Kırgızistan Hakkında Kısa Bilgiler

Reklamlar

Neden bilmiyorum ama Kırgızistan ‘a, Ata topraklarımıza hep gitmek istiyordum. Kırgızistan ‘a gidiyorsam da o müthiş coğrafyanın doğası ilgimi çektiği için ve o dağlarda yürüyüş yapmak istediğim için bir treking grubuyla (Obatrek) yola çıktım. Seneler sonra tur yani ama amaç grup olarak yürümek. Kırgızistan’ın nüfusu sadece 7 milyon. İstanbul bile iki katı neredeyse. Müthiş coğrafyası, dağları, gölleriyle cennetten bir köşe gibi.

Beni instagram hesabımdan takip etmeyi unutmayın. Hikayeler ve öne çıkanlarda çok şey anlatıyorum 😉

İnstagram: Nerdesinbahar

Rehberlerimiz Meerim. Ernest, arkadaşım Çilem

Herşey dahil böyle bir treking turunun fiyatı 550 Euro+ uçak biletleri. Uçak biletlerini bireysel aldık yani. Ben arkadaşımla birlikte ortak bagaj aldım. Batonlarımızı onun içine koyduk. Kırgızistan uçak biletleri oldukça pahalı. Yolculuktan birkaç hafta önce biletleri aldığımız için yüksek sanıyordum ama altı ay önce alanlar bile aşağı yukarı o fiyatlara almışlar. Demek oluyor ki biletler hep pahalı. Ortak bagajla birlikte 2200 Lira gibi bir ücret ödeyerek hayatımın en yüksek uçak biletini almış oldum. Bizim uçtuğumuz firma Pegasus. Tursuz gitmek isterseniz buralara bireysel gitmek çok zor ama treking turları satın alıp başka gruplara dahil olabilirsiniz tabi.

Bavulla gitmeyin net… Ortam uygun değil

Hayatımda her yere sırt çantasıyla giden ben bu sefer tavsiyeye uyarak bavul alıyorum. Siz almayın. Gittiğiniz yerler tekerlekli bavul için uygun değil. Kumda yürütmeye çalışıyorsunuz. Olmuyor. Toprakta gitmiyor. Her durumda bir eziyet.

Arashan Vadisi’nde çocuklarla oynuyoruz

Seyahatlerimde mutlaka çocuklar için birşeyler taşırım. Bu sefer Hello Kitty tokaları, balonlar ve sulu balon yol arkadaşlarımdı. Kırsalda ki çocuklarla kaynaşmak, gülmek, eğlenmek için çok güzel oldu. Kızlar Hello Kitty’nin ne olduğunu bilmiyordu. Kız çocukdan daha çok erkek çocuk gördük. Tokalar elimizde kaldı.

Kırgızistan Kısa Kısa Notlar

  • Kırgızistan Türkiye’den üç saat geride. 
  • Biri kendinden küçük yada aynı yaştaysa ece diyorlar.
  • Çayı çanaklarda içiyorlar. Yarım koyuyorlar. Tam doldurulursa hemen git anlamına geliyormuş. Kültürlerine göre bu çok ayıp birşeymiş.
  • Dağlarda kendiliğinden esrar bitkisi yetişiyormuş.
  • Samsı içi etli bir börek. 50 Som ücreti vardı. Biz bayıldık. Denemeden dönmeyin.
  • Yabancılarla konuşurken çok utanıyorlar. Kıpkırmızı olup yere bakarak konuşuyorlar. 
  • Bişkek’e 1-1,5 saat mesafede kayak yapabileceğiniz yerler var. Günübirlik gidip gelmeli. Konaklamaya gerek yok.
  • Osh Bazaar’da dolanırken pek rahatsız edilmedik. Üstümüzde yazlık elbiseler vardı. O civar esnafı turiste alışmış. Ama otele dönerken oldukça laf atanlar oldu. Tabi ki aldırmadık. Çok dekolte giyinmemek de fayda var. Çok alışık değiller.
  • Osh (Oş) Bazaar’da keçelerin satıldığı yerin adı Kıyal. Keçe ve deriden yapılmış ürünler başrolde.
  • Futbolla pek ilgilenmiyorlar. Daha çok cirit, karate, judo yaygınmış.
Son Köl yolları, Kırgızistan
  • Bölünmüş yol yok denecek gibi. Bişkek’de gördüm ama şehirden çıkar çıkmaz daracık yollara girdik. Treking noktaralarına giden yollar çok bozuk. Son Köl yolunda belli bir yerden sonra minik nehirlerden geçtik. Toprak yolların tozunu toprağına kattık.
  • Manas Destanı Kırgızlar için çok önemli. Her yerde heykelini görebilirsiniz. Bişkek’de ki üniversitenin adı bile Manas.  Mani dinini yaşayan Karahitaylar ve Müslüman Karahanlılar arasında ki savaşı anlatıyor. Kırgızlar ve Manas diye birinin başından geçenler anlatılıyor. Destana hala eklemeler yapıldığı gibi 130 ayrı şekilde anlatılıyormuş. 
  • Bişkek sokaklarında, gündüz vakti, koyun koyuna uyuyan adamlara denk geldik. Sarhoş muydular? yoksa bu normal birşey mi anlayamadık.
Bişkek sokaklarında uyuyan abiler
  • Çok değişik mezarlıkları var. İçeri girmek yasak. Saygısızlık olarak değerlendiriyorlar. Dışarıdan fotoğraflayabilirsiniz ama.
  • Kırgız rakamlarının söylenişi Türkçe’yle aynı. Hiç zorluk çekmeyeceksiniz.

Kırgızistan ‘da Hangi Telefon Hattını Kullanalım?

Bişkek’de ki havaalanının adı Manas İnternational Airport. Havaalanına sabaha karşı 4’de varıyoruz. Bizi rehberlerimiz Ernest ve Meerim (biz Meryem diye çağırdık hep) karşıyor. Bu seyahatim biraz konforlu olacak. Şimdiden özür dilerim. Bu sefer sürünmek yok. Rehberlerimizle buluştuğumuz an nereden hat alabileceğimi soruyorum. Havaalanın da satın alabileceğimiz bir yer varmış. Bizi oraya götürüyorlar. Havaalanı küçücük zaten. Megacom adlı hattı alıyoruz. 100 Som ödeme yaptık.
 
O ayının neden orada olduğunu hala bilmiyoruz, Bişkek Kırgızistan

100 Som aşağı yukarı 1,5 Euro, 8,5 TL gibi bir şey ediyor.  Hat 7 gün geçerli. 7 gün dolduğu an internetim gitti benim. Pahalı ülkelerde fakirlikten yıldıktan sonra paramızın biraz değerli olduğu yerlerde konfor yaşamayı seviyorum. Biraz rahat etmek bizim de hakkımız.  Ülkenin her yerinde de çekti. Sadece Son Köl’de çekmedi. Orada Beeline çekiyormuş. O da sadece tek bir yerde, betondan yapılmış masa yüksekliğinde bir şeyin üstüne tüneyince çekiyor. Ancak öyle. Orada da çekmeyiversin. Orada olmanın amacı zaten medeniyetten uzakta kafa dinlemek. Beeline satış noktası havaalanında yok.

 
Çamaşır yıkayan Kırgız çocuğu, hayat onlar için erken başlıyor

Parayı Nerede Nasıl Bozduralım?

Çarşıda dolaşırken döviz bozan yerleri sorduğunuzda gösteriyorlar. Öyle büyük birşeyler beklemeyin. Adam gibi olanı da var. Derme çatma olanı da. Para birimi SOM. Bir yerde 20 Euro bozdurmuştum. Düşük kur olduğunu bilmediğim için param da param diye tutturmuştum. Adamlar en sonunca verdi kurtuldu. Meğer onlar haklıymış. 50 Euro’nun ya da doların altını bozdukları zaman daha düşük kurdan bozuyorlarmış.

Son Köl çamaşır kurutma yöntemi, Kırgızistan

50 ve üzerini bozdurmalısınız. Benim bozdurduğum para yetmedi. Ertesi gün de gideceğim için tekrar 50 Euro bozdurmak istemedim. Baya parasız kaldım. Şaka gibi… Çoğu yerde dolar geçiyor. İlla para bozdurmak zorunda değilsiniz. Üstünü Som olarak ödüyorlar. Hesap kitap işini iyi yapıyor olmalısınız ki yanlış para üstü almayın. Şehirde kredi kartı kullanımı yaygın. Pazarlık olmazsa olmaz. Neredeyse yarı yarıya indiklerini gördüm. Madem öyle kredi kartı yada dolarla alsaydın dediniz duydum ama dediğim gibi para üstü Som. Kredi kartımı da bir sonraki seyahatim için boş tutmak zorundaydım.

Kırgızistan’ın meşhur kartalları

Kırgızistan’da Mülk Almak

Eğer Kırgızistan’da ev almak isterseniz bunun özel şartları varmış. Öyle bir niyetimiz yok ama yine de merak edip soruyoruz rehberimiz Ernest’e. O da anlatıyor. Bir yabancı, daire ve bahçeli ev alabiliyor ama bahçeli evin arazisi devlete geçiyor. Satarken de yine yabancıya satacaksanız prosedür aynı ama Kırgız vatandaşı alacaksa tapuyu üstüne alıyormuş. Tek odalı eski küçük daireler 25 bin dolar civarı. Tadilât istiyormuş. Tabi ki villalar, lüks apartman daireleri de var ama biz onları sormadık. Ruhumuz fakir.
 
Turdan kaçan birkaç kişi Bişkek’de belediye otobüsünde görüldü, Kırgızistan

Konaklama

Kırgızistan’ın eski geleneksel konaklaması Bozüğ dedikleri çadırlarmış. Günümüzde bu şekilde yaşayan insan sayısı tabi ki az. Son Köl’de talep çok olunca kendi evlerini turizme açmışlar. Bozüğ çadırlarının içine soba kuruyorlar. Yoksa 3016 rakımda donmadan uyuyamazdık. Kıl çadırlarının adı Bozüğ, 2,5 saatte kurulabiliyor. Kalabalık yerlerde kavga olursa diğerleri sabah kalkıp toplayıp gidiyormuş. Tek başınıza kalabiliyormuşsunuz.

Son Köl’de tamamen doğadayız aslında. Tenekeden küçük barakalardan tuvalet yapmışlar. Bir lavabo var. Tepesinde ki hazenye devamlı su döküyoruz ki su çeşmeden aksın. Akan su da altta başka bir kovaya doluyor. Eğlenceli aslında.

Bize verilen terlikler, Karakol Kırgızistan

Biz Bişkek’de 4 yıldızlı bir otelde kaldık. Çok da güzeldi. Oldukça da merkezi bir yerdeydi. Şehirde yüksek bina da çoğunlukta. Karakol bölgesinde kaldığımız oteli asla unutamam. İçeri girdiğimiz anda ayakkabılarımızı çıkarttırdılar. Cami girişlerinde olduğu gibi ayakkabılarımızı koyabileceğimiz gözler vardı. Bize de terlik verdiler. Bu sefer yemek yemek için yere oturmayacaktık. Masa kurulmuştu ama ayağımıza en az üç numara büyük lastik terliklerimizle efsaneydik.

Issık Göl, Kırgızistan

Yemek

Bişkek’de dolaşırken acıktık. Osh Bazaar’ın içinde ki açık yiyeceklerden almak istemedik. Bir yere oturup yiyelim istedik. Bir taraftan da otele doğru yürüyorduk. Perdelerle pencereleri kapalı, kapısında yemek satıldığına dair tabelalar olan yerlere girdik. Çok iptidai gözüküyordu. Emin olamadık. En sonunda bir tanesine girip sipariş verdik. Perdelerle tamamen kapalı pencereler. İçeri de ne olduğu asla anlaşılmıyor. İnsan bir ara kapıları kapatsalar buradan asla çıkamam duygusuna kapılıyor. Öyle perdeler var ki sanki birinin evine gitmiş de salonda yemek bekliyor gibiyiz. En çok bu restoranlara şaşırdım sanırım.

En sevdiğim yiyecekler; Grechka Çorbası ve Beş Parmak oldu. Her yemeğin içinde hatırı sayılır miktarda et var. Her sulu yemek de mutlaka hamur yada beyaz lahana var. Yemekler oldukça lezzetli. Hayatımda bu kadar kalabalık sofralar görmedim. O kadar çok çeşit konuyor ki masaya, hangi birini yesek diğerine ayıp oluyor. Masalarda hamurdan kıtır kıtır bir ekmek oluyor hep. Cips gibi kıtır kıtır. Onun adı Sansa’ymış. Bayıldım ben tadına. Şekerler, gofretler, çeşit çeşit reçeller her masanın olmazsa olmazı.

Son Köl’de daracık yerde çeşit çeşit hamur açan kadınlar

Kahvaltı kültürleri pek bizimki gibi değil. Kahvaltıda akşamdan kalanları yiyorlarmış. Yoksa pirinç pişiriyorlarmış. Envayi çeşit reçel çıkıyor. Tatlıya bayılıyorlar. Bal sofranın olmazsa olmazı. Sarı renkli bir bal bu. Tadına bakmıştık yemeklerde. Sonra bir yerden satın aldık ama eve getirdiğim bal bildiğin şeker gibi birşey. Yemek mümkün olmadı. Satın alacaksanız tadına bakmadan almayın asla.

Issık Göl’de ki kamp alanımız

Her yemekten sonra ikram edilen şişe şişe votkalar, çalınan Kırgız müzikleriyle her yemek bir eğlenceye dönüştü. Her yemekten sonra bu kadar alkol aldığım başka bir yere daha gitmemiştim.

Kırgız Atları

Hayatımda görmediğim kadar at görmüşümdür sanırım. At Kırgızlar için çok önemli. Sahipsizmiş gibi dolanan at sürüleri göreceksiniz yollarda. Bir başına özgür özgür dolaşıyorlar. Atları cirit atmadan tutun da etinden sütünden her şekilde kullanıyorlar. Sol Köl’e giderken yak sürüsü de gördük. Başka da bir yerde karşımıza çıkmadı. O sürünün çobanı vardı. Hep bulmacalarda çıkan Yak’ı yakından görmek de ayrı birşeymiş.

Sütçü beygirim ve ben, Kırgızistan

İsterseniz bu güzel atlara binebilirsiniz tabi ki. Biz Son Köl’de bindik. Kişi başı 300 Som ödedik. Atların gitmesini istiyorsanız “çu çuu” diye bağırmanız gerekiyor. Bana yürümeyen, gitmeyen, laf dinlemeyen boyu ben kadar bir sütçü beygiri denk geldi. Şans işte ama ilk başta sinir olsam da buna da çok güldük. Hayat herşeyi dert edemeyeceğimiz kadar güzel ve kısa.

Daha çocukken öğreniyorlar ata binmeyi

Kımız

Kırgızistan denince akla gelen ilk şeylerden biri de kımız. Daha önce Emit fuarında içmiş beğenmemiştim. Şimdi tam da yerindeyken tabi ki deneyimledim. Sevdim mi? hayır. Oldukça ekşimsi bir tadı var. Durdukça alkolleşen bir şey kımız. Son Köl’de pek çok kişi kımız satın aldı. Burada unutulmaması gereken en önemli şey bu kımızın havasını almak. Hemde devamlı. Biri bu uyarıyı anlamamış ve bavuluna koymuş.

Taşıma su ile değirmen dönüyor, Son köl, Kırgızistan

Rehbermiz Ernest hemen araçları durdurdu. O kımız bavuldan çıktı. 3000 rakımlardan aşağı inerken neredeyse 10-15 dakika arayla devamlı kapağı açılarak gazı alındı. Resmen patlıyormuş. Uçakta gelirken de sıkıntı oluyormuş. Büyük ihtimal bavulunuza koyduğunuz kımız basıncında etkisiyle patlayacak. Uçağa sokmanıza izin veriyorlar mı bilemiyorum tabi. Satın alanlar içti bitirdi. Bu riski alamadı.

Kımız sağılıyor, Araşan Kırgızistan

Arashan Vadisi’n de bir atın sağılmasına da şahit olduk. Bir inek sağılması gibi değildi. Seviyorum değişik kültürleri…

Kartal

Kırgızistan denince attan sonra kartal fotoğrafları gelir aklınıza. Hakikaten o kadar çok önemli ki onlar için. Gösteri amaçlı eğittikleri gibi avcı olarak da eğitiyorlar. Skazka Kanyonu’da yol kenarında fotoğraf çektirmek için pek çok kartal vardı. Onların gözleri açıktı. Rehberiiz Ernet’in bizim için ayarladığı kartal avcı bir kartaldı. Eğiticisi bizim için bir gösteri de ayarlamıştı. Avcı olduğu için de gözleri kapalıydı. Gözleri kapalı dahi olsa kedi gibi sevmememiz, gözlerini açmamamız, açıksa bakmamamız konusunda defalarca uyarıldık. Bunlar evcil hayvan değil diye bin kere söylenmiştir sanırım. Gözlerini açalım teklifimi reddettiler yani. Beni korumak için tabi ki.

Avcı kartalın gözleri kapalı, Kırgızistan

Arkadaşım Çilem hiç kadın kartal eğiticisi olup olmadığını soruyor. Rehberimiz Ernest’ten hiç beklenmedik bir cevap alıyoruz: Bizim toplumumuzda kadınlar nerede duracağını biliyor, diyor. Biz şok. Şükür ki orada yaşamıyoruz. Kadınlar hep hizmette, hep mutfakta. Deli gibi hamur açıp, deli gibi et doğruyorlar.

İnstagramdan takip ettik mi? :))) İnstagram: Nerdesinbahar

Kırgızistan hakkında sizinde eklemek istediğiniz birşeyler varsa lütfen yorum olarak ekleyin. Yazı daha zenginleşsin, daha çok faydalı olsun…

Paylaşmak güzeldir!

Reklamlar

İlgili yazı

Yeşil Sigorta Nedir?

Yeşil Sigorta Nedir?

Kendi aracı ile Balkan turu yapacakların vizeden sonra ikinci yapması gereken işlem Yeşil Sigorta. Nedir…

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *