• Akçakese Deniz Sezon açılışı
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Akçakese Deniz Sezon açılışı
  • Akçakese Ateş Bizi Çağırıyor
  • Akçakese Mangal Zamanı
  • Akçakese Mangal Zamanı
  • Şile Akçakese Köyü
  • Akçakese Sahil
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Akçakese Köyü Sahil
  • Akçakese Köyü Sahil
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • Şile Akçakese Köyü
  • nerdesinbahar
  • nerdesinbahar
  • Akçakese Köyü, Şile

nerdesinbahar
nerdesinbahar

 

Hürriyet Gazetesinde yayımlanan yazımın daha detaylı hali

İstanbul’a çok yakın hala çok güzel sahilller var. 25 seneden beri gittiğim Akçakese Köyü bunlardan biri. Akçakese Köyü’ne o kadar eski zamandan beri gidiyorum ki. Hani derler ya buralar hep dutluktu.  Hakikaten öyle. Akçakese artık sezonda, özellikle haftasonları çok kalabalık olabiliyor.

 

 

Akçakese Köyü’ne Nasıl Gidilir?

Akçakese, Ağva yolunda. Şileyi geçtikten sonra yola devam edin. Yol geliş gidiş tek yola düşüyor. Yolunuzun üstünde ki Kabakoz’u geçeceksiniz. En son Ağva-Kandıra tabelasından sola Kandıra’ya doğru ayrılmalısınız. Bir sonraki köy Akçakese. Navigasyon sizi sahile kadar götürüyor.

Akçakese Köyü Sahil
Akçakese Köyü Sahil

Toplu taşımayla; Üsküdar 139A, Şişli/Mecidiyeköy Otobüs – 252 ve 139A, Sabiha Gökçen Havaalanı, Pendik E-3 ve 139A, Kadıköy Metro M4 Metro – M4-Otobüs ve 139A, Taksim Otobüs 66- otobüs – 522ST ve otobüs – 139A yollarını izleyerek Akçakese Köyüne ulaşabilirsiniz. Köyden sahile yürümek için biraz yolunuz var. Tahmini 20 dakika da sahilde olursunuz diye düşünüyorum

Akçakese Köyü Sahilinin Eski Hali Nasıldı?

Eğer İstanbul’daysam her 1 mayıs mutlaka Şile de ki Akçakese Köyü‘ne gitmeye çalışırım. Bundan 25 sene öncedir ilk gidişim. Temmuz da ağustosta bile gitseniz birkaç kişiden başkası olmazdı o zamanlar. Muhtarlığın işlettiği bir kamp alanı da vardı. Yemyeşil çayırların üstüne kurduğunuz çadırınız muhteşem bir manzaraya bakardı.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Elektrik direklerinin üzerinde bulunan prizlerden elektrik alırdınız. Denize nazır akşam üzeri saçınızı bile kurutabilirdiniz. Kamp ortamında böyle bir şey lüks tabi. Duş alacak yerler vardı. Küçük bir çeşmesi vardı. Çok cüzzi fiyatlara gelip burada birkaç gün kafayı dinlerdiniz. Şimdilerde bu anlattığım şeyler yok. Sahil kısmına arabayla geçiş yasak. Arabaları dışarıda bırakıyorsunuz ve yürüyorsunuz.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Çardaklar yapmışlar şimdilerde. Bir restoranda var. Mevsim itibariyle şimdilerde açık değil. Sezon da açık olur tahminimce. Yeşim Camping bu sahilin girişinde bulunuyor. 30 lira tam gün araç bırakmak. Karavanla da gelebiliyorsunuz. Küçük tatlı ahşap bungalovları vardır buranın ama pahalıdır. Seneler önce gelip kalmıştım.Biraz yukarısında Woodywill diye bir kamping alanı daha vardı.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Aşağıdan bakınca yukarıda ki karavanlar görüyorum. Nasıl güzel bir manzaraya bakıyor görmeniz lazım. Baktığı manzara İstanbul’a bu kadar yakın olmasıyla daha çok şaşırtıyor. Akçakese Köyü’nün İstanbul’a bağlı olması bile enteresan. 

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Dediğim gibi ben her 1 mayıs Akçakese yollarına düşerim. Sezon açılmadan, kalabalık düşmeden bu sahilin tadını ben çıkartırım. Her 1 mayıs nasıl denk geliyorsa o hava da bulutlu olur ve ben her şeye rağmen denize girip sezonu açarım. Bu 1 mayısta değişmedi. 

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Akçakese Köyü’ne Gitmeden yapılması Gerekenler

Arkadaşlarımı da alıp Akçakese yollarına düşüyoruz. İstanbul Şile arası bir buçuk saat arası. Bu tabi İstanbul trafiğiyle doğru orantılı. Sahilde alışveriş yapılacak bir yer yok. Eskiden yol köylerden geçerdi ve biz tarladan toplanmış taze sebze meyve alırdık ama artık yol üstündeki marketlerden alabiliriz.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Sezon da açılmadığı için o marketlerde birşeyler bulamayabiliriz. En son seçenekte Sahile inmeden Akçakese Köyü‘nden alışveriş yapmak. Biz İstanbul çıkışında alışveriş için duruyoruz. Sahilde mangal yapmayı planlıyoruz ve işimizi şansa bırakmadan alışverişi hemen halediveriyoruz.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Yol Üstü Şile Gözlemecileri

Hiç birimiz kahvaltı etmedi. En sevdiğim yol üstündeki herkesin bildiği Şile gözlemecileri. Bu yol motorcu rotası da olduğu için eskiden beri gittiğimiz Hanım Ağa‘da mola veriyoruz. Ispanaklı kaşarlı gözlemeyi tavsiye ederim. Tatil günü olduğu için İstanbul’un bir kısmı Şile de ki bu gözlemeciler de kahvaltı etmek için akın etmiş durumda. Çok kalabalık.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Ben her zaman olduğu gibi mutfakta alıyorum soluğu. Önce gözlemeler yapılırken biraz sohbet, biraz yardımla hızlı hazırlanmalarını sağlayıp, pişen gözlemeleri kapıp, arkadaşlarımın yanına dönüyorum. Çay istemek bile sorun bu kalabalıkta. Normal zamanlarında burada kuymak yemenizi öneririm. Gerçekten çok güzel yapıyorlar.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Akçakese Köyü Sahili

Bir hayli geç çıkmamıza rağmen öğlen saatlerinde Akçakese Köyü‘ne ulaşıyoruz. Köyden sahile kıvrıla kıvrıla inerken yemyeşil doğa ve ağaçlar bize eşlik ediyor. Hey gidi Karadeniz türküsünü dinleyerek yol alıyoruz. Gerçekten yol müthiş. Sonbahar ve ilkbaharda Şile yolları görsel bir şölene dönüşür. Görmelisiniz.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Sahile kadar indikten sonra arabayı yola bırakıypruz. Geri kalan yolu yürümek zorundayız. Arabadan çantalarımızı sandalyelerimizi alıp sahile çıkıyoruz. İşte eski sevgili en güzel haliyle karşımda. Kimseciklerde yok. Havanın bulutlu olmasının da faydası sanırım. Sahile çıkan yolda kocaman bir kaya var. Onun oradan plaja iniyoruz. Kumlar sıcacık. Sonunda kış bitti ve biz sıcacık kumlara ayak basabiliyoruz. Şükür.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Öyle güzel bir manzarası var ki her seferinde olduğu gibi bu seferde ilk kez gelmiş gibi hissediyorum. Karış karış denizin altını bilirim buranın. Denizin ortasında ki kayalıkların altında bir su altı tüneli vardır mesela. Bir taraftan dalıp diğer taraftan çıkabilirsiniz.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Normalde altın kumları olan plaj da denizin ilk girişi taşlık sonrası yine kum olarak devam eder. Karadeniz burası. Ne zaman hırçın dalgaları olacağını bilemezsiniz. Oldukça uzun bir sahil burası. Pek çok klip, film ve reklam çekimine ev sahipliği yaptı. Birkaç tanesine de bizzat şahit olmuşluğum var.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Eskiden olduğu gibi sezonda buraya gelemiyorum pek kalabalıktan ama hala hafta içi oldukça az insan olabiliyor. Karşı tepelere de bir site yapmışlar. Eskiden onlar da yoktu ama dünya değişiyor. Buranın o eski halleri de mazide kaldı ama hala inanılmaz şekilde 25 sene öncesiyle aynı.

Akçakese Köyü, Şile
Akçakese Köyü, Şile

Bu yazıyı yazmakta ve yer göstermekte oldukça tereddüt ettim aslında. Burası benim en eski sevdam, tutkum. Buraya yerleşmeyi bir aralar çok istemiştim.

Şile Akçakese Köyü
Şile Akçakese Köyü

Ve Yılın İlk Denizle Buluşması

Havanın bulutları biraz aralanınca kendimizi sulara atıyoruz. Biraz soğuk olabilir ama bu beni durduramayacak. Yaz aylarında olduğu gibi uzun uzun yüzemedim ama tuzlu suya kavuştuk yinede. Biraz güneş biraz deniz, biraz muhabbet, biraz müzik ve arınan bir ruh, mutlu bir kafa. Kafamıza reset atmaya geldik.

Akçakese Sahil
Akçakese Sahil

Birkaç insan da sağa sola serpiştirdi kendini. Komple yanlızlığı sevmiyoruz zaten. Uzun plajda yürüyüş çok keyifli geliyor. Böyle zamanlar gözüm hep yerlerde oluyor. Kıştan yeni çıkmış bir sahil size çok güzel deniz kabukları, tahta parçaları verebilir. Tüm sahili bir boydan bir boya yürüyoruz. Fotoğraf çekmek öyle keyfli ki.

Akçakese Deniz Sezon açılışı
Akçakese Deniz Sezon açılışı

Sahilin en tepesine çıkan merdivenlerden tırmanıyoruz. Sahile kuşbaşı bakmak çok güzel olacak. Günü bu şekilde batırmayı planlıyoruz. Çok fazla konuşmaya gerek yok. Sessizlik, dalgaların sesi, yüzümüze çarpan ılık rüzgar ve dost muhabbeti yetiyor bize.

Akçakese Deniz Sezon açılışı
Akçakese Deniz Sezon açılışı

Birkaç tane de gelin geliyor. Fotoğraf çekimi için burayı seçmişler. Arka fon güzel kayalıklarıyla uzak doğu izlenimi veriyor.

Mangal Zamanı

Akşam olmaya başladı ve biz çok acıktık. Gidip arabadaki malzemeleri taşıma ve mangal için hazırlıklara başlamak lazım. Denize dökülen bir de çay var burada. Tam orada oturduğumuz için getirdiklerimizi yıkamak da çok kolay oluyor. Plajdaki bu kuytu yer de ateşi yakmaya uğraşıyoruz.

Akçakese Ateş Bizi Çağırıyor
Akçakese Ateş Bizi Çağırıyor

Ateş yakmak ıslak çıra ve kömürle pek kolay olmuyor. İki kız koca sahilde tek başımızayız. Arada gelip geçen gelinlerle şakalaşıyoruz. Ben hep aynı gelin gidip geliyor sanıyordum. Bu kadar mı benzer bu kızlar birbirine.

Akçakese Mangal Zamanı
Akçakese Mangal Zamanı

Çıralar yanmayınca sahilden topladığımız tahta parçaları imdadımıza yetişiyor. Hayatımızın ilk bir başına mangalıyla başbaşayız. Mangalı biraz erkek işi olarak görmüşüz hep. Pek ilgilenmemişiz ama biz güçlü kadınlarız. Tabi ki yaktık o ateşi ve tabi ki çok lezzetli etler pişirdik. Mantarımız bile vardı.

Akçakese Mangal Zamanı
Akçakese Mangal Zamanı

Öyle güzel bir kor var ki… Dalga sesleri, tepemizde ki dolunay ve Cem Karaca’nın sesiyle saatin farkına bile varmamışız. Saat gece on olmuş. Hızlı bir şekilde toparlanıp aklım burada kalarak ayrılıyorum sığınağımdan. Lütfen son kalan yerlerden olan bu cennet gibi yere iyi bakın. Gizli sığınağıma hor davranmayın. Çöp bırakmayın.

Akçakese Köyü Sahil
Akçakese Köyü Sahil
  • Sardala Koyu
  • Sardala Koyu
  • Sardala Koyu
  • Malkaya
  • İpsiz Recep'in Limanı
  • İpsiz Recep'in Limanı Yolu
  • İpsiz Recep'in Limanı Yolu
  • İpsiz Recep'in Limanı Yolu
  • Kumallı Yolu
  • Sardala Koyu
  • Sardala Koyu kamp
  • Sardala Koyu kamp
  • Sardala Koyu günbatımı
  • Sardala Koyu günbatımı
  • Sardala Koyu kamp
  • İpsiz Recep'in Koyu yolu
  • Sardala koyu, İpsiz Recep'in Yeri

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Sardala Koyu’na Ulaşım

Çok uzun zamandır aklımda olan küllenmiş bir aşktı Sardala koyu. 8 sene kadar önce okuduğum bir internet yazısından yola çıkarak, bir yerlerde fotoğrafını görmemle yeniden hatırladığım Sardala Koyu yollarındayım. Bence tam da kamp zamanı. Ağva Kandıra tabelalarını takip edip Bağırganlı köyünden sonra toprak yoldan 8km gidince, ikinci toprak yolda, aralarda derelerde bu gizli cennet Sardala Koyu.

Pınarlı’ya da yakın. İki buçuk saat gibi bir süre yemyeşil, ağaçlarla kaplı bir yoldan Bağırganlı’ya ulaşılıyor. Navigasyonla buraya kadar gidebiliyosunuz. Buradan sonrasında tarif ettiğim yolu bulamazsanız gördüğünüz kişilere sorarsanız bulabilirsiniz. Biz de sorarak bulduk zaten.

Sardala Koyu
Sardala Koyu

Saradala Koyu Nasıl Bir Yer?

Burada bir tesis olmadığından her şeyinizi alıp gitmeniz gerekiyor. Ağva yolundan gidecekler yol üstündeki büyük marketlerden alışveriş yapabilir. Biz köyden alıyoruz. Fırınından sıcacık ekmekler almak çok hoşuma gidiyor. Müthiş manzaraya her yere atılmış çöp görüntüleri karışıyor.

Sardala Koyu
Sardala Koyu

Hava çok güzel. Plajda kamp yapanlar var. Yağmurlu bir havada o toprak yoldan inmek ya da burada yağmura yakalanılırsa çıkmak biraz sıkıntılı olabilir. Sağdan ağaçların içinden bir patika yoldan yürüyerek plaja iniyoruz. Kayaların yapısı benim en sevdiğim türden. Deniz ılık, hava üşütmüyor.

Sardala Koyu
Sardala Koyu

Sonra Malkaya‘yı görüyorum. Bizim Sardala dediğimiz koya bölge halkı Malkaya diyor. Kaptanlar Sardala’nın Ağva’ya doğru başka bir koy olduğunu söylüyorlar ama şuan kime sorsak burası neresi diye Sardala olarak burayı tarif eder.

Malkaya
Malkaya

Malkaya; denizin ortasındaki adanın içinde gizli duvarlar, geçmiş zamanlarda bir mahsen olduğu düşünülen yapılar var. 2009 yılında sualtı ve üstünde araştırmalar yapılmıştı ve benim okuduğum da bu araştırmalardı. O zamanlar bu toprak yollar da yoktu ve bu koyu bulabilmek çok zordu.

İpsiz Recep’in Limanı, Nam-ı diğer Havuz

Adaya yüzme ve tırmanma işini yarına bırakıp bizim havuz dediğimiz ama bölge halkının İpsiz Recep’in Limanı olarak adlandırdığı gizli cennete doğru, oraya giden insanların yürüyerek oluşturduğu patika yoldan, 20 dakika yürüyerek ulaşıyoruz.

İpsiz Recep'in Koyu yolu
İpsiz Recep’in Koyu yolu

Ormanın içinden yürümek, manzaraların birinden çıkıp birine girmek beni benden alıyor. İpsiz Recep’in Limanını bulmak çok kolay değil.

İpsiz Recep'in Limanı Yolu
İpsiz Recep’in Limanı Yolu

Şuan yıkılmış bir ağaç var aşağıya inen patikanın başında. Aşağı doğru inerken görüyoruz limanı. Bakakalıyorum. Nasıl bir güzellik. Nasıl gizlenmiş, sanki bulunmak istemiyor. İpsiz Recep eski bir korsan ama savaş zamanı Osmanlı‘ya adam toplayıp düşmanlara karşı savaşmış ve gemileri ön tarafa saklayıp kendisi de bu koyda saklanmış.

İpsiz Recep'in Limanı Yolu
İpsiz Recep’in Limanı Yolu

Mağaralar ve gözlem yerleri var resmen. Buradaki tarih çok eski ancak en son İpsiz Recep kullandığı için onun adıyla anılıyor. Birkaç sene öncesine kadar orada kalın bir halat duruyormuş ama onu da almışlar. Hatta girişi sadece denizden gelinen bir kilise olduğu ama zamanla yıkılıp toprak altında kaldığı söyleniyor. Defineciler durmak bilmemiş.

İpsiz Recep'in Limanı Yolu
İpsiz Recep’in Limanı Yolu

Bütün bunları bana Bağırganlı sahilde otopaktan ve çadır alanından sorumlu İlhan anlatıyor. O da kaptanlardan dinlemiş hep. Dışarıdan bakınca denizle bir bağlantısı yok gibi duruyor ama içine girip yüzünce koridor gibi bir boğazdan geçiyorsunuz. Sualtı makinasını yanımıza almadığımızdan fotoğraflayamamak içimde ukte kalıyor.

İpsiz Recep'in Limanı
İpsiz Recep’in Limanı tepeden görünüş

Koya gelenler çöplerini bırakmış her yere. Hatta köpük tabaklarda yemek getirip bunları da suya atmışlar. İlk iş yüzüp onları sudan çıkartıyorum. Yapmasanız olmaz mı? Kim gelip temizleyecek ki orayı?

Sardala koyu, İpsiz Recep'in Yeri
Sardala koyu, İpsiz Recep’in Yeri

Bir deniz ayakkabınız ve maskeniz olsun. Suyun altında mağaralar var meraklısına, girişteki kayalar da oldukça kaygan. Biz oradayken bile pek çok ziyaretçisi oluyor. Yukarı çıkıp geri dönmez devam ederseniz Kumallı diye bir koya çıkıyormuş. Biz biraz yürüyüp öyle alçak ağaçlıklı bir koridordan devam ettik ki en sonunda saat geç olduğu için geri döndük.

Kumallı Yolu
Kumallı Yolu

Sardala Koyu ve Kamp

Çadırımızı kurma zamanı hava kararmadan. Hızlıca geri dönüp hazırlıklarımızı yapıyoruz. Tamamen doğayla başbaşayız. Enteresan bir şekilde, ormanın içinde kalan İpsiz Recep’in koyunda telefon çekerken Sardala koyunda şebeke çok yetersiz, hatta yok.

Sardala Koyu
Sardala Koyu gün batımı

Tam tepede koya hakim bir noktada çadırımızı kuruyoruz. Sandalyelerimizi de unutmuşuz ama olsun. İsteyen Bağırganlı sahilde İlhan’ı bulabilir. Orada otopark günlük 10 TL, şezlong takım 20 TL, çadır başı 10 TL. Yeni düzenlemeden dolayı gölge yerleri çok olmasa da medeniyet isteyenlere beklentisini verebilir. Duş wc ne ararsanız var. Kamp alanında ve köyde alkol satışları var.

Sardala Koyu kamp
Sardala Koyu kamp

Ben doğayla baş başa kamp yapmayı sevenlerdenim ve bu koy bana aradığım her şeyi verirken arkadaşım medeniyet sever olarak bir tesis arayışında. Benim için cennet olan yer onun için pek eğlenceli değil. Bizim insanımız çöpleriyle tarumar etse de hala bakir kalan son yerlerden.

Sardala Koyu kamp
Sardala Koyu kamp

Burada bir tesis yok, elektrik yok, telefon zor çekiyor, internet sıkıntılı. Burada deniz var gelirsen, muhteşem bir gün batımı var seversen, yıldızlar yorganın, dalgalar ninnin, çöpleri de görmezden gelip kaçırmazsan huzurunu huzur da var.

Sardala Koyu günbatımı
Sardala Koyu günbatımı

Ben yıldızlardan yorgan yaptım, dalga seslerinden ninni. Sabah çıkan rüzgarda tam tepede olmamızdan dolayı ne zaman uçacağı mı merak etsem de mis gibi temiz havayı ciğerlerime çekerek kayan yıldızlar altında çok keyifli bir gece geçirdim.

 

Sardala Koyu günbatımı
Sardala Koyu günbatımı

Ertesi sabah Malkaya ‘ya tırmanamadan Sardala masalını yarım bırakıp dönüyoruz. Hoşçakal Sardala, yine geleceğim ve o mahsene gireceğim.

Sardala Koyu kamp
Sardala Koyu kamp

Aklımda kalanlar: Her yerdeki çöpler ve pislik, Muhteşem İpsiz Recep’in Koyu, Malkaya ve doyumsuz manzara
Tavsiyeler: Yanınızda mutlaka kamp malzemeleriniz tam olsun. Bir deniz ayakkabısı da çok işinize yarayacak.