Bafa Gölü Bodrum yolu üzerinde, 40 dakika mesafede. Yol alırken solunuzda kalan Bafa Gölü manzarası eşsiz. Geçtiğimiz sene İzmir’li arkadaşlarımın düzenlediği kampı kaçırarak çok üzülmüştüm. Bu sefer yolumun üstünde olunca mutlaka uğramalıyım diye aklıma yazıyorum ve Didim’de yaşayan kuzenimin tatil gününe denk getirip hep birlikte gidiyoruz.
Beni instagram hesabımdan takip etmeyi unutmayın. Hikayeler ve öne çıkanlarda çok şey anlatıyorum 😉
- İnstagram: Nerdesinbahar

Bodrum yoluna devam ederken yol boyu Bafa Gölü‘nün eşsiz manzaralarından geçiyoruz. Ben Kapıkırı Köyü’nde ki Heraklia Antik kalıntıların da peşindeyim. Bodrum yolu üzerinde ilerlerken Kapıkırı Köyü tabelasından sapmanız gerekiyor. Çok güzel bir yolu var. Kıvrıla kıvrıla ilerliyoruz.

Yolda değişik kayalar görünce durup fotoğraf çekiyoruz. Göl solumuzda kalmış bize enfes manzaralar sergilerken navigasyon habire yol tarif ediyor. Bir köye geliyoruz. Kapı önlerinde ve bir küçük meydanda kadınlar oturuyor. Kapıkırı‘yı soruyoruz. “Burası” diyorlar. Navigasyona göre daha gitmemiz gerekiyor.

Heraklia Antik Kenti
Kadınlar el işleri yapıyordu kapı önünde. Biz gelince biz size gezdiririz diyorlar. Evlerin arasından hep beraber yürürken birden ben bir grup kadınla kuzenim diğer grupla kalıyor. “Neredeler” diyorum. “Onlar tiyatroya gittiler herhalde” diye lafı döndürüyorlar. Kaç sefer sorduysam da hep laf karışıyor.

Kadınlar bu köyde yaşıyorlar. Sırtlarında bağlı sepetler var. Bana Kapıkırı’yı anlatıyorlar. Antik hamamı, tiyatroyu gezdiriyorlar. Fotoğraflarımı çekiyorlar. Eskiden Bafa Gölü bir körfezmiş. Antik çağların önemli bir liman kentiymiş. Zamanla toprak dolmuş ve bir göl haline gelmiş ve eski önemini yitirmiş. Antik adı Latmos. Şimdilerde Bafa Gölü Tabiat Parkı.

Sonra birkaç asır unutulmuş. Sonra Ortaçağ da keşişler burayı tekrar keşfetmiş. Bafa Gölü’nü çevreleyen Beşparmak Dağları‘nda ki manastır kalıntıları o zamandan kalmaymış. Bafa Gölü‘nün etrafında başka köyler de var ancak Kapıkırı‘da ki ve gölde ki antik kalıntılar burayı daha özel yapıyor. Bafa Gölü’n de beş tane ada var. Tekne turuyla bu adalar gezilebiliyor.

Burası kazılsa kim bilir nasıl şeyler çıkacak? Öyle bakımsız kalmış ki. Her yerini otlar bürümüş. Ben de ayağımdaki terlikle gelmişim. Diken bile battı ayağıma. Neden batmasın ki? Tepede bir yerlerde mağaralar ve duvar resimleri olduğunu duymuştum. Oraya gitmek istiyorum aslında. Arkadaşlarım gitmemem konusunda beni uyarmıştı. Sıcak aylarda yılan çıkma ihtimali çok yüksek oluyormuş. Bende bu seferlik uslu bir kız olup söz dinliyorum.

Her Antik Kent’te olduğu gibi burada da bir efsane var. Bir çobana aşık Selena var. Ulu Zeus çobana ölümsüzlük verir ama uyuyarak hayatını geçirecektir. Selena aşkından vazgeçmez ve çoban uyurken de ziyaret etmeye devam eder. 50 çocukları olur efsaneye göre.

Kapıkırı Kadınları
Adaya tekneyle gitme planımız var. “Bari onu yaparım” diyorum. Kadınların içinde 70 yaşında olanı bile var. En son tiyatroya gelince bana sırtlarında ki sepetlerini açıyorlar. Çeşitli el işleri çıkıyor. Takılar, yazmalar… Beni onlar gezdirdiği için sadece onlardan alabilirmişim. Kuzeni gezdirenlerden alamazmışım.

Meğer bizi bilinçli olarak ikiye bölmüşler. Paylaşmışlar bizi. Normalde artık yoldayken bir şey almıyorum ama öyle şeker gezdirdiler ki emeklerine karşılık bir şeyler alıyorum. 10-20-30 lira civarında sattıkları ürünler. Zeytinyağı bal gibi şeylerde satıyorlar. Gezip tozup dolaştıktan sonra kuzen ve diğer kadınlar köyün küçük meydanında toplanıyoruz.

Ben zeytinyağı için şişe ararken kuzenim yağın fiyatının çok yüksek olduğunu söylüyor. Meydanda ki kadınlarda fiyat yüksek diyorlar ve kendi aralarında kavgaya tutuşuyorlar. Ben fiyat bilmiyorum. Bu beni biraz üzüyor. Emeklerine destek olmak için alıyorum yoksa o kadar uzun bir yolum var ki. O zeytinyağı benimle kilometrelerce yol yapacaktı. Almaktan vazgeçiyorum.

Bafa Gölü Tekne Turu ve Yeme İçme Hüsranım
Köyden bir kadınla göle iniyoruz. Kocasının kayığı varmış. O da kayıkla gezmek için 200 lira isteyince ondan da vazgeçiyoruz. “Normalde 10 lira kişi başı” diyorum. “Sizden başkası yok onun için böyle” diyorlar. Saygı duyuyorum. Gölde yüzme hayalimde gerçekleşmiyor.

Ada yüzebileceğim mesefade ancak çok fazla dalgalı ve bulanık. Bütün yosunlar kıyıya vurmuş durumda. Pek iştah açıcı değil. Gölün kenarında bir restoran var. Bari Bafa Gölü‘nden çıkan yılan balığından yiyelim diyoruz. Balık kalmamış, köfte 40 lira. Kuzen “sen dur” diyor ve kayboluyor. Ben gün batımının keyfini sürerken birazdan geliyor.
Biz de Çareler Tükenmez
Çıkmış göl kenarından. Yoldan geçen bir motorla köye gitmiş. Sıcak ekmek, tereyağ, bal, domates almış. Adam bir tane de karpuz hediye etmiş. Hal böyle olunca arabadaki masa sandalyeleri indiriyorum. Bafa Gölü’nde günü batırırken soframızı kuruyoruz.

Bizim genlerde var. Çaresiz kalmak diye bir şey yok. Boyun eğmek yok. Öyle fiyat uygularlarsa biz bir yolunu buluruz. Müziğimizi de açınca muhteşem gün batımında Heraklia Antik Kenti‘ni seyrediyoruz.
Bafa Gölü, Heraklia Antik Kent’in kalıntıları, gün batımı her şey harika ancak her şeyin bu kada

r ticarete döküldüğü yerleri sevmiyorum sanırım. Her emeğin bir karşılığı elbet var ama bana bakan gözlerde sadece para görmek istemiyorum. Bu sebeptendir ki henüz çok fazla insanın gitmediği, her şeyin para olmadığı yerlerde dolaşmam.

2011’de tam zamanlı işinden istifa edip tutkusu olan seyahat etmeyi iş haline getirdi. 2017 yılından beri Hürriyet Seyahat’te gezgin yazar, 2018’den beri de blogunda yazılar yazıyor. Blog ilk etapta gazetedeki yazılarının arşivi olarak düşünüldü ancak daha sonra istediği gibi özgür yazmanın tadına vardı. Gezdiği yerler kadar yollarda tanıştığı, dokunduğu hayatlarında hikayesini yazıyor. Belki bir gün bir hikayenin kahramanı da siz olursunuz kim bilir?
okudum çok üzüldüm, çok görmek istediğim bir yerdi , ne yazık ki köylü burada da maymuna dönmüş tıpkı bozcaada da olduğu gibi ,biz neden böyleyiz sebeblerini biliyorum hem de çok iyi ama yazamayacağım onun için her yıl ülkede hiç bir şey yemeyiz ,yatmayız bir yerde kalan tatil günlerini son 5 yıldır yunan adaları ve karasında geçiriyoruz
,
Bunu duyduğuma çok üzüldüm. Para kazanma işini çok abartmışlar sadece. Fas’ta ki insanlar bile bu kadar rahatsızlık vermedi. Yine de ülkemiz çok güzel. Bir şans daha verin bu yıl. Tabi herşey yoluna girerse 🙂