• Kanara Kayalıkları
  • Mutlu son
  • Kanara Kayalıkları negatif iniş
  • Kanara Kayalıkları negatif iniş
  • Kanara Kayalıkları Kamp
  • Kanara Kayalıkları Kamp
  • Kanara Kayalıkları
  • Kanara Kayalıkları
  • Kanara Kayalıklarından atlamaya gidiyoruz
  • Kanara Kayalıkları
  • Kanara Kayalıkları
  • Kanara Kayalıkları bekleme noktası
  • Kanara Kayalıkları Kamp
  • Kanara Kayalıkları'nda ki köpeğim
  • Kanara Kayalıkları Kamp
  • Kanara Kayalıkları
  • Kanara Kayalıkları kamp alanına gidiş
  • Kanara Kayalıkları Kamp Alanı
  • Kanara Kayalıkları Kamp
  • Kanara Kayalıkları ilk görüş
  • Kanara Kayalıkları
  • Kanara Kayalıkları Kamp
  • Kanara Kayalıkları
  • Kanara Kayalıkları
  • Kanara Kayalıkları
  • Kanara Kayalıkları, arkadaşlarla
  • Hülya ve ben hazırız
  • Kanara Kayalıkları, köpeğim ve ben
  • Kanara Kayalıkları gelincik tarlası
  • KAnara Kayalıkları uyanma faslı
  • Anahtar arama timi
  • Kanara Kayalıkları

Hava muhalefetinden sulu kanyon ertelenince, Tekirdağ da ki Kanara kayalıklarına gidip antreman yapmaya karar veriyor hocalarımız. Kanara Kayalıkları Tekirdağ Güngörmez’de. Güngörmez de Tekirdağ Saray da. İnternette kısa bir arama da karşıma çıkan Kanara Kayalıkları’na hayran olup gitmeye karar veriyorum.

 

Kanara Kayalıkları’na Nasıl Gidilir?

Servis gündüz gitti. Ben günümü adada değerlendirip akşam kampa katılmayı istiyorum. Servise yetişemeyecek iki arkadaşımla birlikte akşam 7 sularında yola koyuluyoruz. Tekirdağ Güngörmez‘de bulunan Kanara Kayalıkları için navigasyon iki ayrı yol çiziyor. Ben oturduğum yerden daha kolay ulaşacağım arka yollardan Durusu, Tayakadın ve üçüncü havaalanı yolunu takip ediyorum. Şehir içi trafiğine girmek en son isteyeceğim şey.

Kanara Kayalıkları
Kanara Kayalıkları

Güngörmez‘e ulaşmak iki saati bulmuyor. Çok karanlık da köy yolların da kalmak istememiştim. Başardık. Çünkü belli bir yerden sonra bölünmüş yol bitiyor ve normal yollara da devam ediyorsunuz. Güngörmez’e geldiğimiz yerde bir restoran var. İlk önce kamp alanımızı orada bir yerde sanıyoruz ama arkadaşlarımızı arayınca aracı yukarı da bırakıp aşağılara yürümemiz gerektiğini öğreniyoruz.

Kanara Kayalıkları kamp alanına gidiş
Kanara Kayalıkları kamp alanına gidiş

Kanara Kayalıkları Kamp Alanı

Neyse ki bizi almaya geliyorlar. Tam beş kişi kamp malzemelerini yüklenip çayırlardan, ormanlık alandan, derelerden geçip kamp alanına ulaşıyoruz. Gece karanlığında Kanara Kayalıkları‘nı göremiyorum ama kamp alanı, ağaçlar ve kamp ateşi, çalan müziklerle efsane gibi. Reklam afişi gibi. Muhteşem.

Kanara Kayalıkları ilk görüş
Kanara Kayalıkları ilk görüş

Hemen çadırlarımızı kurup kamp ateşinde ızgara olayına girmek istiyoruz. Biz sonradan giden üç kişi açız. Biz kamp ateşi deyince ızgarasız yaşayamayanlardanız. Közlenmiş biberler, tavuklar, mantarlar… Tam biz ateş başında yemek işleriyle uğraşırken kamp alanımıza bir telefon geliyor.

Kanara Kayalıkları Kamp
Kanara Kayalıkları Kamp

Bizden sonra gelen İbrahim hocam benim arabanın plakasını söylüyor. Kapımın açık olduğundan bahsediyor. Ardına kadar hemde. Biz tam beş kişi hem kapıyı açık bırakıp hemde sandalyeleri yukarı da bırakıp gelmişiz. Biz Ersan’la tekrar derelerden tepelerden çayırlardan tırmanarak araca ulaşıyoruz. Tırmana tırmana eridim bittim ben bu kanyon eğitimlerinde zaten. Geri dönüş yolunda çakalların sesi bile duyuluyor. Doğayla baş başa bir kamp alanındayız. 

Kanara Kayalıkları
Kanara Kayalıkları

Hülya, Neden Böyle Hülya

Ayvaini Mağarası’nın baş kahramanı Hülya’yı hatırlayan var mı? Bence Hülya’yı unutmamak da fayda var. Zira bu yazının baş kahramanı yine Hülya’dır. Her ne yaparsa yapsın kızamadığım ama her seferinde ağzımın bir karış açık kaldığı güzel Hülya’m benim. Ben gelinceye kadar közlenen biberleri soyup bir tabağa alıyorum ve canım arkadaşım Hülya 3 saniye sonra hepsini yere deviriyor. 

Kanara Kayalıkları Kamp
Kanara Kayalıkları Kamp

Arkadaşların “resmen nazarımız değdi” cümlelerine ben ağzım açık bakakalıyorum. Hülyacım “olur böyle şeyler, üzülme” diyor. Sanırım bu cümleleri benim sarf etmem gerekiyor ama benim yerime biberleri deviren Hülya söylüyor. Yorulmamı istemedi sanırım.

Kanara Kayalıkları
Kanara Kayalıkları

Biz karnımızı doyurmaya çalışırken bir grup gece yürüyüşüne çıkıyor. Ben mağara da düşüp dizlerimi incittiğim ve de bütün gün adada dolaşıp yorulduğum için kamp ateşçileriyle keyif modundayım. Bu kamp zaten keyif kampı. Erken yatma, erkenden kalkıp toparlanma ve koşturma kısmı yok. Tamamen relax moddayız.

Kanara Kayalıkları'nda ki köpeğim
Kanara Kayalıkları’nda ki köpeğim

Yürüyüşten dönen arkadaşlarla daha da bir şenleniyor kamp alanımız. Yanlarında iki kocaman köpekle gelmişler. O köpekler sabaha kadar kamp alanımızı beklediler sonra. Öyle çok sevdim ki yanımda getiresim geldi. Hala arada aklıma geldiğinde özlüyorum.

Kanara Kayalıkları Kamp Alanı
Kanara Kayalıkları Kamp Alanı

Tut Ucundan Hülya

Ilık bir hava da kamp ateşimizin başında şarkılar söylüyoruz. Sohbetler ediyoruz. Gülüyoruz, eğleniyoruz. Kimsenin uyuyası yok. İlerleyen saatlerde “çadırını nereye kurdun?” sorusu geliyor. Gösterdiğimde bir gülme alıyor. Meğer oldukça gürültülü bir ortama kurmuşum. Çadırlar kumaş ve ses geçirmeme imkanı yok.

Kanara Kayalıkları Kamp
Kanara Kayalıkları Kamp

Kazıkları söktüğüm gibi “tut ucundan Hülya” diyorum. İki ucundan tutup hop başka yere taşınıveriyoruz. Yüksel hocam “hayırr” diyor. Çünkü arada biz varken ses ona daha az gidecekti. Onun çadırını da söküp taşıyoruz bizim tarafa. Keşke yaşadığımız evler içinde bunu yapabilsek.

KAnara Kayalıkları uyanma faslı
KAnara Kayalıkları uyanma faslı

Sonunda üşümeden güzel bir havada kamp yapabilmenin mutluluğu ve mis gibi temiz havada olmanın avantajıyla bebekler gibi uyuyoruz. Sabah çadırımın tepesinde tef sesleriyle uyandırıyor arkadaşlarım. Ne kadar mutluyum.

Kanara Kayalıkları Kamp
Kanara Kayalıkları Kamp

Ve Sonunda Kanara Kayalıkları

Gözümü açıp da dışarıda ki manzarayı görünce büyüleniyorum. Çadırlarımız ağaç altında. Karşımızda devasa duvar gibi Kanara Kayalıkları. Kayalıkların hemen dibinden akan bir dere. Yemyeşil bir doğa. Gece karanlığında göremediğim muhteşem manzara buymuş.

Kanara Kayalıkları
Kanara Kayalıkları

Sabah kahvaltımız Oğuz’dan. Kendisi bir organik beslenmeci olarak yumurtadan zeytine, tereyağdan bala ne varsa getirmiş. İki çadır ortasında kahvaltı edip şakalaşıyoruz. Aradan yarım saat geçiyor. Yüksel hocamın çadırı açılıyor. Meğer uyuyomuş. “Başka yer bulamadınız mı kahvaltı edecek başımda bıdı bıdı” diyor. Bende kendimizi affettirmek için tereyağ ve balı ağzına zorla tıkıyorum. Meğer tereyağdan da nefret ediyormuş. Sevgimizle öldürürüz biz adamı.

Kanara Kayalıkları
Kanara Kayalıkları

Kanara Kayalıkları’ndan Atlamaya Gidiyoruz

Kahvaltı sonrası ekipmanlarımızı kuşanıp o duvar gibi Kanara Kayalıkları’ndan atlamak üzere hazırız. Dizlerim pek iyi durumda değil. Yemyeşil muhteşem manzaralardan geçerek tırmanıyorum. Nefes nefeseyiz. Oldukça dik çünkü. Önce kolay yerden inmek için gidiyoruz.

Hülya ve ben hazırız
Hülya ve ben hazırız

Oraya giden yol da oldukça tehlikeli aslında. Bir taraf uçurum. Dikkatli yürümek gerekiyor. İlk inişimiz kısa bir parkurda oluyor. Tepeden manzara öyle güzel ki. Yemyeşil doğa. Çok çabuk tükeniyorum bu sefer. Her hafta bir etkinlik olunca beden kaldırmıyor sanırım.

Kanara Kayalıklarından atlamaya gidiyoruz
Kanara Kayalıklarından atlamaya gidiyoruz

Asıl iniş 35 metrelik bir negatif iniş. Yükseklik korkumu bugün düşünmiycem. Ondan önce yukarı tırmanmak asıl mesele. Hatta yavaş tırmandığım için geride kalıp yalnız kalıyorum ve ne oluyor? Yolu kaybediyorum. Hocaların durduğu yere çıkmışım. Beni görünce bir panik oluyorlar. Sol tarafım 35 metrelik duvarmış.

Kanara Kayalıkları
Kanara Kayalıkları

Neyse ki yukarı çıkıp sıraya giriyorum. Bu sporun doğası beklemek. O bekleme anlarında yaşanan şamatalar ise paha biçilemez. Sıra bana gelince çift iple ineceğimi öğreniyorum. Tam o sırada Ömer hocamın telefonu aşağı düşüyor. Her kamp ve spor aktivitemizde birinin bir şeyi zarar görüyor.

Kanara Kayalıkları
Kanara Kayalıkları

35 metre yukarıda bir uçurumun kenarındayım. Arkam dönük olarak aşağıdaki yüksekliği görmediğim zaman yükseklik korkumun uykuya yattığını keşfettiğimden beri daha rahat inişler gerçekleştiriyorum. Çift ip o kadar ağır ki. Kolda da derman yok tutsun kaldırsın. Belime bir ağrı saplanıyor.

Kanara Kayalıkları
Kanara Kayalıkları

Negatif İniş

Kısa bir normal iniş sonrası negatif dediğimiz inişi gerçekleştiricem. Yani iple kendimi boşluğa salıcam. O negatife inerken de iki dizimin üstünde kendimi ayarlamam gerekiyor. O iki diz nasıl ezik ve ağrıyor anlatamam. Müthiş bir can yanması. Orayı geçtikten sonra negatife geldiğimde ipde ki ağırlık da hafiflemeye başlıyor. Gerisi tepelerden manzara seyretmek.

Kanara Kayalıkları negatif iniş
Kanara Kayalıkları negatif iniş

Kanara Kayalıkları‘n da ki karga yuvasında ki bebek kargaları seyretmek. Hiç inesim gelmiyor. Bu sefer dizlerimde ki problemden sadece iki sefer iniş yapabiliyorum. İnmek değil o tepeye tırmanmak mesele çünkü. Biz de Kanara Kayalıkları’nın dibinden sessiz sessiz akan suyla ayaklarımızı buluşturuyoruz. Çimenlere yayılıyoruz. Etrafı gezmeye çıkıyoruz. Yemekler, sohbetler, şakalaşmalar eşliğinde zamanımız geçiyor.

Kanara Kayalıkları negatif iniş
Kanara Kayalıkları negatif iniş

Kanara Kayalıkları’nı gerçekten çok beğendim ve sevdim. Ağaçların olması ve su kenarı olması büyük avantaj. Kamp için çok uygun. Hele ki yaptığımız spor için daha bir uygun. Akşam olmak üzere ve artık herkes evine dönecek. Toparlanıp eşyalarımızı taşıma zamanı. Dere tepe çayır çimen aşarak araçların oraya bu kadar eşyayı taşımamız gerekiyor.

Kanara Kayalıkları
Kanara Kayalıkları

Gelincik Tarlası, Hülya ve Anahtar

Tüm gece ve gün Hülya’nın sakarlıklarıyla serseme dönmüş vaziyetteyim. Her seferinde nasıl yaptığına hayretle ağzım açık kalıyorum ama daha bunların başlangıç olduğunu o an bilmiyorum. Gün batmak üzere ve biz vedalaşıp ayrılıyoruz. Kısa bir süre sonra da uzun zamandır bir gelincik ve çiçek tarlası arayan ben görünce duruyorum.

Kanara Kayalıkları, köpeğim ve ben
Kanara Kayalıkları, köpeğim ve ben

Hülya’yla fotoğraf çekicez. Tam çiçeklerin içinde olmak için tarlanın ortalarına doğru ilerliyoruz. Elimdeki telefonu ve arabanın anahtarını Hülya’nın cebine koyuyorum. Birbirinden güzel fotoğraflar çekip hızlıca arabaya dönüyoruz. “Hülya anahtarı ver de gidelim” diyorum.

Kanara Kayalıkları, arkadaşlarla
Kanara Kayalıkları, arkadaşlarla

Hülya’nın “ne anahtarı“cümlesi ve yüzündeki bakışı ölsem unutamam. Anahtar yok. Hızlıca tarlaya dönüp aramaya başlıyoruz ama yok. Düşünsenize dizinize kadar gelen otlar ve kırmızı gelinciklerle dolu bir tarlada kırmızı bir anahtarlık arıyoruz. Önden giden servisi arıyoruz. Dönüyorlar. İki saate yakın anahtar arıyoruz ama yok. Artık ümidim de kalmadı zaten.

Anahtar arama timi
Anahtar arama timi

Onlarca insan tarladaki bütün otları çiçekleri ezdi. Nerede olduğunu bulmak artık imkansız. Arabanın tüm camları ve kapıları açık. Umudu kesmiş, napacağımı düşünerek arabaya dönerken Ender Hocam “buldum” diye anahtarı kaldırıyor. Hiç geçmediğimiz bir yerde o anahtarın ne aradığını çok merak ediyorum. Bulunmasaydı ne yapardık bilmiyorum.

Kanara Kayalıkları gelincik tarlası
Kanara Kayalıkları gelincik tarlası

Gerçekten mucize gibi o anahtarın bulunması. Sanırım birkaç yaş yaşlandım. Tekrar yola koyuluyoruz. Tüm o köy yollarını karanlık da dönüp, başımıza gelen hiç bir şeyden akıllanmayan Oğuz, Bahar ve Hülya üçlüsü Güngörmez’den Güngören’e lahmacun yemeğe gidiyoruz. Hadi bize geçmiş olsun. Tüm arkadaşlarımıza yardımlarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Mutlu son
Mutlu son
  • Adaca Kanyonu, Bilecik
  • 5. takım
  • 5. takım
  • 5. takım
  • Bilecik, İnhisar
  • Bilecik, İnhisar
  • Kamp alanımız
  • Isırganlar sonrası acımı hafifletme çalışmalarım
  • İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar
  • İnhisar
  • İnhisar
  • İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar
  • Adaca Kanyonu kamp alanı
  • Adaca Kanyonu kamp alanı
  • İnhisar
  • Adaca Kanyonu kahvaltı
  • Adaca Kanyonu Başlangıcı
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu'na yürüyoruz
  • Adaca Kanyonu, Çok seviliyorum
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu ilk iniş
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu çıkışı
  • Adaca Kanyonu ilk iniş
  • Adaca Kanyonu Delikli Şelale de sular tepeme iniyor
  • Adaca Kanyonu Delikli Şelale de suların içinden geçiyoruz
  • Adaca Kanyonu Delikli Şelale
  • İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu
  • Adaca Kanyonu
  • İnhisar yoldan çıkmış 5.grup
  • İnhisar yoldan çıkmış 5.grup
  • İnhisar, odun toplama ekibi
  • Ahçı oldum
  • Nusret gibi tuz dökmelerimin fotoğrafı yok
  • Yemekler hazırlanıyor
  • Sonunda bizde yiyebiliyoruz
  • İnhisar, kamp ateşi
  • İnhisar kamp
  • KAD kahvaltı da
  • İnhisar Yolu
  • Adaca Kanyonu
  • İnhisar Kamp alanımız
  • İnhisar şelale yolu
  • Adaca Kanyonu girişine giden son iniş

Birkaç hafta süren hava muhalefetinden dolayı tamamlayamadığımız son aşama için Bilecik’in İnhisar ilçesinde bulunan Adaca Kanyonu için yollara düşüyoruz. Adaca Kanyonu bizim gibi çaylaklara göre. Adaca Kanyonunu bizim hocalarımız bulmuş. Aylardır süren kanyon eğitimlerin son aşamasındayız. Suyla olan bağımı bilenler kanyon sporunda olmama hiç şaşırmadılar. 

 

Bilecik Yolları

Bir cumartesi sabahında Mecidiyeköy’e nasıl gideceğimi düşünürken  Metehan beni almaya geliyor ve ne de iyi yapıyor. O kadar çok eşyam var ki. Saat 8,30 civarı servisimiz bizi Mecidiyeköy’den alıyor. Oldukça güzel bir hava var dışarıda. Öyle güzel bir yolculuk yapıyoruz ki. Erdal tef ve ziller getirmiş. Çalan müziklerimiz, oynayan arkadaşlarımızla çok eğleniyoruz.

5. takım
5. takım

Gerçi bir kısım arkadaş ve hoca diğer araca kaçtı eğlencemizden. Kalan sağlar bizim oldu. Kahvaltı durağımız ailemizin köftecisi Köfteci Yusuf’tayız. Kavurmalı yumurta 14 lira, çaylar ücretsiz. Bunu nasıl başardıklarını gerçekten çok merak ediyorum.

5. takım
5. takım

Bu sefer yemek sorumlusu beni yapmış Meral Hocam. Ben sadece makarnayı yaparım demiştim oysa ki. “Elini veren kolunu kaptırır bana” deyip gülüyor. “Hocam akşam açız açız. Ben bari kebap falan yaptırayım yedek de dursun” diyorum. Güle oynaya gidiyoruz yani. Bir taraftan da liste yapıyorum. Ne yiyeceğiz, kim ne alsın, ne kadar alsın?

5. takım
5. takım

Hayatımızda hiç 35 kişiye yemek yapmadık hiç birimiz. Hocalarım bize bu konuda çok yardımcı. Çünkü miktar konusunda bir fikrimiz yok. Köftelerimizi Köfteci Yusuf’tan aldık. Pamukova da durup dört tarafa dağılıyoruz. Herkes hummalı bir şekilde yaptığım listeyi tamamlamaya çalışıyor.

KAD kahvaltı da
KAD kahvaltı da

Yemek takımı benim kafada. Yumurtanın gezeni, tereyağın organiği, sebzelerin en tazesi alınıyor çabucak. Yemeği bana bırakmak demek sabaha kadar yiyeceğimiz anlamına geliyor. Ateşin hakkını vermeliyiz. Son medeniyet durağımız İnhisar oluyor. Oradan da son ekmek ve sularımızı alıyoruz.

Bilecik, İnhisar
Bilecik, İnhisar

Köy kahvesinin oradaki malta eriklerini görünce dayanamayıp dalıyoruz. İzin aldık tabi. Dalını kırmadığımız sürece kimsenin itirazı yok. Kocaman olmuş eriklere kimse dokunmamış. Öyle güzel bir şehir ki zaten tüm yol kiraz bahçeleriyle doluydu. Bir yerden sonra nar çiçekleriyle dolu bir yoldan gitmeye başladık.

İnhisar Kamp Alanımız

Kıvrıla kıvrıla toprak yollara girdik artık. Karşımızda ki dağların ve bulutların dansı öyle güzel ki. Bir yerde durup manzaranın tadını çıkarırken sayısız boomerang ve fotoğraf çekiyoruz. Kamp alanımız İnhisar ilçesinden Çalkara köyüne çıkan yol üzerinde.

İnhisar Yolu
İnhisar Yolu

Harmankaya Kanyonu‘na bakan tepelerdeyiz. Öyle güzel bir yeşillik var ki. Havanın yağışlı olacağını biliyorduk zaten de kamp alanına ulaşır ulaşmaz yağmasını beklemiyorduk. Orası mı burası mı derken en sonunda herkes bir tarafa dağılıyor ve çadırlarımızı kuruyoruz. Müthiş bir nem var havada. Yapış yapış olduk.

İnhisar Kamp alanımız
İnhisar Kamp alanımız

Hocalarımız zor bir treking rotası belirlemişti önceden ama benim katılmaya niyetim yoktu. Dizlerimi çok zorlamak istemiyorum çünkü. Tüm gücümü kanyona sakladım. Önceden kamp alanına yakın bir dere olduğunu öğrenmiştim. Tek amacım oraya ulaşıp dereye kendimi basmaktı. Başlangıçta bunu yapmayı planlayan Gül ve bendik. Sadece iki kişiydik yani ama kamp alanına gelip de yorgunluktan bitince çoğu insan bizimle gelmeye karar verdi.

İnhisar
İnhisar

Suya Koşan Arılar Gibiyiz

Çadır için yer ararken bir şelale de gördüm. Beni kimse tutamaz artık. Hedefe kitlendim. Herkes “o kadar yolu yürüyebilecek misin?” diye soruyor. Arkadaşlar ben de sizin gibi kanyon geçiyorum.

İnhisar şelale yolu
İnhisar şelale yolu

Suya gireceğimizi düşünerek bikinimizi giydik, üstüne şort ve tişörtü çektik çekmesine de bu tür yürüyüşlerde uzun paçalı ve uzun kollu bir şeyler giyin siz yinede. Hafif yağan yağmurdan yer çamur oldu. Tepelerden dik bir yokuştan şelaleye doğru ilerlerken ısırgan otları bacağıma değmesin derken ayağım bir kayıyor.

Isırganlar sonrası acımı hafifletme çalışmalarım
Isırganlar sonrası acımı hafifletme çalışmalarım

Ben komple ısırgan otlarının arasına yuvarlanıyorum. Arkadaşlarımın yorumu “oh şifadır şifa. Bu sene hasta olmazsın” Allah razı olsun. Tüm yanan yerlerin yanında dirseğim de ki yara sabaha kadar zonklayıp duruyor.

İnhisar

Şelale yolunda hava kasvetli, tepemizdeki kara bulutlar arada bir yağmur döküyor. Biz birkaç kişi önden gidiyoruz. Arkadakiler bizden koptu. Şelaleye oldukça yaklaştığımız bir yerde öyle bir yağmur iniyor ki. Biz ağaçların altındayız. Bizden kopan arkadaşlar bir kovuk bulmuş ona sığınmışlar. Sonradan gördüğüm fotoğraflar çok komik.

İnhisar

Biz öncü grup dört kişiyiz. Üstümü çıkarmama gerek kalmıyor. Zaten sırılsıklam oldum. Minnak bir şelale bulur bulmaz elimdeki telefonu arkadaşa emanet edip suya yöneliyorum. “girecek misin?” diyor hayretle. “eveettt… Bunun için gelmedik mi?” diyorum. Ben suya girince bir alkış kopuyor. Yerim ben sizi.

İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar
İnhisar, yoldan çıkmış bir Bahar

Ardımdan onlar da gelince başlıyor bir su savaşı. “Su soğuk mu?” diyenlere, geçen hafta İstanbul adalarına yüzmeye gitmiştim. Deniz daha soğuktu. Biz suyla oynarken arkadaşlarımız da yetişiyor bize. Onlarda gelince kuru olanları ıslatma işi bana kalıyor.

İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar
İnhisar, yoldan çıkmış bir Bahar

Neşemizi kahkahalarımızı uzaklardan öyle bir duymuşlar ki nasıl geleceklerini şaşırmışlar. Ömer hocamız bizi gülerek ve hayretle izliyor. Aylardır bu suya girebilmek için kanyon eğitimindeyim ama su göremedik daha. Güldük eğlendik tamam ama artık dönmeliyiz.

İnhisar yoldan çıkmış bir Bahar

Yemek yapmamız gerekiyor. Telaşım büyük. Kimseyi aç bırakamam. Şelaleye gelirken biz kolay bir yoldan gelmiştik. Direkt dere kenarına inip düz yoldan gitmiştik ama yolu bildiğini düşündüğümüz hocaların peşine takılınca bir hayli dik yollarda tırmanıp inmek durumunda kaldık.

İnhisar yoldan çıkmış 5.grup
İnhisar yoldan çıkmış 5.grup

Bu da çok güzel yollardan geçmemize sebep oldu. İnerken zorlandığımız bir hayli dik yokuş şimdi tırmanmak için bizi bekliyor. Hepimiz ıslağız. Allahtan hava soğuk değil.

İnhisar yoldan çıkmış 5.grup

Ne Yiyecek Bu Millet?

Yukarılara çıktıkça ardımızdaki trekinge çıkan grubu görüyoruz. Beni bir telaş alıyor. Koşar adım kamp alanına ulaşınca ıslak ıslak yemek olayına girişiyoruz. Ateş yanıyor Allahtan. Tüm ekip güle oynaya biri soyuyor, biri doğruyor, biri karıştırıyor.

Kamp alanımız
Kamp alanımız

En büyük destek Bursa’dan gelen Bursa Arama Kurtarma ekibi BAKUT’tan geliyor.Halay bile çekiyoruz. Bir saatte o kadar yemeği nasıl yaptık bilmiyorum ama iftara her şey hazırdı. Allah’dan kimseyi aç bırakmadık.

İnhisar, odun toplama ekibi
Adaca Kanyonu, odun toplama ekibi

Patlıcan salatam elimde herkesi dolaşıp dağıtırken Meral hocam diyor ki: “İlk defa bir kampta hiç bir şey yapmadan oturuyorum“. Bu bana yetti de arttı bile. “Ohh hocam sefanız olsun” diyorum. Şimdiye kadar ki her kampta baş aşçı Meral Hocamdı.  

Ahçı oldum
Ahçı oldum

Ateşimizin etrafında çalan müziklerimizle, hafiften kararan hava da dağların arasında, ılık bir havada 35 kişi yemeklerini yiyor. Hoş sohbetler başlıyor.

Nusret gibi tuz dökmelerimin fotoğrafı yok
Nusret gibi tuz dökmelerimin fotoğrafı yok

Gündüz yaptığımız şelale yürüyüşünde yaşadıklarımız tüm geceye damgasını vuruyor. Volkan diyor ki; “bir daha Bahar ve Metehan’ın peşine şortla takılmıycam“. Kesinlikle haklı. Aylardır sulu kanyon için eğitimdeyiz ama hep dağ da taş da dolanıp durduk. Tüm yol boyunca kendimi dereye basma hayaliyle bir kısım arkadaşı yoldan çıkarmış olabilirim.

Yemekler hazırlanıyor
Yemekler hazırlanıyor

Sonrasın da şortla ısırgan otlarına yuvarlanmış olabilirim. Yağmura yakalanıp sırılsıklam ıslanmış da olabilirim ama hepsine değdi mi değdi. Yağmur da buz gibi sular da yüzdük. Çok güldük çok eğlendik. Kahkahalarımız dağı taşı inletmiş. Öyle dediler. O kahkahaya gelenleri de ıslaktık mı ıslattık. Son zamanlarda hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum.

Sonunda bizde yiyebiliyoruz
Sonunda bizde yiyebiliyoruz

Hep birlikte söylediğimiz şarkılarımıza kahkahalarımız karıştı. Bu kampta tüm biz çaylak öğrencilere görevler dağıtılmış. Elimizden geleni yaptık ve çok da geç olmadan uyumaya çekildik. Gece yine yağmur yağıyor, hem de şakır şakır. Sabah yedi uyanma saatimiz.

İnhisar kamp
Adaca Kanyonu kamp

Bu Sabahların Bir Anlamı Olmalı

Şener Şen’in “inek obası, uyannn” sesiyle uyanıyoruz. Tüm arkadaşlar müthiş bir mizah duygusuna sahip. Müthiş güzel bir güne uyandık. Geceki yağmurdan eser yok. Hülya’yla Ersan erkenden kalkıp kahvaltıyı hazırlamış.

Adaca Kanyonu kamp alanı
Adaca Kanyonu kamp alanı

Saat dokuzda her şeyimiz hazır giyinmiş olarak Adaca Kanyonu yolunda olmalıyız. Çadır topla, wetsuiti giy hem de bu sıcakta, hatta scuba çorabı üstüne bot giy. Üstüne Can yeleği giy. Sıcaktan ölmeden önceki son dakikalarımız.

Adaca Kanyonu kamp alanı
Adaca Kanyonu kamp alanı

Dalış eğitimlerimden öğrendiğim en hayati şey dalış elbiseleri güneş altında asla tam giyilmez. Bel seviyenizin atında tutmanızın hayati önem taşıdığı defalarca anlatılır. Nasıl soğuktan hipotermiye giriliyorsa aşırı sıcaktan da hipertemiye girilir ve her ikiside hayati önem taşır.

Adaca Kanyonu kahvaltı
Adaca Kanyonu kahvaltı

Herkes kendini o kadar sakınıyor ki ısrarla elbiseleri tam giyiyorlar. Ne desem fayda etmiyor. O sıcağa nasıl dayandıklarını asla anlayamıyorum.

Adaca Kanyonu Nerede?

Vakit gelince servis bizi belli bir yere kadar götürüyor. Kanyona yaklaşma mesafemiz 1 km. Adaca Kanyonu İnhisar ilçesinden Çalkara köyüne çıkan yol üzerinde solda. Koordinatları buraya ilk başta yazmıştım ama Ömer hocam’dan son dakika gelen mesajdan sonra silmeye karar veriyorum.

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Bizim gittiğimiz yerler kimsenin bilmediği, el değmemiş, bakir yerler. Buraların da piknikçi akınına uğrayıp kirletilmesi en son isteyeceğimiz şey. Bu uyarı bana çok mantıklı geliyor. Son zamanlar da gittiğim bakir yerlerin nasıl gidilir tarifini vermekte pek gönüllü değilim. 

Adaca Kanyonu Başlangıcı
Adaca Kanyonu Başlangıcı

Burayı KAD Derneği hocaları keşfetmiş. Bu tür kanyonların, burada yaşayan halk tarafından bilindiği ama oraya giren ilk keşif ekibi kimse, onların kayıt altına aldığından bahsediyorlar. Adını nasıl koyduklarını merak ettiğimdeyse, yakın köylerde yaşayanlarla konuşup halk arasında oraya ne isim veriliyorsa onlarında aynı ismi koyduklarını öğreniyorum.

Adaca Kanyonu girişine giden son iniş
Adaca Kanyonu girişine giden son iniş

Adaca Kanyonu Yolların da Telef Olanlar

Adaca Kanyonu için öyle bir yola dökülüyoruz ki. Dağlar tepeler aşıyoruz. Hava bunun için çok sıcak. Dalış elbisem yarı belime kadar inik olsa bile ayağımda 3mm scuba çorabı, üstünde bot var. Ayaklarımız su içinde.

Adaca Kanyonu'na yürüyoruz
Adaca Kanyonu’na yürüyoruz

Adaca Kanyonu’na ulaşamadan orada buharlaşıp yok olacak gibiyiz. Nasıl bir susamak, nasıl bir yorgunluk. Kırk yıl düşünsem bir dalış elbisesiyle dağlarda yürüyeceğimi düşünemezdim.Adaca Kanyonu’na inen son çarşak kaplı inişte bir ipe tutunarak iniyoruz. Oldukça zor olduğunu söyleyebilirim. En sonunda dere tepe düz gidip kanyonun girişine geliyoruz.

Adaca Kanyonu girişine giden son iniş
Adaca Kanyonu girişine giden son iniş

Adaca Kanyonu

Bu sporun özeti beklemek. En son gruptayız bu sefer. Kanyona bir şelaleden inerek başlıyoruz. İndiğimiz yerde baya derin bir gölcük oluşmuş. Çamurlu bir su akıyor. Büyük ihtimal bir önceki geceki yağan yağmurdan kaynaklanıyor. En sonunda suyu bulduk. Çok mutluyuz. Çocuklar gibi şeniz.

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Bu kadar giysiyle yürümek, ipe girmek, aşağılara inmek hiç kolay değil. Ayvaini Mağarasında düştüğümden beri dizliksiz asla girmem kanyona. Sulara gire çıka çoğu yerde şelalelerden inerek ilerliyoruz. Bastığımız yerde yürümek kolay değil. Çakur çukur bir kanyon içindeyiz.

Adaca Kanyonu, Çok seviliyorum
Adaca Kanyonu, Çok seviliyorum

Genişçe bir alanda mola veriyoruz. Atıştırmalıklarımız ortak alındı. Fındık hurma ve incirden oluşuyor. Nasıl becerdiysem oraya kadar cam şişe bir maden suyunu kırmadan getirdim. Öndeki gruplar bir bir ayrılıyor. Biz kahve içicez.

Adaca Kanyonu ilk iniş
Adaca Kanyonu ilk iniş

Normalde kahve sevmeyen ben bayılıyorum bu kahve faslına. Ersan’la Hülya üşenmeyip hazırlıyorlar bize. Kahvenin yanına lokum bile getirmişler. Hemde ıslatmadan. Mola süresinden kısa bir süre sonra önden giden grubun bir yerde beklediğini görüyoruz.

Adaca Kanyonu ilk iniş
Adaca Kanyonu ilk iniş

Delikli Şelaleden Nasıl indik

Onlar gitmeli ki biz geçebilelim. Bir saate yakın beklerken hafif bir uyku bile çekiyoruz. Diğer gruplar geçip gidince gördüğümüz yer neden bu kadar beklendiğinin cevabını veriyor. Ortada sıkışmış bir taşın altından, bir şelalenin içinden sular beynimize vururken inmemiz gerekiyor.

Adaca Kanyonu Delikli Şelale
Adaca Kanyonu Delikli Şelale

Aradığımız ekşın bu olmalı. Uyuklarken ve mola sonrası beden soğumuş patatese dönmüşken aradığımız adrenalini bulmak gerçekten güzel bir şey. İpe girip aşağı inerken o taşın arasına sığmaya çalışıyorum.

Adaca Kanyonu Delikli Şelale de sular tepeme iniyor
Adaca Kanyonu Delikli Şelale de sular tepeme iniyor

Buz gibi sular kafama son hızla vurmaya başladığında, küçük nefes boşluğumda son ses çığlıklarım etrafa yayılıyor. Eğleniyorum. İşte bu. Kanyonun sonuna doğru son ekşın bizi çok mutlu ediyor. Kanyona girmeden Meral Hocam’dan öğrendiğim kaskın içine şapka takıp, şelalelerden inerken kendimize nefes boşluğu yaratma fikri burada çok işime yarıyor. 

Adaca Kanyonu Delikli Şelale de suların içinden geçiyoruz
Adaca Kanyonu Delikli Şelale de suların içinden geçiyoruz

Bir yer var ki birkaç metreden kaydırak gibi kaymak gerekiyor. Yapamayan tek kişi benim. Herkes atlıyor ama ben ipe girmeyi tercih ediyorum. Yükseklik korkusu mu dersin ne dersin bilemedim. 600 metre uzunlukta kısa bir kanyon diye çoğu kişi beğenip gelmedi ama biz bittik. Biraz daha devam etse yürüyecek dermanımız kalmadı.

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Üstümdeki can yeleği, ıslak elbiseler, dizimdeki dizlikler robot gibiyim. Hareketlerim o kadar kısıtlı ki. Biz yorgun savaşçılar yeni bir zafer kazanmış edalarıyla çıktık kanyondan. Biraz daha devam etse biz nasıl devam ederdik bilmiyorum.

Adaca Kanyonu çıkışı
Adaca Kanyonu çıkışı

Yorgunluktan bitmiş bir edayla çıkışımızı daimi şöförümüz Coşkun abi görüntülüyor. O bizi, biz onu çok seviyoruz. Bir şöför değil ekibin bir parçası. Ateşi yakar, odun toplar, çayı demler, etrafı toparlar, bizi toplar. Hatta geç saat oldu mu evimize bile bırakır. Kanyon ekibimizin jokeri kendisi. 

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Adaca Kanyonu Dönüş Yolu

Araçlarımız kanyon çıkışına bizi almaya gelmiş. Kızlı erkekli dağılıyoruz. Üstümüzdeki ıslak elbiselerden kurtulmamız gerekiyor. Bu sefer hazırlıklıyım. Yanıma kocaman çöp poşetleri aldım. Kuru giysilere kavuşup kamp alanımıza geri dönüyoruz. Sabah topladığımız eşyaları araca yerleştirmemiz gerekiyor. Acele yok. Sakin sakin güle oynaya hazırlanıyoruz. 

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Kanyonda fotoğraf çekmek için su geçirmez telefonumu kanyona sokmuştum ama daha başlarda su alıp pert oldu. Su geçirmez diye satılan telefonları çift taraflı bir bantın tuttuğunu öğrendim. O zaman nasıl 6 metreye kadar suyun altında video ve fotoğraf çeker diye lanse ediyorlar bilemiyorum. Fotoğraf ve videolar için arkadaşlarıma teşekkür ederim. 

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Ben telefonla uğraşıyorum yani. Bir arkadaşımız telefonu tekrar suya koymam gerektiğinden bahsediyor. Oksitlenmeyi geciktiriyormuş. Ben de öyle yapıyorum. Yedi kat poşetin içindeki telefon arkadaşlarımı çok güldürüyor. Balığın nasıl esprileri havada uçuşuyor. 

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Akşamın son demlerinde yola çıkıyoruz. Aracın içinde bir çekirge görüyorum. onu evinden ayırmayalım, doğaya geri bırakayım istiyorum. Elimle yakalıyorum o bir yerden kaçıyor. Onunla uğraşırken ayağımı öyle şiddetli bir şekilde çarpıyorum ki. Böyle bir acı yok. Hiç bir şey olmamış gibi çekirgeyi doğaya salıyorum ve korkarak ayağıma bakıyorum.

Adaca Kanyonu
Adaca Kanyonu

Tabi ki kan içinde. Aracımızın egzosu kopmuştu. O boruyu aracın içine koymuşlar. Bende farketmediğim için çarpmışım. Hani et tırnaktan ayrılmazdı. O kadar tehlikeli işler yaptık birşey olmadı. Aracın içinde yaralandım. O nazar bir yerlerden çıkacaktı. Bu kadarına şükrediyorum.