• Samsun Bandırma Vapuru
  • Ordu Boztepe
  • Giresun kalesindenden manzara
  • Ayder Yaylası şelalesi
  • Uzungöl
  • Uzungöl
  • Uzungöl
  • Karadeniz baş bağlaması
  • Ayder Yaylasında ki teyze
  • Fırtına Deresi
  • Palovit Şelalesi
  • Palovit Şelalesi
  • Palovit Şelalesi
  • Borçka Karagöl
  • Borçka Karagöl
  • Karadeniz Yaylaları
  • Karadeniz yaylaları
  • Ayder Yaylası
  • Sal Yaylası Pilunç evi
  • Ayder Yaylası
  • Hep dört ayak üstüne düşerim
  • Boztepe'de fındık topşarken
  • Çamlıhemşin Zilkale
  • Çamlıhemşin Zilkale
  • Sal Yaylası
  • Sal Yaylası Pilunç evi
  • Ayder Yaylası

Bir Yeşil Aşk Karadeniz

Hürriyet Seyahat, yazar Bahar Gündoğdu

Hürriyet Seyahat’te yayımlanan yazımın daha detaylı hali

Doğu Karadeniz mevsimi hep yaza denk gelen sezonuyla es geçtiğim bir rotayken bir anda kendimi Karadeniz yollarında buluverdim. Her şey normal bir geziydi başlangıçta ama Karadeniz’e aşık bir insan olarak döndüm. Fotoğrafçı bir grupla beraber hiç tanımadığım insanlarla başlayan yolculuğum bir masala dönüşüverdi. Gitmeyenin anlayamayacağı bir maceraydı.

Hep dört ayak üstüne düşerim
Hep dört ayak üstüne düşerim

Doğu Karadeniz yolundayım

İstanbul’dan Samsun‘a kara yolculuğu yaparak ulaştık. Samsun’da Atamızın Bandırma vapuru ve evi görülmeye değer. Ardından Ordu Boztepe‘ye çıktık. Şehir merkezinden bir teleferikle çıkıyorsunuz. Çatıların üstünden yapılan yolculuk çok eğlenceli gerçekten. Gidiş dönüş bilet 10 lira tek yön 6 lira.

Samsun Bandırma Vapuru
Samsun Bandırma Vapuru

Ben tek yön alıyorum. Aşağıya yamaç paraşütüyle inmeyi planladım ama bu hayal olarak kalıyor. Çok fazla sis var. Bizde fındık topluyoruz. Giresun’da konaklamayı düşündüğümüz için hızlıca gidiyoruz. Burada kendimize balık ziyafeti çekmeden olmazdı.

Boztepe'de fındık topşarken
Boztepe’de fındık topşarken

Otelimize dönerken taksicinin kaybolması benim kendimi hala Ordu’da sanmam Giresun’da olduğumuzu öğrenmem ayrı bir hikaye. Bütün gece yol almak bir günde üç şehir gezme temposundan olsa gerek.

Ordu Boztepe
Ordu Boztepe

Sabah Giresun kalesinin muhteşem manzarasından sonra şöförümüzün tavsiyesiyle Trabzon’un köylerine çıkıyoruz. Yemyeşil çay bahçeleriyle ilk buluşmamız. Çay toplamayı öğreniyoruz.

Giresun kalesindenden manzara
Giresun kalesindenden manzara

Uzungöl

Sonra Uzun göle doğru yol alıyoruz. Karadeniz’de en bilinen noktalar bunlar. Uzun göl tam bir hayal kırıklığı oluyor.

Uzungöl
Uzungöl

Okumuştum ancak bu kadarını tahmin etmiyordum. Gölü komple çevirmişler. Araçlardan park yeri bulmak çok zor. Her yer de arap turistler var.

Uzungöl
Uzungöl

Her şey arapça. Lunapark bile var. O kadar çok insan var ki. Restoranlar pahalı, ilgisiz. Uzungöl’ü tepeden gören yerde duramadık. Yağmur yağıyordu ve hava kararmak üzereydi. 

Uzungöl
Uzungöl

Ayder Yaylası

Fırtına deresi kıyısından, tarihi köprülerinden, tepelerini göremediğimiz yemyeşil dağlarından, o dağların arasından gözüken evlerinden geçerek ilerliyoruz, fonda Karadeniz türküleri var tabiki.

Fırtına Deresi
Fırtına Deresi

Sırada meşhur Ayder yaylası var. Yolda Karadeniz’in meşhur yağmuruyla tanışıyoruz. Bu şekilde yağmaya başlayıp sel basması an meselesi olurmuş. Karadenizli şöförümüz Süleyman abi çok endişelenmiş ama neyse ki bir şey olmuyor.

Ayder Yaylası
Ayder Yaylası

Gece yarısı ulaştığımız Ayder bizi canlı Karadeniz müzikleriyle karşılıyor. Asansör yok. Teleferikle bavul taşıyan bir otelde konaklıycaz. Gecenin bir yarısı geldik. Çantamı bıraktığım gibi Karadeniz müziklerinin kollarına bırakıyorum kendimi.

Ayder Yaylası
Ayder Yaylası

Oralara gidene kadar hiç merakım yoktu ama orada başka bir şey dinlemek mümkün değil. Havası suyu bunu gerektiriyor. Ayder’i hiç durmadan yağan yağmuru altında türküleriyle hatırlıycam.

Ayder Yaylası
Ayder Yaylası

Sabaha karşı yatıp saat 6ya saati kurup kalkıyorum. Şelaleyi fotoğraflıycaz ama sabah kalkıp penceremden görüp fotoğrafını çekip yatıyorum. En büyük pişmanlığım bu olsa gerek.

Ayder Yaylası şelalesi
Ayder Yaylası şelalesiKaradeniz

Sonradan çekilen fotoğrafları görünce pişman olmamak elde değil. Sabah kendimi Ayder yaylasına salıyorum. Evlerin arasından geçerken bir teyzem bana bakacak diye örgü yumağını düşürüyor.

Ayder Yaylasında ki teyze
Ayder Yaylasında ki teyze

Tam filmlerdeki gibi. Oraya gitmeden önce otantik giysilerin film, dizi icabı giyildiğini düşünürdüm. Hiç de değil. Kıyafetleri, yemyeşil yaylaları, evleri, şiveleri, her daim komik sohbetleriyle her yer film platosu gibi. Ayder’de fazla şehirleşmiş, ticari olmuş.

Palovit Şelalesi

Asıl gün bugün. Yemyeşil dağların arasından gürül gürül çağlayarak akan deli sular. Manzara inanılmaz güzel ve etkileyici. Burası Palovit Şelalesi.

Palovit Şelalesi
Palovit Şelalesi

Bir kütüğün içine yapılan merdivenden şelaleye iniyorum ve yaklaşabildiğim kadar yaklaşıyorum suya. Palovit Şelalesiyle buluşup sularında ıslanıyorum. Üstümde kuruyor tabi.

Palovit Şelalesi
Palovit Şelalesi

Yeterli zamanımız olmadığı için suda yüzme şansım olamadı ama ıslanmak bile yetti. Bugüne bir de Pokut Yaylası ekledik çünkü.

Palovit Şelalesi
Palovit Şelalesi

Zil Kale

Zil Kale Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde. Denizden 750 metre yükseklikte. Aşağılarda Fırtına deresi akıyor. Ondan da 100 metre yükseklikte. Çok uzaktan bile muhteşem Zil Kale‘yi görebiliyoruz. Müze kartı geçerli değil. Burası lazların hac yeriymiş.

Çamlıhemşin Zilkale
Çamlıhemşin Zilkale

14cü yüzyılda inşa edilmiş. Trabzon İmparatorluğu tarafından yapılan kale Osmanlı zamanında askeri amaçla kullanılmış. Binada bulunan verilerden zamanında dört katlı olduğu düşünülüyor. Her yayla çıkışı buraya uğrayıp kalenin tepesinden aşağıda deli deli akan Fırtına deresine bakmadan geçmezlermiş.

Çamlıhemşin Zilkale
Çamlıhemşin Zilkale

Sal ve Pokut yaylası

Sonra Sal Yaylası ve Pokut Yaylası için başka araç kiralıyoruz. Yol öyle bozuk ki. Araçta zıplaya zıplaya yolculuk yapıyoruz ama asla aynı yere konamıyoruz.

Sal Yaylası
Sal Yaylası

Her şeye rağmen çok gülüp eğleniyoruz. Sal yaylasında Kadir abi karşılıyor bizi. Eskiden orada düğün yaptıklarını anlatıyor ama sisten nasıl birbirlerini göreceklerini düşünüyorum.

Sal Yaylası Pilunç evi
Sal Yaylası Pilunç Çay evi

Bizi Pilunç Çay evine götürüyor. Gerçek süt içip, o sütten yapılan sütlaçlardan yiyoruz. Sobasında ısınıp sohbetleriyle mutlu oluyoruz.

Sal Yaylası Pilunç evi
Sal Yaylası Pilunç Çay evi

Kadir abi bizi Sal yaylasıyla Pokut yaylasının arasını Kaçkar Dağlarında yürüyerek gitmeyi öneriyor. Hayatımın en güzel yürüyüşüydü sanırım. Bir saat önce sıcaktan kendimi Palovit Şelalesine atmışken şimdi buz gibi havada yağan çiğin ve sislerin içinde Kaçkarlardayım.

Sal Yaylası, Pokut yaylası arası Kaçkarlar
Sal Yaylası, Pokut yaylası geçişi Kaçkarlar

Çiğden ıslanıyorum bu seferde. Pokut bize bulut denizlerini göstermiyor ama mis gibi hava. Şikayetimiz yok. Karanlığa kalmadan yayladan inmemiz gerekiyor. Yol toprak ve riskli.

Karadeniz yaylaları
Karadeniz yaylaları

Borçka Karagöl

Artin Borçka‘da ki Karagöl’e gidiyoruz. Artvin’de iki tane Karagöl var. Diğeri de Şavşat’ta. Burası bakir. Henüz yapılaşmamış.

Borçka Karagöl
Borçka Karagöl

Yorgunluk ve uykusuzluktan ölüyoruz ve Serap’la araçta uyuya kalıyoruz. Biz uyurken araç bir yerden geçememiş ve araçtakiler inmiş ama biz duymamışız bile. Geldiğimizi nasıl duyup inmişiz araçtan bilmiyorum.

Borçka Karagöl
Borçka Karagöl

Girişe herhangi bir ücret ödemiyoruz. Yemyeşil, bakir, kocaman sivrisinekleri var. Üstümde şort vardı. Hangi ara yemişler bacaklarımı bilmiyorum.

Karadeniz Yaylaları
Karadeniz Yaylaları

Dönüş yolundayız artık. Uykusuzluk ve yorgunluktan artık bayılmak üzereyim. Uzun bir dönüş olacak.Her gittiğimiz yerde yediğimiz yöresel yemeklerin lezzeti, gördüğümüz muhteşem manzaralar, yörenin güler yüzlü mutlu insanları, kilometrelerce yol, yeşilin binbir tonu… say say bitmez. Geri dönen biz giden bizden çok farklı. Yüreğimin bir kısmını  bu yeşil cennette bıraktım. Harika insanlarla tanıştım.  En mutlu gezim buydu sanırım. Karadeniz baş bağlaması 

İlgili yazı

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *