• Taşyaran Vadisi Tabiat Parkı

Taşyaran Vadisi Tabiat Parkı

Taşyaran Vadisi birkaç sene önce geldiğim ve hayran kaldığım bir yerdi. Uşak’a gelmişken Taşyaran Vadisi’ni tekrar görmeliydim. İlk gelişim soğuk bir kış günüydü. Şimdi yazın orası. Suyun gücüne şahit olacağımız bir doğal oluşum burası. Bakalım Taşyaran Vadisi’nde birkaç yıl içinde değişen bir şey var mı?

 

Taşyaran Vadisi Nerede? Nasıl Gidilir?

Taşyaran Vadisi Uşak merkeze 30km uzaklıkta. Uşak-İzmir karayolu üzerinde. Yolda tabelası var. İlk kez iki sene önce karlı bir havada gelmiştim. O zamanlar burası hep dutlukmuş. Biz dağ bayır yürüyerek zor bulmuştuk burayı. Şimdilerde arabayla tepesine kadar geliniyor. Karayolundan saptıktan sonra mıcırlı yoldan kısa bir süre sonra Taşyaran Vadisi’ne ulaşıyorum. Nasıl bulucam korkum vardı ama boşunaymış.

Buraya kulübeler, banklar hatta çocuk parkı bile yapmışlar. Bir görevli de vardı ama herhangi bir ücret talep etmedi. Hafta içi ve bulutlu bir hava olduğundan benden başkası da yok. Normalde çok kalabalık oluyormuş. Taşyaran Vadisi‘ne tepeden bakabilirsiniz. Bir sürü merdiveni inip çıkmayı göze alırsanız vadinin içine kadar inebilirsiniz. Bir önceki gelişimde fotoğraf çektiğimiz seyir tepeleri artık korkuluklarla çevrilmiş durumda. Tabi o kadar insan gelecekse herhangi bir kazayı önlemek için tedbir alınmalı ama tüm doğallığı gitmiş durumda.

Merdivenlerden inerken dikkatli inmelisiniz. Merdivenler toz toprak bir hayli kayıyor. Yorulanlar da düşünülmüş. Yol üstüne banklar koymuşlar. İnsan tek seferde çıkıca nefes nefese kalabiliyor.

Dört derenin birleşiminden oluşan Hamam Deresi tek bir dere olarak Gediz Nehri’ne dökülüyor. Tam dört tane dere pek çok köyden geçiyor. Bu dört derenin birleşimi Taşyaran Vadisi‘nden geçiyor. Zaman içerinde çökmeler, kopmalar ve suyun gücüyle kazanlar oluşmuş. 50 metre kadar derinlikte ve 200 metre uzunlukta muhteşem manzaralı boğaz bir vadi oluşturmuş burada. Kayaların rengi, oluşturduğu şekiller başka bir dünyadan gibi. 

Taşyaran Vadisi’ne Hangi Mevsim Gidilir?

İlk geldiğimde kıştı ve su azdı. Şimdi neredeyse ilk başlangıç kısmı kurumuş gibi. Çok cılız bir su akıyor. Kazanların içindeki su yeşile çalmış. Suyun en çok aktığı mevsim bahar aylarıymış. Ben kış fotoğraflarını gördüğümde aşık olmuştum buraya ve hemen görmek istemiştim. Kışın suyun üstü cam gibi buz tutuyor. Su alttan akarken siz üstünde dolaşabiliyorsunuz. Öyle bir şeffaflıktaydı fotoğraflar.

İki gelişimde de tam karakışta gelemediğim için o manzaralara şahit olamıyorum. Kimsesiz hallerinde yakaladığım Taşyaran Vadisi beni öyle güzel kucaklıyor ki. Sıcak kapalı havanın da etkisiyle olan suya dalıyorum. Müzikler dinleyip hayatı durduğum küçük bir zaman dilimi sonrası tepemdeki kara bulutlarında itici kuvvetiyle yola düşmem gerektiğini hatırlıyorum. Yolum daha çok uzun görmek istediğim başka yerler var.

Arabaya kendimi attığımda bastıran yağmurdan kıl payı kurtuluyorum. Dönüş yolunda çıkışı gösteren bir tabela yok. Yağmurdan da etrafı pek göremeyince saptığım yol dere yatağındaki taşlar gibi. Yoluma koyunlarda çıkınca o taşlık yola saplanıyorum. Çıkabilmem tamamen şans. Siz dikkat edin. 

Bu halini görmese miydim acaba? diyorum. Şu aralar gittiğim yerlerin adreslerini vermek konusunda çok tereddütler yaşıyorum. İnsanımız gittikçe çöpüyle gidiyor. Yetkililer hemen üstüne bir tesis kondurup bilet kesmeye başlıyor. Ulaşımı kolaylaştırmayın. Böyle yerler ulaşılması imkansız olduğu için güzel. İnsanlar görmek istiyorsa yürüsün. Kalmak istiyorsa kamp yapsın. O evlerin atıkları nereye gidecek? 

Paylaşmak güzeldir!

İlgili yazı

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *