• Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
  • Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan

Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan

Reklamlar

Dalyan Çandır’a ilk gidişimin üzerinden 27 sene geçmiş. Çandır öyle bir yer ki insan defalarca gitmekten kendini alıkoyamıyor. Bu sefer Çandır’a gidiş sebebim muhteşem seyir tepelerine çıkmak ve Dalyan’ı birde tepeden görmek. Tam iki sene önce bir gün bir arkadaşım bana bir fotoğraf gönderdi. “Bahar bu sen misin?” dedi. Dalyan’ı tepeden gören bir manzaranın içinde bir kız vardı. Ayakkabısından şapkasına kadar ben ama ben değilim. İşte ilk o zaman gördüm Dalyan’ı tepeden. Ben gittiğimde Dalyan’da tekne turu yapmıştım. Kral mezarlarını uzaktan görmüş, ünlü İztuzu Plajı’nda yüzmüştüm. Şimdi görevimiz bu manzara noktalarını keşfetmek ve eğlenmek. Dalyan’ın altını üstüne getirmek. 

İnstagram’dan takip etmek için buraya tıklayabilirsiniz 😉

Dalyan’da Görülecek Yerler:

  • Radar Gökbel Tepesi manzara noktası
  • Kaunos Kral Mezarları
  • Çandır Tepesi manzara noktası
  • Sultaniye Kaplıcası
  • Dalyan tekne turu
  • İztuzu Plajı
  • Sülüngür Gölü
  • Köyceğiz Sığla Ormanı
  • Ekincik Koyu
  • Köyceğiz Gölü
  • Yuvarlak Çay

 

Dalyan Nerede?

Dalyan Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı yaklaşık 5 bin nüfuslu bir mahalle. Tabi bu nüfus kış ayları için geçerli. Yaz aylarında gelen turist çok oluyor. Hem yurt içi daha çok yurt dışı. Köyceğiz Gölü’nü Akdeniz’le birleştiren ana su kanalı üzerinde kurulmuş Dalyan. Bir tarafı tatlı su Dalyan, diğer tarafı Akdeniz olan dünyaca ünlü İztuzu Plajı bulunuyor. Bu plaj yaz aylarında Caretta Caretta Kaplumbağalarına ev sahipliği yapıyor. Bu sebeple plajın her noktası turizme açık değil.

Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
Çandır Dalyan

Dalyan’a Ne Zaman Gidilir?

Dalyan’da sezon Nisan gibi açılıyor. Kasım gibi kapanıyor. Caretta Caretta’ları görmek istiyorsanız Temmuz- Ağustos aylarında gelmelisiniz. 

Dalyan’a Nasıl Gidilir?

Dalyan’a uçak ile gidecekler önce Dalaman havaalanına uçmalısınız. Eğer otel konaklaması satın aldıysanız genelde otellerin transfer hizmeti bulunuyor. Diğer türlü araç kiralayabilir yada daha pahalı yöntem taksi kullanabilirsiniz. Dalaman Dalyan Havaalanı arası 28 km. Dalyan’a otobüsle ulaşmanızda mümkün. Kendi aracınızla gitmeniz en güzeli tabi ama otostopla da ulaşabilirsiniz.

Çandır Tepesi

Benim Türkiye turumun sonlarına doğru denk geldiği için Fethiye’den kendi aracımla geçiyorum. İlk önce Radar Gökbel Tepesi’ne gideceğiz. Gece bir olduğunda biz hala yoldayız. İki aya yakındır yoldaydım ben. Artık yorgunluk had safhada yani. Navigasyonda yarım saatlik daha yol olduğunu görüp artık kalacak bir yer ayarlamak gerektiğine karar veriyoruz. Yol üstünde gözlemeciler var peşpeşe. Bir tanesinde durup yakınlarında çadır kurup kuramayacağımızı sormayı düşünüyoruz. Bu amaçla bir tanesinin yolunu tutuyorum. Kapıda terlikler var. Kapıyı çalıyorum ama gelen yok. İçeri baktığımda uyuyan birilerini görüyorum. Sesleniyorum yok, kapıyı çalıyorum yok. Kimse uyanmıyor.

Teras Gözleme ve Kahvaltı Evi, Gökbel Dalyan

Hemen bitişiğinde bir tane daha kamelya var. Ortada bir yer sofrası, iki tarafında minderler. “Çilem” (yol arkadaşım) diyorum. “Şurada uyuyalım. Çadırla uğraşmayalım. ” Köpek sesleri içinde yatıp uyuyoruz. Sabah kalktığımızda herkes uyanmış. Bizim amacımız erkenden uyanıp sıcağa kalmadan Radar Gökbel Tepesi’ne gitmekti ama başaramamışız. Biri bir şey dermi korkusuyla kalkıp uyku tulumlarımızı falan topluyoruz. Elimde şarj edilecek telefonlar ve porwerbanklerle çekinerek restoran kısmına giriyorum.

Diyorum “saat çok geçti. Seslendim ama uyanmadınız.” Çocuklarmış dışarıda uyuyanlar. Duymamışlar hiç. “İki kadın, saat çok geçti. Güvenli olsun diye” anlatmaya başlıyorum ama benim mahcubiyetimi anlayıp “hiç sorun değil. İyi yapmışsınız” diye sözümü kesiyor abla. Sabah 5’te kalkmışlar. Bizi görmüşler ama uyuyalım diye ses etmemişler. Böyle de ince insanlar.

Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
Teras Gözleme ve Kahvaltı Evi, Gökbel Dalyan

Kahvaltı için iki gözleme söyleyip kamelyamıza geri dönüyorum. Aşağıda harika bir Dalyan manzarası var. Bir aile işletiyormuş burayı. En küçük kızları Sare gelip kuruluyor yanımıza. “O ne? bu ne?” Diye başlıyor yarım yarım konuşmaya. Gözlemeler gelirken onu seviyoruz. Karnımız doydu ama ruhumuz daha çok doydu. Bu güzellikleri yaşamak için yoldayım aslında. Gördüğüm manzaralar bonus benim için. Dünyayı bu güzel insanlar kurtaracak. Giderseniz aç değilseniz bile mutlaka bir çaylarını için ve gönlü bol bu insanlarla tanışın. Sare’yi sevin. Teras Gözleme ve Kahvaltı evi telefon numarası: +90 535 203 73 40

Radar Gökbel Tepesi’ne Nasıl Gidilir?

Radar Gökbel Tepesi diye adlandırılan tepede beyaz bir bina göreceksiniz. O Türk Telekom binasıymış. Radar Gökbel Tepesi’ne gitmek için yola çıkıyoruz. Bir sürü kişiden bilgi aldım. Gidenlere sordum. Notlarımı yazdım. Bu sefer dersime çalışmışım. Son kez de kahvaltı ettiğim yere soruyorum. Evin küçük ablası bir daha anlatıyor. O kadar notu, öğrendiklerimi unutup sadece aklımda kızın söyledikleri kalıyor. O da yanlış kalıyor.

Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
Bu tabeladan sapıp asfalt yolu bırakmayın, Radar Gökbel Tepesi

Navigasyona Radar Gökbel Tepesi yazdığınızda sizi İztuzu Plajı tarafına götürüyor. Oradan tırmanamazsınız. Siz Şahin Tepesi Restoran 5 km denilen sapaktan sola sapmalısınız. Burada yapmanız gereken şey yolun sizi götürdüğü yere kadar gitmek. Bir yerden sonra asfalt yol bitip toprak yol başlıyormuş. Eğer aracınız çıkmazsa parkedip yürümeniz gerekiyor. Onunda en fazla 300 metre olduğunu söylemişlerdi. Bu sizin kendi aracınızla gitme yolu.

Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
Zorlu bir trekking rotası, Radar Gökbel Tepesi

Buraya toplu taşımayla gidemezsiniz. Ya arabanız olmalı, ya kiralamalısınız yada taksiyle ulaşabilirsiniz. Bir başka seçenekde buraya düzenlenen 4×4 safari turları. Bu turları Dalyan’dan ayarlayabilirsiniz. 

Radar Gökbel Tepesi’ne Giderken YAPMAMANIZ! Gerekenler

Peki biz ne yaptık buna bakalım? Sola döndükten kısa bir süre sonra sağa yol ayrılıyor demişlerdi. Toprak yol demişlerdi. Biz karşımıza çıkan ilk toprak yola sapıyoruz. Tabiki araç çıkmıyor. Hemen geri dönüp yolun kenarına bırakıyoruz. Botlarımızı giyiyoruz. Evin ablası demişti ki 300 metre gibi bir şey yürürsünüz. 300 metre yürüyeceğimizi düşünerek dalıyoruz ağaçların içine. Küçük patikalardan ilerliyoruz. Keçiler eserlerini bırakmış her yere. Onları takip ediyoruz.

Zorlu bir trekking rotası, Radar Gökbel Tepesi

Yürü babam yürü ama o 300 metre hiç bitmiyor. Bir ara kaya tırmanışı yaparken buluyoruz kendimizi. “Yahu diyorum buranın yolu bu kadar zor değildir. Yukarıda Radar Gökbel Tepesi’nin binası var. Oraya o binayı nasıl diktiler? Buradan sırtta çıkarmadılar ya malzemeyi. İllaki bir yolu vardır.” Mantık doğru ama hafıza sıfır. Yürü babam yürü. Tırman babam tırman. Uzaktan Radar Gökbel Tepesi’nin beyaz binasını da görüyorum ama öyle dik kayaların üstünde ki oraya tırmanmamız imkansız.

Zorlu bir trekking rotası, Radar Gökbel Tepesi

Bu arada sayısız Dalyan manzarasından geçiyoruz. Fotoğraflar çekiyoruz. Bir baca bulur bulmaz da inişe geçiyoruz. Yürüdüğümüz yolu geri dönmek hem çok zor hemde aynı yolu bulabileceğimize emin değilim. Suyumuzda tükendi. İztuzu Plajı’nı tepeden görüyoruz. Oraya giden yola inmek hedefim. Kaya kaya da olsa çok dik bir şekilde aşağıya inmeyi başarıyoruz.

Dalyan’da Otostop Yapılır Mı?

Sırada arabayı bıraktığımız yeri bulmak var. Oraya kadar yürümeye niyetim yok. Yola da otostop yapmak amacıyla indim zaten. Hiçbir aracın durmayacağını hesaplayamamışım tabi. İlk başta kimse durmuyor. Bir sürü giden aracın sonunda tam umudu kesecekken birileri duruyor. Konuyu anlatınca bizi taa arabaya kadar bırakıyorlar. Allahtan haritada nerede olabileceğini tespit etmiştim. Elimle koymuş gibi buldum ki elimle koydum zaten. İyi insanlar iyiki var. Yoksa o yolu o yorgunlukla ve susuz nasıl yürürdük bilmiyorum.

Çandır Tepesi, Dalyan

Nasıl gidileceğini bu kadar araştırdıktan ve de öğrendikten sonra nasıl unuttuğuma hayret ediyorum. Çok kızdım kendime. Sanırım yorgunluktan oldu. Çok yorulduk ama kimsenin ayak basmadığı yerlerde 5 saatlik bir trekking yapıp farklı noktalardan bu güzel manzaraya bakma şansını yakaladık.

Buraya kadar olan yazıda Radar Gökbel Tepesi’ne nasıl gidilmezi anlattım. Buraya kadar sabırla okuduysanız şimdi sırada Çandır Tepesi var. Aynı manzaraya her iki taraftan da bakmak istiyorum. Hemde aynı gün. Ağustos sıcağında canına susamak işte öyle bir şey.

Dalyan Feribot İskelesi – Deniz Kızı Feribotu

Radar Gökbel Tepesi ile Çandır Tepesi’nin arası 110 km. Navigasyona yazdığınızda sizi Köyceğiz Gölü’nü komple dönmeniz için yönlendiriyor ama ben araştırdım ya bu sefer unutmıycam. Dalyan’dan Çandır’a giden bir arabalı feribot varmış. Feribot dediysem öyle Darıca’daki arabalı feribotlar gelmesin gözünüzün önüne. Birkaç arabalık sal gibi bir tekne. Bu sefer navigasyona Dalyan Feribot İskelesi yazıyoruz. Hatasız götürüyor.

Vardığımızda nereden bilet alabiliriz diye soruyoruz. Bilet falan yok arkadaşlar. Siz küçük tekneye arabayla biniyorsunuz. Birkaç araç anca alır zaten. Kaptan sallana sallana geliyor. Bizden başka araç yok. Dolsun diye beklemiyorda. Hemen hareket ediyor. Kaptana 20 TL (2020) veriyorsunuz. Beş dakika bile sürmüyor karşıya geçmeniz. Fotoğraf çekecek zaman olmadı yani o kadar kısa.

Dalyan Feribot İskelesi – Deniz Kızı Feribotu

En tuhafı tekneyi ters yanaştırması ve benim geri geri feribottan inmem oldu. Dışarıda bekleyen araçlar bana yol vermek zorunda kaldı. Çok komikti. Daha önce buna benzer bir feribota Şahinkaya Kanyonu’nda binmiştim ama o daha uzun sürmüştü. O yazımı okumak için şuraya tıklayabilirsiniz. 

Bu kadar kolay şekilde karşıya geçerek 110 km yoldan kurtulmuş oluyoruz. Bakın buradaki bilgi çok önemli. Yoksa o 110 kmyi gitmek ve gölü komple dönmek zorunda kalırsınız.

Dalyan Kaunos Kaya Mezarları

Çandır Köyü’ne doğru ilerlerken  Dalyan Kaunos Kaya Mezarları tabelalarını görüyorum. Daha önce iki kez tekne turu yaptığımda uzaktan görmüştüm. Karadan görmek yasaktı eskiden. Birisi karadan da gidiliyor demişti. Neden orayı yakından görmeyeyim ki? Yolumuzun üstünde neredeyse çünkü. Navigasyondaki hedefi hemen değiştirip Kaunos Kral Mezarları yazıyoruz.

Dalyan Kaunos Kaya Mezarları

Bizi küçük bir köye götürüyor. Navigasyonun geldiniz dediği yer bir mezarlığın kapısı. Kaunos Kaya Mezarları’nı uzaktan görüyorum ama nasıl gideceğimi bulamıyorum. Mezarlığın içine dalıp mezarlara doğru ilerleyince bir duvar ve tel örgü çıkıyor karşımıza. Ardında Kaunos Kaya Mezarları’nı ve yürüyüş yolunu görebiliyorum. Allahım bugün gittiğim her yere neden bu kadar zor ulaşıyorum? Bu teller beni durdurabilir mi? Tırman, telleri atla sonra ahşap yürüyüş yoluna tırman.

Kaunos Kaya Mezarları M.Ö 4.yy’da kurulmuş. Roma dönemindede kullanılmış. Burası zamanında ticari açıdan çok önemli bir liman kentiymiş ama zamanla denizin dolmasıyla liman olma özelliğini yitirmiş. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde olan Kaunos Kaya Mezarları gerçekten çok etkileyici. Yukarıdaki yoldan kıvrılarak inerken antik kentin tiyatro ve yaşam alanlarını gezebilirsiniz. Biz gezmedik. 

Dalyan Kaunos Kaya Mezarları

Kimseciklerin olmaması çok tuhafımıza gidiyor. Fotoğraflarımızı çektikten sonra tekrar o telleri atlamaktansa girişe doğru yürüyoruz. 5 dakikada yürüyebileceğiniz ahşap yürüme yolu bittiğinde de kimseyi göremiyoruz. Meğer kapalıymış. Demir kapıda asma kilit var. Şaka gibi ama buradan da atlamak zorunda kalıyoruz. Neden kapalı olduğunu ise hala bilmiyorum. Pazartesileri kapalı olur ya böyle yerler. Günlerden Cuma. Açık olması gerekir. Yani anlayacağınız navigasyon bizi kapısının önünden geçirmiş. Görmemişiz. Köye girince etrafınıza bakının ki görebilin. Bizim gibi mezarlığın içine girip giriş aramayın boşuna. Bugün yer bulma konusunda pek başarılı değilim anlaşılan.

Özel teknesiyle gelenler teknelerini Delikli Ada çevresinde demirleyip küçük teknelerle Dalyan Kaunos Kral Mezarları’na ulaşabilir. 

Dalyan Çandır Tepesi’ne Nasıl Gidilir?

Bugünki çilemiz bitti mi? Tabiki hayır. Şimdi navigasyonda kaydı olmayan Çandır Tepesi’ni bulmamız gerekiyor. Buranın bir adıda yok. Çandır Tepesi nerede? Çandır Tepesi’ne nasıl gilidir? diye baya araştırmanız gerekiyor. Elimdeki bilgiler şu şekilde: Önce Çandır Köyü’ne gidilecek. Navigasyona Çandır Teras yazdığınızda sizi köye götürecek. Çandır Teras diye çıkan konum bir restoran aslında. Sizi manzara noktasına götürür diye beklemeyin boşuna.

Dikkat etmeniz gereken tabela, Çandır Tepesi Yolu

Yol köyde bittiğinde sağa sapmanız gerekiyor. Bir müddet gittikten sonra tekrar sağa sapmanız gerekiyor. Toprak yoldan giderken devamlı plaj tabelalarını takip etmeniz gerekiyor. Birkaç tane plaj tabelasından geçiyorsunuz. Bu tabelanın altındaki Dalyan manzarası olan fotoğraf okla size ne tarafa gideceğinizi gösteriyor. Anlayana tabi. Eğer bu tabelaya bakan kişi bensem, sabahtan beri başı kesik tavuk gibi dolaşmış ve kendimi kaybetmişsem yine yanlış yola sapıp kayboluyorum.

Demir kapı genelde açıki Çandır Tepesi yolu

Neredeyse plaja kadar gitmişim yine. İnstagram’dan bulduğum Musa telefonun ucunda durmadan bana yol tarif ediyor. Allah’tan o sırada yolda bir arabaya denk geliyoruz da o önde biz arkada ilerliyoruz. Adam daha önce üç kez gitmiş. Yine kaybolmuş. Bulamamış. O da sapmayı düşündüğüm yoldan geliyordu. Siz o fotoğrafı gördüğünüzde ok yönüne ilerleyin bari de kaybolmayın.

Yol bozuk. Çok bozuk. Tamamen toprak. 4×4 olmayan bir araçla gittim ama inanın bana çoğu yerde arabamı feda ettim. Bu bilgiyi dikkate alarak yola çıkın.

Bu tabelayı gördüyseniz doğru geldiniz, Çandır Tepesi

Demir bir kapıdan geçmeniz gerekiyor zira manzaranın olduğu nokta özel arazi. Kapı genelde açık. İçindehavuzlu bir ev var. The Peace Village tabelasını gördüğünüz anlayınki doğru yerdesiniz. Arazinin sahibi çok yardımsever. Kapılarını herkese açmış. Manzaranın olduğu tarafa demir korkuluklar yaptırmış. Koltuklar koymuş. İsterseniz birşeyler bile içebiliyorsunuz ve ücretler gayet makul. Manzarayı satan insanlardan olmamışlar. Birşey içmek zorunda da değilsiniz asla. Siz istemeden size dayatan yok. Bir yeri güzel yapan güzel insanlar aslında. Mülk sahibinin burası için planları var ancak sit alanı ilan edilmiş. Bakalım zaman ne gösterecek.

İnstagram’dan takip etmek için buraya tıklayabilirsiniz 😉

Çandır Tepesi Dalyan Manzarası

Manzaraya doğru ilerliyoruz. İnanılır gibi değil. Evet Radar Gökbel Tepesi’nin manzarasıda güzel ama burası şimdiye kadar gördüğüm manzaralar içinde ilk beşe girer. Hatta Türkiye’deki en güzel manzara Çandır Tepesi diyebilirim. Gün batımı saatine denk geldiğimiz için fotoğraf çelmek konusunda acele ediyoruz. Karşımda sabahtan beri tırmanmaya çalıştığım dağlar, hemen altında İztuzu Plajı, ilerisi uçsuz bucaksız bir deniz, gerisinde kıvrım kıvrım labirent gibi tatlı su Dalyan, içinde pır pır giden tekneler, ardımda batan bir güneş… “Bütün gün ne koştun be Bahar” diyorum.

Çandır Tepesi

İki aya yaklaşan seyahatin son planlı noktası. Bir final ama ne final. Sayısız fotoğraf çektikten sonra manzaraya karşı konulan koltuklara yayılıp birşeyler içiyoruz. Bir taraftanda bize servis yapan çocukla konuşuyoruz. Çocuk arazi sahibinin akrabasıymış. Öyle bir yorgunluk var ki o an. Diyorum ki “biz burada kalabilir miyiz bu gece?” Sonuçta bir yerde kamp yapıcaz ama bende o tozlu ve bozuk yollara tekrar girecek, kamp yeri arayacak hal kalmadı. Çocuk birkaç telefon açıyor ve “tamam” diyor.

Rüya gibi Çandır Tepesi

O manzaraya karşı uyuyacağıma ve uyanacağıma inanamıyorum. Nasıl bir huzur doluyum anlatamam. Arabadan hamağımı alıp ağaca bağlarken ve o hamağa uzanıp yavaş yavaş kararan havada bu muhteşem manzarayı izlerkenki mutluluğumu, huzurumu anlatacak kelime bulamıyorum.

Kahvaltı zamanı, Çandır Tepesi

Gece ay ışığında manzara çok güzel oluyor dedikleri için ara ara uyanıp manzaraya bakıyorum ama maalesef dolunay olmadığı için tam o manzarayı göremiyorum. Sabah gün doğumunda uyanıp yine bakıyorum ama kalkıp fotoğraf çekmeyi canım istemiyor. Bazı fotoğrafları hafızama çekiyorum. Sadece bana ait. O anı düşündüğümde gözlerim açıkken bile görebildiğim sadece bana ait anılar.

Yol arkadaşım Çilem’in son gecesi, Çandır Tepesi

Sabah kahvaltımızda bu manzaraya karşı oluyor. Hiç gidesimiz yok. Manzaranın ziyaretçileride hiç eksik olmuyor bu arada. Bir ara yine bir fotoğraf çılgınlığına kapılmadık değil. Hakikaten insanı raydan çıkaran bir manzara. Biri arkadaşını ağaca çıkardı fotoğrafının çekilmesi için. O derece…

Yol arkadaşımın son günü. “Hadi seni çamur banyosuna götüreyim” diyorum .  Hemen haritadan bakıp en yakın çamur banyosunun yolunu tutuyoruz.

Çandır Tepesi, Radar Gökbel Tepesi ve Dalyan
Hamakta uyudum gece, Çandır Tepesi

Sultaniye Kaplıcaları’na Nasıl Gidilir?

Biz Çandır’da olduğumuz için oradan geçtik ama siz Köyceğiz üzerinden geleceksiniz büyük ihtimal. Sultaniye Kaplıcaları’na nasıl gidilir? diye düşünmeyin. Köyceğiz’den çıkıp Hamitköy üzerinden Ekincik Koyu’na doğru gidiyormuş gibi ilerleyin. Yolda Sultaniye Kaplıcaları tabelasını göreceksiniz zaten. Tabeladan saptıktan sonra 500 metre daha gidin. Sultaniye Kaplıcaları sizi orada bekliyor. 

Bu araçla gitme yolu. Diğer yolda Dalyan’dan kalkan teknelerle ulaşabilirsiniz. Ayrıca günlük tur tekneleri buraya yada diğer çamur banyosu olan yerlere uğruyor. Tur içeriğine baktığınızda hangi çamur banyosuna gittiğini görebilirsiniz. 

Sultaniye Kaplıcası Çalışma Saatleri: Sabah 7:00 Akşam: 22:00

Sultaniye Kaplıcası Telefon numarası: (0252) 266 00 77

Sultaniye Kaplıcaları’nın Faydaları

Sultaniye Türkiye’nin en yüksek radyoaktivitesi olan kaplıcasıymış. Oranı 98,3. Kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür ve radon içeren kaplıca suyu 39 derece. Romatizma, siyatik, cilt ve kadın hastalıklarına da iyi geliyormuş ama en önemlisi radyoaktivite yüksekliğinin rehabilite edici özelliği varmış. Sinirleri pamuk gibi yaptığını bizzat deneyimledim. Bu bir seferde olmaz tabiki. Burada konaklayıp uzun kürler almanız gerekiyor. Kalabileceğiniz odalar mevcut. Güncel fiyatları almak için aşağıdaki numarayı arayabilirsiniz. Bizim amacımız uzun yolculuk sonrası dinlenmek, temizlenmek ve eğlenmek.

İçilmesi tavsiye edilen kaynak kükürt kokuyor ve tadı çok kötü, Sultaniye Kaplıcaları

Sultaniye Kaplıcaları

Zaten yolumuzun üstünde olan kaplıcalaya navigasyon hatasız götürüyor. Arabayla göl kenarına iniyoruz. Kaplıcaya girmeden önce kendimi göle atıyorum. Gölün suyu baya sıcak. Hiç serinletmiyor. Oraya gelmiş kalan insanlarla sohbete başlayıveriyoruz. Yaşlı bir çift Almanya’dan gelmiş. Minübüsü karavan gibi kullanıyorlar. Bir başkası  arabasının üstündeki çadırda kalıyor. Gölün kenarında bank masalar var. Almanya’dan gelen teyzem bizi yanına katıp “hadi kaplıcaya” diyor.

Sultaniye Kaplıcaları, Çandır

Sultaniye Kaplıcası’nın giriş ücreti 7 TL. (2020) İlk girişte gölle aynı hizada açık bir havuzu var. Sonra kubbeli kapalı sıcak havuzlar. Biri kadınlar diğeri erkekler için ama erkekler için olan karma kullanılıyor. Sonra açık sıcak havuz. Sıra sıra hepsine giriyoruz ve geliyor sıra çamur banyosuna. Çok dikkatli olmak gerekiyor. Zira yerler kayıyor. Çamuru vücudunuza sürüp kurumasını beklemelisiniz. Sonra duşlarda yıkanıyorsunuz. Evet pis kokuyor. Kükürt kokusu heryere hakim. Bizim vatandaşlar pis kokuyor diye burun kıvırıp geri dönerken işin tadını turistler çıkartıyor. Gümüşleri çıkarmalısınız ki kararmasın.

En baştaki havuz, Sultaniye Kaplıcaları

İki adet kapalı bir adet açık ve bir adette göl kenarında açık olmak üzere içine girebileceğiniz 4 tane banyo var. Kapalı banyoların biri kadınlar için. Diğeri erkekler için ama erkek tarafı karışık kullanılıyor. İlk girişteki hariç diğerleri sıcak. Yaz günü sıcak suya mı girilir? dediğinizi duyar gibiyim. Ben yaz kış giderim ve inanın bana çok keyifli oluyor. Girişteki havuz daha serin ve gölle aynı hizada. Onun hemen arkasındaki kaynakdan su içerseniz iç hastalıklarını tedavi ediyormuş. O korkunç koku ve tada dayanabilirseniz tabi. İshal yaptığını söylediler. Suyu eve götürüp evde denemelisiniz. Yolda olacak iş değil kesinlikle.

Ve çamur banyosu, Sultaniye Kaplıcaları

Açık olan sıcak havuzun arkasında tarihi kalıntılar var. Havuzun içindede yarım bir sütun. Tarihi bir kaplıcanın içindesiniz yani. Kaunos’lular iki bin yıl önce burayı kurmuş ve hastane gibi kullanmış. Ne müthiş değil mi?

Tekne turlarının uğrak noktası burası. Ne kadar çok rus turist gelmiş. Ne de güzel eğleniyorlar. Çamura bulanıp bulanıp komik fotoğraflar çektiriyorlar. Sonra hop göle atlıyorlar. Gölde yılan var haberiniz olsun. Bir şey yapmaz ama korkan varsa göle atlamasın. Gözümle gördüm birkaç tane.

Sivas Doktor Balıkları

Denemediğimiz hiç bir şey kalmamalı. Sırada Sivas’ın doktor balıkları var. Sedeften mantara kadar pek çok hastalığı tedavi ediyorlarmış. 6 dakikası 15 TL 10 dakikası 20 TL (2020) şeklinde zaman arttıkça artan fiyatları var. biz 6 dakika mı 10 dakika mı olsun diye konuşarak ayakları havuza daldırıyoruz. Daldırır daldırmaz da balıklar hücum ediyor. Öyle canım yanıyor ve huylanıyorum ki “6 dakika” diye bağırıyorum. 6 dakika nasıl dayanacaksam. Gerçi sonradan alışıyor insan.

Sivas Doktor Balıkları

Sıcak açık havuzun kenarındaki kafeden içecek satın alabilirsiniz. Fiyatları makul. Soda ayran bu tarz yerlerin en güzel içeceği. Acayip hararet alıyor. Bir de restoran kısmı var. Göl kenarında tanıştığımız abi pidesini öyle bir övdü ki yiyelim diyoruz ama pide ustası çok erken gidiyormuş. Yiyemiyoruz. Köfte yada balıkta yiyebilirsiniz. Köfte balık 35 TL, pide 12 TL (2020 Ağustos)

Dalyan Tekne Turları

Daha önceki gelişlerimde iki kez tekne turuna çıktığım için bu seferki ziyaretimi hep karadan gerçekleştirdim ama gitmek isteyenler için  bilgileri şuraya yazayım. Bireysel katılacağınız tekne turları sabah 10 da başlıyor. 5’te bitiyor. Tekneler Dalyan’dan kalkıyor. Kanal boyu ilerliyorsunuz. Tekne turu fiyatına Kaunos Kral Mezarları (genelde uzaktan görülüyor), çamur banyosu, İztuzu Plajı yüzme molası ve yemek dahil oluyor.

Dalyan Tekne Turları

0-6 yaş ücretsiz, 7-12 yaş %50, yetişkin ise 110 TL. (2020)Otel konaklaması yapıyorsanız genelde otel transferi sağlıyor yada anlaştığınız tekne turu ile transfer konusunu konuşmalısınız. Ben daha önce bu tura katılmak istediğimde otelden Dalyan’a transfer dahil anlaşmıştım. Sonradan yan çizselerde ben istediğimi yaptırmıştım. Bu çok uzun zaman önceydi tabi.

Dalyan’da büyük teknelere izin verilmiyor. Sazlıklara ve kaplumbağalara zarar verdiği için ancak küçük teknelerle ulaşım sağlanıyor. Bu teknelerde wc gibi olanaklar yok. Teknelerde mavi yengeç yemek isterseniz extra ücret karşılığında yiyebiliyorsunuz. Bence mutlaka denemelisiniz.

İztuzu Plajı

4,5 km uzunluğunda tatlı su ile tuzlu suyun keşistiği ender yerlerden birisi. Plajın bu kadar bakir kalmasını bir İngiliz kadına borçlu. Gerçek adı Joan Christine Fairey Haimoff olan kadını bütün dünya Kaptan June diye biliyor. İngiltere’e doğan, Afrika’da büyüyen, sonraki hayatında bir yelkenlide yaşayan ve Dalyan’ı görünce buraya aşık olup yerleşen bir kadın. Buraya otel yapmak isteyenleri uluslararası kampanyalarla durduran ve sit alanı ilan edilmesini sağlayan cesur yürek. Ne müthiş bir kadın. Yazarken bile heyecanlandım. Türk vatandaşlığına bile geçmiş. Bize böyle insanlar gerek. O olmasaydı şuan İztuzu ve Dalyan çoktan mahvolmuş olacaktı. Şuan gidip tanışmadığım için çok pişmanım.

İztuzu Plajı

Plajın batı kısmı Dalyanağzı Plajı ve tekneyle gidilebilirsiniz. Doğu kısmı İztuzu Plajı ve arabayla gidebilirsiniz. Aynı kumsalda olmalarına rağmen farklılık gösteriyor. Orta kısım Caretta Caretta’lar için ayrılmış. Yaralı kaplumbağalar için bir hastane ve Kaptan June’un barakası yer alıyor. İztuzu Plajı 2008 yılında Avrupa’nın en iyi açık alanı ve 2011 yılında Avrupa’nın en iyi plajı ödüllerini almış.

Caretta Caretta’lar bu plajda yumurtladığı için gürültü yapmak, ateş yakmak, ışık açmak yasak. Caretta yuvaları tespit edilip işaretleniyor. Bu sebepten İztuzu Plajı’nda geç saatlere kadar kalamazsınız.  

İztuzu Plajı Saatleri: Sabah 8:00 Akşam 20:00

Daha önce iki kez gittiğim için bu sefer gitmedim ama siz kaçırmamalısınız. Bir tarafta denizde yüzüp sonra tatlı suya kendinizi atabilirsiniz. Ben öyle yapmıştım. 

Sülündür Gölü

Bir diğer adıda Sülüklü Göl olan Sülündür Gölü, Radar Gökbel Tepesi’ne çıktığınızda devamlı gördüğünüz manzaradır. Radar Gökbel Tepesi’ne çıkarken yada İztuzu Plajı’na giderken bu gölün etrafından öyle yada böyle geçersiniz. Orman ve göl sevenlerin tam aradığı yer burası bence. Sülüngür Gölü çevresinde bulunan ormanlık alanda masalar bulunuyor. İsterseniz hamağınızı kurup pikniğinizi yapabilirsiniz. 2 km uzunluğu ve 1,5 km genişliği olan gölün etrafında dolaşabilirsiniz. 

Köyceğiz Sığla Ormanı

Dünyada sadece Köyceğiz’de yetişen Sığla ağaçlarını görmeden dönmeyin. Dalyan’a 10 dakikalık mesafede bulunan orman korunmaya çalışılınıyor. Yaraları hızlı iyileştiren, parfümde kullanılan bir özelliğide varmış.

Ekincik Koyu

Ekincik koyu aynı ismi taşıyan bir köyün hemen yanında. İztuzu Plajı’na alternatif olarak buradada yüzebilirsiniz. Günlük tekne turları buraya uğruyor. İster karadan kendi imkanlarınız, isterseniz tekne turlarıyla buraya gidbilirsiniz. Ayrıca burası da Caretta’ların üreme alanı. 

Köyceğiz Gölü

Köyceğiz Gölü’nde pek çok su sporlarını yapabilirsiniz. Kano yaparken günü batırabilirsiniz. KAçmayacak bir aktivite bence. Balık tutmak yasak dediler ama siz yinede sorun. Belki her yerinde yasak değildir. 

Yuvarlak Çay

Yuvarlak Çay en çok kardeşimden duyduğum bir yerdi. Biraz araştırınca itmekten vazgeçiyorum. Burada tesisler, restoranlar olduğunu öğreniyorum. Yemek yemek için, birşeyler içmek için ve bu arada da serinlemek için gidebilirsiniz. Yuvarlak Çay’ın muhtelif yerlerine yerleştirilen salıncaklarda suyun üstüne doğru sallanabilirsiniz. Beni tanıyanlar bilir ki bakir yerleri severim. Ben sevmiyorum diye siz gitmemezlik yapmayın. Mutlaka güzeldir.

  • Dalyan için kesinlikle en az beş gün ayırın derim. Doya doya yaşamak ve herşeyin hakkını verebilmek için ancak yeter. Hatta az bile gelebilir. 
  • Çandır Tepesi’nden  inanılmaz anılarla ayrılıyoruz. Dünya değişmeden mutlaka görmelisiniz. Umarım arazi sahibi bu ilgiden bunalıp kapıları kapatmaz ve umarım burasıda mahşeri kalabalık bir yere dönüşmez. Lütfen buranın özel arazi olduğunu unutmayın ve özenli davranın.  

 

Beni hala Instagram’dan takip etmediyseniz küserim 😉 Takip etmek için buraya tıklayın. 😉

Paylaşmak güzeldir!

Reklamlar

İlgili yazı

2 Comments

  • · Edit

    Yaklaşık 1 yıl yaşadığım Köyceğiz’ de bahsettiğiniz yerleri gezme şansım olmuştu ama itiraf edeyim ne Çandır Tepesini nede doktor balıkları biliyorum. Hoş ben oralarda yaşadığım zamanda Yuvarlak Çay’da sadece bir tane lokanta vardı…
    Çok güzel gezmişsiniz, çok güzel anlatmışsınız. Emeğinize sağlık.

    Saygılarımla.
    Ercüment Oğuz

    Reply

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *