Kimsin Sen Bahar?

Rehber değil gezginim. “Nerdesin Bahar” bana en çok sorulan soru ve merak edilen şey. Nerdeyim, nerde olayım ben de bilmiyorum. Hep birlikte Bahar’ı bulucaz. Onun kendini bulma yolcuğunda yalnız bırakmayın.

Yıllardır yaptığım gezilerimi, anlatmaktan yazmaya 2017 yılında Hürriyet Seyahat’le başladım. Bilmediğim ülkeler de, şehirler de sokaklarında kaybolurken belki köşeyi döndüğümde, orada ki sizsiniz. Bir gün bir yerde karşılaşırız ve bir masalımın kahramanı da siz olursunuz belki. Kim bilir?

Bu sitede gazetede yayınlanmış yazılarımla birlikte yayınlanmamış kendime sakladığım yazılarımı da okuyabilirsiniz. 

Gezmeyi, öğrenmeyi, dokunmayı, koklamayı, gülmeyi seven bir kişilik Bahar. Adı gibi kimi zaman sakin, kimi zaman coşkulu, kimi zaman kabına sığmaz taşar. Bazı insanlar Bahar’ın enerjisinden rahatsız olabilir. Ya seversiniz ya nefret edersiniz. İkisinin ortası yoktur. 

Hayatımda çok fazla değişiklikten hoşlanmasam da, bıçak kemiğe dayandığı an her şeyden vaz geçip, tam ters istikamete gidip,  hayatımı bir kaç kez değiştirdiğim oldu. Mesleğimi, yaşadığım şehri, düşüncelerimi… Değişmeyen tek şey değişimin kendisi. Hayatın kısa ve andan ibaret olduğunu anladığımdan beri. 

Adrenalin sporlarını sevdiğim doğru. Suyla olan bir bağım var. Suyla ilgili her şey beni kendisine çeker. Denizlerin altında köpek balığı kovaladığım da olur, karlı azgın sularda “gözüne gözüne” diye bağırarak bir botla geçmeye çalışmam da. Bir göl, bir şelale gördümmü elbiselerimle atladığıma şaşırmayın. İlk önce hayret etseniz de direnmenin faydası yok. Nasılsa sizde atlayacaksınız o suya ve bana teşekkür edeceksiniz. “İyi ki” cümlelerini duyucam.  Bir gün, hiç yapmamışken dağa tırmanıyorken de görebilirsiniz. Bir kamp alanında yan çadırınızdan da çıkabilirim. Ateş başında şarkı söylerken sucuklarımızı da pişirebiliriz. Yaşarız kısaca…

Hep devrik cümlelerim vardır. Karşımda biri varmış da ona anlatıyormuş gibi gelişine yazarım. Anlatırım.

 

Her gittiğim yerden mutlaka oranın ya  taşını ya  toprağını da yanımda getiririm. Oraya ait bir tabak, bir yiyecek soframda mutlaka olur. Göz ucuyla bile olsa görmek bana güzel anılar anımsatır. Gülümsetir. Kim ihtiyaç duymaz ki küçük mutluluklara…

Yolda olduğum zamanlar en mutlu olduğum zamanlar.  Gülmeyi çok severim. Eğlenmeyi de. Neşem çoğu zaman bulaşıcıdır. Direnmenin faydası yok. Güleceksin, eğleneceksin, çok fazla ciddiye almayacaksın hayatı. Hep biz planlar yaparken o kendi planını yapıp bize çelme takmıyor mu? Bir çelme de ben takıyorum hayata. 

Dünya benim evim. Dönerken hep bir hüzün kaplar ve nereye gideyimin planlarını yapmaya başlarım. Plan demişken pek plan da yapamam. Gidişlerim hep ani olmuştur. Her şeye hep bir son dakika monte olurum. Hiç tanımadığım insanlarla yeni tatlar, yeni hayatlar keşfederim. En iyi dostlarım hep yolda tanıştıklarım olmuştur. 

Bu kız fotoğraf çekmeyi de çektirmeyi de çok sever. İstediği kareyi yakalayamazsa oluncaya kadar canınızı çıkartabilir. Onun verdiği kadrajda fotoğrafını çekin kurtulun derim ben. Boşuna uğraşmayın. O kareyi kafasına koyduysa napsanız ikna edemezsiniz. Fotoğrafların hikayesini yazar çünkü. Bazen bir kare bin cümleden daha fazla şey anlatır.