• Zanzibar, Tanzanya

Zanzibar’a Fredy Mercury’nin doğduğu topraklara gidiyoruz. Zanzibar,Tanzanya’ya bağlı bir tropik ada. Bembeyaz kumlara inat simsiyah insanların yaşadığı, Hint Okyanusu’nda ki miniminnacık bir ada. Bizi neler bekliyor bilmiyoruz. Son derece heyecanlı ve kabına sığmayan neşemizle yollardayız. 

Zanzibar’a Nasıl Gittik?

Kenya topraklarında ki tüm safarilerimiz bitti ve biz artık ülke değiştiriyoruz. Önce Nairobi’den Mombasa’ya uçuyoruz. Uçağımız turuncu renkte, üstünde Bags Bunny’nin karikatürü var. Uçağımızın adı Bob Marley. Bağcılar dolmuşunun uçan versiyonu adeta.

Uçağa biner binmez hosteslerin kabalığından ne olduğumuzu şaşırıyoruz. Yiyecekleri resmen kucağımıza atıyorlar. Mombasa da inenler, binenler olması ve yakıt ikmali için uçaktan iniyoruz. Suratsız hostesimiz yakıt alacakları ve bizim güvenliğimiz için uçaktan inmemizi rica ediyor.

Rehberimiz sigara içebilir miyiz diye sorunca o suratsız hostes biran da kahkahalarla gülmeye başlıyor. Rehberimiz bizi havaya uçuracak. Bizden başkası soramazdı böyle bir şey zaten.

Zanzibar Havaalanı Bir Mahşer Yeri

Mombasa Zanzibar arası çok kısa. Kenya bozkırlarında biraz üşümüştüm, burası yanıyor. Bir sürü inen uçak ve gümrükte bekleyen mahşeri bir kalabalık var. Selamin aleyküm dememiz ve müslüman olmamız bizden önce inen İtalyanların önüne geçmemizi sağlıyor.

İçerisi çok sıcak ve mahşeri kalabalık. Bir form doldurmamız gerekiyor. O formla başka başka sıralara girmemiz gerekiyor. Öyle karışıktı ki hatırlamakta zorluk çekiyorum. Grup olmamız sebebiyle biraz önlere geçebiliyoruz. Vize için fotoğrafınızı çekip kapıda 50 dolar karşılığında vizeyi alabiliyorsunuz. Vize memurları oldukça yavaş. Sabahın köründen beri yoldayız. Sabah üşürken şimdi yanıyoruz.

En sonunda herkes çıktığında bizi bekleyen iki araca bölünüyoruz. Adanın en kuzeyine gidicez. Tam bir saat sürüyor. Arada köylerden kasabalardan geçiyoruz. Palmiyeli tropik bir adadayız. Amman Bungalows’ta kalıcaz.

Hint Okyanusu’yla İlk Buluşma

Resepsiyon işlerimiz halledilirken ben dayanamayıp kendimi plaja atıyorum. Gördüğüm manzara olağanüstü. Hint okyanusu bembeyaz kumları ve turkuaz rengiyle karşımda, uçsuz bucaksız. Ahşap merdivenler öyle güzel ki, ayakları okyanusun içinde. Sıcak da bir taraftan.

Her şey beni yoldan çıkmam için kışkırtıyor ve dayanamayıp elbiselerle denize atlayıveriyorum. O kadar yola, uykusuzluğa ve sıcağa ilaç gibi geliyor. Aynısını gecenin bir yarısı Batum’da da yapmıştım. İlk önce deli olduğumu düşünen ekip arkadaşlarım sonradan suya atlayınca bana teşekkür etmişlerdi. İnsanı en güzel dinlendiren şey su ve deniz.

Odalara yerleşim ve sonra yine kendimizi hemen plaja atıyoruz. Artık saat geç oldu zaten, güneş etkisini kaybetti. Plajda sohbet ve gün batımının tadını çıkrmaya çalışırken etrafımızda masai yerlileri laf atıyor. Etrafımızı çember gibi çevirdiler. Otelin güvenliği başımızda bekliyor. İnanılır gibi değil. Duymamazlığa geliyoruz.

Sahilde akşam yürüyüşü yapan Zanzibar ahalisini seyrediyoruz. Zanzibar Tanzanya’ya bağlı ve müslüman bir ülke ama yakında özerk bir ülke olacağını söylüyorlar. Muhteşem bir gün batımında, bembeyaz kumlarda, kah yuvarlanıp, kah yüzüp günü bitiriyoruz.

Akşam yemeğe indiğimizde bir bakıyoruz deniz gitmiş. Coğrafya kitaplarının ekinoks olayları gözümüzün önünde gerçekleşiyor. Akşam otelimizde yemeğimizi yerken Afrikalı animasyon ekibi gösterilerini sergiliyor. Tam tamlar eşiliğinde dans ediyorlar. Final de bir kobra yılanı geliyor. Biz de tabiki yılanı alıyoruz. Çok ağır ve kaygan olan derisinden taşımakta zorluk çekiyorum.

Yılanın ağzını bağlamışlar. Dili ağzındaki oyuktan girip çıkıyor. Ürkünç olduğu doğru. Yemekte kocaman bir balık söylüyoruz ama bizim alıştığımız tatlarda değil. Ekşimsi bir tadı var. Ne balığı olduğunu hatırlamıyorum. Bir gözü var kocaman bir inci tanesi kadar. Deniz mahsulleri çorbası bundan sonraki günlerimde favorim oluyor. Birkaç gündür yediğim her şeyden aynı tadı alıyorum. Meğer bağışıklık sistemi çökmeden önce böyle olurmuş. Döndüğümde serumlarla yattım.

Hint Okyanusu’nda Bir Ceviz Kabuğu

İkinci günümüzde tekne turu var. Stonetown’dan teknelerimize biniyoruz. Ekinokstan sular yine çekilmiş. Tüm eşyalar elinizde bata çıka sularda ilerlemeniz gerekiyor. Teknelerin yanaşabildiği derinlikte ki bu neredeyse bizim belimize gelen su yüksekliği oluyor.
 
Tekneler Simbat’ın tekneleri gibi.  Bir ceviz kabuğu adeta. Kumdan bir adaya çıkıyoruz. Film karesi gibi her şey. Kuma saplanan sopaların tepesinde rengarenk kumaşlarla tente yapmışlar. Ben suyun altını merak ediyorum. Sualtı gerçekten olağaüstü. Bir resif bulup dalıp çıkarken birden bire su öyle bir kaynar hale geliyor ki inanılır gibi değil.
 
Arkadaşıma soruyorum cevap yok. Sadece bana mı öyle geliyor yoksa deniz termal su sıcaklığında mı? Gerçekten çok sıcak. Bir ara adaya baktığımda tüm teknelerin hareket ettiğini görüyorum ve biz denizin ortasındayız. Neyse ki bizi denizden alıyorlar.  Ekinokstan kum adacık sadece 1 saat dışarıda kalıyormuş. Sonra batıyormuş.
 
Kumların sıcaklığı da denizin suyunu kaynatıyormuş. Korkacak bir şey yokmuş yani. O ceviz kabuğu tekneler dönerken öyle bir yelken açıyor ki bir an da masal dünyasına ışınlanıveriyorsunuz. Hint Okyanusu’nda ki cevizden kayıklar ve bembeyaz yelkenleri Simbat’ın bir sahnesi gibi.
 
Afrika’da beyaz olmak hele ki kadınsanız çok ilgi göreceğiniz anlamına geliyor. Akşam katıldığımız bir plaj partisinde araya karışan bir Masai yerlisi sarılıp öpüveriyor. Kendinizi kollamalısınız. Baş parmağa takılan yüzük evlilik yüzüğü anlamına geliyor. Ben çok kullandığım için bu soruyla çok karşılaştım. 
 

Hint Okyanusu’nda Dalış Zamanı

Son günümde benim için bir tutku olan dalış için hazırım. Yurtdışında dalış yapmak pek bizim ülkemizde ki gibi ucuz değil. 2 dalış yarım gün için 150 dolar ödüyorum. Tekneye yürürken hocaların peşinden ayrılmayın. Her yer deniz kestanesi. 

Tekneye ilerlerken çok değişik bir deniz yıldızı görüyoruz. Elden ele dolaşıyor önce. Fotoğraf çekmek isterken önce sağ, onu toparlayayım derken sol ayağıma deniz kestanesi batırmayı başarıyorum. Bir deniz yıldızı uğruna her iki ayağıma birden bu gözleri olan deniz kestanesini batırıp tekneye hocanın kucağında çıkıyorum. Çok canımın yandığını söyleyebilirim. 

Kızıldeniz de de dalmış biri olarak söyleyebilirim ki Zanzibar olağaüstü. Normalde 6 kiloyla dalış yapan ben 2 kiloyla dalıyorum. Uzay boşluğunda olma hissini yaşamak bu işte. Hint Okyanusu’nda dalmasanız bile maske şinorkelle pek çok şey görebilirsiniz. Mercanlar çeşit çeşit birbiriyle yarışırken rengarenk balıklar sizin ne olduğunuza bakmaya geliyorlar. Korkup kaçacaklarına hepsi toplanıp üstünüze üstünüze yüzüyor. Ne olduklarını da anlayamayınca koca cüssemle küçücük balıklardan kaçan ben oluyorum.

Stone Town

Stone Town Zanzibar’ın merkezi. Ada Afrika, Arap, Hint ve Avrupa mimarisinin izlerini taşıyınca ortaya çok değişik bir mimari çıkmış. Daracık sokaklarda hediyelik eşya dükkanları beni benden alıyor. Her şey çok mistik ve büyüleyici. Başka bir dünya adeta. 
 
Zanzibar için iki gün asla yeterli değil. Daha zamanım olsaydı bir baharat turu yapmak isterdim. Fredi Mercury’nin evine gidebilir geçmişi acılarla dolu köle pazarını gezebilirsiniz. Zanzibar oldukça fakir bir ülke. Oraya giderken çocuklar için bir şeyler götürmeyi unutmayın. Sizin dönüp bakmadığınız pek çok şey onların gözlerinde kocaman gülümsemelere dönüşüyor. 
  • Prodivers Ayvalık
  • Ayvalık Dalış
  • Prodivers Ayvalık Dalış Teknesi
  • Bir dalış günü sonu
  • Nuri Hocam çok sever beni
  • Prodivers Ayvalık
  • Ayvalık Bit Pazarı
  • Ayvalık, Cunda Adası
  • Ayvalık, Cunda Adası
  • Ayvalık, Cunda Adası
  • Dalış sonrası dinlence
  • Prodivers Ayvalık Dalış
  • Nuri Hocam çok sever beni
  • Prodivers Ayvalık Dalış Teknesi
  • Prodivers Ayvalık
  • Prodivers Ayvalık Dalış Teknesi
  • Prodivers derin dalış
  • nerdesinbahar
  • Ayvalık Şeytan Sofrası
  • Ayvalık Şeytan Sofrası
  • Ayvalık Şeytan Sofrası
  • Ayvalık Şeytan Sofrası
  • Ayvalık Şeytan Sofrası Günbatımı
  • Ayvalık'ın daracık sokakları
  • Ayvalık Cafe Caramel
  • Ayvalık Cafe Caramel
  • Ayvalık Cafe Caramel
  • Ayvalık Cafe Caramel
  • Ayvalık Kırmızı mercanlar
  • Prodivers Ayvalık, kahvaltım çekirdekli simit
  • Ayvalık sualtı
  • Ayvalık sualtı
  • Ayvalık, Kırmızı Mercanlar

Dünya da sadece iki yerde Kırımızı Mercan bulunuyor. Biri İtalya’nın Portofino bölgesinde diğeri Türkiye de Ayvalık da. Ben de Kırmızı Mercanların peşinde Ayvalık’dayım. Kırmızı Mercanlar oldukça derinde. Bu yazı da Ayvalık’ın muhteşem sokakları ve Kırmızı Mercanları için yazıldı. Bilmeyenler bilsin, duymayanlar duysun diye.

 

20 saatlik yolculuğun Dalyan Pembe göl sonrası sırasıyla sahil beldelerinden geçiyorum. Ören’e kadar sadece müzik dinleyip manzara seyretmekle geçiyor. Yalnız yolculuğun tek dezavantajı hem araba kullanmak, hem video çekmek, hem de mesajlara cevap vermek oluyor. Ören benim uzun yıllar gittiğim ve tatil yaptığım yer olup eski adresleri bir bir dolanıp hasret giderince karanlığa kalıyorum. Tek karanlığa kalan ben değilmişim. Tatliş otostopcularım Fulya ve Cengiz’i Ören’den alıyorum.

Prodivers Ayvalık
Prodivers Ayvalık

Prodivers Ayvalık

Ayvalık’a kadar bana eşlik ediyorlar. Onlar kampa ben Ayvalık da ki evim Prodivers Ayvalık Dalış Tekneme geliyorum. Evden çıkarken buraya uğramak aklımda vardı ama zamanı belli değildi. Kırk kapı yaptıktan sonra baktım hala halim var “sür Bahar Ayvalık’a ve haftasonu dalışlarını yakala” dedim. Tekneye adım atar atmaz teknenin sorumlusu Nuri hocam ve Afrika seyahatinde beraber olduğumuz Ülkü’yle karşılaşıyorum. Uzun zamandır görüşemedik. Eski dostlarla kucaklaşmak uzun yolun en güzel armağanı oluyor.
Prodivers Ayvalık, kahvaltım çekirdekli simit
Ayvalık da 4 tane dalış teknesi var. Hepsi yan yana ve Ayvalık tostçularının tam karşısında. Ayvalık’a geldiğiniz de Prodivers Dalış Teknesi’nde kalabilirsiniz. Amacım dalmak olsa da teknede konaklamak fikri de çok cazip itiraf etmeliyim. Tekneye eşyalarımı bırakıp Ayvalık tostu yemek üzere teknenin karşısındaki tostçularda alıyorum soluğu. 12 lira bir tost ve çok lezzetli. Gece teknede uyuyacam.

Prodivers Ayvalık Dalış Teknesi

Her zamanki yerimde bir yer hazırlıyorum kendime. Uyku tulumum ve ben çok mutluyuz. Öyle yorgunum ki hemen uyuyorum. Sabaha karşı yarın ki dalışlar için gelenler var. Onlar da hemen bir köşeye kıvrılıp uyuyor. Sabah mis gibi bir güne gözümü açıyorum. Açık havada bir teknede uyumanın huzuru var üstümde. Aşağıya inip günaydın faslına katılıyorum. Ayvalık Simitçisi‘nden çekirdekli simit kapıp geliyorum. Tekneden aldığım bir çayla pruva da kendime denize nazır bir kahvaltı ısmarlıyorum.

Prodivers Ayvalık Dalış Teknesi
Prodivers Ayvalık Dalış Teknesi

Dalış teknemiz saat 10,30 da açık denizlere doğru yol almaya başlıyor. Tekne eski halinden 3 metre daha uzatılmış durumda. 80 kişiyiz. Dalış yapabilmek için hiç malzemeniz olmasa da bu teknelerde her şey mevcut ve fiyata dahil. Ayvalık için 2 dalış ve öğle yemekli dalış turları günlük 160 Lira. Discovery yani tanıtım dalışı da 160 Lira.

Nuri Hocam çok sever beni
Nuri Hocam çok sever beni

Ben geçtiğimiz sene hiç dalış yapamadığım için derin dalışa götürülmüyorum. Derin dalışta verilen bir saatlik bir duraklamadan sonra Hicaz Kaptan‘ın keçilerinin de yaşadığı İlyosta Adası‘na demirliyoruz. Dalışa girerken kendi tüpünüzü kendiniz bağlıyorsunuz ve çıktıktan sonra da kendiniz söküyorsunuz. Bu bröveli dalıcılar için geçerli. Eğer ki discovery dalış yapıyorsanız tüm her şey sorumlu hocalarca hazırlanıyor.

Nuri Hocam çok sever beni

İlyosta Adası‘n da muhteşem bir dalış yapıyorum. Bir kovukta izlediğim mürenden sonra istakozlarla dolu bir duvarda oldukça keyifli anlar yaşıyoruz. Çok özlemişim dalmayı ve unutmamışım hiç.

Bir dalış günü sonu

Cunda Adası

Ayvalık da gidilmesi gereken ikinci adres Cunda adasıdır. Henüz sezon başlamadığından Cunda’ya vapur yok. Otobüs ve dolmuş var. Otobüsle gidip gece ikiye kadar olan dolmuşlarla dönebilirsiniz. İkisi de 3 lira. Vapur olsaydı 5 liraydı.

Ayvalık, Cunda Adası
Ayvalık, Cunda Adası

Otobüsten inince burnuma çarpan anason ve kızarmış balık kokusu, adanın rakı-balık-ayvalık olduğunu hatırlatıyor bana. Sezon başı ne kadar güzel oluyormuş. 25 sene önce henüz çok gençken motorla Ege turuna çıkmış ve ilk Cunda adasında kamp yapmıştık. O hallerini bildiğimden sezonda Cunda’dan kaçardım hep.

Ayvalık, Cunda Adası
Ayvalık, Cunda Adası

Bu sefer Cunda tekrar gönlümü alıyor. Kordon boyunca uzanan meyhaneler, ara sokaklarında ki incik boncukcular akşam ki oyun alanım oluyor. Tasarım takılar bulabileceğiniz her bir tezgahın farklı olduğu şıkır şıkır ışıklı sokaklar beni çok mutlu ediyor. Hep böyle güzel kal Cunda.

Ayvalık, Cunda Adası
Ayvalık, Cunda Adası

Derin Dalış Nasıl  Birşey

Dalıyorum dediğiniz anda size sorulan ilk soru “kaç metre? “olur. Dalmanın metreyle bir alakasının olmadığını anlatmak da pek kolay olmaz. Görebileceğiniz güzel şeyler aslında yukarılardadır. Aşağılara indikçe renkler kaybolur zaten. Derin dalışın bir amacı olmalı ki dalalım. Görmeye değecek bir şeyler olmalı. Çünkü derin dalış biraz tecrübe ister. 

nerdesinbahar
nerdesinbahar

Çok uzun yıllar kıdemli bir bir yıldız olarak kalmıştım ben. Tembel bir dalıcı olarak yeter sanmıştım. Birkaç dalışımı çaylaklara kurban verince eğitimleri tamamlayıp iki yıldıza geçtim ve çok da iyi etmişim.

Prodivers Ayvalık
Prodivers Ayvalık

Derin dalış uçsuz bucaksız mavi bir körlük benim için. Nereye baksam bir mavilik bir bilinmezlik. Önünü görmeden yürüyebilir misin? onun gibi bir şey. Genelde çapa attığımız yerden zinciri takiple apiko atlayışlar yaparız. Derin dalış inmek ve çıkmak kadar hızlı gerçekleşiyor. Bu hızlı inişlerde kulaklar basınçtan çok ağrır. Benim ininceye kadar devamlı eşitleme yapmam gerekiyor. Yoksa ağrıya dayanmak mümkün değil. Zaten kulak zarımda yırtılabilir.

Prodivers Ayvalık Dalış Teknesi
Prodivers Ayvalık Dalış Teknesi

Sportif dalışlarda çok fazla decoya kalmamaya çalışırız. Deco; dipte kalış sürenize göre dalış bilgisayarının verdiği kadar dakika belli metrelerde bekleme süremizdir. Masmavi bir bilinmezliğe giderken ilk zamanlar yüreğim ağzıma gelirdi. Klostrofobik bir durum. Çoğu insan için çok zor.Bir hocanın peşine takılıp dibini görmediğiniz bir denizin metrelerce altına gitmek kolay bir şey değil.

Ayvalık sualtı
Ayvalık sualtı

İlk başta mavi bir körlükte giderken belli bir metreden sonra dibi görmeye başlarsınız. Ben hep karanlık olacağını düşünürdüm ama değil. Güneşsiz bir havada denizin dibine bakmak gibi. Renkler kaybolduğu için kırmızı mercanları mor gibi görüyoruz. Feneriniz varsa yakına gidip ışığı tutmanız gerekiyor.

Kırmızı Mercanlar
Kırmızı Mercanlar

Fotoğrafları da kocaman flaşlı makinalarla çekiyorlar. Derin dalışta indiniz, biraz dolandınız ve hemen çıkışa geçtiniz. Teknenin zincirinin etrafında bir dolu insan olur hep. Havası azalan yada biten dalıcılar için yedek deco tüpü de orada bulunur. En eğlenceli kısımda burasıdır. Belli bir metrede kendinizi suya çakıp beklerken muziplik yapmadan durulur mu hiç? En güzel şakalar burada yapılır. 

Ayvalık sualtı
Ayvalık sualtı

Ayvalık ve Kırmızı Mercanlar

Dünya da iki yerde kırmızı mercanlar var. Biri İtalya’nın Portofino bölgesinde diğeri Ayvalık. İtalya’dan sonra dünyanın ikinci kırmızı mercan bölgesi. Ezerbey, Kerbela ve dalıcıların hacı olduğu yer Deli Mehmet‘de 40 metrelerde görebileceğiniz kırmızı mercanlar insanı büyülüyor adeta.

Prodivers Ayvalık Dalış
Prodivers Ayvalık Dalış

Pazar sabahı dalış teknemiz çok daha erken hareket ediyor. Akşam şehir dışından gelen dalıcılar evlerine dönecekler. Ben bu senenin ilk derin dalışını gerçekleştiricem. Bayramdan önce kalabalık olmaz diye düşünerek geldiğim teknede Divefan Dalış klübüne ve Öztan Hocam’a denk geliyorum. Kışın kayağa gitmiştik hep birlikte.

Prodivers derin dalış
Prodivers derin dalış

Divefan Dalış Klübü ve Öztan Hocam’la dalıcam bugün. Divefan, Meksika’dan tutunda Maldivler’e kadar her yere gider dalmak için. Profesyonel fotoğraf makinalarıyla kırmızı mercanları fotoğraflama peşindeler bugün. Benim fotoğrafımı da Öztan Hocam çekti.

Ayvalık, Kırmızı Mercanlar
Ayvalık, Kırmızı Mercanlar

O kırmızı mercanlara fotoşopla yapıştırılmış gibi durduğuma bakmayın. Fotoğraf gerçek. 30 metreden sonra renkler kaybolduğu için bizim gözümüz sol omzumun orada ki gibi mor görüyor. Flash çakınca ya da fener tutunca kırmızı oluyor. Dalışta bir arkadaşımız narkoz yiyince sadece 30 saniye görebildiğim ve hemen çıkmak zorunda kaldığımız için sadece bir kare fotoğraf çekilebiliyor.

Ayvalık Kırmızı mercanlar
Ayvalık Kırmızı Mercanlar

Ben hiç ümitli değildim fotodan. Dalıştan çıkınca bakmadım bile ama efsaneymiş. Neyse ki kimseye bir şey olmuyor. Nedense her kırmızı mercan dalışımda bir şey olur ve ben göremem. Bu sefer 30 saniye de olsa görebildiğim bu muhteşem canlılar o kadar derindeler ki ulaşmak hiç kolay değil. Bir sonraki sefer görüşmek üzere kalbimi suyun 60 metre aşağılarda bırakıyorum.

Dalış sonrası dinlence
Dalış sonrası dinlence

Ayvalık Şeytan Sofrası

Dalışlar bitince gün batımlarıyla meşhur Ayvalık da kendime bir köşe seçmem gerekiyor. Ayvalık Şeytan Sofrası‘nın gün batımları da meşhurdur. Manzarası dillere destandır. Ayvalık merkeze de sadece 17 dakika uzaklıkta. Sahil şeridini takip edip kısa bir tırmanmadan sonra bu manzaraya ulaşıyorsunuz.

Ayvalık Şeytan Sofrası
Ayvalık Şeytan Sofrası

Araçlar için 5 lira otopark ödenebileceği gibi biraz aşağıya arabanızı bedava da parkedebilirsiniz. Sezonda iğne atsanız yere düşmez ama. Manzarayı görebilmek bile mesele oluyor bırakın fotoğraf çekmeyi. Gün batınca da herkes alkışlar bu durumu. Başka yerde denk gelmedim böyle bir şeye.

Ayvalık Şeytan Sofrası
Ayvalık Şeytan Sofrası

Şeytanın ayak izi olduğu düşünülen bir çukur var. Efsaneye göre bir iz burada diğeri Midilli Adası’nda. Adımını öyle kocaman atmış işte. 

Ayvalık Şeytan Sofrası
Ayvalık Şeytan Sofrası

Buranın mitolojide hikayesi şöyle geçmektedir: Zeus’un süt annesi İda , Zeus’a zarar vereceği gerekçesiyle Şeytanı kovar. Üç ayaklı olduğuna inanılan şeytanın bir ayağı İda dağı eteklerinde, bir ayağı Midilli adasında, bir ayağı da Şeytan sofrasındadır.

Ayvalık Şeytan Sofrası
Ayvalık Şeytan Sofrası

Bir diğer efsanede burada yaşamaya başlayan bir papaz yüzünden kuraklık olduğuna inanan hal papazı öldürmek için buraya gelir. Papaz bir sofra hazırlar. Kuraklıktan aç olan halk sofrayı görünce papazı unutur. Papaz bu esnada kaçar.

Ayvalık Şeytan Sofrası Günbatımı
Ayvalık Şeytan Sofrası Günbatımı

Ayvalık’ın Daracık sokakları ve Taş evleri

İki kocaman dalış dolu günü ardımda bıraktım. Son Ayvalık sabahım da bana kalan sokaklarda hasret gideriyorum. Cafe Caramel seneler önce arkadaşlarımla dolaşırken rastlayıp çok sevdiğim bir yer olmuştu. Sonraki gelişlerde hep kapalı bulduğumuz cafe kapanmamış aslında.

Ayvalık Cafe Caramel
Ayvalık Cafe Caramel

Biz hep pazara denk gelmisiz. İçerisi senelerce özenle toplanmış eşyalarla antika müzesi adeta. Ayvalık da bit pazarını sorun. O sokağın hemen başında burası. Harika lezzetler tadabilirsiniz. Ben damla sakızlı kahvelerini içtim. Mavinin her tonuna doydum, hasret giderdim.

Ayvalık Cafe Caramel
Ayvalık Cafe Caramel

Dalış sonrasında Ayvalık sokaklarını gezip birbirinden güzel butik dükkanlarında bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Fotoğrafçılar için cennet gibi olan bu sokaklarda zamanda yolculuk edebilirsiniz. Karadut ve koruk suyunun tadına bakabilirsiniz. 

Ayvalık'ın daracık sokakları
Ayvalık’ın daracık sokakları

Ayvalık tostçular çarşısında buraya özgü tostun tadına bakabilirsiniz. Ayrıca yine bu çarşının arka sokaklarında ki tarihi fırınlardan bir şeyler alıp muhteşem lezzetlerle tanışabilirsiniz. Yine o arka sokakların devamında ki Ayvalık Bit pazarını görmeden dönmemek lazım.

Ayvalık Bit Pazarı
Ayvalık Bit Pazarı

Özenle toplanmış eski eşyalar siz alıcılarını bekliyor. Uzun zamandır yolculuklarımda bir şey almamaya çalışıyorum artık. O muhteşem kahve fincanlarından almadan oradan çıkabildiğime hala inanamıyorum. Bankaların olduğu tarafta deniz tarafında çarşının içindeki Mehmet Usta’nın Yeri diye küçücük bir dükkan var. Ev yemekleri yapıyor.

Ayvalık Cafe Caramel
Ayvalık Cafe Caramel

Eşiyle birlikte işletiyor. Orada bir kabak çiçeği dolması yemeden dönmeyin mesela. Çok erken bitiyor. Ya vakitli gidin ya da arayıp ayırtın. 0266 312 66 56 numaraları. Gidin bir sohbet edin. Gözünün içinin bile güldüğü insanlarla tanışın. 

Ayvalık Cafe Caramel
Ayvalık Cafe Caramel

Kırmızı Mercan fotoğrafları için Divefan Öztan Hocam’a teşekkürlerimle…

  • Sharm El-Şeyh
  • Sharm El-Şeyh Dalış
  • Sharm El-Şeyh Dalış
  • Sharm El-Şeyh Shark
  • Sharm El-Sheik 10 Kasım
  • Sharm El-Sheik Dalış
  • Sharm El-Sheik
  • Sharm El-Sheik Jackson Reef
  • Sina Çölü ATV Safari
  • Sina Çölü ATV Safari
  • Sina Çölü
  • Sharm El-Sheik Hollywood
  • Sharm El-Sheik Hollywood
  • Sharm El-Sheik dalış
  • Sharm El-Sheik dalış
  • Kızıldeniz Vatos

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Sharm El-Sheikh‘e dalış için turla gitmek mantıklı mı?

Yine bir bilinmeze yolculuk. Hiç tanımadığım insanlarla, bilmediğim, görmediğim bir masalı yaşamaya, hayali gerçekleştirmeye. Kızıldeniz’in muhteşem su altını keşfe Sharm El-Sheikh’e gidiyoruz. Sharm El-Sheikh’in fırtına dönemi olması nedeniyle ben açıkçası biraz endişeliyim. Bu mevsim fiyat bakımından uygun olduğundan çok tercih ediliyor. Dalışa turla gitmek çok mantıklı. Fiyatlar daha ekonomik oluyor. Her şey önceden ayarlandığı için o kadar malzemeyle oradan oraya koşturmayla uğraşmıyorsunuz. Türkiye’de pek çok dalış klubü  Sharm El-Sheikh’e dalış turları düzenliyor. Ben de öyle yapıp Türkiye’den giden bir dalış turuyla gittim. Sharm El-Sheikh’e direkt uçuş var ve ulaşım kolay. 3 saat uçuşla ulaşabilirsiniz. Kızıldeniz biz dalıcıların hayali, benim dalışa başlama sebebim ve bir hayali gerçekleştirme zamanı şimdi.

Sharm El-Şeyh
Sharm El-Şeyh

Sharm El-Sheikh Dalış Öncesi

Sabaha karşı vardığımız otelde Avrupa saati otelin dışında Mısır saati bizde Türkiye saati mevcut olduğundan bir hayli komik buluşma macerasından sonra dalış turumuz başlıyor. Dalış için gittiğinizde genelde her şey sizin için hazırlanmış oluyor. Eğer ekipmanınız yoksa dalış klübü size herşeyi sağlıyor ve tur ücretinize dahil oluyor. Biraz eskiler ama iş görür. 

Sharm El-Şeyh Dalış
Sharm El-Şeyh Dalış

Kendi maskenizin olması konforunuz için önemli bence. Biz otel konaklamalı gidiyoruz ama bu dalışların tekne konaklamalıları da var. Ekipmanlarımızı tamamlayıp tekneye geçtiğimizde çok neşeli, kurallardan asla taviz vermeyen bir ekip bizi karşılıyor. Günde üç nitrox dalışı yapmayı hedefliyoruz.

Sharm El-Sheik dalış
Sharm El-Sheikh dalış

Genelde Mısır gibi ülkelerde her  şey gecikmeli olsa da bizde her şey dakik, herkes profesyonel. Biz kasım başında gittik ve Mısır‘da kış ayı, hava 30 derecelerde. Su sıcak, shorty veya 3 mm elbiseyle dalış yapabilirsiniz. Ben iki gün sadece şort ve tişörtle daldım.

Sharm El-Şeyh Dalış
Sharm El-Şeyh Dalış

Sharm El-Sheikh Dalış

Ve sonunda hayallerim gerçekleşiyor ve suyun altındayım. Çeşit çeşit mercanları, bin bir çeşit renkteki balığı, kayıp balık nemoyla oynamayı, kırmızı anemonları, benekli vatozları, batıkların içindeki zehirli aslan balıkları.. aşık oluyoruz. En sonunda kaplumbağa görmeyi de başardım ama gözüm hep derinlerde koyu dipsiz sularda. 

Sharm El-Şeyh Shark
Sharm El-Şeyh Shark

Shark (köpek balığı) arıyorum ve hocamız görüyor. Shark kovalayıp çarpışmaya ramak kala duruyorum. Hayatımın en büyük pişmalıklarından olacak.

Sharm El-Sheik dalış
Sharm El-Sheikh dalış

Kızıldeniz de On Kasım

Ateş mercanları için hep uyaran ben son dalışta ateş mercanlarının tadına bakıyorum. Bıçakla kesilmiş yada yanmış gibi bir acı duyuyorum. Zamanla geçiyor ama çok can yakıcı ve kızarıklığı geçmiyor hemen. Daha fazla mazur kalırsanız yanık gibi iz kalıyor vücudunuzda. Dalışımız 10 kasıma denk geldiğinden su altında bayrak açıp atamızı anıyoruz.

Sharm El-Sheik 10 Kasım
Sharm El-Sheikh 10 Kasım

İlk yurt dışı dalışımı Zanzibar‘da yapmış olan ben bir kıyaslama yapmadan bitiremem bu yazıyı. İlk olması sebebiyle mi yoksa daldığımız yerin özel olması mı bilmiyorum ama Zanzibar beni daha çok etkilemişti. İnsanoğlu alışıyor mu hemen her güzelliğe bilemiyorum. Muazzam bir belgeselin içindeyiz adeta.Ekibimiz harika..

Sharm El-Sheik Dalış
Sharm El-Sheikh Dalış

Bir gün bize bir sualtı kameramanıda eşlik ediyor. 20 dolar karşılığı fotoğraflarınızı ve videoyu alabiliyorsunuz. Benim gibi namı diğer tembel dalıcı Kızıldeniz‘de lazy jacke terfi ediyor ama her gün günde üç dalış her biri en az 60 dakika hepsini tamamlıyoruz. Kaptanımız Kızıldenizde tekneyi kullanmama izin veriyor. Çok mutluyum. Dalış liderlerimiz Mustafa ve Muhammet, kaptanımız, ahçımız ve muhteşem dalış arkadaşlarımla bol kahkahalı, eğlenceli tadına doyamadığımız beş gün geçiriyoruz.

Sharm El-Sheik
Sharm El-Sheikh

Dalış yapmasanız bile otelin önünden maske şinorkelle baktığınızda bizim dalışta gördüğümüz mercanları, rengarenk balıkları görmeniz mümkün. Dalışta göremediğimiz mor mercanları otelin önünde bir karış suda gördük mesela. Ateş mercanları da oradaydı. Teknede Mısır’a özel yemekler çıkıyor. Gayet lezzetli. Otelimizde çok fazla restoran var. Hepsi açık büfe.. Gayet lezzetli, aç kalma olasılığınız yok. Mısır’ın hijyenden uzak otel ve yemeklerinin hikayesini bilmeyen yoktur ama biz İtalyan tatil köyünde (Domina Coral) kalıp tüm bunlardan uzak bir tatil geçiriyoruz. Geceleri İtalyan şarkılarıyla eğlenebilirsiniz. Animasyon ekibi çok neşeli.

Sharm El-Sheik Jackson Reef
Sharm El-Sheikh Jackson Reef

Sharm El-Sheikh merkeze gidiyoruz. Kiraladığınız araç hiç bir zaman zamanında gelmiyor, anlaştığınız parayı ödeyemiyorsunuz. Hatta sizin aracınıza başkalarını bile almaya kalkabiliyor. Far yakmadan öndeki aracın ışığıyla gitmek çok moda. Sharm El-Sheikh merkezde sıkı pazarlık şart. 20 dolar dediklerini beş dolara alabilirsiniz. Sonradan keşfettiğimiz otelimizdeki çarşılarda hiç pazarlıksız beş dolarları görüp etkileniyoruz. Genelde otellerde pahalı olur ya burada değil.

Sharm El-Sheik dalış
Sharm El-Sheikh dalış

Sina Çölü’n de ATV Safari

Uçuşumuzdan 24 saat öncesinde dalış yapmamamız gerekiyor, sağlığımız için. Son gün atv çöl safarisine gidiyoruz. Deveye biniyoruz. Sina çölünün tozunu toprağını her bir zerremize bulaştırıp göz gözü görmez bir safari yapıyoruz.

Sina Çölü ATV Safari
Sina Çölü ATV Safari

Normalde turların içinde 50 dolar olan çöl safarisi direkt yerine gittiğinizde 10 dolara yapılabiliyor.Çöl safarisinde de bir kameraman sizi çekiyor. Biz sualtı görüntülerini izleyip öyle almıştık. Burada öyle bir şeye vaktimiz olmadığından otele göndereceklerini söylüyorlar.

Sina Çölü ATV Safari
Sina Çölü ATV Safari

5 dolara çakma papirüs baskılı fotoğrafta alabiliyorsunuz. Cd otele geliyor, fotoğraflar yok. Parası ödenmiş. Şaşırmamak lazım aslında. Asıl süpriz videoda. Döndüğümüzde izleme şansımız oluyor ve video tam bir fiyasko. İzlemeden almayın derim. Videoya verdiğimiz 10 dolarda çöpe gidiyor.

Sina Çölü
Sina Çölü

Sharm El-Sheikh Hollywood

Son gecemiz, uçağımız sabaha karşı. Otelimize yakın Mısır’ın Hollywood’u var. Dansöz seyretmeden dönemeyiz. Kişi başı 10 dolara bir içecek dahil dansöz seyretmeye giriyoruz. Grubumuzun erkekleri dansözü beğenmiyor.

Sharm El-Sheik Hollywood
Sharm El-Sheikh Hollywood

Dansöz Rus, oynayamıyor ancak Hollywood hakikaten gidip görmeniz gereken bir yer. Çok güzel bir eğlence merkezi yapmışlar. Mısırda bir kadın olarak tek başına dolaşmak biraz sıkıntılı. Erkekler ısrarcı.

Sharm El-Sheik Hollywood
Sharm El-Sheikh Hollywood

Ve maceramızın sonunda havaalanındayız. Resmen herkesin gözü önünde tacize uğrarcasına kadın erkek herkes elle aranıyor. Her dakika herkese pasaport göstermekten yoruluyoruz. Aramalardan uzun kuyruklar oluşuyor. Sandaletlerimi bile çıkarttırıyorlar. Son tacizimi pasaportumu gösterdiğim görevliden yaşadıktan sonra suratım beş karış ilerliyorum. Her ne olursa olsun ben yine gelicem.. siz de gidin görün bu güzellikleri. Tek başına çıktığım bu yolda hayatıma bir dolu sevgi dolu insan katıp dönüyorum.