surların arasından yeldeğirmenlerine ulaşıp gün batımının keyfini sürüyoruz. Mandraki Limanı‘nda geyik heykelinin olduğu yerde eskiden Rodos heykeli varmış.

Mandraki Limanı, Büyük İskender'in heykelinin olduğu düşünülen yer
Mandraki Limanı, Büyük İskender’in heykelinin olduğu düşünülen yer

Depremle yıkılınca restore edilmemiş, en son arapların adayı istilasında arap askerler heykeli satmış. O heykeli temsilende yerine bu geyik heykeli dikilmiş. Bu küçük geyiğin her yerde resmi var. Mazgalların üstünde bile.

Rodos yelkenli
Rodos yelkenli

Ünlü markaların mağazaları, fast foodcular, çok fazla insanla dolaşıp duruyoruz. İçimdeki ses Rodos dedikleri bu muymuş oluyor. Mandraki limanında acenta bakınırken limandaki süpermarketin sahibi Peter bize Figen‘in numarasını veriyor. Figen Rodos‘ta yaşayan üç bin Türk’ten biri.

Mandraki Limanı yeldeğirmenleri
Mandraki Limanı yeldeğirmenleri

Motoruna atlayıp gelmesi, tüm şıklığı ve güler yüzüyle her işimizi halletmesi bir kaç saat sürüyor. 70 euro gümrük işlemleri, beş pasaport ve teknenin girişi, 50 euroda Figen için. Akşamüstü pasaportlarımızı alıp şehri bir de diğer taraftan dolaşmaya başlamamız bizi okuduğum o ortaçağ mimarisine ışınlayıveriyor.

Rodos Ekaterinis Kapısı
Rodos Ekaterinis Kapısı

Rodos Old Town

Bir gün önce biz yeni Rodos‘ta dolanırken Old Town tüm muhteşemliğiyle gelip onu bulmamızı bekliyormuş oysa. 12 adanın en büyüğü ve başkenti, şövalyeler adası. Görkemli kapıdan girince eski şehir, Roma, Bizans, Osmanlı mimarisinin tüm örnekleriyle karşımızda.

Arkada yelkenlimiz
Arkada yelkenlimiz

St. John şövalyelerinin Kudüs düştükten sonra adayı satın almalarıyla başlıyor hikaye. Yedi ayrı milletten Şövalye bir Büyük Üstad seçiyor. Onun sarayı en tepede. 7 ayrı milletin şövalyeleri olduğu için günümüzde her ülke kendi kısmını yenilemiş. Bu kadar yeni tarihi esere alışık değilim. Garipsiyorum.

Old Town sokakları
Old Town sokakları

Peter’ın tavsiye ettiği sokağı buluyoruz. Bu sokakta sağlı sollu her yer taverna. Canlı müzik olan bir yere arkadaşlarım oturuyor. Ben kendimi sokaklara atıyorum. O dükkan, bu dükkan, daracık sokaklar derken saat kulesine kadar ulaşıyorum. Çok kalabalık.

Old Town saat kulesi
Old Town saat kulesi

Arkadaşları alıp bir gece klübünde alıyoruz soluğu. Macao Lounge Bar çok eğlenceli bir yer. Rodos Oldtown’da eğlence sabahlara kadar sürüyor. İsteyene taverna isteyene klüp.

Macao Lounge Bar
Macao Lounge Bar

Rodos’ta araç kiralama

Ertesi gün erken kalkıyoruz ve grup olarak ikiye ayrılıyoruz. Biz motor kiralayıp hızlı gezmeyi planlıyoruz. Diğer grup keyifçi, arabalı gezecek. Gemiyle gelenler gümrükten çıktıktan sonra sağa dönüp, Ekaterinis Kapısı‘nın ikiz kulelerini geçip bir sonraki mütevazi kapıya ulaşırlarsa Firdevs’in motorlarını görebilir. Biz kiraladığımızda pazar günüydü ve eşi İzzet vardı.

Rodos, Firdevs
Rodos, Firdevs

Bizim Türk olduğumuzu anladığı anda 35 euro dediği motoru 25 euroya verdi. İkinci gün 20 euro. Ne bir ödeme ne bir şey, bir dakika sonra beğendiğimiz motor bizimdi. Kasklar pırıl pırıldı. Saat konusunda esnekti. İzzet biraz ötede araba kiralıyormuş normalde. Küçük arabalar 40 euro civarında.

Lindos yolu
Lindos yolu

Lindos

İlk hedef Lindos. Bir saat gibi bir sürede tam öğle sıcağında Lindos‘tayız. Minnacık meydanına araç parketmek yasak. Daracık sokakları, hediyelik eşyaları, mavi beyaz elbiseleri, dolana dolana Acropolis’e nasıl tırmandığımızı anlamıyoruz.

Lindos Athena Tapınağı
Lindos Athena Tapınağı

6 euroya eşekle yukarı çıkabilirsiniz. Eşeklerin yaralı bereli olması bizi çok üzdü, biz yürümeyi tercih ettik. Dükkanların arasından çıkılan yol iyi de güneşte çıkılan bölüm iflahımızı kesiyor. Siz öğlen sıcağına denk getirmeyin.

Lindos'ta ki eşekler
Lindos’ta ki eşekler

Giriş 12 euro. Bence pahalı ama buraya kadar geldik, giricez. Turnikelerden sonra 77 basamak daha var, sonra kapıdan girince tepeye yine tırmanıyorsunuz. En tepedeki Athena Tapınağı, dokunmak yasak.

Lindos Athena Tapınağı
Lindos Athena Tapınağı

Antik dünyanın en kutsal yerleri arasında yer alan tapınağı Büyük İskender, Troyalı Helen ve Herakles’in ziyaret ettiği söyleniyor. Manzara müthiş. Tırmanma harici 30 dakika yeterli.

Lindos'a tırmanırken
Lindos’a tırmanırken

Lindos’ta Deniz Zamanı

Tam öğle güneşinde sıcaktan öldük ve tepeden gözüken koya gidiyoruz. Kumluk bir plaj. Hemen bir şezlong bulmamız ve kendimizi suya atmamız bir dakika sürüyor. Aklımız bıraktığımız çantalarda kalsa da kayalara yüzmeye, dalmaya, çıkmaya doyamıyoruz. Merak etmeyin çantalara bir şey olmadı. 

Lindos Athena tapınağından gözüken göl gibi deniz
Lindos Athena tapınağından gözüken göl gibi deniz

Burada şezlonga ücret ödemedik. Burası yelkenlilerin demirlemesi için çok uygun. Demirdeki yelkenlilerde yaşayan insanlar öyle keyifteydiler ki kıskanmamak imkansız. Rodos’a doğru kıyı kıyı döneceğiz. Tsampika Beach tabelasından girip bir taverna buluyoruz. Kumluk bir plajı var. Plajda keçiler var. Yemek yiyip bir dalıp çıkıyoruz. Bize sıradan geliyor.

Lindos tepeden göl gibi gözüken deniz
Lindos tepeden göl gibi gözüken deniz

Anthony Quinn’s Bay Koyu

Ladiko tabelasından girince meşhur Anthony Quinn plajına ulaşıyoruz. Ünlü aktör Navaro’nun Topları filmini burada çekmiş ve burası onunla anılır olmuş. Anthony Quinn’s Bay çok kalabalık, tur tekneleri, cruise gemisine benzer kocaman gemiler gelmiş ve çok rüzgar alıyor.

Anthony Quıinn's Bay
Anthony Quinn’s Bay

Burada dalış ta yapılıyor. 85 euro bir dalış, ikinci dalışlar 35 euro ama saat 4te dalış bitmiş. Zaten çok pahalı ve Kızıldeniz’den sonra Ege denizinde maske şinorkelle gördüğünüzden farklı birşey görmediğinizden dalmaya da gerek görmüyorum. 

 

Anthony Quinns's Bay
Anthony Quinns’s Bay

Wellcome To Paradise Beach

Koyun kayalık olması bize dalmış hissi veriyor. Hemen yanındaki Welcome to Paradise yazan beach benim favorim oluyor. Yarım saat kalırız dediğimiz yerde 2 saat kalmışız farkında değiliz. Şezlong 5 euro. Saat 6dan sonra görevli yok.

Anthony Quinns's Bay
Anthony Quinns’s Bay

Yakındaki kayalıklara da serilebilirsiniz. Duşları kullanabilirsiniz. Bizim gittiğimiz ada kıyılarında bir tane bile deniz kestanesi yoktu ancak kayalara çıkmayı seviyorsanız bir deniz ayakkabısı götürün.

Haven Plajına Hoş Geldiniz
Wellcome to Paradise plajı

Hızlıca batı kıyısındaki Kremasti köyüne doğru yol alıyoruz. Batı kıyısı Türkiye’nin karşısında ve şebekeler çok iyi çekiyor. Kremasti’ye bir köy demek haksızlık olur. Büyük bir yer ve ben çok enteresan bulmadım. Rodos’a Old town’un taşlarla süslenmiş sokaklarına geri dönüyoruz.

Old Town sokakları
Old Town sokakları

Rodos Kelebekler Vadisi

Petaloudes Butterflies Rodos’a 45 dakika uzaklıkta, yaklaştıkça çok sert virajlı yollardan geçiyorsunuz. Giriş 5 euro. Giderken acaba kelebek görebilecek miyiz diye düşünürken binlerce kelebek görmek de varmış kaderde.

 

Rodos Kelebekler Vadisi
Rodos Kelebekler Vadisi

Arkadaşıma “fotoğrafını çek” dediğim de “ne çekicem, güve kelebeği gibi, evde de var bunlardan” demesiyle yüzlerce aynı kelebeği görmemiz, o güve kelebeği dediği kelebeğin uçması ve turuncuya dönüşmesi saniyelik olaylar. Hala gülüyorum.

Rodos Kelebekler Vadisi ağacın üstü kelebekle kaplı
Rodos Kelebekler Vadisi ağacın üstü kelebekle kaplı

Kelebeklerin olduğu yer yemyeşil, minik şelalerden, göletlerden oluşan bir yer. Her yer kelebek, insan ve cırcır böceği sesi. O ses o kadar yüksek ki unutmak mümkün olmayacak.

Rodos Kelebekler Vadisi
Rodos Kelebekler Vadisi

Seven Spring

Çokça adını duyduğumuz Seven Spring‘e doğru ilerliyoruz. Kelebekler adanın batısında, biz doğusuna geçiyoruz yine. Seven Spring insan eliyle yapılmış daracık bir tünel, zifiri karanlık, ayağınızın altında serin sulara bata çıka ilerliyorsunuz. Yürüyerek beş dakika.

Yedi bahar
Seven Spring

Klostorofobisi olanlara göre bir yer değil. Yine yapay bir şelaleye ulaşıyorsunuz. Yine yüksek volüm cırcır böceği sesi. Giriş ücretli değil. Özellikle gitmeye gerek yok bence. Bizim ülkemizde çok daha güzelleri var. Rodos’ta diye bayılmışım gibi yapamıycam ama fotoğraflar çok güzel çıkıyor. Kabul etmek lazım.

Yedi bahar
Seven Spring

Panorama Taverna

Ladiko’dan çıkıp Lindos’a doğru giderken yol üstünde gördüğümüz bir taverna çok hoşumuza gidiyor ve akşam yemeğimizi burada yemeğe karar veriyoruz.

Panorama Taverna
Panorama Taverna

Harika müzikler çalıyor, yemekler çok lezzetli. Eğer yolunuz düşerse harika anbiansı, manzarasıyla Panaroma tavernaya uğramayı unutmayın.

Büyük Üstadlar Sarayı

Benim kale dediğim ama aslında Büyük Üstadlar Sarayı olan yapıya gidiyoruz. Girişi 6 euro ama 10 euro verirseniz bu sarayı, arkeoloji müzesini ve hastanenin olduğu yerleride gezebilirsiniz. Bu paket Üstadlar sarayından alınıyor. Oradan almazsanız diğer yerlerden satın alamıyorsunuz.

Büyük Üstadlar Sarayı
Büyük Üstadlar Sarayı

Sarayın avlusunda heykeller tüm heybetiyle karşınızda. Alt kattaki müzede fotoğraf çekmek yasak. Sarayda asıl olay üst katta. Yüksek merdivenleri çıkarken insan kendini eski döneme ışınlanmış gibi hissediyor.

Büyük Üstadlar Sarayı
Büyük Üstadlar Sarayı

Üstadın odası, salonlar, dev şömineler, yüksek tavanlar, yerlerdeki mozaikler, mobilyalar, heykeller… Sanki herkes gittikten sonra gerçek sahipleri çıkıp, şömineyi yakıp, masanın başında şarabını içecekmiş gibi geliyor. Terliklerimi çıkarıp sarayı çıplak ayakla geziyorum.

Şövalyeler Yolu
Şövalyeler Yolu

Şövalyeler Yolu

Saraydan çıkıp şövalyelerin yolundan yürüyoruz ama o kadar çok insan var ki. Adaya uçakların yanı sıra cruise gemileri geliyor. Bir de günlük gelen gemiler var. Dolayısıyla ada bir insan seli resmen.

Büyük Üstadlar Sarayı
Büyük Üstadlar Sarayı

Akşam adanın kuzey batısına dönüyoruz. Kumsalda dev dalgalar var. Yaşları çok küçük olan ergen grupları ayakta duramıyor. Kendini sulara atan, ayılan, bayılan. Daracık bir sokaktan çıkıyorlar. Nereden geliyor bu gençlik diye girdiğimizde tamamı ergenlerden oluşan gençliğin sokaklara taştığını, biz Old Town’da tavernada sirtaki tıngırdatırken gençliğin çılgın partilerde eğlendiklerini görüyoruz.

Büyük Üstadlar Sarayı
Büyük Üstadlar Sarayı

Rodos‘ta yanınıza almanız gereken en önemli şey rahat bir ayakkabı bence. Ada da o kadar çok taş var ki tüm sokakları bu taşlarla bezemişler. Sokaklar için ayrı bir fotoğraf turuna çıkmak gerekir. Ayrıca tüm beyaz elbiselerinizi alın gelin.

Old Town sokakları
Old Town sokakları

Ada genel olarak çok pahalı. Kos’tan 5 euroya aldığım taçlar burada 10 eurodan başlıyor.Helen elbiseleri 35 euro civarı ve transparan. Transparan olmayanları Lindos’ta gördüm ama bir elbise 50 eurodan başlıyordu. Adada bir mağazada sohbet ettiğimiz satıcı bu durumdan çok şikayetçi. “Turistler yüzünden bir ekmek bile 1 euro, sizin gittiğiniz tavernalara bir kere bile gitmedim daha” diyor.

 

Rodos sokakları
Rodos sokakları

Rodos’ta Toplu Taşımayla Gezilebilir mi?

Burada illa araç kiralamak zorunda değilsiniz. Turistlerin neredeyse hepsi Yeni Rodos’tan kalkan otobüsleri kullanıyor. Lindos için mantıklı ama Anthony Quinn’s Bay için ana yola kadar yürümeniz gerekecek. Bayağı uzun bir yol. Mandraki limanından kalkan gezi tekneleriyle koyları gezebilirsiniz.

Lindos Athena Tapınağı
Lindos Athena Tapınağı

Kişi başı 40 euro civarı. En ünlü plaj Faliraki plajını hiç bir adalı tavsiye etmedi. Gelip geçerken onlarca eğlence yeri ve kalabalığıyla kaçtığımız bir yer oldu. Kum plajları sevmediğimden de olabilir. Bir çıplaklar kampı varmış burada.

Rhode Adası
Rodos Adası

İlk gün Rodos’taki Acropolis’i Figen’e sorduğumda “napacaksın orada git kaleyi gez” demişti. Haklıymış. Birkaç sütun var onlarda restorasyonda. Agorayı motordan inmeden gezdik.

Yelkenliyle Rodos yolu
Yelkenliyle Rodos yolu

Bir yere yeni gittiğinizde hiç bir yeri bilmezsiniz ve bir şey ifade etmez sokaklar ama birkaç gün sonra hangi sokak nereye çıkıyor bilirsiniz. Oralı oluverirsiniz. Biz de bir kaç günlüğüne Rodos’lu oluverdik. Hatta bir ara dönmekten ümidi kesip arkadaşlar bile edindik. Biz Rodos’u çok sevdik.

Rodos Limanı
Rodos Limanı

Aklımda kalanlar: Old Town’un taş sokakları, Üstadlar sarayı, Lindos sokakları ve koyları, Anthony Quinn’s Bay koyu, binlerce kelebek, cırcır böceklerinin sesi

Aklımda kalan lezzetler: Panaroma tavernanın deniz mahsulleri, Old townda ki dondurma ama kulahı bile 1 euro. 4 top dondurmaya 9 euro verdik.

  • Ashab-ı Kehf Mağarası
  • Türk Havayolları
  • Kars günbatımı
  • Nahçıvan yol
  • Nahçıvan
  • Dilucu sınır kapısı
  • Nahçıvan Büyükelçimizle
  • Manat
  • Nahçıvan, Marketteki
  • Ashab-ı Kehf Mağarasına giden yol
  • Haça Dağı
  • Nahçıvan, Haça Dağı tırmanışı
  • Nahçıvan, Haça Dağı zirvesi
  • Haça Dağı, Nahçıvan
  • Haça Dağı
  • Haça Dağı, Nahçıvan
  • Nahçıvan, Haça Dağı tırmanışı
  • Nahçıvan, Haça Dağı tırmanışı
  • Nahçıvan, Haça Dağı zirvesi
  • Gal Köyü, Nahçıvan
  • Gal Köyü Kapıları
  • Haça Dağı yolu
  • Haça Dağı yolu
  • Haça Dağı manzaralar
  • Gal köyü'nden Kerim abi
  • Nahçıvan, Haça Dağı zirvesi
  • Mağaralara giden yol
  • Ashab-ı Kehf Mağarası
  • Köhne Kala
  • Köhne Kala
  • Nuh Peygamber'in Türbesi
  • Nahçıvan, Marketteki balıklar
  • İshakpaşa Sarayı
  • İshakpaşa Sarayı
  • Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu
  • Haça Dağı tırmanışı, çeşitli basında
  • Nahçıvan, Haça Dağı zirvesi

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Geçen ay Kars gezim sırasında İshakpaşa Sarayı’nı ziyaretim ve orada bir taksiye binmem sonucu başlayan bu masalda en acemi benim sanırım. Nahçıvan’a gidicez ve Haça dağına tırmanıcaz. Haça Dağı’na tırmanan ilk Türkler olucaz. Daha önce başka milletlerden de tırmanan olmamış Haça dağına.

 

Nahçıvan
Nahçıvan

Iğdır’a Nasıl Ulaştım?

Pırıl pırıl güneşli bir havada öğlen vakti havaalanına ulaşıyorum ancak aksilik Atatürk havaalanında başlıyor ve uçuş iptal oluyor. Iğdır sisler altındaymış. Yetkililerin uçağı Kars’a götürme teklifi hiç değilse dedirtse bile akşamın o saatinden sonra nasıl Iğdır’a gideceğim sorusunu da beraberinde getiriyor.

Türk Havayolları
Türk Havayolları

Yolculardan birilerinin konuşmasına tanık olunca onlarla gidip gidemeyeceğimi soruyorum. Aldığım cevap evet olmasa işim hakikaten zordu ama yürüyerek bile olsa o Iğdır’a gitmeyi kafama koymuştum. Farklı farklı şehirlerden çıkıp tüm hava muhalefetine tüm zorluklara rağmen Iğdır’da bir otelde toplanmayı başardık. Benim için bir bilinmez, bir kara delik.

Kars günbatımı
Uçaktan Kars günbatımı

Nahçıvan’a Nasıl Geçtik?

Sabah erkenden kalkıp önce vize işlemlerimizi halletmek için Iğdır‘da bulunan konsolosluğa gidiyoruz. Pasaport işlemlerimiz kısa sürede sonuçlanınca hemen yola koyuluyoruz. İki fotoğraf ve pasaport veriyorsunuz, yarım saat sonra vizenizi alıyorsunuz. Vize ücreti vermedik.

Haça Dağı manzaralar
Haça Dağı manzaralar

Bu vizeyi bir gün önce almamız gerekiyordu ama biz bir türlü Iğdır’a ulaşamadığımız için sabaha kaldı. Acelemiz var yani. Konsoloslukta memurun yavaş olduğunu görünce şakayla karışık elimdeki eldivenle adamın koluna vuruyorum. “Çok acelemiz var, acil dağa tırmammız gerekiyor” diyorum. Adam gülüyor.

Gal Köyü Kapıları
Gal Köyü Kapıları

Gülen adam konsolosmuş sonradan öğrendiğime göre. Konsolosa vurmuşum. Tabi ki pasaportu almak için diğer arkadaşları gönderiyorum. Dilucu sınır kapısı Iğdır’a çok uzak değil. Topluca bindiğimiz bir minübüsle hiç tanımadığım insanlarla sınır geçiyorum. 

Nahçıvan yol
Nahçıvan yol

Pek çok işlem defalarca pasaport kontrolü ve Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti‘ndeyiz. Hep şarkılardan duyduğumuz azericeyle tanışmam çok hoş bir anı benim için.

Dilucu sınır kapısı
Dilucu Gümrük Kapısı

Akşam Nahçıvan Türk Konsolosumuz Nihat Erşen bizim için yemek daveti veriyor. Onurlanıyoruz, grurlanıyoruz. Çok güzel ağırlanıyoruz, hoş sohbetler içimizi ısıtıyor.

Nahçıvan Büyükelçimizle
Nahçıvan Büyükelçimizle

Haça Dağı’na Nasıl ulaştık?

Dağcılar erkenden uyuyor. Çünkü sabah 5te kalkıcaz. Nahçıvan bize göre bir saat ileride. Sabah beşte kalkıp bizim için hazırlanan kahvaltı sonrası yoldayız. Kapkaranlık bir yolculuktayız. Nasıl bir bilinmeze gittiğimi bilmeden, bu karanlıkta nereye nasıl yürüyeceğimizi bilmeden gidiyorum. Kendimi hiç tanımadığım insanlara emanet ettim.

Haça Dağı yolu
Haça Dağı yolu, sabah 4 civarı

Sabah şafak sökmeye başladığında uzaktan tüm heybetiyle Haça Dağı gözüküyor. Her yer gölge ancak Haça’ya nasıl bir güneş vurduysa pırıl pırıl. Haça’ya tırmanan ilk Türk dağcılarız ve ben dağcı bile değilim. Bu masalım da dağa tırmanıyorum sadece o kadar. Deniyorum. Ne kıyafetim, ne halim, ne tavrım bir dağcı.

Gal Köyü, Nahçıvan
Gal Köyü, Nahçıvan

Gal Köyü‘nden başlayan yolculuğumuz zirvede son bulacak. Köyde 17 öğrenci 20 tane öğretmen var. 50 manat emekli maaşı. 1 manat 2 lira. 

Gal köyü'nden Kerim abi
Gal köyü’nden Kerim abi

İlk başta kendimiz çıkacaktık ancak Gal köyünden Kerim abi düştü bizim önümüze ve de ne iyi yaptı. Bizim ayağımızda ki tam teşekküllü dağcı ayakkabılarına karşılık normal bir ayakkabıyla nasıl tırmandı, nasıl hiç of demedi, nasıl hiç nefesi tıkanmadı bilmiyorum.

Haça Dağı yolu
Haça Dağı yolu

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte başladık yürümeye. İndik çıktık, çarşak dedikleri bastığınızda kayan taşlardan baya bir tırmandık.

Haça Dağı, Nahçıvan
Haça Dağı, Nahçıvan

Çoğu zaman emekleyerek çıktığım oldu. Duvar gibi kayalara ellerimle tutuna tutuna çıktığım oldu. Dağcılar ciddi, gergin, agresif. Onlarda bir bilinmeze gidiyor. Tırmanışımız 7,5 saat sürdü ama ne tırmanmak.

Haça Dağı, Nahçıvan
Haça Dağı, Nahçıvan

26 şubatı yaşıyoruz. Hocalı’da masum canların katledişini unutmadığımızı göstermek, unutmamak , unutturmamak için yollardayız. Teknik dedikleri bir hayli zor bir tırmanışmış bu. 7,5 saatin sonunda zirvedeyiz. Benim içim bir ilk.

Nahçıvan, Haça Dağı tırmanışı
Nahçıvan, Haça Dağı tırmanışı

O duvar gibi kayalık dağa nasıl tırmanacağımızın merakı, kendimle olan savaşımdan galip zirvede Ağrı Dağı‘nı seyrediyorum. 2426 metredeyiz. Aslında Haça’nın adı İlandağ.

Nahçıvan, Haça Dağı tırmanışı
Nahçıvan, Haça Dağı tırmanışı

Rivayete göre geminin altı ilk olarak suyun altında bir kayaya sürtünerek geçmiş. Hz. Nuh demiş ki “ne ağır dağdır”. Dağın adı Ağırdağ (Ağrı dağı) kalmış.

Nahçıvan, Haça Dağı tırmanışı
Nahçıvan, Haça Dağı tırmanışı

Ondan sonra yarıklı bir kaya parçasının da üzerinde geçmiş. Nuh yanındakilere demiş ki “inanın ki dağdır”. Buraya önce İnandağı denmiş sonradan İlandağı olmuş. Efsane böyle ve ben bu efsanenin tam ortasındayım.

Haça Dağı
Haça Dağı

Haça Dağı Zirvesi

Zirve yüksek, zirve yalnız ve grurlu. Bayrağımız, hocalı katliamı pankartlarımızla başarmanın azmin zaferi birbirine karışıyor. Başardık ve sesimizi herkes duyacak. Yukarı çıkarken susturmaya çalıştığım zaman zaman dile getirdiğim “ben burdan nasıl inicem” gerçeğiyle yüzyüzeyim ama çıkıştan daha kolay oluyor.

Nahçıvan, Haça Dağı zirvesi
Nahçıvan, Haça Dağı zirvesi

4 saatlik bir inişten sonra şafakla başlayan, gece karanlığında son bulan bir gün. Hiç bu kadar yorulduğumu hatırlamıyorum. Son düzlükte artık bacaklarım beni çok zor taşıyor. Herkes iyi, herkes başarmanın mutluluğuyla araçlara doluşuyor.

Nahçıvan, Haça Dağı zirvesi
Nahçıvan, Haça Dağı zirvesi

Tarihte ilk defa Türk dağcılar Haça’ya tırmandı ve ben ordaydım. Onlarla birlikte ben de bunu başardım. Kimse daha önce tırmanmadığıma inanmasa da bu benim için bir ilkti. Normalde çıkamamam, kusmam gerekirmiş.

Nahçıvan, Haça Dağı zirvesi
Nahçıvan, Haça Dağı zirvesi

Sabah Nahçıvan‘ı gezmek üzere otelden ayrılıyoruz. Azerbaycan Tv’si bizi haber yapmış, ana haberlere bile çıkmışız. Türkiye’de 50 ayrı yere haber olmuşuz. Yani kısacası “BAŞARMIŞIZ

Haça Dağı tırmanışı, çeşitli basında
Haça Dağı tırmanışı, çeşitli basında

Ashab-ı Kefh Yedi Uyurlar Mağarası

İlk durağımız Ashab-ı Kefh Yedi Uyurlar Mağarası. Burası Culfa kentinde ve Nahçıvan‘a bir saat uzaklıkta doğal bir mağara. Türkiye’den ve İran’dan çok fazla turist aldığı söyleniyor.

Ashab-ı Kehf Mağarasına giden yol
Ashab-ı Kehf Mağarasına giden yol

İnanç turizmi olarak Nahçıvan’ın en çok turist alan yeri burasıymış. Kur-an’da yer alan bu yer din açısından önemli bir ziyaret alanı.

Mağaralara giden yol
Mağaralara giden yol

Yaşlı bir teyze gördüm. Girişteki küçük bir mağarada ağlayarak dua eden, taşlara dokunan ve dönüşte ayakkabıları elinde çorapla inen. Her yer kar buz.

Ashab-ı Kehf Mağarası
Ashab-ı Kehf Mağarası

Burası kutsal bir mekan, dağ taş çok heybetli. Dilek tutacağınız yerler var. Dev kayalar öyle heybetli ki kadrajlara sığmıyor. Hava da sisli ve çok soğuk zaten. Bir sürü basamak var. Tırmana tırmana tepelere, mağaralara ulaşıyorsunuz.

Ashab-ı Kehf Mağarası
Ashab-ı Kehf Mağarası

NUH Peygamberin Türbesi

Daha sonra Nahçıvan Kalesine yani Köhne Kala‘ya gidiyoruz. Köhne Kala’nın Nahçıvan’daki en eki kale olduğu düşünülüyor. NUH Peygamberin Türbesi burada.

Köhne Kala
Köhne Kala

Türbenin duvarlarında Nuh Tufanı hakkında Kuran’dan alıntılar ve Haça Dağı’nda bulunanların fotoğrafları sergileniyor. Bizimde fotoğrafımız buraya asılacak demektir.

Nuh Peygamber'in Türbesi
Nuh Peygamber’in Türbesi

Nuh peygamberin türbesinde camekanlı bir bölüm var, orada olduğu düşünülerek üstüne bu türbe yaptırılmış.

Köhne Kala
Köhne Kala

Nahçıvan Şehir Merkezi

Nahçıvan Türkiye’ye göre çok ucuz. Bize göre ucuz ama onların kazancına göre pek ucuz olmasa gerek. Şehir oldukça düzenli görünüyor. Başkanlık binaları ve devlet daireleri geceleri ışıklanrılıyor. Görsellikleri de çok güzel oluyor.

Nahçıvan, Marketteki balıklar
Nahçıvan, Marketteki balıklar

Kaldığımız otel de bir hayli güzel. Gittiğinizde gayet modern bir şehir sizi bekliyor ama bir farkla. Nahçıvan bizden bir hayli sene geriden geliyor.

Nahçıvan, Market
Nahçıvan, Market

Avm diye küçük bir pasaj var mesela. En ünlü AVM burasıymış. Pazarları pek çok yer kapalı. Avm de de öyle.

Nahçıvan, Marketteki
Nahçıvan, Market

En alt katında baharat çarşısı var. Gıda ucuz. Genelde Türkiye’den buraya alış veriş için geliyorlarmış. Alkol de çok ucuz. Gıdalarının üstünde yazan yazılar bizi bizden alıyor ama. 

Manat
Manat

Ve Yurda Dönüş

Başarıp dönmek ne güzel bir duygudur. Başarının ardından o mutluluğu doyasıya yaşamak. Melek Bursa’dan gelmişti Iğdır’a, ben İstanbul’dan, Hülya Ankara’dan.Daha önce hiç görmemiştik, tanımıyorduk birbirimizi. Ama dağ tutkusu bizi birleştirdi.

İshakpaşa Sarayı
İshakpaşa Sarayı

Unutulmaz, kalıcı bir dostluğa imza attık Nahçıvan’daki kutsal Haça dağında. Başarının ardından şimdi dönüşe geçmeden önce doyasıya geziyoruz son bir kez daha İshakpaşa Sarayı‘nı. Herşeyi başlatan yerdeyim, yine yeniden.

İshakpaşa Sarayı
İshakpaşa Sarayı

Birbirimizden ayrılırken, başka bir etkinlikte buluşmak üzere dedik birbirimize. Bizler Haça’yı fetheden dişi arslanlardık. Başarının ardından mutluluğu, zafer sarhoşluğunu fazlasıyla hak ettik.

Haça Dağı
Haça Dağı

Herşey güzel giderken sisler altındaki Iğdır uçağımızın gelmesine yine izin vermiyor ve iptal mesajı alıyorum. Doğubeyazıt’tayım ve Bursa’ya giden bir otobüse biniyorum. Gerisi 25 saat kara yolculuğu, ölümüne bitmeyen uzun uzun yollar. Yine olsa yine yaparım.