Evliyalar Şehri Yeşil Bursa

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

 
Pirimiz evliya Çelebi’nin “Ruhaniyetli bir şehir” dediği ve ilk seyahatini gerçekleştirdiği yer olan Bursa’dayım. Yeşil Bursa, evliyalar şehri. Bursa merkezi gezilecekse ilk Koza handan başlarım ben. Eski Bursa ipeğinin yerini Çin ipeği alsa da, her bir dükkan birbirinin aynısı olsa da hepsini tek tek gezip onlarca şalla dönerim. Avlusunda bir çay içer, Kapalıçarşı’ya çıkan kapısının sol tarafındaki antika kahve fincanlarıyla dolu yerde bir kahve içer, tam ortasındaki ağacı ve insanları izlerim.
 
 
Bursa

Bursa Camileri, Türbeleri

O kadar çok geldim ki Bursa’ya. Her seferinde başka bir güzelliği serdi önüme. Hiç pişman olmadım. Koza Han’dan Kapalıçarşı’sına geçiyorum hemen. Bursa birazda çarşı ve bedestenler şehri. Kalabalığın hiç dağılmadığı çarşının ara sokaklarında kaybolup Ulu Cami’ye ulaşıyorum. Hakikaten çok ulu. Ramazan dolayısıyla daha da bir kalabalık. Ulu caminin üç kapısı var. Cami yapılırken Somuncu baba gelir ve işçilere ekmek dağıtırmış. Bir gün Hızır A.S’nin orada olduğunu farketmiş ve yanına gidip “sen Hızır A.S’sın. Eğer her gün buraya gelip namaz  kılmazsan senin kim olduğunu herkese söylerim” demiş. Bunun üzerine Hızır A.S geleceğine söz vermiş ama  hangi vakit geleceğinin bilinmesini istememiş.Efsaneye göre o günden sonra Hızır A.S  Ulu camideki vav harfinin önünde her gün namaz kılıyormuş. Belki gittiğinizde orada namaz kılarsanız sizde Hızır A.S ile namaz kılarsınız.
 
Bursa Botanik Park
İçerisi, dışarısı gerçekten çok heybetli ve görülmesi gereken bir yer. Oradan Tophane’ye tepeye yürüyorum. Biraz yorulucam ama çıktığıma değecek. Bir şehri gezmenin en iyi yolu yürümek. Tophane’de Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri var. Bursa’yı tepeden gören bir konumda. Her gittiğimde etkilenirim. Dönem dizilerinden sonra daha çok ziyaretçi almaya başlayan türbeler ramazan dolayısıyla daha bir yoğun. Bahçesine çıkıp saat kulesinin olduğu yere gidiyorum. Aynı zamanda yangın kulesi olarak dakullanılıyor. Eskiden yeşil olan ama şimdilerde bir betona dönen Bursa’yı seyrediyorum. Buradan özellikle geceleri Bursa çok güzel gözüküyor.
 
Kumyaka

Yeşil Türbe

Buradan Bursa’nın simgelerinden olan Yeşil camii ve türbeye geçiyorum. Arap turistlerin en çok ilgi gösterdikleri yer burası gibi
geldi bana. Çinileriyle rengiyle içi ayrı dışı ayrı güzellikte. Türbe Bursa’nın her yerinden gözüküyor.  Buradan başka bir diğer simge İrgandi çarşısına geçiyorum hemen. Görselliği hakikaten çok güzel ve doğru Hacivatla Karagöz’e.  Unesco tarafından Dünya Manevi Kültürel Miras Listesi’nde. Burada bir müze var. Bir zamanlar yaşayıp yaşamadıkları yoksa bir efsane mi olduğu hala çözülemeyen çocukluğumuzun ilk tiyatro kahramanları. 
 
Bursa Botanik Park
Emir Sultan’a gitmeye vakit kalmıyor. Şehir turumu hızlı bir şekilde bitirip kendimi Çekirge’deki termal sulara atmak istiyorum tabiki. Buradaki otellerde termal havuzlar, masajlar, keseler, köpükler inanılmaz. Kış aylarında Uludağa kayağa geldiğimde en sevdiğim, dönerken termal sularda yüzmek ve yorgunluk atmak. Dağın soğuğundan inip sıcacık sularda yüzmek sızlayan kemiklere çok iyi geliyor doğrusu.
 

 

Bursa Cumalıkızık

Cumalıkızık, Hamamlıkızık

Sabah erkenden uyanıp Cumalıkızık’ın yolunu tutuyorum. Orası çok kalabalık. Kimseler gelmeden fotoğraf çekip, sessiz sokaklarında dolaşmak istiyorum. Doğal besinlerden alıp gözleme yiyebileceğiniz köy çok popüler. O sebepten Cumalıkızık’ı sessizken gezip daha az bilinen Hamamlıkızık’a geçiyorum. Burada fiyatlar daha makul ve daha az insan var. Özellikle hafta sonları Cumalıkızık insan istilasına uğruyor. Bu tarz köy fotoğrafı çekmek için az bilinen Yörük köyünü önerebilirim. Karadeniz gezisinden dönerken uğradığımız köy henüz bu kadar keşfedilmemiş. Saitabat Şelalesine seneler önce gelmiştim. Tekrar gitme zamanı. Çağıl çağıl sular beni çağırıyor. Yeşilliği, kuş sesleri, suyun kenarında kurulu salaş restaurantları… Burada uzunca kalıp biraz doğa yürüyüşü biraz sohbetle tadını çıkarıyorum.
Bursa Gölyazı

Gölyazı

Güneşi Gölyazı’da batırmaya kararlıyım ama. Birazda gündüzünü yaşamak için vakitlice yol alıyorum. Otobandan sorunsuz göle ulaşıyorum. Kışın araçlarla girebildiğimiz köye şimdi aracı biraz uzağa bırakarak girebiliyorum. Ağlayan çınar buranın sembollerinden. Aslında bir ada olan Gölyazı karaya bir köprüyle bağlı. Göl balıklarıyla, doğal ürünleriyle, evleriyle ve gün batımlarıyla ünlü.

Gölyazı
Kadınların da balıkçılık yaptığı köyde kayıkları kiralayabiliyorsunuz. Beni gezdiren de bir kadın kaptan. Adanın etrafında dönüyorsunuz, nilüferlere gidiyorsunuz. Kayıkla gezintiyi eğer gün batımına denk getirebildiyseniz bu bir şölene dönüşüyor. Eski çağlarda Apollon Krallığının başkenti olan bu küçük balıkçı kasabası insanı kendine hayran bırakıyor. Herşey biraz pahalı, iyi pazarlık etmek gerekiyor. Göl balığı yayın ve özellikle turna yemeden dönmeyin derim. Birkaç saatte gezilebilen bir yer. Günü batırıp dönüşe geçiyorum.
Kumyaka, Tarihi Kilise

Kumyaka, Trilye

Ertesi gün Mudanya’yı turlayıp Kumyaka ve Trilye’ye gidiyorum. Bugün son gün. Kumyaka benim en sevdiklerimden. Eskiden limanında kahvaltı edebileceğiniz bir cafe vardı ama artık sadece çay kahve veriyor. Sahilden ara sokaklara dalıp yıkık viran haldeki tarihi kiliseye gidiyorum. Burası ziyarete açık değil ama arka tarafındaki pencereden içeriyi görebilirsiniz. Umuyorum önümüzdeki yıllarda burayı restore edecekler. Bu binayı her gördüğümde eski bir dosta kavuşmuş gibi oluyorum. Benden başka meraklısı da yok sanırım.

Trilye Köşedeki Eski Ev
Eski dostla hasret giderdikten sonra meşhur Trilye zamanı. Virajlı yollardan manzaranın tadına doya doya önce tepedeki camlı kahveye çıkıp manzarada nirvanaya ulaşıyorum. Burada kahvaltı edebilir, çay kahve ve bir şeyler yiyebilirsiniz. Aşağıda küçük bir sahil ve liman var. Buradan yürüyerek ara sokaklardan aşağıya inmeyi çok seviyorum. Mevsimine denk getirebilirseniz yolunuzun üstünde erik ağacı var. Köşedeki enteresan evin hala yıkılmadığını görmek çok güzel. Bir gün onu yerinde bulamayacağımı biliyorum ama şimdi yıllara meydan okuyor hala.
 
Trilye
Yürüyerek balık restaurantlarının önünden geçiyorum ve  sahile ulaşıyorum. Yakında cafe var. Diğer tarafta balıkçı kayıkları. Artık son duraktayım. Eve dönme zamanı. Bursa İstanbul’a yakınlığı ve ulaşımının kolay olması sebebiyle günü birlik gezilebilecek bir yer. Her bir yer için ayrı ayrı bir haftasonu planı yapabilirsiniz. 
 
Bursa Dağ Yolu
Bursa’dan aklımda kalanlar: Ulu cami, Koza han, Gölyazı, Saitabat Şelalesi
Aklımda kalan lezzetler: İskenderi, pideli köftesi, mahkeme fırınındaki simit ve tahinli pidesi, Gölyazı’daki turna balığı

 

İlgili yazı

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *