• Masai Mara kadınları
  • Masai incik boncuk
  • Masai yerlisi Ken ve ben
  • Masaili Ken
  • Masai yerli çocuklar
  • Masai çocukları
  • Masai çocukları
  • Masai kadınları
  • Masai Mara okul
  • Masai erkekleri
  • Ken ve aslan yeleli fotoğrafı
  • Masai Mara okul
  • Masai Köyüne gidiyoruz
  • Masai Mara boynuzdan çalgı
  • Masai Mara yerlisi
  • Masai Mara çocuklarla
  • Masaili kadın, kulaklara dikkat
  • Masai Mara yerlileri kadınlar şarkı söyleyip dans ediyor
  • Masaili koruyucu meleğim
  • Masai Mara yerlileri ateş yakıyor
  • Ateş yakma denemem
  • Masai yerli evi
  • Kan ve sütü karıştırdıkları kap
  • Masai Mara pazar
  • Meşhur aslan yeleli şapka
  • Masai Mara
  • Masai yolunda yakıt böyle alınıyor
  • Yine aracımız bozuluyor
  • Masai Mara okul

Hürriyet Seyahat Gezgin Yazar
Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Masai Mara Tanzanya ile Kenya arasında kalan savanna, sulak ve ormanlık alandan oluşan bir bölge. Burada yaşayan halk da Masai yerlileri. Kenya hükümeti sadece Masai yerlilerine kendi kıyafetleriyle dolaşma, çalışma ve kama gibi silah taşıma serbestliği vermiş. 

Masai Mara Köyün de Yaşam

Masai Mara Köyü kamp alanımıza çok yakın. Giderken bozkırlara bakınca her minik çalıya bir poşetin takılmış olduğunu görüyorum. Çıkıp temizlemek istiyorum. Köyde bizi çocuklar karşılıyor. Hangisini kucaklayacağını bilemiyor insan. Bir bir dokunup güzel bir hayatları olsun diye dua ediyorum.

Masai çocukları

Öyle bir sefalet içindekiler ki. Yüzündeki gözündeki sinekleri kovalıyorum. Buralarda insan hayallerinden utanıyor. Ayaklarımızın altındakiler toprak değil bildiğin kuru tezek. Bir tohum düşse havada filizlenir o derece.

Masai çocukları

Köyde biri çıkıp bizi bilgilendiriyor. Burada belli yaşa gelmiş erkekler aslan avlayıp yelesini yüzüp getirmezse evlenemiyor. Günümüzde avlanmak yasak ve eğer birisi aslan falan öldürürse ve yakalanırsa direkt idam ediyorlarmış. Ölüsünü bile ailesine vermiyorlarmış. Sadece üstünden çıkan eşyaları veriyorlarmış. Ama onlar hala böyleymiş gibi anlatıyor.

Meşhur aslan yeleli şapka

Sadece Masai yerlileri yerel kıyafetiyle dolaşıp çalışabiliyor. Kama taşıyabiliyor. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanmış olan “Out of Africa” Türkçe ismiyle “Benim Afrikam” filminde Masai yerlileriyle ilgili kısa ama çok çarpıcı bilgiler bulunuyor. Sömürge zamanları Afrikalı yerlilerini asımile edip köleleştiren sözde gelişmiş ülkeler sadece Masai yerlilerini ehlileştirememiş.

Masai kadınları

Masai yerlileri için dün ya da yarın yok. Hayat andan ibaret. O sebepten bir Masai yerlisini hapsettiğiniz zaman o hapisten bir gün çıkabileceğini düşünemediği için kısa sürede ölüyorlarmış. Bu sebepten onlar hep özgür kalmış. Ben filmin yalancısıyım. Günümüzde hala aynı şekilde mi düşünüyorlar bilemiyoruz tabi.

Masai Mara yerlisi

Çok iyi İngilizce bilmesini küçükken misyonerlerden öğrendim diye açıklıyor. Çok gereksiz bir açıklama çünkü Kenya’nın resmi dili İngilizce ve Swahili yerli dili. Aynı zaman da Kikuyuca gibi 48 ayrı dil konuşuluyormuş. Her kabilenin ayrı dili var. Okullarda eğitim İngilizce.

Masai Mara

Anlatan kişi bize erkek çocuklarının belli bir yaşa geldiğinde evlenebilmek için bir aslan öldürmeleri gerektiğini ve yelesini yüzüp köye getirmesi gerektiğini anlatıyor. Senelerce bozkırda kalan insanlar oluyormuş. Şuan hala bu gelenek devam ediyor gibi anlatıyorlar ancak avlanmanın yasak olduğunu daha önceden öğrendiğimiz için ikilemde kalıyoruz.

Masai Mara yerlileri ateş yakıyor

Ateş olmadan ateş yakmayı öğretiyorlar. Onların bir dakikada yaktığı ateşi ben on dakika uğraşıyorum yakamıyorum. Burada yaşamak zor olacak.

Masai Mara yerlileri kadınlar şarkı söyleyip dans ediyor
Masai Mara yerli kadınlar şarkı söyleyip dans ediyor

Erkekler ayrı kadınlar ayrı bize kendi dillerinde şarkılar söyleyip dans gösterilerinde bulunuyor. Erkeklerin çıkardığı ürkütücü seslerden sonra kadınların sesleri kuş sesi gibi. Masai bölgesinde pek çok kabile var ve bu kabilelerin kullandıkları örtülerin desenleri bölgesine göre değişiyor. 

Masai Mara kadınları

Masai Mara Yerli evi

Çamur ve samandan oluşan evi yapmak kadının işi. Evlenilecek kadını aile seçiyor ve evi çamurdan kadın yapıyor. Kaç ineğiniz varsa o kadar kadın alabiliyorsunuz. Zor işleri kadın yaptığı için bir nevi dayanışma diyebiliriz aslında. Ne kadar çocuk o kadar iyi. Amaç soyu devam ettirmek. Orada yaşamadığıma şükrettim.

Masai yerli evi
Masai yerli evi

Köy meydanında hayvanları barındırdıkları bölümü dikenli çalılarla çevirmişler ki vahşi hayvanlar saldırmasın. Yavru olanları evlerin içindeki bir bölümde barındırıyorlar. Bunlara ev demek ne kadar doğru bilmiyorum.

Kan ve sütü karıştırdıkları kap
Kan ve sütü karıştırdıkları kap

Evin kapısından içeri girince bir ahır var. Mutfağında olduğu bir ortak alan oturmak için bir bank ailenin ve çocukların uyuyabileceği kapısı olmayan, perdeyle ayrılmış bölümler var. Hapishane penceresi gibi minicik bir yerden ışık geliyor. Göz gözü görmüyor içeride, çok karanlık. Ortada yerde ateş yanıyor. Birkaç leğen, bir kaç örtü. Tüm eşya bu.

Ateş yakma denemem
Ateş yakma denemem

Masai Mara’da Alış-veriş

Masaili bir yerli tüm köyde bana eşlik ediyor. Köy meydanı diyebileceğim bir yerde kadınlar pazar kurmuş. İncik boncuk satıyor. Orada benimle dolaşıp benim adıma pazarlık ediyor. Kaç inek ettiğimin kaçıncı karısı olacağımın merakıyla dolaşıyoruz köyde.

Masaili koruyucu meleğim
Masaili koruyucu meleğim

Genelde küçük takılar için 5 dolar istiyorlar ama 1 dolara verdiğinizde kabul ediyorlar. Gerçek aslan dişinden kolye diye sattıkları takıların gerçekliğini bilemiyoruz ama çok güzel oldukları kesin. Umarım gerçek aslan dişi değildir. Masai yerli çocuklar

Kişi başı beş dolar verip bu köyü gezebilirsiniz. Dediklerine göre buralardan toplanan paralar tüm köylere eşit dağıtılıyormuş. Öyle bir havuz oluşturulmuş. Sizi evleri gezdirmek için 4 kişilik gruplar halinde bölüyorlar ve anlatırken mutlaka bir şeyler satmaya çalışıyorlar. Bizim evde satış için çok ısrarcı olmadılar ama arkadaşlarım yardım olsun diye çok pahalıya almışlar.

Masai Mara pazar
Masai Mara pazar

Gitmeden internetten bu yönde bir şeyler okuduğum için ben hazırlıklıydım. Ben, bizim gezdiğimiz köyde yaşayanların olduğunu düşünmedim. Bizim gibi gelen turistler için düzenlenmiş bir köy olduğu izlenimi edindim. Yerli halk yerel kıyafetlerinin altına şort tişört giyiyor zaten. Kollarında takıların yanında dijital saatleri var. Cep telefonları kullanılıyor. Örtüyü kaldırıp cebine koyuyor.

Masaili kadın, kulaklara dikkat
Masaili kadın, kulaklara dikkat

Masaili kadınların kulakları bebekken deliniyor ve seneler içinde devamlı tahta parçaları konularak delik büyütülüyor. Yetişkin olduklarında o deliklere boncuklar takıyorlar. Masaili bir kadın olduğu hemen anlaşılıyor böylece.

Masai Mara çocuklarla
Masai Mara çocuklarla

Bunları göz ardı eder görmemezlikten gelirseniz ortam geçmişe bir yolculuk. Ben turistik bir gezi harici gerçekten burada yaşayan insanların köylerine gitmeyi çok isterdim ama bu kadar insanla oralara gidemeyiz. Bir gün bunu da yapacağımı biliyorum.

Masai erkekleri
Masai erkekleri

Köye ilk geldiğimizde erkekler bize dans edip şarkı söylüyor. En yukarı kim zıplıyor onu gösteriyor. Evleri gezmeden önce de kadınların şarkıları ve danslarını izliyoruz. Erkeklerin ürkütücü sesleri kadınların şen seslerine karşı.

Masai Mara boynuzdan çalgı
Masai Mara boynuzdan çalgı

Bir yerli boynuzdan yapılmış çalgıyı tam kulağımın dibinde öyle bir öttürüyor ki onlardan daha yukarı zıplıyorum. Burada en yükseğe zıplayan bedel ödemeden kadın alabiliyor. Havada asılı kaldığına gözlerimle şahit oldum. Kadınlar dünyanın süper gücü bence. Uçurur adamı böyle.

Masai yolunda yakıt böyle alınıyor
Masai yolunda yakıt böyle alınıyor

Masai Mara Okul Ziyareti

Şimdi bir okulu ziyaret edeceğiz. Okula gittiğimizde bir törene denk geldik. Burada okullar hiç kapanmıyormuş. Üç aydan üç aya karne alıyorlar ve iki hafta tatil oluyor. Yanımızda götürdüğümüz yardımlardan bir kısmını buraya bırakıyoruz.

Masai Mara okul
Masai Mara okul

Para yardımı da yapıyoruz ama büyük kısmını Zanzibar‘a ayırdık. Oradakilerin daha çok ihtiyacı varmış. Törendeki çocuklara kaynıyorum. Sarılıyorum. Buradaki insanlar normalde gülerken fotoğraf çekileceği zaman hemen ciddi insan olup somurtuyor.

Masai Mara okul
Masai Mara okul

Demek ki moda böyle ama ben güldürmeyi başarıyorum. Her şey bittiğine göre dönüş yolundayız. Stabil yol aklımıza gelince tüylerimiz bir diken diken oldu ama yol enteresan bir şekilde kısa sürüyor.

Masai Mara okul
Masai Mara okul

Ekvatora gittiğimiz için stabil yol iki katına çıkmıştı giderken. Yorgunuz, toz toprak içindeyiz ama çok mutluyuz biz. Çok güldük, çok eğlendik.

Yine aracımız bozuluyor
Yine aracımız bozuluyor

Masai Yerlisi Ken ve Ben

Yine bir yerden geçerken incik boncuk satan kadınlar arabanın etrafını sarıyor. Aracın içine atıyorlar. Sonra parası için bir savaş başlıyor. Bütün kadınlar bende. Ben incik boncukla uğraşırken arkadaşlar bizim rehber Keffa‘nın başka bir rehber arkadaşının fotoğrafını çekmişler. Kızlar Ken‘e bayılmış.

Masai incik boncuk
Masai incik boncuk

Fotoğrafına bakınca bekar mı diye soruyorum. Keffa gülüyor. Masai Mara’lı beyaz kadın olursun diyor. Ben burada yaşayamam alır götürürüm diyorum. Ve günlerce sürecek olan muhabbet böyle başlıyor. Ben hep işin şakasındayım.

Masaili Ken
Masaili Ken

Aldığım her şeyde “oo çeyizi düzdüm. Boncuklar tamam” diyorum. Kına gecesini konuşuyoruz kızlarla. Ben kaç inek ettiğimi soruyorum. Hep şakalaşıp gülüyoruz. Dönüş yolunda Ken‘i benimle tanışmaya getiriyorlar.

Masai yerlisi Ken ve ben
Masai yerlisi Ken ve ben

Adam gözümün içine bakamayınca anlıyorum ki benim için şaka olan şey onlar için çok ciddi. Üzülüyorum. Meğer ben evet desem benimle gelecek. Bu devirde hala gözünün içine bakmaya utanan adam görmek çok şaşırtıcı.

Ken ve aslan yeleli fotoğrafı
Ken ve aslan yeleli fotoğrafı

Döndükten sonra uzun süre whatsapptan bana aslan yeleli fotoğraflarını gönderdi. Bu kadar ciddiye almalarını yaşadıkları coğrafyadan kurtulmaya çalışmalarına yordum. 

  • Masai Mara yolun başı
  • Masai Mara yolun başı
  • Masai Mara yolunda piknik
  • Masai Mara yerlileri
  • Masai Mara bozkırlarında gün batımı
  • Gitmenin bir yolunu bulmak lazım
  • Yine aracımız bozuluyor
  • Klimanjaro eteklerinde ki çadırımız
  • Öldürülmüş zürafa
  • Aslanların yemek saati
  • Zebralar
  • Yalnız zürafalar
  • Masai Mara büyük göç
  • Mara River
  • Serengeti, Mara River
  • Silahlı korumalar
  • Mara River
  • Serengeti, Mara River
  • Serengeti, Mara River
  • Fil ailesi
  • Kilimanjaro eteklerinde ki çadırımız
  • Masai Mara'da öğle yemeği
  • Masai Mara yolu
  • Belgesel çekimleri
  • Masai Mara yolu
  • Çadırımızın banyo kısmı
  • Masai Mara National Park
  • Masai Mara Usülü Mangal
  • Masai Mara Usülü Mangal
  • Masai Mara Usülü Mangal

Hürriyet Seyahat Gezgin Yazar

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Masai Mara yolundayız. Buraya asıl gelme amacımız Masai Mara National Park’ta bir safari ve Masai Mara yerlilerini görmek. Kenya’da ikinci günümüz. Sabahtan beri o kadar çok şey yaptık ki ama şimdi gerçek maceraya doğru yola çıktık. Böylesi zorlayıcı bir yol daha önce gitmedim. Böbreklerimizin yerinde durduğuna şükrediyoruz da sarsıntıdan nerelerimize ne oldu bilmiyoruz.

 

Masai Mara’nın Tozlu Topraklı Yolları

Ekvatordan sonra Masai Mara‘ya yola çıkıyoruz ve saat birden gece 12’ye kadar süren, bir türlü bitmeyen, Afrika bozkırlarında zıplaya zıplaya, toz toprak içinde bir yolculuk başlıyor. Buraya kadar yollar gayet düzgündü ama dünyanın en büyük ve özel milli parkına giden yol tamamen toprak. Başımıza ne geleceğini bilmediğimiz için yüzler gülüyor. Gerçi ne olursa olsun her şeye güldük, eğlendik.

Masai Mara yolu
Masai Mara yolu

Zamanında buradaki yol yapılsın diye dünya örgütleri para göndermiş ama bu parayı naptılarsa bu yol yapılamamış. Bill Gates‘in oteli var milli parka yarım saat uzaklıkta. Dileyen buraya gecelik 800 dolar verip, helikopterle buraya gelip, bu yola katlanmadan safariye katılabilir.

Masai Mara yolun başı
Masai Mara yolun başı

Ben yine olsa yine ilkini tercih ederdim. Direkt Masai Mara‘ya giden küçük uçaklarda var. Bu zor toprak yol bize unutamayacağımız anılar biriktirmemizi sağlıyor. Yol üstünde durduğumuz bir yer de Afrika ürünleri vardı yine ama çok pahalıydı. Oradan bir şey almayın.

Masai Mara yolunda piknik
Masai Mara yolunda piknik

Yol boyu pek çok kez polis noktalarından geçiyoruz. Yola çivili bir tahta koyuyorlar. Labirent gibi arasından dolanıyorsunuz. İsterseniz durmayın. Çok ilkel ama çok da işe yaradığı kesin. Gayet büyük şehirlerden de geçiyoruz. Teneke barakalardan oluşan kasabalardan da.

Masai Mara yolu
Masai Mara yolu

Böyle bir kasabadan geçerken tuvalet için duruyoruz. Bir kaç kişiye sorunca en sonunda dar bir sokağın içini gösteriyorlar. Kızlar hep beraber sokağa giriyoruz. Yanımızda erkek yok. Hayatımda gördüğüm en korkunç tuvalet sanırım burada. Kapısını kapatamıyoruz çünkü zifiri karanlık. Siyah adamlar dışarıda. İçeriye bakıyorlar. Adamla göz göze geliyorum.

Dışarı çıktığımda çantamda ıslak mendil ararken adam yanıma geliyor. Elini çantama uzatıyor. Koluma dokunuyor. Elinde ne varsa kolum çamur oluyor. Gözleri kan çanağı.

Masai Mara yolun başı
Masai Mara 

Pek kendinde değil. Sanırım ilk defa korktum. Sokağın başında bekleyen ekibimizin bizden haberi bile yok. Lak lak yapıyorlar. Adamı ittirip son hızla çıkıyoruz sokaktan. 

Masai Mara Yolunda Aracımız Bozuluyor

Araçlar bozuluyor. Vahşi doğanın içinde duruyoruz. Bir gün önce Lake Naivasha batan güneş bugün Masai Mara bozkırlarının tozunun toprağının içinde batıyor. Hayat böyle işte. Ne olursa olsun hiç bir şey mutluluğumuzu ve neşemizi bozamıyor. Her durumla eğlenip gülüyoruz.

Yine aracımız bozuluyor
Yine aracımız bozuluyor

Saatlerce aracın yapılmasını bekliyoruz. Araçlar tam bir enkaz. O sarsıntıda nasıl enkaz olmasın. Keffa kasabalardan geçerken mekanik bir parça alayım diye durduğunda aldığı şey yarım daire şeklinde bir teldi. Yine yolun ortasında durup yerden aldığı şey bir vidaydı. Burada hiç bir şey yok. Her şey değerli.

Gitmenin bir yolunu bulmak lazım
Gitmenin bir yolunu bulmak lazım

Normalde araçtan inmemize izin vermiyorlar. Artık vahşi doğanın ortasındayız çünkü. Yol boyunca çocuklar görüyoruz. Bizim inmemize izin verilemeyen yollarda çocuklar çıplak ayak okula gidiyorlar. Geçen her aracın yanından koşuyorlar. Alışmışlar. Biz de araçtan çikolata, kalem, şeker atıyoruz.

Masai Mara yerlileri
Masai Mara yerlileri

Araç öyle bir toz toprak içinde ki, öyle bir sarsıla sarsıla gidiyoruz ki, öyle bir ses var ki. Sarsıntıdan, sesten kafam patlayacak gibi oluyor. Yanaklarımı tutuyorum. Sallanmaktan sarktılar resmen. Normalde 6 dan sonra araçla o yolda kalmak yasakmış ama biz gece 12 oldu hala yoldayız. Ekvator’a uğradığımız için böyle oldu.

Masai Mara bozkırlarında gün batımı
Masai Mara bozkırlarında gün batımı

Kamp alanına yaklaştıkça aracın farının vurduğu ışığa bir Masai yerlisi çıkıyor. Bize yol tarif edip yine aynı karanlığa geri dönüyor. Bir kaç kez tekrarlanan bu olaydan sonra sinirlerim bozuluyor ve gülmeye başlıyorum. Doğal navigasyon dedikleri bu olsa gerek. Tanrılar gerçekten çıldırmış olmalı.

Masai Mara Kamp Alanı

Kilimanjaro eteklerindeki kampımızdayız ve çadırımızın adı da Kilimanjaro. Çadır dediğime bakmayın. İçinde duş wc vs her şey var. Kenya’da cibinliksiz yatak yok. Aşılarımızı olup geldik, sıtma ilaçlarımızı içiyoruz. Enteresan ama sinek yok pek. Kış mevsimi buranın belki ondan. 

Klimanjaro eteklerinde ki çadırımız
Kilimanjaro eteklerinde ki çadırımız

Üstlerine bir örtü alıyorlar ve onunla ısınıyorlar. Bir paltoları yok. Akşamları üşüyoruz bizde ama bir polar yetiyor. Elektrik yok, jenaratör belli saatlerde çalışıyor. Bir saç kurutmayı çalıştıracak güçte değil ama telefonunuzu şarj edebilirsiniz.

Kilimanjaro eteklerinde ki çadırımız
Kilimanjaro eteklerinde ki çadırımız

Şarj demişken buradaki priz sistemi faklı. Benim gibi yanınızda bir fiş getirmediyseniz küçük bir anahtarı sokup çalıştırabiliyorsunuz ama siz uluslararası bir fiş götürün. Masai Mara yerlileri dolaşıyor etrafımızda. Otelde bulamadığım sıcak su bu çadırda var. 12 saatlik stabil yoldaki yolculuktan sonra ortam Tanrılar Çıldırmış olmalı filmlerini aratmıyor.

Hava hayli soğuk. Duş almayı başardık ama elektrik olmadığından saçımızı ateşte kurutuyoruz. Ateş başında, zifiri karanlıkta Masai Mara’da vahşi doğanın koynundayız. Gece çadırımıza vahşi hayvanların gelebileceğini söylüyorlar, içimiz rahatlıyor.

Çadırımızın banyo kısmı
Çadırımızın banyo kısmı, bir korku filmi

Vahşi hayvanlar yok ama fareler dolaşıyor her yerde. Sinek yok ama yine de cibinlik kullanıyoruz bu sebepten. Durum pek iç açıcı değil ama yarın ki safari için çok heyecanlıyız. 

Masai Mara National Park, Safari

Sabah erkenden kahvaltıdayız. Gelmeden önce aşı olmaya gittiğimde açık olan hiç bir suyu içmememiz gerektiği hatta dişimizi bile kapalı sularla fırçalamamız gerektiğini söylemişti doktor. Pişmemiş hiç bir ürünü de yememeniz gerekiyor demişti. Hal böyle olunca geriye pek bir şey kalmıyor.

Bir şey istemek içinde mutfağa şöyle bir uğrayınca gördüğüm manzaradan sonra pek bir şey yemem mümkün olmadı. Bir müddet sonra yediğim her şeyden aynı lezzeti almaya başlayıp yiyememiştim zaten. Meğer bu bağışıklık sisteminin çökmesi anlamına geliyormuş. 

Döndükten sonra ağrılar içinde serumlarla yattım. Siz vitamin almayı unutmayın. Hiç değilse bir şeyler sizi dinç tutsun. Buraya gidinceye kadar yemekle alakalı bir sorunumun olacağını hiç düşünmezdim.

Masai Mara National Park dünyada ki en büyük milli parklardan bir tanesi. Diğeri Tanzanya‘da ki Serengeti Milli National Park. Bu iki milli park sınır komşusu. Arada Mara Nehri var. Şu belgesellerde gördüğünüz hayvanların göç ederken geçtiği ve timsahların saldırdığı Mara Nehri. İki ülke arasında hayvanlar devamlı göç halinde ve bu göçü engelleyecek herhangi bir sınır yok.

HAKUNA MATATA gezinin bir numaralı kelimesi oluyor. Tüm Afrika’da kullanılan bu söz sıkıntı yok anlamında kullanılıyor. Hiç bir şeyi kafalarına takmıyorlar. Aslan Kral filmini bilmeyen yoktur. O kadar gerçekçiymiş ki biz o çizgi filmin içine düşmüş gibiyiz. Böylesi bir deneyim daha önce yaşanmadı.

Masai Mara Göç Zamanı

Şimdi göç zamanı ve biz de bu göçü izlemeye geldik. Milli parkın girişinden kısa bir süre sonra aslanlar tarafından öldürülmüş bir zürafa görüyoruz. Kocaman hayvanı nasıl da öldürmüşler. Sonrası uçsuz bucaksız dümdüz sararmış bozkırlarda, toprak yolda hoplaya zıplaya yol almak.

Öldürülmüş zürafa
Öldürülmüş zürafa

Görüğümüz hayvanları izleyip fotoğraflamak, izlemek. Hayvanlar o kadar kendi halinde ki arabayla aralarında dolaşmanız onları korkutup kaçırmıyor. çok yakınlarına kadar gidip seyredebiliyorsunuz. Tabi ki şemsiyeyle dürtmüyoruz yada rahatsız etmiyoruz. En nihayetinde vahşi hayvan. 

Zebralar
Zebralar

Gidilmemesi gereken yollara bir sopa koymuşlar o kadar. Anlayıp girmiyorsunuz. Her yer ölmüş hayvanların kafatasları ve kemikleriyle dolu. Tek tük ağaçların gölgesinde zebralar gölgeleniyor. Çok az su kaynağı var. 

Yalnız zürafalar

Burada ki zürafaların rengi Graffe Center’dakilerden daha koyu. Doğadaki zürafalar tek geziyorlarmış. Buna çok şaşırdım. Ben hep kalabalık geziyorlar sanıyordum.

Tek başına bir bufalo gördüyseniz bu onun yaşlandığını ve sürüden dışlandığı anlamına geliyormuş. Bizim gördüklerimizin hepsi tek bir taneydi ve çok kızgın bakıyorlardı. İlk dışlanma zamanları çok agresif oluyorlarmış.

Aslanların yemek saati

Erkek aslan göremedik ama bir sürü dişi aslan ve yavrusunu gördük.  Hatta yemek yerken yavrusunu tokatlayan anne aslan gördük. Kendiliğinden ölen hayvanları diğer hayvanlar yemiyor. Hastalıktan ölüyor çoğu. Bunu biliyorlar  ve yemiyorlar.

Fil ailesi

Bir kaç fil sürüsüne de denk geliyoruz. Bufalolar öyle hain bakıyor ki. En tehlikelisi de oymuş. Leopar av peşinde zebralar tetikte. Burada insan vahşileşiyor dostum. Bu masal gerçek ve hiç acıması yok. Çoğu canlı için mutlu sonla bitmiyor.

Masai Mara'da öğle yemeği

Öğlen bir ağacın altında durup araçlardan inmemize izin veriyorlar. Burada piknik yapıcaz. Bir kesekağının içinde tavuk içecek ekmek gibi bir şeyler var. Her şey o kadar fakir, her şey o kadar az ki, tavuk butlarının üstünde bile et yok. Tam bir yoksunluk hissi. 

Masai Mara National Park’ta bir tesis, bir tuvalet yok. Öyle bir durumda sizi doğada çukurumsu bir yere götürüyorlar. Genelde her yer dümdüz bozkır olduğu için umarım sık sık bu ihtiyacı hissetmezseniz. Bizimkiler tüm gün sadece bir kez durdu mesela. 

Tanzanya Kenya sınırında sadece bir taş var. Tam oradan geçerken aracımız bozuluyor. Ön tekerlek Tanzanya’da arka tekerlek Kenya’da. İterek çalıştırıyoruz. Araçların hepsi hurda zaten. Aracımızı yokuş aşağı bırakıp altına taş koyuyoruz mesela.

Belgesellerin Baş Tacı Mara River

En sonunda belgesellerin ünlüsü Mara Nehri’ndeyiz. Buraya silahlı askerler eşliğinde girebiliyoruz. Nehire düşersek ya da bir hayvan saldırırsa vuracaklar. Fikri bile korkunç ama biz de bir neşe aman allahım o ne neşe. Çocuklar gibi şeniz.

Silahlı korumalar
Silahlı korumalar

Nehrin karşısında timsahlar hipopotamlar. İsteyen bu nehrin kıyısında çadırlarda da kalabiliyor. Orası Tanzanya’da.
Afrikadaki hayvanlarin göç yolu burası ve tam göç mevsimindeyiz. Arka fonda antiloplar ve impalaların göçünü izliyoruz. O kadar çoklar ki.

Masai Mara büyük göç
Masai Mara büyük göç

Bir gün önce filler geçmiş. Onları kaçırmışız. Filler geçerken her yeri yıkıyorlarmış. Ağaçlar devrilmiş, dalları kırılmış. Yeşil ot peşindeler. Timsah dolu bir nehirden Serengeti‘ye geçiş. Burada hayat zor.

Mara River
Mara River

Dediklerine göre Tanzanya tarafı bazı bölgeleri yakarak hayvanların göç etmesini engellemeye çalışıyormuş ki hayvanlar onların bölgesinde kalsın. Hayvanlar yeşil ot peşinde olduğundan yanmış yeri görünce geri dönüyormuş. Masai Mara‘da da yanmış bölgeler görüyoruz. Her iki tarafta yapıyor birşeyler demek ki.

Mara River
Mara River

Tüm gün bu şekilde safariyi tamamlamış dönerken yolumuza bir aslan çıkıyor. Daha doğrusu biz onun önüne çıkıyoruz. Geçmesine de izin vermeyince aracımızın yanında biraz yürüyüp arka ayaklarıyla yeri eşelemeye başlıyor. Meğerse avlanma öncesi bunu yaparmış. Ben koltukların üstündeyim.

Serengeti, Mara River
Serengeti, Mara River

Aracımızın açılan tavanından çekim yapıyorum. Arkadakiler “gidelim” diyor ama ben “hayırrrr” diyorum. Bunu görmeye geldik buraya. Meğerse camlar açıkmış ve kapanmıyorlar. Aslan bizden birilerini yiyecekmiş. Bana kalsa aslan şöyle bir aracın üstüne zıplasa, tırmansa falan istiyorum. Ne aksiyon olurdu ama. Beş büyüklerin hepsini gördük. Çok mutluyuz.

Serengeti, Mara River
Serengeti, Mara River

Vurulmadık kafamız, vida girmeyen böğrümüz, ağrımayan, toz kaçmamış yerimiz kalmadı çok şükür. Burnum komple toz konuşamıyorum artık ama Hakuna Matata. Çok güldük çok eğlendik. Aradığım şey buymuş.

Serengeti, Mara River
Serengeti, Mara River

Masai Mara’da Mangal Nasıl Yapılır?

Kurban bayramındayız ve akşam için kişi başı 6 dolara oğlak kesecekler bize. Eğer bir gün yolunuz buraya düşerse Masai oğlağı yemeyi iki kere düşünün. Ne zamanında yapıyorlar, ne pişirme usulleri ne tadı bizim damak tadımıza uygun değil. Olsun, denemeden bilemezdik.

Masai Mara Usülü Mangal
Masai Mara Usülü Mangal

Gece on olmuş biz hala bekliyoruz bir şeyler yiyeceğiz. Sonunda etler geliyor ve ateşler yanıyor. . Bizimkiler her şeye muhalif. Elin Masai Maralı yerlisine mangal öğretiyoruz. Bıraksana adam nasıl yapıyor onu öğrenelim. Zaten ne derseniz deyin onlar kendi bildiğini yaptı.

Masai Mara Usülü Mangal
Masai Mara Usülü Mangal

Çok sert bembeyaz bir et. Önce mangalda mühürleyip sonra kazıklara geçirip ortadaki ateşte çadır gibi dizip çevire çevire pişiriyorlar. Hayatımda yediğim en lezzetsiz etti sanırım. Burada hayvanları kesmeyip boğarak öldürüyorlar.

Masai Mara Usülü Mangal
Masai Mara Usülü Mangal

Sonra boğazından bir delik açıp kanını bir kapta biriktiriyorlar. Sütle karıştırıp içiyorlar. Tamamen proteinle beslendikleri için kadıı herkeği hepsi kas. Gram yağ yok. Bu boğulmadan olsa gerek ciğeri acı.

Belgesel çekimleri
Belgesel çekimleri

Sabah altıda yine kısa bir safari yapıyoruz. Aslan ailesiyle geziyoruz biraz. Sonra National Geographic ve BBC kameraları ve onlarca araçla birlikte dünkü ölmüş zürafanın aslanlar tarafından nasıl yenildiğini izliyoruz. O belgesel çekilirken ben oradaydım. Öyle bir coğrafya ki içinizde ki vahşi ortaya çıkıyor. Belgesellerde izlerken gözünüzü kapattığınız şeyler burada normal. Hatta siz bile oturup o zürafayı yiyebilirsiniz.

  • Rift Valley
  • Keffa aracı kullanmama izin veriyor
  • Hakuna Matata
  • Doha
  • Uçaktan Nairobi
  • Nairobi havaalanı
  • Nairobi
  • Graffe Center
  • Graffe Center
  • Graffe Center
  • Graffe Center, Naiorbi
  • Rift Valley
  • Lake Naishava
  • Lake Naivasha, gördüğüm ilk hipopotam
  • Akbaşlı kartal besleme saati
  • Rift Valley
  • Lake Naivasha Göl Safarisi
  • Lake Naivasha, Maymunlar
  • Lake Naivasha, Günbatımı
  • Lake View Estate, safari
  • Lake View Estate, impala
  • Lake View Estate, safari
  • Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası
  • Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası
  • Hürriyet Seyahat Gezgin Yazar

Hürriyet Seyahat Gezgin Yazar

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

‘’Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik’’ der masalda. Biz de öyle gittik. Bu Kenya’ya gitme özlemi nereden başladı, nedenbaşladı hiç bilmiyorum ama Kenya beni çağırdı. Nisanda bir denedim olmadı. Temmuz da kendiliğinden geliverdi önüme. Ben de gidiverdim. Bu sefer bir kaç ay beklemem gerekti. Dalıştan arkadaşlarım bayram tatili için Kenya, Zanzibar planı yapmışlar. Zaten ben de sadece Kenya’ya gitmek istemiyordum. Gitmişken Tanzanya Zanzibar’a da gideyim istemiştim. Çok ballı olduğumu söylemiş miydim? 

 

Kenya’ya Nasıl Gittik?

Biz Qatar Airways’le Doha aktarmalı uçuyoruz. İki saat aktarma zamanımız var. Bu tür aktarmalı uçuşlarda ilk uçuş yerinden binmezseniz diğer tüm uçuşlarınız yanıyor. Qatar Airways’te devamlı çıkan seçenekli sıcak yemekler çok lezzetli. Yemek zamanı uçağı bir yemek kokusu sarıyor ama rahatsız edici değil, hatta özendirici. Ekip son derece güler yüzlü. 

Kenya
Kenya yolları çok uzak

Atatürk havalimanında güle oynaya bindiğimiz uçağımız 4 saat sonra Doha‘da. Gerçekten muhteşem bir havaalanı. Uçaktan inme diğer uçağa yürüme, bilet vs derken iki saati anlamıyoruz bile ve Nairobi için uçaktayız. Artık ne düşündüysem, yanımda 600 sayfalık tuğla gibi bir kitap var.

Doha                Doha

Arkadaş da beni acil uçuş kapısındaki koltuğa oturtunca, koltuk da asla kımıldamayınca, ben de geri kalan 6 saatlik uçuşu okuyarak geçiriyorum. Gecenin ilerleyen saatlerinde pencereden dışarı bakınca ayı ters görüyorum. Daha önce hiç bu şekilde görmedim. “Bahar bu sefer hakikaten gittin ama ne gittin” diyorum.

Uçaktan Nairobi
Uçaktan Nairobi

Gece bir civarı Nairobi’nin konteynır havaalanına giriyoruz. Bizim indiğimiz kontuar öyleymiş aslında. Dönerken gördük ki kocaman bir havaalanı var ama ne giderken ne dönerken biz bu havaalanına giremedik.

Nairobi havaalanı
Nairobi havaalanı

Kenya vizesi kapıda 50 dolar karşılığı alınabiliyor. Yeşil pasaportlular ayrı bir sırada vize ödemeden giriyor. Bizden önce giden bir kafile var. Onlar bizi almaya gelmiş. Kenya uzun süre İngiliz sömürgesi olarak kaldığı için İngiliz kültürü çok fazla yerleşmiş bir yer. Direksiyon bile sağda mesela.Otelimiz havaalanına pek yakın değil. Güzel bir otel de değil. Sıcak su yok ve ben soğuk suyla duş alıyorum.  

Keffa aracı kullanmama izin veriyor
Keffa aracı kullanmama izin veriyor

Neden? çünkü üç günlük bir safariye çıkıcaz ve duş alma imkanım olmayabilir. Büyük beşliyi görmeye gidicez. The Big Five. Afrikanın keşfinde, beyaz adam geldiğinde avlanmaya çıkmış ve en zor yakalanan bu beş hayvanların peşine düşmüş. Aslan, fil, bufalo, leopar, gergedan. İsmi de öyle kalmış. Neyse ki şimdilerde avlanmak yasak.

Nairobi
Nairobi

Dediklerine göre İstanbul trafiğini aratmayacak bir trafik varmış gündüz. Bana hiç denk gelmedi. Şanslı olduğumu söylemiş miydim?

Graffe Center ve Zürafalar

Kenya‘da sabah kahvaltısında tavuk, kuru fasulye benzeri sıcak yemekler çıkıyor. Bir de tost ekmeği, yumurta, ananas gibi şeyler. Tabiki ikinci seçeneği kullanıyorum. Biraz aç kalıcam sanırım buralarda. Şimdi olsa o sıcak yemekleri de denerdim kahvaltıda. Ön yargılı olmamak lazım aslında.

Graffe Center, Naiorbi
Graffe Center, Nairobi

İlk durağımız Graffe Center. Umbrella Acacia Tree denilen buraya has ağaçları yakından görebilmek, bu ağacın yapraklarını yiyen zürafaları izlemek masal gibi. En sevdiğim hayvanlar zürafalar. Gülen yüzlerine, beneklerine kurban olsunlar. Burası zürafa yetiştirilen bir yer. Gezginlerle bir turda olduğumuz için ve her şey önceden ayarlanmış olduğu için giriş için ücret ödemedik biz. Bizimle birlikte biraz kalabalık oldu burası. Herkes zürafalara hücum etti.

Graffe Center
Graffe Center

Bir bakıcı zürafa yemini iki dudağının arasına koyup zürafayı böyle besleyince dayanamıyorum ve defalarca deniyorum. Her defasında yemeyi başarıyor. Harika fotoğraflarım ve gifler ortaya çıkıyor. Burada hediyelik eşya satışı da var. Daha yolun başındayız alırız başka yerden diye düşünmek Afrika için pek geçerli değil.

Graffe Center
Graffe Center

Beğendiğiniz ne varsa almalısınız. Bir daha rastlama şansınız olmayabilir. Genelde satılanlar el ürünü ya da o bölgeye ait olduğu için başka yerde aynısından bulamıyorsunuz. Hala Graffe Center‘da almadığım oraya özgü örtüler rüyalarıma giriyor.

Graffe Center
Graffe Center

Range Rover’larımıza binip yola koyuluyoruz. Kenya’nın bozkırlarına gidicez. Bu taraflarda kırsal iklim söz konusu. Kenya’da safari için turlar düzenleniyor. Kendi başınıza gidemiyorsunuz. Her şey tura dahil. Siz bir şeyle uğraşmıyorsunuz. Yolda bir yerde yemek yiyoruz.

Nairobi, Graffe Center
Nairobi, Graffe Center

Basit açık büfe şeklinde. Hayatımda içtiğim en lezzetli çorbayı burada içtim sanırım. Yemeğin üstüne bir kase daha içtim ama ne içtiğimi bilmiyorum gerçekten. Sormak aklıma gelmemiş. Yolun yorgunluğu ve ben neredeyim şaşkınlığından olsa gerek.

Hakuna Matata
Hakuna Matata

Dünyanın En Uzun Fay Hattı Rift Valley

Rift Valley‘deyiz. Dünyanın en büyük fay hattı Rift Valley, engin bir coğrafi ve jeolojik şekil. Bir gün büyük bir depremle Afrika‘nın doğusunun kıtadan ayrılacağı düşünülüyor.

Rift Valley
Rift Valley, dünyanın en uzun fay hattı

İsrail’den Mozambik’e kadar 9600 km uzunluğunda olan vadinin genişliği otuz ile 100 kilometre arasında değişiyormuş. Derinliği ise birkaç yüz metreden binlerce metreye değişiyormuş. Adı kâşif John Walter Gregory’den gelmekteymiş. Üstündeyken tedirgin olmamak mümkün değil.

Rift Valley
Rift Valley

Bir seyir terasından uçsuz bucaksız topraklara bakıyorsunuz. Bir kaç baraka da hediyelik eşyalar satılıyor. 40 dolar dediği şapkayı 5 dolara alıyorum. Pazarlık şart bu topraklarda.

Rift Valley
Rift Valley

Lake Naivasha, Göl Safarisi

Yol neredeyse bütün gün sürüyor. Akşam saatlerine doğru Lake Naivasha’ya ulaştık sonunda. Burada bir göl safarisi yapıcaz. Bize can yelekleri giydiriyorlar. Hava artık biraz serince. İç kesimlerde karasal iklim hakim. Hipopotamları ve akbaşlı kartalları görücez. Kanoların içindeyiz.

Lake Naivasha, gördüğüm ilk hipopotam
Lake Naivasha, gördüğüm ilk hipopotam

Devrilsek, suyun soğukluğunu geçtim her yer hipopotam ve başka bir sürü şey dolu. Hipopotam dünyada ki en ölümcül hayvanlardan. Düşmeyi hiç istemeyiz. Bizim düşmek istemediğimiz suyun içinde neredeyse boynuna kadar suların içinde olan balıkçılar vardı yalnız.

Akbaşlı kartal besleme saati
Akbaşlı kartal besleme saati

Kano rehberimiz havalara balık attıkça akbaşlı kartallar kapıp duruyor ama çok da istekli değilller. Anlaşılan biz gelinceye kadar bütün gün bu şovu yapmışlar ve yemekten çatlamışlar. Hayatımda ilk defa hipopotam gören ben bir masalın içinde gibiyim.

Lake Naivasha Göl Safarisi
Lake Naivasha Göl Safarisi

Masalda hissedebiliyorum yalnız. İnce giyinmişim. Donuyorum. Kano rehberimiz bana rüzgarlığını verince rahatlıyorum. O kadar kocaman ki can yeleğimle birlikte giyince bile hala bol.

Lake Naivasha, Maymunlar
Lake Naivasha, Maymunlar

Safari sonrası oradaki maymunlarla oynuyorum. Çok yakınıma kadar geliyorlar. Yakınıma kadar gelse de dokunmak mümkün olmuyor. Aslında karşılıklı olarak ikimizde birbirimizden çekiniyoruz.

Lake Naivasha, Günbatımı
Lake Naivasha, Günbatımı

Muhteşem bir gün batımı yaşıyoruz. Her şey çok masalsı. Orada olduğum ve bunları yaşıyor olmama hala inanamıyorum. Rüzgar ılık ılık, biraz da olsa ısırarak tenime dokunmasa, saçımla oynaşmasa bir rüyadayım sanabilirdim. 

Lake Naishava
Lake Naivasha

Akşam otelde alınan yemekten sonra uyumaya çekiliyor herkes. Ben lobi de internette gezinmeyi tercih ediyorum. Açık olan tüm tvlerde National Geograik’in Afrika belgeseleri açık hep ve ben o belgeselin içindeyim.

Lake Naivasha

Lake Nakuru Safari

Sabah erkenden Lake Nakuru’da ki  Lake View Estate kapısındayız. Yine bir göl ama bu sefer karadan bir safari yapıyoruz. Burada yaşayan hayvanlarda insanlarda çok şanslı. Her yer yemyeşil ve bol su var.

Lake View Estate, impala
Lake View Estate, impala

Bir sürü impala görüyoruz. Maymunlar her yerde zaten. Ve bir ara bir gergedan görüyoruz. Bir hayli uzakta yalnız. Profesyonel bir kameram yok. Zaten daha safarimizin ilk günleri nasılsa görür de çekeriz dediğimiz gergedanı ilk ve son görüşümüz oluyor ama fotoğrafı yok. Olsun. Önemli olan görmüş olmamız.

Lake View Estate, safari
Lake View Estate, safari

Flamingoların gölüne gidiyoruz. Çok uzaklarda birkaç tane var ama dürbünle bile çok net görmek mümkün değil. Bu arada yeri gelmişken yanınıza mutlaka dürbün alın. Rehber de bir tane oluyor genelde ama o kadar kişi sıra beklemeniz gerekecek. 

Lake View Estate, safari
Lake View Estate, safari

Ekvator Çizgisi, Dünyanın Tam Ortası

Araç rehberlerimiz kişi başı 5 dolar verirsek bizi Ekvator çizgisine götürebileceğini söyleyince gidip gitmemeyi tartışıyoruz. Bunun nesi tartışılır bilemiyorum. Tabi ki gidicez. Ekvator çizgisinin olduğu yerde barakalar kurulmuş. Her birinde çok değişik Afrika’ya has ürünler satılıyor.

Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası
Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası

Bizim aracımız her zaman ki gibi en son giden araç. Nereye gidersek gidelim en az kalabilen biziz. Geç gitsek de aynı anda hareket ediyoruz. Bir yarım saatim daha olsaydı oradan çok güzel şeyler alabilirdim. En ucuz yer orasıymış aslında.

Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası
Ekvator çizgisi, Dünyanın tam ortası

Bir kadın bize su deneyi yapıyor. Çamurlu bir su dolu çanaktaki tahta parçası bir adım sağa geçince sağa bir adım sonrası sola dönüyor. Tam çizginin üstünde ise hareketsiz kalıyor. Kitaplardan okuduğumuz şeylerin gerçekleriyleyiz.

  • Graffe Center, Nairobi

Hürriyet Seyahat Gezgin Yazar

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Kenya gibi uzak ülkeler ha deyince gidilebilen yerler değiller maalesef. Aylar öncesinden alınan biletler, Kenya öncesi olunan aşılar, yanınıza almanız gerekenler var. İlk etapta Kenya’ya gitme zamanı kesinleşince en az on gün öncesinden aşı olmanız gerekiyor.

Ülkeye giriş gerekliliği: Sarıhumma bulaşma riski olan ülkeden gelen 1 yaşın üzerindeki tüm yolcuların Sarıhumma aşısı ile aşılandığını gösteren uluslararası aşı sertifikası bulundurması zorunludur.

Aşıyı Nerede Yaptırabilirsiniz?

Sağlık bakanlığı bu şekilde açıklamış. Bu aşıyı Devlet Hastanesinde yada sağlık ocaklarında yaptıramazsınız. Arkadaşlarımla konuştuğumda ve internetten araştırdığımda her ilde bulunan Seyahat Sağlığı Merkezleri’nde bu aşının yapılabileceğini öğrendim. Gitmeden önce evinize en yakın merkezden randevu almanız gerekiyor. Randevusuz gidenlerde olmuş. Aşılarını olabilmişler ama siz yine de randevunuzu alın derim. 

Her ilde farklı yerlerde bulunan bu aşı merkezlerine ulaşmak için tıklayınız. 

 

Kenya

Aşı Olurken Yaşayacaklarınız Neler?

Bana en yakın yer Karaköy’deki merkezdi.  Doktor size gideceğiniz tarihi ve kaç gün kalacağınızı soruyor. Doktor aşı öncesi size bir test yapıyor. Bu teste doğru cevaplar vermelisiniz. Yumurtaya alerjisi olanlar bu aşıyı olamıyormuş mesela. Hamilelere yapılmıyor yada 6 ay içinde hamile kalmamamız gerekiyor. Gitme tarihinden en az on gün önce başvurmalısınız. Aşı en az bu kadar sürede etkileşime geçiyor. Aşıyı yaptıktan sonra kalacağınız gün kadar antibiyotik veriyor. Gitmeden 1 gün öncesinden haplara başlıyorsunuz. Kaldığınız sürece ve döndükten sonra da içmeye devam ediyorsunuz. Aynı saatte ve tok karna içmeniz gerekiyor. Antibiyotikler sıtma için ama dünya da sıtmadan koruyabilen bir ilaç yok. Bu sadece eğer yakalanırsanız hafif atlatmanız için. Aşı canınızı yakmıyor. Korkmaya gerek yok. Bunların hepsi ücretsiz.

Graffe Center, Nairobi
Graffe Center, Nairobi

 

Aşının Yan Etkileri Neler?

İlaçlar özellikle dudaklarda kuruluk yapıyor. Bir nemlendirici çok işinize yarayacak. Yan etki olarak hafif ateş, kas ağrısı ve halsizlik yapıyormuş. Ben de hiç birisi olmadı. Uzun süreli Afrika gidişlerinde sadece aşı yapılıyor hap verilmiyor. Giden arkadaşlarımın yönlendirmesi bu şekilde. 24 saat alkol tüketmemelisiniz ve hamam sauna gibi bir yere 24 saat gitmemelisiniz ama duş alabilirsiniz.

Biz on gün kalacağımız için haplarımızı aldık. Bunlarla birlikte bir de aşı karneniz oluyor. Bunu göstermeden ülkeye giriş yapamazsınız dendi ama hiç soran olmadı. Hatta Avrupa ülkelerine girerken bu karnenizi göstermezseniz sizi ülkeye sokmazlar dendi ama o gün bugün yanımda taşıyorum. Hiç bakan ya da soran olmadı.

En son yapılan aşılar ömür boyu sizi sarıhummadan koruyormuş. Bir kere olmanız yeterli. Bir sonraki Afrika yolculuğum için çok güzel bir haber. 

Afrika’nın gittiğiniz bölgesine göre yapılacak aşılar değişiyor ama en çok görülen ve en tehlikelisi sarıhummaymış. Yatarak istitahatten başka tedavisi de yokmuş. Ölüme kadar götürebilen bir hastalık olduğu için ben gitmeden bu aşıyı olmayı tercih ettim. 

Diğer Dikkat Edilecek Hususlar

 

Doktorumuzun diğer tavsiyeleri şu şekilde:

  • Sadece kapalı şişeden su için. Kapağını mutlaka siz açın. Dişinizi bile musluk suyuyla fırçalamayın
  • Buz kullanmayın
  • Salata tüketmeyin. Sadece pişmiş yemek tüketin.
  • Meyve yiyeceğiniz zaman kendiniz yıkayıp soyun.

 

Sıtmadan korunmak için:

  • Uzun kollu kıyafetler giyin.
  • Sivrisinekler için bileğe takılan sinek kovuculardan alın.
  • Sprey şeklinde sinek kovucu alın.
  • Cibinliksiz yatmayın.

Tüm bunlar gözünüzü korkutmasın. Turistik bölgeler devamlı ilaçlanıyor. Ben gittiğimde sinek bile görmedim. Eylül ayıydı. Belki oranın kış ayı olduğu içindir ama gerçekten korkacak bir şey yok. Son önlemleri kendi ülkemizde bile alıyoruz. 

Dikkat etmeniz gerekenler gerekenler:
  • Doğaya uygun renkte, toz göstermeyen kıyafetler götürün. Kolları ve paçaları uzun olursa rahat edersiniz. Dikkat çekici renkler hayvanların fazla ilgisini çekiyor.
  • Uluslararası fiş almalısınız. Kenyanın prizleri bizimkilerden farklı. Almadıysanız bir kürdan soktuğunuzda da çalışabiliyorlar. Çarpılmamaya bakın.
  • Mutlaka rahat bir ayakkabı tercih etmelisiniz. Ben spor ayakkabı yanında lastik tabanlı sandaletle çok rahat ettim.
  • En iyi bavullarınızı götürmeyin. Bavullarımız safariye giderken Range Rover’ın üst tarafında toz toprak oldu. Havaalanlarında atılmaktan kırıldı. Bir daha kullanamadık. Çöpe attık.