• pamkukkale

Masallar Diyarı Pamukkale Antik Şehri

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

 
Çocukluğumun Pamukkale’si, bir masal diyarı daha. Benim masallarım peri bacaları, ve Pamukkale travertenleriydi. Bu iki yeri de seneler önce gördüm ama Pamukkale yarım kalmıştı. Salda’ dan Pamukkale’ye geçelim diye biraz yalvarmış olabilirim. 
 
 

Pamukkale’ye Ulaşım

Bunda ziyaret saatinin yaz saatiyle 20:00′ ye kadar uzaması da etken tabi. Salda Gölüyle Pamukkale arası bir buçuk saat kadar sürüyor. Pamukkale’ye girince sağdan hemen bir yol var, yanılmıyorsam kuzey kapısıydı. Müze kartı olanlar için ücretsiz. Benim banka kartım bu işi hallediyor zaten. Aksi halde giriş 35 lira, her gün açık.

Pamukkale Hierapolis Antik Kenti
İçeri girmeden turizm bürosundan bir harita alırsanız ne tarafa gideceğinizi planlayabilirsiniz. Bizim gezmek için üç saatimiz var ve ben deli gibi antik havuz sayıklıyorum. Bir önceki gelişimde sadece travertenleri ve arkeoloji müzesini gezip dönmüştüm. Aradan geçen altı yılda altı milyon kez sayıkladığım antik havuz. UNESCO Dünya Miras Listesi’n de yer alan ve dünyada eşi benzeri olmayan 2500 yıllık Pamukkale Hierapolis Antik Kenti’nin içerisindeyim.

 

Pamukkale Hierapolis Antik Havuz

Adım başı tabelalar sizi yönlendiriyor zaten. Yanımdaki kimse daha önce buraya gelmediği için onlara hızlıca travertenleri gösterip tekrar geri gelmek üzere antik havuza sürüklüyorum çünkü hem deli gibi merak ediyorum hem saat altı da kapandığı söyleniyor.

Pamukkale Hierapolis Antik Havuz

Kleopatra havuzu olarakta bilinen havuz antik kentin içerisinde ama orasının girişi ayrıca ücretli. 32 lira veriyorsunuz ve size bir dolap veriyorlar. Sonra havuzdayız. Termal bir su, ılık. Dibi çakıl taşlarıyla kaplı. Kanaldan ilerleyip daha geniş bir alana çıktığınızda burada suyun altı depremlerle yıkılmış sütunlar, tarihi eserler dolu.

Pamukkale Hierapolis Antik Havuz

Havuzun bir kısmı dubalarla ayrılmış durumda, dubaların arkası derin. Köprünün altına denk gelen yerde suyun altında bir sütun var. Burada olay tamamen suyun altında olduğu için maskeniz olmadan gitmemenizi ve bir sualtı kamerası bulundurmanızı tavsiye edebilirim.

Pamukkale Hierapolis Antik Havuz

Burası özellikle Roma döneminde sağlık merkezi durumundaymış. Suyun altını üstüne getirip videolar fotoğraflar derken maskemi arkadaşıma veriyorum. Neden? Çünkü güzel kareler çıksın istiyorum. Derin kısma geçip suya dalıp sütunun yanına inme planlarım var. Dalıyorum ve yüzyılllar önce depremlerle yıkılmış koca sütuna dişimi çarpıp kırıyorum. Bunun bir videosu bile var. Kimsenin seyretmeye dayanamadığı bir diş kırılma anının canlı hatırası.

Pamukkale Hierapolis Antik Havuz
O sütunu yapanlar, depremlerle yerle bir olacağını, sular altında kalıp, yüzyıllar sonra bir Bahar’ın gelip orada dişini kıracağını bilebilir miydi!?

Pamukkale Travertenler

Havuz keyfimiz sekteye uğrasa da pes etmeyip travertenlere yöneliyoruz. Her yer İspanyol dansçıları ve çin ordusuyla kaplı. Ülkemizdeki kayıp turistler Pamukkale’de bulundu. Ne kadar güzel. Belki kendi ülkemizden giden gören bu kadar insan yoktur. Burası tüm dünya tarafından bilinen ve en çok ziyaret edilen yerler arasında. Ülkemiz için mutluluk verici bir şey bence. İlk başta her fotoğrafımın içine onlarca insan giriyor. Fotoğraflarımın arka fonunda insan kalabalığından pek hoşlanmıyorum.Temiz bir fotoğraf için biraz debelensekte oldukça başarılı oluyoruz.
Travertenler
Seneler önce geldiğimde travertenlerden bakınca aşağıda gözüken simsiyah göl ıslah edilmiş, masmavi bize bakıyor. Ne kadar sevindirici. Buraya ilk kez gelenler için tavsiyem, önce travertenlerin suyuna sonra antik havuza gitmeleri. Çünkü travertenlerin suyu aşağılara indikçe soğuyor. Yaz mevsiminde sorun değil tabi.
Travertenler

Travertenler kayaların çökmesiyle oluşuyormuş. Buraya verilen sıcak sular 365 derece ve içinde bolca kalsiyum ile karbonhidrat bulunduruyormuş. Su çıktığında havayla karışıp karbondioksit ve karbonmonoksit uçuyor ve travertenler üzerinde kalsiyum karbonat birikiyormuş. Bunlar beyaz renkli ve zamanla sertleşmiş ve kayalaşmış. Bu kayaları çökerten de sıcak sularmış.

 Travertenler

Travertenlere fazla su verince yosunlaşıp yeşeriyor, kuru kalırsa kararıyor. O sebepten aralıklarla su veriliyor. Bir zamanlar buraya gelen suların çoğu otellere verilmiş ve travertenler kararmıştı. O haberleri okuyup çok üzülmüştüm. Neyse ki yanlıştan çabuk dönülüp dünyaca ünlü Pamukkale travertenleri kurtarıldı. 

 Travertenler

Pamukkale Hierapolis Antik şehri

Harika fotoğraflar çekip, travertenlerin suyunda oynayıp antik şehre doğru yola koyuluyoruz. Bir tarihçi olmadığım için internetten açıp okuduğum bilgilere göre Frigyalılar zamanında kurulan şehir zamanla peş peşe yaşadığı depremlerle yerle bir olmuş ve sonra yeniden yapıldığında Roma mimarisi hakim olmuş. Hierapolis Antik Kenti M.Ö.3.yüzyılda kurulmuş.

Hierapolis Antik Şehri

Oldukça geniş bir alana yayılmış antik kente hamamlardan başlıyoruz ve sonra heybetli kapısından girip bir zamanlar Kleopatranın yürüdüğü ana caddesinden antik tiyatroya doğru yürüyoruz. Akşam saatleri olmasına rağmen hala sıcak. Yaz aylarında öğle saatlerine denk gelmemeye çalışın. Hakikaten zor olur. Yürürken bir yandan depremlerle yarılmış toprağı hala görebiliyorsunuz. Bunca zaman sonra bile.

Hierapolis Antik Kenti-Kleopatra’nın yürüdüğü yol

Pamukkale Antik Tiyatro

Hafif bir yokuş sonrası tiyatroya giriyoruz ve ben bakakalıyorum. Her şeyi araştıran ben antik tiyatronun hiçbir fotoğrafına bakmadığımı farkediyorum. Yapımı 150 yıl süren Akdeniz’de ki en önemli ve özgün Roma Tiyatrosu, 1800 yıllık antik tiyatro. Muhteşem bir gün batımıyla, mitolojik kabartmalarıyla beni kendine aşık, hayran bırakan antik tiyatro, sapasağlam tüm heybetiyle bize kucak açıyor. Sahnesine inmek yasak. Halbuki o sahneye çıkmayı ne çok isterdim. Seneler önce geldiğimde buraya gelmeyi reddeden arkadaşlarım yüzünden bunca sene görememiş, dokunamamış, yaşayamamış olmanın verdiği hayal kırıklığı var biraz. İnsan neden yalnız geziyor. İşte hep bu sebeplerden. Pek çok insana göre “sadece TAŞ” olan bu yaşanmışlıklar benim için çok kıymetli. Düşünsenize tarih kitaplarından okuyup bildiğimiz, bazı filmlerde canladırmalardan hayal ettiğimiz şeylerin gerçeğinin içindeyiz. Kleopatra‘nın benim oturduğum yere oturma ihtimali bile bana heyecan veriyor. 

Pamukkale Hierapolis Antik Tiyatro
Müze kapanmak üzere acele kapıya gitmeliyiz. Normalde bir gece Pamukkale’de kamp yapmayı planlamıştık. Travertenlerin hemen karşısında ki havuzlu otel bahçesinde kampa izin veriyor. Çadır ücreti 55 lira ve gün boyu otelin havuzu dahil herşeyden faydalanabiliyorsunuz. Karşınızda da muhteşem travertenler. Ancak benim kırık dişim yüzünden hemen geri dönüşe geçmeliyiz.
 

Allahtan antik kente girmeden gölün hemen karşısında yol sorduğumuz bakkaldaki Ali abi’nin hoş sohbetine dayanamayıp yanındaki dükkanda kokoreç yemişiz. Zira akabinde iki gün bir şey yiyemedim. Ali abi müzede herşeyin pahalı olduğunu söyleyip bizi bir güzel doyurup gönderdi. Hatta kedimize bile bakmayı teklif etti. Gezmenin en güzel tarafları bu güzel insanlar.

Travertenlerin şifalı suları ve bembeyaz tortularıyla pamuk gibi olup mecburi dönüşümüzle İstanbul’a yola koyuluyoruz. Dünyanın her yerinden insanın akın akın geldiği bu büyülü yeri görmediyseniz çok şey kaybediyorsunuz. 
 
 
 

İlgili yazı

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *